T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/275 Esas - 2025/647
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/275 Esas
KARAR NO : 2025/647
HAKİM :...
KATİP : ...
DAVACI : ... - ....
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/04/2025
KARAR TARİHİ : 19/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 16.11.2011 tarihinde üçüncü kişi ... adlı şahıstan .... plakalı, ... model .... marka aracı satın aldığını, söz konusu aracın 16.11.2011 tarihinde... muayene istasyonundan hafif kusurları ile geçtiğini, yeniden muayene yaptırmak üzere .... istasyonuna gidildiğinde, aracın ağır kusurlu olarak motor numarası şüpheli olduğundan muayeneden geçirilmediğini, durumun davalı .... tarafından emniyete ihbar edildiğini, 14.06.2012 tarihinde müvekkilininin aracının emniyet tarafından geçici olarak muhafaza altına alındığını, müvekkilin işi gereği yeni bir araç satın almak zorunda kaldığını, Emniyetin talebi üzerine ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/148928 dosya no ile tahkikat başlatıldığını, tahkikatta müvekkilinin müşteki olduğunu, bu süreçte aracın ne kullanılabilir ne de satılabilir durumda olduğunu, oluşan zararların tazmini ve kimin kusurlu olduğunun tespiti için ... 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2019/362 (Bozmadan sonra, dava 2014 esaslıdır) Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, bu dava ile 13.06.2024 tarihli rapor ile davalının kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenlerle müvekkilinin aracı kullanamamaktan ve çürümesine neden olmaktan kaynaklı davalı aleyhine şimdilik 120.000 TL maddi tazminata hükmedilmesine; zararın öğrenildiği tarih olan 14.06.2024 tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine;
müvekkilinin çektiği manevi ızdırabı dindirebilmek için davalı aleyhine 1.000.000 TL manevi tazminata hükmedilmesine; zararın öğrenildiği tarih olan 14.06.2024 tarihinden itibaren ticari faiz yürütülmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin işbu dava kapsamında talep edilen tazminatların muhatabı olmadığını, zaman aşımı, kesin hüküm ve görev itirazlarının olduğunu, maddi tazminat talebinin koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, müvekkilinin söz konusu olayın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, manevi tazminatın koşullarının da somut olayda oluşmadığını belirterek, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava; " Davacının davalı aleyhine aracın kullanılamamasından ve çürümesinden kaynaklandığını ileri sürdüğü zarara karşılık şimdilik 120.000,00TL maddi tazminatın 14/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ve çekilen manevi sıkıntıya yönelik 1.000.000,00 TL manevi tazminatin 14/06/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili " istemine ilişkindir.
Talep, cevap, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/148928 Sor. sayılı dosyası, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/362 Esas sayılı dosyası, Sincan 4. Noterliği'nin işlem evrakı sureti ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Mahkemenin davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan hallere dava şartı denir. Dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esası hakkında inceleme yapabilmesi için gerekli olan şartlardır. Buna davanın dinlenebilmesi şartları da denilmektedir. Dava şartlarından biri olmadan açılan dava da açılmış (var) sayılır, yani derdesttir. Ancak mahkeme, dava şartlarından birinin bulunmadığını tespit edince, davanın esası hakkında inceleme yapamaz, bu durumda davayı dava şartı yokluğundan (usulden) reddetmekle yükümlüdür. Dava şartlarının bulunup bulunmadığı davada hakim tarafından re'sen gözetilir. Taraflar bir dava şartının noksan olduğu davanın görülmesine muvafakat etseler bile, hakim davayı usulden reddetmekle yükümlüdür.
6100 sayılı HMK'nın 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, HMK 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin ise saklı olduğu belirtilmiştir.
7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen ve 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesi ile getirilen “Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak zorunlu hale gelmiş, yani arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiş bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen yasal mevzuat hükümleri doğrultusunda gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde;
Dava dilekçesi içeriğine göre, davacı, davalıdan maddi ve manevi olarak uğradığı zararın tahsilini talep etmektedir. Davacının anılan talebi, kanunda düzenlenen alacak talebi kapsamından kalmakta olup, davanın 7155 Sayılı Kanun ile 6102 sayılı TTK'na eklenen 5/A maddesinin yürürlük tarihi olan 01/01/2019 tarihinden sonra açılmış olduğu ve dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı, arabuluculuk sürecine ilişkin arabuluculuk son tutanağının dava dosyasının mahkememize intikal ettiği süreçte de ikmal edilmediği anlaşıldığından HMK 114/2 maddesi yollaması, TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ... Bölge Adliye Mahkemesinin kararları da bu yöndedir. (... BAM 22. Hukuk Dairesinin 2019/1581 Esas, 2020/45 K. sayılı kararı, ... BAM 22. Hukuk Dairesinin 2022/1567 Esas, 2022/2010 K. sayılı kararı)
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK. 114/2. maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine,
2-Maddi tazminat talebi bakımımdan alınması gerekli harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Manevi tazminat talebi bakımından alınması gerekli 615,40 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Maddi tazminat talebi bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanıp takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Reddedilen manevi tazminat talebi bakımından davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansı var ise hükmün kesinleşmesinden sonra yatırana iadesine,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemelerinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/09/2025
Katip ....
¸e-imzalıdır
Hakim ....
¸e-imzalıdır