T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/487 Esas - 2025/165
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/487 Esas
KARAR NO : 2025/165
...
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/07/2024
KARAR TARİHİ : 04/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 01/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili, dava dışı özel güvenlik görevlisi ...nın, 29.02.2024 tarihi itibariyle... kapsamında emekliye ayrıldığını, Dava dışı işçinin, çalışanı olduğu 15.11.2011-31.12.2018 tarihleri arası alt işveren firma olarak faaliyet gösteren... Tarafından ödenmesi gereken 249.732,35 TL ile 01.05.2019-31.12.2020 tarihleri arası alt işveren firma olarak faaliyet gösteren .... tarafından ödenmesi gereken 58.430,98 TL tutarlarında kıdem tazminatının alt işverenlerce ödenmediğini, Bunun üzerine çalışmış olduğu süre göz önünde tutularak hesaplanan 308.163,33 TL kıdem tazminatı ödemesinin müvekkili şirketçe ilgili işçiye ödendiğini, Ödenen bu rücuen tazminatın tahsili amacıyla müvekkili şirketçe hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk yoluna gidilmesine rağmen tarafların anlaşmaya varamadıklarını, Müvekkili şirket tarafından alt işverenlerin işçilerine ödenen kıdem tazminatlarının alt işverenlerden rücuen tahsili talebiyle açılan ve müvekkili şirket lehine sonuçlanan davalarda da ödenen kıdem tazminatına ilişkin sorumluluğun çalıştırılan dönem ile orantılı olarak alt işverenler arasında paylaştırıldığını belirterek 308.163,33 TL'nin ödeme tarihi olan 03.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı ... vekili, Davacı asıl işveren ile müvekkili şirketin alt-üst işverenlik ilişkisinin muvazaalı olması nedeniyle dava dışı işçinin baştan beri asıl işveren kurumun işçisi olarak kabul edilmesi gerektiğini, İşçinin asıl işverenden tüm emir ve talimatları aldığını ve müvekkili şirketin sadece işçinin ücret bordrolarını düzenlediğini, Asıl işverenin, kamusal yükümlülüklerden kaçınmak veya işçilerin iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi yahut çalışma mevzuatından kaynaklanan haklarını kısıtlamak ya da ortadan kaldırmak için gerçek iradesini gizlemeye yönelik işlem tesis ettiğini, Dava dışı işçinin işveren kurum işçisi olarak kabul edilmesi ve davanın müvekkili şirket açısından husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, işçilerin kıdem tazminatına hak kazandığı ihtimalde dahi 4857 sayılı yasa, kamu ihale kanunu, kıdem tazminatı yönetmeliği ve ... uygulamaları uyarınca sorumluluğun asıl işverene ait olduğunu, Kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın kabulü halinde Mahkemece TBK madde 167 vd. hükümlerinin göz ide bulundurularak yarı yarıya sorumluluğa gidilmesi gerektiğini, Yargıtay kararları uyarınca asıl işveren ve alt işveren arasındaki sözleşmede özel bir hüküm olmadığı müddetçe sorumluluğun yarı yarıya olması gerektiğini, TBK'nun 117. maddesi uyarınca Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğini ve bu nedenle davacının ödeme tarihinden itibaren faiz talep edemeyeceğini, Davacının yaptığı ödemenin Mahkeme kararı doğrultusunda yapılmamış olması nedeniyle denetlenmesi gerektiğini, yapılan işin kamu hizmetinin gördürülmesi amacıyla yapılan hizmet alım işlerine ilişkin ihaleden kaynaklı olması nedeniyle ticari iş olmadığını ve avans faizi talebinin hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı .... olması nedeniyle davada müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava dışı işçilerin, işe başladığı günden beri davacının işçisi olduğunu ve İşbu sözleşme ile alınan işçilerin davacının değişik birimlerinde, davacının asıl personeli ile birlikte, davacının yönetimi ve denetimi altında çalıştıklarını,Sözleşmenin idari teknik şartname ile mali hesap tabloları incelendiğinde işçilerin kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, mesai gibi tüm işçilik alacaklarından davacının doğrudan doğruya ve tek başına sorumlu olduğunu,Hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartnameler incelendiğinde sözleşme ile icra edilen hizmet gereği olarak gerekli ekipmanlar, aletler alınması, işçilerin kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla mesai ve diğer tüm işçi alacakları için %3 ek pay koyulduğu ve bu payın belirtilen işçi alacağı kalemlerini karşılamadığının görüleceğini, Davacının kendi menfaatine olan çalışmaların karşılığı olarak ödemiş olduğu bedelleri tekrar müvekkili şirketten talep etmesinin hakkaniyet kurallarına ve kanunlara aykırı olduğunu, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili firma ile davacı tarafın sorumluluğunun ilgili yasal düzenlemeler ve yargıtay kararları uyarınca yarı yarıya ve devir esnasındaki işçinin müvekkil şirketten aldığı ücret seviyesiyle sınırlı olduğunu,Davacının avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve dava tarihinden itibaren başlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLER :
1-) Dava konusu işçilik alacağı ödemesine ait belgeler ile dava dışı işçinin ... hizmet döküm cetveli.
2-) Taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ve ekleri ile genel ve teknik şartname.
3-) Hesap bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davadışı işçiye ödenen işçilik alacaklarını taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden ödediğini iddia eden davacının bu tutarı davalıdan rücuen tahsili talebine ilişkindir.
Dosyamızda taraf delilleri toplandıktan ve dava dışı sigortalı işçiye ait sigorta hizmet kayıtları celp edildikten sonra dosyamızda hesap bilirkişi raporu aldırılmış 29/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava dışı işçinin davalı şirketlerin bünyesinde 15.11.2011- 29.02.2024 tarihleri arası çalışma dönemini kapsadığı, bu ödemenin davacı Kurum ile davalı firma arasında imzalanmış sözleşme tasarısında işçilik alacaklarından alt işverenin sorumlu olacağına ilişkin hüküm bulunması nedeniyle davalı firmadan rücu edilebileceği; davalılar bakımından rücu edilebilecek tutarın 308.422,45 TL olduğu mütalaa olunmuştur.
Davacı kurum ile davalılar arasında düzenlenen Şartnamenin “Yüklenicinin Yükümlülükleri” başlıklı 5/29. Maddesinde “YÜKLENİCİ, çalıştırdığı elemanların her türlü Özlük ve sosyal Haklarını ilgili mevzuata göre karşılamak ve ödemek zorundadır.” hükmü yer almaktadır. Ayrıca yapılan sözleşmenin 22.1. maddesinde " Yüklenicinin sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumlulukları,ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve Genel Şartnamenin Altıncı bölümünde belirlenmiş olup, Yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür.” hükmü bulunmakta olup, buna göre sözleşme süresince yüklenici şirket bünyesinde çalıştırdığı işçilerin işe alınması, işten çıkarılması neticesinde doğabilecek tüm yükümlülüklerin yüklenici şirketlere ait olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Kıdem tazminatı alacağı yerleşik ... kararları uyarınca (...) her bir işverenin işçinin kendi çalıştırdığı döneme isabet eden miktarla sınırlı olarak sorumlu olup, son işveren ise yıllık izin ücreti alacağı ve fesih ihbar alacağından sorumludur. (...)
Bahse konu hizmet alım sözleşmesinin ve eklerinin imza tarihi ile sözleşmede açıkça davalı yüklenici Şirketlerin işçilik alacaklarından hukuki sorumluluğu öngörülmesine göre, davacı kurum, davalı yüklenici Şirketlerden çalıştırdığı işçinin işçilik hakları bağlamında işçiye kıdem tazminatı ödemesi ile davalılara, işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak, rücu hakkını haiz olup dava konusu ödemenin Mahkememiz’ce de benimsenen 29/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan 308.422,45 TL yi davalılardan rücuen talep etmekte hukuken haklıdır.
Bu bağlamda, toplanan delillere göre açıklanan gerekçelerle; talebe de bağlı kalınarak; davanın kabulü ile her bir davalının dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemlerle sınırlı olarak hesaplaması yapılan ve Mahkememiz'ce de benimsenen, dava konusu yapılan toplam 308.163,33 TL alacağın; ödeme tarihi olan 03/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;
Davanın KABULÜ ile;
249.732,35-TL tutarındaki rücu alacağının davalı ... A.Ş. Den 03/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
58.430,98-TL tutarındaki rücu alacağının davalı ...... A.Ş den 03/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 21.050,63 -TL nispi karar ve ilam harcı için peşin alınan 5262,66 TL harcın mahsubu ile noksan olan 15.787,97 TL harcın davalılardan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına, (davalı ...nin sorumluluğunun 2993,56 TL ile sınırlı olduğunun tespitine,)
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT uyarınca hesaplanan 39.957,18 TL vekalet ücretinin davalılardan ... den alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan ...den alınarak davacıya verilmesine,
4- Bu dava kapsamında davacı tarafından yatırılan başvurma harcı,peşin harç, vekalet harcı olmak üzere toplam 5751,06 TL harcın davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ...nin sorumluluğunun 1.090,46 TL ile sınırlı olduğunun tespitine,)
5-Bu dava kapsamında davacı tarafından yapılan 4937,00 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri olan yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,(davalı ... nin sorumluluğunun 936,10 TL ile sınırlı olduğunun tespitine,)
6-6325 sayılı yasanın 11 ve 13 m.delaletiyle 18/a maddeleri gereğince maktu 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan alınarak Maliye Hazinesine gelir kaydına,
7-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
Dair;davacı vekili ve davalı ... İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/03/2025
...