T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/271 Esas - 2025/661
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/271 Esas
KARAR NO : 2025/661
BAŞKAN : ...
ÜYE : ....
ÜYE :....
KATİP :...
DAVACI : ....
VEKİLİ : Av. ....
DAVALI : 1- ... .....
VEKİLİ : Av. ...
İHBAR OLUNAN : 1- ....
VEKİLİ Av....
: 2- ... ....
VEKİLLERİ : Av. ....
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 04/07/2014
KARAR TARİHİ : 24/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 03/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda;
Dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
İDDİA VE İSTEK :
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; 19/07/2013 tarihinde ... ... Ofisinin lll nolu satın alma daire başkanlığı Yüksek Seçim Kurulu için 2.748 ton filigranlı oy pusulası kağıdı ve 1.590 ton filigranlı oy zarfı kağıdını ihaleye çıkartığını, bu ihaleyi müvekkili firmanın şikayet ve Kamu İhale Kurumuna itirazen şikayet sonucunda kazandığını, 11/10/2013 tarihinde Kamu İhale Kurumunun kararını müteakip ... ... Ofisi Genel Müdürlüğünün müvekkili firma yetkilisini faks ve telefon yoluyla Kuruma çağrıldığını ve taraflar arasında 180 sayılı "Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı İhtiyacı Muhtelif Cins ve Miktar filigramlı Kağıt Mal Alımına Ait Sözleşme" imzalandığını, davalının talimatı üzerine sözleşmeden farklı olarak birçok değişikliğin yapıldığını ve bu değişiklikler nedeniyle üretimde aksaklıkların yaşandığını, müvekkilinin sözleşme süresi içinde yaşanan sıkıntılar nedeniye davalıdan defalarca ek süre talebinde bulunduğunu, ek süre taleplerinin ya reddedildiğini yada imalatın tamamlanmasından sonra değerlendirileceğinin bildirildiğini, 09/04/2014 tarihinde müvekkil ... ... Ofisinden renk değişiklikleri ve ... kesintilerinden kaynaklanan gecikmelerden ötürü yeniden ek süre talebinde bulunulduğunu ve sözleşme süresinin 02/04/2014 tarihine kadar uzatılmasının talep edildiğini, 21/04/2014 tarihinde müvekkilinin Develt ... Ofisi Genel Müdürlüğüne üretim esnasında yaşanan sıkıntıları açıklayan ve ek süre verilmesi gerektiğini vurgulayan bir dilekçe daha verildiğini, müvekkilinin şartname ve sözleşmeye uygun olarak üretim yapmış olsaydı 09/03/2014 tarihinde ihale konusu kağıtların tamamını üretip teslim etmiş olacağını ortaya koyduğunu, 31/03/2014 tarihinde müvekkilinin kesin kabul işlemlerinin gerçekleştirilmesini talep ettiğini, DMO'nun Kabul Komisyonun 15/04/2014 tarihli raporunda müvekkilinin teslim ettiği filigranlı oy zarfı ve oy pusulası kağıtlarının teknik şartname ve sözleşmeye uygun bulunduğunu, akabinde teslim edilen malların kesin kabul işleminin gerçekleştirildiğini, müvekkilinin ek süre taleplerinin reddedildiğini ve 21 günlük toplam 607.159,06 EURO gecikme para cezasına karar verildiğini ve müvekkilinin alacağından kesildiğini belirterek DMO'nün 11/02/2014- 5923 sayılı kararı ve 06/05/2014- 24340 sayılı kararına istinaden kesilen 607.159,06 Euro gecikme cezasının haksızlığına karar verilmesini ve alacağın 06/06/2014 tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, kabul edilmemesi durumunda gecikme cezasının geç teslim edilen mal bedeli üzerinden hesaplanarak fazla kesilen bedelin 06/06/2014 tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, kabul edilmemesi halinde fahiş cezai şartın tenkise tabi tutularak geriye kalan bedelin 06/06/2014 tarihinden itibaren işleyen reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi dava ve talep etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle; ... sayılı Kamu İhale Kanunun 19.maddesi gereğince Açık İhale Usulü ile ihalesine çıkılan ve müvekkilinin 11/10/2013 tarih ve 39/435 sayılı kararı ile onaylanan İhale Komisyonun 10/10/2013 tarihli ve 4 sayılı kararına istinaden Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığının ihtiyacı olan toplamda 4.338 ton filigranlı kağıt alımı 11/10/2013 tarihli ve 180 sayılı sözleşme kapsamında davacı tarafından üstlenildiğini, işe başlama tarihinin sözleşmenin 10.2.1.maddesi uyarıca sözleşmenin imzalanma tarihinden ertesi günü olarak kabul edildiğini, bitim tarihinin işe başlama tarihinden itibaren 150 takvim günü olduğunu, teslimatın ise oy zarfı yapımında kullanılacak filigranlı kağıtların en geç 100 gün, oy pusulası basımında kullanılacak filigranlı kağıtların ise en geç 150 gün içerisinde müvekkilinin depolarına teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, davacı yüklenici firma tarafından malzemelerin belirlenen yerde teslim alındığını ve bu durumun yüklenici firmanın altında imzasının bulunduğu 15/04/2014 tarihli "Muayene ve Kabul Komisyon Raporu" ile tespit edildiğini, davacının sözleşke konusu ürünleri taahhüt ettiği sürede teslim edemediğini, hak edişinden kesilen gecikme cezasının taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğunu ve davacının iddialarının yerinde olmadığını, davacının filigranlı oy zarfı kağıdının tesliminde 2 gün, filigranlı oy pusulası kağıdıınn tesliminde ise 21 gün gecikmeye düştüğünü, davacının iddialarının aksine üretim programında Yüksek Seçim Kurulunun talebi üzerine yapılan değişiklik nedeniyle davacının uğradığı gecikmeden dolayı ek süre tanındığını, davacıya tanınan ek süreye rağmen toplamda 21 gün gecikmeli olarak sözleşme konusu malı teslim edebildiğini, davacının hak edişinden yapılan gecikme cezası kesintisinın tamamen taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığını, davacının istihkakından kesilen gecike cezası sözleşmeye ve mevzuata uygun olarak uygulandığını, vadesi belli bir işe ilişkin olarak yüklenicinin teslimatta gecikmeye düşmesi nedeniyle ceza kesilebilmesi için ihtarname zorunluluğu aranmadığının açık olduğunu, sözleşmeye uyarınca hükmedilen gecikme cezasının ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğunu, gecikme cezasının niteliği gereği ifaya eklenmesi gerektiğini, davacının BK.'nun 179.maddesine atıf yaparak müvekkili idarenin ya ifayı ya da gecikme cezasının isteyebileceği yönündeki iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, 6102 sayılı TTK'nI 22.maddesi uyarınca bir tacir aşırı ceza kararlaştırılmış olduğu iddiası ile sözleşme cezasından indirim talep edemez hükmü gereğince davacının bu yöndeki iddiasının da reddinin gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmede %0,5'i oranda gecikme cezasının öngörüldüğünü, davacının toplamda 21 gün gecikmeye düştüğünü ve gecikme halinde sözleşme bedelinin %0,5'i oranında ceza ödemeyi kabul ettiğini, davacının özgür iradesi ile imzaladığı sözleşme gereğince uygulanan gecikme cezasının fahiş ve hukuka aykırı olduğuna dair iddiasının hukuki mesnetten uzak olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.
İhbar edilen ... Temizlik Kâğıdı San. Tic. A.Ş. Vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı kurumun davacının herhangi bir kusuru olmaksızın davacı aleyhine 607.159,06 EURO gecikme cezası tahakkuk ettirdiğini ve tahakkuk ettiridği gecikme cezasını davacının hak edişinden keserek 06/06/2014 tarihinde tahsil ettiğini, davacının gecikmelerinin davacıdan kaynaklanmayıp bizzat Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığının ve ... ... Ofisi Genel Müdürlüğünün istek ve talimatları doğrultusunda olduğunu, davacının ibraz ettiği belgelerde de açıkça görüleceği üzere davacının kusurlu hiçbir hareketinin olmadığını, davacının davasında haklı olduğunu, gecikme cezasının davacıdan kesilmesende davalının kendi kusurlu talimatlarına dayandığı için kesmiş olduğu dava konusu cezayı faizi ile birlikte davacıya ödemesinin gerektiğini, ihale suretiyle .... Kurulunun filigranlı oy pusulası kağıdı ve filigranlı oy zarfı kağıtlarının ihbar olunan müvekkilinin Bozüyük'deki fabrikasında taraflar arasında yapılan 27/11/2013 tarihli sözleşmeyle imal edildiğğini, müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan sözleşmelerde bahsedilen sürelerde kağıtların davacıyı geç tesliminin müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, davacı ile davalı arasındaki bir kısım ekipmanların ve teknik seviyedeki anlaşmazlıklar sebebiyle davacı müvekkilin şirketin fabrikasında gecikmeli olarak talimat verildiğini, gerekli olan ve sözleşmeyle kararlaştırılan kağıtların müvekkili şirketin fabrika elemanlarına verdiği sürede imalatlarının derhal yapıldığını, kağıtların davalıya geç tesliminde fabrikadaki imalattan kaynaklanan 3,5 günlük ... kesintisi ve ... dalgalanmalarından meydana geldiğini, bu hususun davacı ile müvekkili arasında imzalnan 27/11/2013 tarihli sözleşmenin 5.maddesinde zikredilen mücbir sebeplerin içerisinde olduğunu, davacının müvekkilinin fabrikasında ürettiği tüm kağıtları herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin kabul ettiğini ve davalıya teslim ettiğini, davacının hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin üretilen malları kabul ettiği için bu mallarla ilgili olarak bir gecikme iddiasında bulunamayacağını, bundan dolayı da müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, davalının gecikme cezası uygulamasında ve tahsiinde haksız olduğunu bu itibarla davacının davasının aynen kabulüne karar verilmesi talebinde bulunduğu görülmüştür.
İhbar olunan.... A.Ş. vekili sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin bölge içerisinde kullanıcalara sunduğu hizmetin kalitesine ilişkin usul ve esaslar ile uyması gereken kuralların ... sayılı ... Piyasası Kanunan dayanılarak EPDK'ca hazırlanan " ... Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği"nde düzenlenmiş bulunduğunu, ilgili yönetmeliğe istinaden tutalan arıza kayıtlarının incelenmesinde .... A.Ş.fabrikasında davacı taraın iddia ettiği gibi üretime etkileyecek şekilde ... kesintisi veya dalgalanması olayının meydana gelmediğinin tespit edildiğini, Aralık 2013 - Ocak 2014- Şubat 2014 ve Mart 2014 aylarında sunulan ... dağıtım hizmetlerinin yönetmelikte belirtilen değerlere uygun olduğunu, bu nedenle sorumluluklarının olmadığını belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
-Taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki şartname
-İhale evrakları
-Bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, yanlar arasında filigranlı oy pusulası kağıdı ve zarf kağıdı imal ve teslimine ilişkin eser sözleşmesi nedeniyle davacı yüklenici hakedişinden kesilen gecikme cezasının haksız olup olmadığına ve terditli olarak gecikme cezasının haksız olmadığının tespiti halinde tenkisi koşullarının bulunup bulunmadığı konularına ilişkindir.
Davacı vekili duruşmada dava dilekçesini aynen tekrar ile istemi gibi karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyamızda taraflar arasında tanzim edilen sözleşme ve eki şartname incelenmiş, taraf delilleri celp edilerek oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmıştır.
Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti raporunda özetle; davalı kurumun yüksek seçim kurulunun filigranlı oy pusulası ve zarf kağıdı alım işini ihaleye çıkardığını, davacının ihaleyi kazanarak 11/10/2013 tarihinde sözleşmeyi imzalandığını, sözleşmeye göre sürenin 150 gün olduğunu, davacı tarafından kurban bayramı ve program değişikliği nedeniyle ek süre talebinde bulunulduğunu, davalı tarafından talebin reddedildiğini, davacının yüksek seçim kurulunun üretim programında yapılan değişiklik nedeniyle talep ettiği ek sürenin davalı tarafından alındığını, ancak buna rağmen 21 gün gecikmeli olarak malı teslim ettiğini, sözleşmenin 25. Maddesinde süre uzatımı verilebilecek haller ve şartlar düzenlenmiş olup 25.1.1 maddesinde mücbir sebepler olarak ;
A-Doğal afetler
B-Kanuni görevler
C-Genel salgın hastalık
Ç-Kısmi veya genel seferberlik ilanı
D-Gerektiğinde KİK tarafından belirlenecek benzeri diğer haller
25.1.2 maddesinde yukarıda belirtilen hallerin mücbir sebep olarak kabul edilmesi veya yükleniciye süre uzatımı verilebilmesi için mücbir sebep olarak kabul edilecek durumun yüklenicinin kusurundan kaynaklanmamış olması, taahhüdün yerine getirilmesine engel nitelikte olması gibi hususların belirtildiğini,
34.2 maddesinde yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak malı süresinde teslim etmemesi halinde gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,5 oranında gecikme cezası uygulanacağının belirtildiğini belirtmişlerdir.
Aynı bilirkişi raporunda devamla; davacının kurban bayramı nedeniyle 10 gün ek süre talep ettiğini ancak bu durumun ön görülebilir olması nedeniyle davalı tarafından reddedildiğini, davacının tüzel kişi tacir olup basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini, bayram tatili süresinin de dikkate alınması gerektiğinden 10 günlük ek süre talebinde bulunmasının yerinde olmadığını,
Sözleşmenin 47.3 maddesi uyarınca filigram kalıbını imal etmekle yükümlü olan davacının 47.5 maddesinde tanınan önceki filigram kalıplarını kullanma hakkı gerekçe göstererek süre uzatım hakkı talebinin yerinde olmadığını,
Davacının sarı renkli kağıtlarda yaşanan sıkıntı iddialarının yerinde olmadığını,
Zarf kağıtlarının basımı konusunda davacının iki günlük gecikme yaşandığını, oy pusulası kağıtlarının basımında 19 günlük gecikme yaşandığını, toplam gecikmenin 21 gün olduğunu,
Basiretli tacir olan davacının üretim yapılacağı fabrikanın bulunduğu bölgede ... kesintilerine ilişkin olarak gerekli istatistiksel araştırmalarını yaparak sözleşme süresinin belirlenmesi ve ayrıca muhtemel kesintilere ilişkin jenaratör çalıştırılması gibi gerekli önlemleri alması gerektiği, bu nedenle ... kesintileri/dalgalanmaları gerekçesiyle süre uzatım talebinde bulunamayacağını, bu nedenlerle 21 günlük gecikmeye karşılık sözleşmenin 34.2 maddesine istinaden toplam sözleşme bedeli üzerinden günlük %0,5 oranında gecikme para cezası kesilmesinin sözleşmeye uygun olduğunu, TTK 22 maddesi uyarınca tacirin aşırı ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla sözleşme cezasından indirim talep edemeyeceğini, vadesi belli bir iş ile ilgili olarak gecikme cezası kesilebilmesi için yazılı ihtar ön koşulunun aranmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, sözleşmeden de böyle bir sonuç çıkarılamayacağını, netice olarak davalının sözleşme kapsamında 21 günlük gecikmeden dolayı sözleşmenin toplam bedelinin %0,05i oranında yaptığı kesinti miktarı olan 607.159,06-TL'nin taraflar arasındaki sözleşme ve kanun hükümlerine uygun olduğunu mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi heyeti taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerinin gerekçeli itirazları üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmıştır.
Dosyamıza sunulan bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Mahkeme tarafından sözleşmede belirtilenin aksine sadece gecikilen kısımlar üzerinden gecikme cezası kesilmesi gerektiği yönünde karar verilmesi halinde kesilmesi gereken ceza miktarının 60.587,52 EURO olduğunu, sözleşmenin 30.2 maddesinde "gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,5i oranında gecikme cezası uygulanır" şeklindeki açık düzenleme gereğince gecikilen her gün için gecikme cezasının toplam sözleşme bedeli üzerinden tatbik edilmesi gerektiği kanaatine varılması halinde kesilen gecikme cezasının uygun olduğunu belirtmişlerdir.
Mahkememiz'ce yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi heyeti raporları doğrultusunda davacının davasının Mahkememiz tarafından verilen 30/10/2019 tarih ve 2014/480 Esas, 2019/737 sayılı kararı ile reddine karar verilmiş ise de; Mahkememiz kararı istinafen ... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 28/02/2025 tarih ve 2025/59 Esas, 2025/222 Karar sayılı ilamı ile dava konusu cezai şart yönünden davacı şirketin ekonomik ve sosyal durumu yönünden dosyanın önceki bilirkişi heyetine tevdi edilerek ticari defter ve kayıtları, bilançoları, vergi dairesine verilen vergi beyannameleri vs. gibi kayıtlar üzerinde inceleme yaptırılarak yukarıda belirtilen indirim koşullarının bulunup bulunmadığı konusunda ayrıntılı ve denetimine elverişli rapor alınıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle kaldırılmakla; dava dosyasında Mahkememiz yeni esasına kayden yargılamaya devam olunmuştur.
İstinaf ilamındaki kaldırma gerekçeleri doğrultusunda davacı vekiline müvekkili şirketin somut uyuşmazlık ile ilgili 2013 ve 2014 yıllarına ait ticari defterleri konusunda beyanda bulunmak üzere kesin süre verilmiş, davacı vekili tarafından bu konuda beyan dilekçesi sunulmuştur.
Öte yandan, davacı şirketin kayıtlı olduğu .... Vergi Dairesi Müdürlüğü
'ne müzekkere yazılarak 2013 ve 2014 yıllarına ait davacı şirket tarafından sunulan KDV ve kurumlar vergisi beyannameleri dosyamıza celp edilerek incelenmiştir.
İstinaf kaldırma gerekçeleri doğrultusunda dosyamız kaldırma kararı öncesinde asıl ve ek rapor sunan bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilerek ek rapor alınmıştır.
Dosyamıza sunulan 07/08/2025 tarihli bilirkişi heyeti 2. ek raporunda ise özetle; Yukarıda ayrıntısıyla izah edildiği üzere, davacı Şirket'in inceleme konusu 2013 ve 2014yılı dönemleri, mali yönden yüksek derecede başarılı ve sıkıntısız bir şekilde geçirmediği anlaşılmakla birlikte, dava konusu 607.159,06-Euro (1.786.201,23-TL) cezai şart bedelini bu süreçte tahsil edememesinin, davacı Şirket'te sürdürülemez borç yüküne sebebiyet vermediği, telafisi mümkün olmayan özkaynak/sermaye kaybına sebebiyet vermediğinin, iflâs ya da konkordato başvurusunda bulunmasına sebebiyet vermediğinin, ciddi bir aktif azalışına yönelmeye örneğin duran varlık satışına sebebiyet vermediğinin gözlemlendiği, ayrıca, inceleme konusu 2013 ve 2014 yılı dönemlerine ait Bağımsız Denetim Raporları, Yönetim Kurulu Faaliyet Raporları ve Genel Kurul Toplantı tutanakları incelendiğinde, davacı Şirket'in ticari faaliyetini eskisi gibi devam ettirmesine imkân tanımayacak derecede ağır ve yüksek oranda ekonomik yönden çöküntüye uğradığı hususunda herhangi bir tespit veya emareden bahsedilmediğinin, bu yönde bir şerh konulmadığının, bu yönde bir tedbir alınılmadığının, son olarak yönetim kurulunun bahse konu dönemde yaşanan sermaye kaybına bağlı olarak TTK m.376'da geçen işlemlerden herhangi birisini de gerçekleştirmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle de sonuç olarak dava konusu 607.159,06-Euro (1.786.201,23-TL) cezai şart alacağının tahsil edilmesinin inceleme konusu 2013 ve 2014 yılı dönemlerinde davacı Şirketin ekonomik olarak mahvına (çöküntüye uğramasını) mucip olacak ve onun eskisi gibi ticari faaliyetini devam ettirmesine imkân tanımayacak derecede ağır ve yüksek olmadığı mütalaa edilmiştir.
Bilirkişi heyeti 2. ek raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, dosya kapsamı ve sunulan bilirkişi raporu ile usul ekonomisi ilkesi birlikte dikkate alınarak davacı vekilinin farklı bir heyetten rapor alınması talebi Mahkememiz'ce yerinde görülmemiştir.
Dosyamızda yapılan yargılama ve toplanan deliller ile istinaf kaldırma ilamı ve bilirkişi heyeti asıl ve ek raporları birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 11/10/2013 tarihinde imzalanan "Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı İhtiyacı Muhtelif Cins ve Miktar filigramlı Kağıt Mal Alımına Ait Sözleşme" kapsamında davacının sözleşme konusu edimi olan YSK'nın oy pusulası ve zarflarının basımı için kullanılacak filigranlı kağıtların davalı kuruma imal ve teslimi edimini sözleşmeye uygun şekilde ve süresinde yerine getiremediği, edimini ifada temerrüdü nedeni ile satıcı davacıya gecikilen her takvim günü için sözleşme bedelinin %0,5i oranında gecikme cezasının uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sabittir. Gelinen aşamada dosyamızda istinaf ilamındaki kaldırma gerekçeleri gözetildiğinde; dosyamızda davalı kurum tarafından davacıya tahakkuk ettirilen cezai şart alacağının davacının ekonomik yönnden mahvına sebebiyet verebilecek nitelikte olup olmadığı ve bu bağlamda da yerleşik içtihatlar gereğince davacıya sözleşme hükümlerine uygun olarak tahakkuk ettirilen cezai şart alacağının tenkisi koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda ise; dosyamıza istinaf kaldırma ilamı sonrasında sunulan bilirkişi heyeti 2. Ek raporunda incelenen davacı şirketin ticari defter kayıtları ile mali verileri dikkate alındığında; dava konusu cezai şartın tahakkuk ettirildiği dönem itibariyle Şirketin finansal ve ekonomik verileri ile faaliyet hacmine ilişkin bilançosuna yansıyan ekonomik veriler birlikte dikkate alındığında; davacı aleyhine hukuka uygun olarak tahakkuk ettirildiği sabit olan dava konusu cezai şart alacağının davacıdan talep ve tahsilinin davacı şirketi ekonomik yönden kabul edilemez ve karşı konulamaz bir ekonomik çöküşe sürüklemeyeceği tartışmasızdır.
Bu nedenle, davacı Şirket lehine dava konusu cezai şart alacağının tenkisi koşullarının oluşmadığı saptanmıştır. Bu itibarla, tüm dosya kapsamı birlikte dikkate alındığında; davacının sözleşme kapsamında davalıdan kaynaklanmayan ve mücbir sebep olarak değerlendirilmeyen sebeplerden dolayı 21 günlük gecikme ile edimlerini yerine getirdiği, bu durumda sözleşme uyarınca sözleşme bedeli üzerinden %0,5 oranında hesaplanacak ifaya bağlı gecikme cezasını davalı kuruma ödemek zorunda olduğu, davalının bu oran üzerinden hesaplayarak davacı alacağından mahsup ettiği cezai şartın koşulları ve miktar yönünden kanun ve sözleşmeye uygun olduğu anlaşılmakla; haklılığı kanıtlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek ve hüküm oluşturmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı maktu 615,40-TL olup davacı tarafından peşin yatırılan 30.503,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 29.888,50-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükteki AAÜT gereğince 256.482,14-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK 333.m. gereğince artan gider avansının karar kesinleştiğinde İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/09/2025
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
E-imzalıdır