T.C. ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2024/848 Esas - 2025/200
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/848 Esas
KARAR NO: 2025/200
...
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/12/2024
KARAR TARİHİ: 18/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili, Müvekkilş şirkete ait... plakalı araca 25.07.2024 tarihinde davalı şirketten 1.150,00 TL tutarında ... yakıt alındığını, davalı firmadan yakıt alındıktan kısa bir süre sonra araç gösterge panelinde yakıt arızası (adblue arızası) vererek yetkili servise aracın götürüldüğünü, servis tarafından 02.08.2024 tarihinde düzenlenen raporda ''aracın yapılan incelemesi sonucu adblue deposunda bulunan adblue maddesinin istenilen yoğunluk değerinde olmadığı hatta ölçümlenme yapılamadığı ekteki ölçüm aracı olan (refraktometre) fotoğrafında görüldüğü gibidir.'' ifade ve tespitlerine yer verildiğini, araçtaki arızanın davalıdan alınan yakıttan kaynaklı olduğunu, söz konusu ...yakıtının istenilen yoğunluk derecesinde olmadığı gibi ölçümünün dahi yapılamayacak bir durumda olduğunu, bu durumun yetkili servis olan ...' den alınan rapor ile sabit olduğunu, araçta meydana gelen adblue arızasının davalı şirketten alınan yakıttan kaynaklandığını, arıza ile kullanılan yakıt arasında illiyet bağının bulunduğunu, Arızanın yakıttan kaynaklandığının anlaşılması üzerine davalı firmaya şifaen başvurulmuşsa da ''yakıtın ... firmasından tedarik edildiğini bu nedenle kendilerinin kusuru olmadığını'' belirtilerek ortaya çıkan zararın karşılanmadığını, Meydana gelen arıza nedeniyle, garanti kapsamında olan müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın yetkili servis olan ...'ye götürüldüğünü, ancak yetkili servisçe söz konusu arızanın ''istenilen yoğunluk değerinde olmayan madde kullanımından'' dolayı garanti kapsamında bulunmadığından aracın tamiratının ücreti ödenmek suretiyle gerçekleştirildiğini, bu nedenlerle şikayet edilen firmanın sattığı ürün nedeniyle araçta meydana gelen adblue arızasının giderilmesi için müvekkili şirket tarafından ...'ye 10.08.2024 tarihinde 30.824,87 TL tamirat ödemesi yapıldığını, araçtaki hasarın onarımı için ödenen 30.824,87 TL için ödeme tarihi olan 10.08.2024 tarihinden itibaren, davalı şirketten alınan yakıt için ödenen 1.150,00 TL için ise yakıtın alındığı tarih olan 25.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile toplam 31.974,87 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili gerektiğini, Davalı şirketin satmış olduğu ayıplı mal nedeniyle ortaya çıkan hasar sonucu müvekkil şirkete ait ticari aracın, yakıtın alındığı 25.07.2024 tarihinden araçtaki arızanın giderilerek teslim edildiği 10.08.2024 tarihine kadar kullanılamadığını, aracın kullanılamamasından kaynaklı olarak araç yoksunluk tazminatının belirlenerek davalı atarfaından davacıya ödenmesi gerektiğini, araçta meydana gelen arıza ve hasar nedeniyle araçta değer kaybının da oluştuğunu, bu kaybın da davalı tarafça giderilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile araçtaki arızanın tamiri için ödenen 30.824,87 TL için ödeme tarihi olan 10.08.2024 tarihinden itibaren, davalı şirketten alınan yakıt için ödenen 1.150,00 TL için ise yakıtın alındığı tarih olan 25.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber toplam 31.974,87 TL maddi tazminatın davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik; aracın kullanılamamasından kaynaklanan araç yoksunluk tazminatının tespitine, tam ve kesin olarak tespit edildiğinde ise arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL araç yoksunluk bedelinin 25.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talep, dava ve ıslah haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik; araçtaki arıza ve tamirat sonucu oluşan değer kaybı bedelinin tespitine, tam ve kesin olarak tespit edildiğinde ise arttırılmak üzere belirsiz alacak davası olarak şimdilik 1.000,00 TL değer kaybı bedelinin 25.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili, ayıp ihbarının süresinde olmadığını, meydana gelen zarar ile yakıt satışı arasında illiyet bağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından davacıya satışı yapılan adblue isimli sıvı yakıttan kaynaklı olarak davacı aracında meydana gelen hasar sebebiyle davacının davalıya karşı açtığı onarım bedeli, değer kaybı bedeli, araç yoksunluk bedeli ve yakıt bedeli istemlerine ilişkindir.
Eldeki davada öncelikle, ayıp iddiasına dayanan davacının ayıp ihbarını usulüne uygun şekilde yapıp yapmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Satım sözleşmelerinde, Satıcının ayıp nedeni ile sorumlu tutulabilmesi için bazı şartların gerçekleşmesi gerekir. Buna göre öncelikle, alıcıya teslim edilen mal ayıplı olmadır. Bu ayıp fiziki bir ayıp olabileceği gibi, hukuki veya ekonomik de olabilir. Ayrıca, ayıp sözleşmenin kurulduğu anda mevcut olmalı ve önemli bir ayıp olarak da kabul görmelidir. İlaveten alıcı, sözleşmenin kurulması anında ayıbın varlığından da haberdar olmamalıdır. Bu şartların yanı sıra satıcının ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre sorumlu tutulabilmesi muayene ve ihbar, satılanı muhafaza, tespit ve sattırma gibi alıcının yerine getirmesi gereken bazı külfet ve sorumlulukları da bulunmaktadır.
Eldeki davanın her iki tarafının da tacir olması sebebiyle davada TTK’da düzenlenen ayıp ihbarı ile ilgili hükümlerin uygulanması gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesinde malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcının iki gün içine durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiği, açıkça belli değil ise alıcının teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirerek ve bu inceleme sonucu malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içerisinde satıcıya ihbar ile yükümlü olduğunun diğer durumlarda TBK 223 maddesinin 2. Fıkrasının uygulanacağının düzenlendiği, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ilgili fıkrasında “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Dosya kapsamından davacının, ayıplı olduğu iddia edilen ve davacı aracında xarara sebebiyet veren akaryakıtı 25/07/2024 tarihinde satın aldığı, araçta bir takım olumsuzlıklar olduğu gözlenince yetkili servise götürdüğü ve dava dışı yetkili servis tarafından sıvı yakıtın istenilen özellliklere sahip olmadığına, eş anlatımla, ayıplı olduğuna ilişkin tespitleri içeren raporun 02/08/2024 tarihinde düzenlendiği ve davacının ayıbı öğrendiği, aracın tamiri yapılarak tamirat bedelinin davacı tarafından karşılandığı, araculuculuk aşamasına kadar davacı tarafından davalıya davalıya ayıba yönelik herhangi bir ihbarın yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar davacı vekili, dava dilekçesinin 1 nolu bendinde, davalıya şifahen başvurulduğunu belirtmişse de bu hususu ispatlayacak tanık listesi dahil herhangi bir delili de dosyaya sunmamıştır.
Bu açıklamalar çerçevesinde, satıcı olan davalının ayıp nedeniyle sorumlu olması için davacının süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarında bulunması gerekmekte olup davacının, gizli ayıp olarak kabul edilebilecek ve bu ayıplı ürün sebebiyle aracında meydana gelen arızaları alınan tespit raporu ile ve bu rapor tarihinde öğrenmesine rağmen TTK nun 23/1 maddesi ve TBK nın 223 . Maddesindeki düzenlemeler dikkate alındığında süresinde ve usulüne uygun şekilde ayıp ihbarını davalıya yapmadığı anlaşıldığından davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE
2.- Yeterince harç alındığından harç ikmaline yer olmadığına,
3.-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Arabuluculuk aşamasında harcanan 3.200,00 TL giderin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5.-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına;
6.-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine;
Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/03/2025
...