T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/244 Esas - 2025/601
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/244 Esas
KARAR NO : 2025/601
HAKİM : ...
KATİP : ....
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av....
DAVALILAR : 1- .......
2-....
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 03/12/2024
KARAR TARİHİ : 18/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı taraf mahkememize ibraz ettiği 03/12/2024 tarihli dava dilekçesi ile özetle; Davacı tarafından yapılan Hizmet Alım İhaleleri sonucunda davalı şirketler ile hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, dava dışı işçi Nedim Durmuş ihaleyi kazanan davalı şirketler nezdinde taşeron şirket işçisi olarak çalıştığını, davacının İdarenin yürüttüğü çeşitli projeler kapsamında, davalı şirketler işçisi olarak çalışan dava dışı işçi Nedim Durmuş tarafından, işçilik alacakları istemiyle Artvin Arabuluculuk Bürosuna başvurulduğunu, başvurucuya ödemenin arabuluculuk görüşmeleri sonucunda yapılmaması halinde uyuşmazlığın mahkemeye intikal edecek olması; arabuluculuk aşamasında anlaşılarak, ödeme yapılmasının davacı Kurum lehine ve Kamu menfaatine olduğu değerlendirilerek, anlaşma yoluna gidildiğini, 20/05/2021 Tarihinde Yapılan Arabuluculuk görüşmesi sonucunda; davacı idarece dava dışı işçiye 1 yıl 11 ay 6 gün çalışması karşılığında brüt 8.207,79-TL net 7.743,25-TL kıdem tazminatı, arabulucuya da arabuluculuk ücretinin yarısı olan (brüt) 340,00-TL/(net) 279,64-TL ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını belirterek idare tarafından 23.06.2021 tarihinde dava dışı Nedim Durmuş'a ödenen 8.207,79-TL ve 23.06.2021 tarihinde Arabulucu Behiye Yazıcıoğlu'na ödenen 340,00-TL olmak üzere toplam 8.547,79-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan sorumlulukları oranında tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı.... şirketi bila tarihli cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı ve yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin yerleşin yeri Çayeli olmasına rağmen davanın ...'da açıldığını, davacı ile müvekkili arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olup kıdem tazminatının ödenmesi anlamında taraflar arasında birlikte sorumluluk durumunun söz konusu olduğunu, aynı kamu asıl işvereni yanında aynı veya farklı alt işverenlere bağlı olarak çalışan işçilerin kıdem tazminatının ödenmesinde asıl işveren alt işverenler arasında birlikte sorumluluk halinin mevcut olduğunu, bu nedenle davacının ödenen miktarın tamamını davalılardan talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dışı ....'ın kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının da araştırılması gerektiğini belirterek, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesini, usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; " Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve şartnameler kapsamında dava dışı işçi için ödenmek zorunda kalınan tutarın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıların sorumluluğu oranında rücuen tahsili " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, dava dışı işçinin SGK hizmet dökümü, taraflar arasında yapılan sözleşme, şartname ve ödeme belgeleri ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı yanın dava dilekçesindeki talebi nitelik itibariyle alacak taleplerine ilişkindir. Eldeki dava 01.01.2019 tarihinden sonra açılmış olmakla, ticari bir dava olarak zorunlu arabuluculuğa tabi olup, arabulucuya başvurmak ve süreç tamamlandıktan sonra dava açılması hususu ve buna uyulmaması HMK'nin 114/2. maddesinde belirtilen "diğer dava şartlarına aykırılık" olarak davanın usulden reddi sebebidir.
Dava ilk olarak Kayseri 38. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/548 Esasında açılmış olup, mahkemece açılan davada görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın mahkememize geldiği anlaşılmıştır.
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir.
7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Dava dilekçesi içeriğine göre, davacı, dava dışı işçi için ödediği tazminatın rücuen davalılardan tahsilini talep etmektedir. Davacının anılan talebi, kanunda düzenlenen alacak talebi kapsamından kalmakta olup, davanın 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/01/2019 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı dosyaya sunulan arabuluculuk tutanağının taraflarının bu dava dosyasının tarafları ile aynı olmadığı, arabuluculuk sürecine ilişkin arabuluculuk son tutanağının dava dosyasının mahkememize intikal ettiği süreçte de ikmal etmediği anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesinin kararları da bu yöndedir. (... BAM 22. Hukuk Dairesinin 2019/1581 Esas, 2020/45 K. sayılı kararı, ... BAM 22. Hukuk Dairesinin 2022/1567 Esas, 2022/2010 K. sayılı kararı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Alınması gerekli 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair; Davacılar vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır