T.C. ... 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
...
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/98 Esas
KARAR NO : 2025/703
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
ASIL DAVADA;
DAVACILAR : 1- ... - ...
2- ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ... -
DAVALI : 1- ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -
Av. ...
DAVALI : 2- ... - ... ...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 11/11/2016
BİRLEŞEN ... 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2016/998 ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI :... (. VD: ...)..
VEKİLİ :AV. ...
DAVALILAR :1-...
VEKİLİ :AV. ...
2-... ...
DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2016
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Asıl davada davacı vekili, müvekkillerden ... ile davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı arasında, konusu 15/04/2016 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirket tarafından yapılan işlerin bedeli ödenmeyerek ve işlerin yapımı için temini zorunlu olan ve davalıların temin edip sahaya göndermesi gereken çeşitli boru ve bağlantı malzemelerinin de sahaya gönderilmeyerek, müvekkili şirketin fiilen işten el çekmeye zorlandığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 6.1. maddesinde bahsedilen 55.000,00 TL'lik teminat senedinin, müvekkili ... tarafından imzalanarak davalılara verildiğini, sözleşme konusu işte, müvekkili ... Ltd. Şti.'nin taahhüdünü kısmen veya tamamen yerine getirememesi durumu söz konusu olmayıp, müvekkili şirkete yaptığı işlerin ve masrafların karşılığının dahi ödenmediğini, müvekkillerinin davalı şirketlere herhangi bir borcu bulunmadığından, şirket yetkilisi müvekkili ... tarafından teminat amaçlı olarak verilen 55.000,00 TL'lik senedin bir hükmünün de kalmadığını belirterek; öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile, müvekkili ... tarafından imzalanarak davalılara teminat amaçlı olarak verilen 55.000,00 TL meblağlı senedin başkalarına ciro ve temlik edilmesinin ve icra takibine konulmasının tedbiren durdurulmasını, menfi tespit taleplerinin kabulü ile, müvekkillerinin, işbu davaya konu senetten ötürü davalı şirketlere borçlu olmadığının tespitini ve müvekkillerinden ... tarafından imzalanarak davalılara verilen 55.000,00 TL meblağlı senedin iadesini, iadesi mümkün olmadığı takdirde iptalini talep ve dava etmiştir.
Davacılar vekili, 23.01.2018 tarihli beyan dilekçesiyle; ... 23. İcra Müdürlüğü'nün 2017/18046 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde davacı....Ltd. Şti. tarafından 25.10.2017 tarihinde 15.000,00-TL, 29.11.2017 tarihinde 26.000,00-TL, 04.01.2018 tarihinde 26.000,00-TL ve 04.01.2018 tarihinde 624,81-TL olmak üzere icra dosyasına toplam 67.624,81-TL ödeme yapıldığını, bu nedenlerden dolayı, menfi tespit davasının, istirdat davasına dönüştürdüklerini belirterek 67.624,81-TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/998 Esas sayIlı dava dosyasında davacı vekili, Devlet Su İşleri 5. Bölge Müdürlüğü ile davalılar arasında 20.02.2015 tarihinde imzalanan sözleşmeye konu işlerin bir kısmının yapımına ilişkin olarak, müvekkili .... İnşaat Mühendislik Mimarlık Müşavirlik .... Ltd.Şti. ile davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığı arasında konusu, "...-Çubuk Yukarı Çavundur Göleti Sulaması İşinde Yer Alan ve Ekli Teklif Cetvelinde Belirtilen İş Kalemlerini Projeleri Çerçevesinde Ana Sözleşme Ve Bütün Ekleri Doğrultusunda Kısmi Malzemeli Olarak Ve Her Türlü Fiyat Artışından Etkilenmemek Kaydıyla Ekli Birim Fiyat Teklif Cetvelinde Belirtilen Birim Fiyatları İle Yapma" işi olan 15.04.2016 tarihli sözleşme imzalandığı; sözleşmenin 4. maddesinde tarafların sorumluluklarının düzenlenmiş olduğu, bu kapsamda "inşaatın bünyesinde kullanılacak her çapta ve basınç dayanımında ... borularının ve özel parçalarının inşaat mahallinde temini, zemin altı ve zemin üstü ayrımlarında kullanılacak olan muhtelif çaplardaki sürgülü ve kelebek tiplerdeki tevkif vanalarının inşaat mahallinde temini, boru hatları üzerinde projesinde öngörülen noktalarda kullanılacak olan muhtelif çaplardaki hava ve tahliye vanaları ile pompajlı hatlarda kullanılacak olan muhtelif çap ve tipteki ara tahliye ve hat sonu tahliye vanalarının inşaat mahallinde temini, proje kapsamında bulunan muhtelif tiplerdeki tek ve çift çıkışlı sulama hidrantlarının inşaat mahallinde temini, boru hatları üzerinde montajı yapılacak olan tüm vanalar ile sulama hidrantlarına ait prefabrik beton koruma yapılarının inşaat mahallinde temini, şantiye mahallinde gerekli olan elektrik ve suyun temini, boru özel parçalarının etrafında yapılacak olan tespit kitleri için gerekli kalıp malzemeleri ile betonun temin edilmesi" işlerinin, davalı şirketlerin oluşturduğu iş ortaklığının yükümlülüğünde bulunduğu; müvekkili şirketin yükümlülüklerinin ise, "onaylı projesine göre ekli birim fiyat cetvelinde belirtilen toplam 46 kalem imalatların, poz no.larına ait birim fiyat tariflerinde belirtilen şartlara ve teknik şartnamelerine uygun olarak yapılması, bu imalatların yapılması için işveren tarafından temin edileceği belirtilenler dışında kalan tüm malzemelerin iş başında temin edilmesi, şantiyede çalıştıracağı işçilere ait bilgi ve belgeleri sigortalı yapılmak üzere en geç işe başlamadan 1 (bir) gün önce işverene vermek, işin yapımı için gerekli olan elektriğin ve her türlü sarf malzemeleri (akaryakıt, kaynak malzemeleri vb.), her türlü alet, edevat ve tertibat ile ihtiyaç duyulan her türlü iş makinelerinin (ekskavatör, kamyon, jeneratör, kaynak makinesi vb.) temin edilmesi" işlerinden ibaret olduğu; sözleşmenin "İş Programı, İşe Başlama ve Bitirme" başlıklı 8. maddesinde; "Taşeronun işbu sözleşmenin imza edildiği tarihten itibaren 5 gün içinde tüm ekip ve ekipmanlarını iş başına getirerek işe başlamaya mecbur olduğu, taahhüdün işe başlama tarihinden itibaren 180 takvim günü içerisinde tamamlanarak geçici kabule hazır hale getirileceği, idarenin yapacağı kabul işlemleri sırasında taşeronun yapmış olduğu işlerden eksik ve kusurlu olanlar tespit edildiği takdirde işveren tarafından kabul işlemi yapılmış olsa dahi eksik ve kusurlu işlerin taşeron tarafından giderileceği, taşeronun işçilerini işbaşına getirdikten sonra işverenin işin yapımı için gerekli malzemelerin temininde aksamaya sebebiyet vermeyeceği, malzeme eksikliği nedeni ile taşeronun işçilerinin boş kalması halinde oluşacak giderlerin işveren tarafından karşılanacağı, şu kadar ki taşeronun malzeme ihtiyacını, malzemeyi kullanacağı tarihten en az 7 gün evvel bildirmek zorunda olduğu" düzenlemesinin yapılmış olduğu; sözleşmenin imzalanmasını müteakip, müvekkil şirket tarafından sahada çalıştırılacak işçilere ilişkin bilgilerin davalı iş ortaklığına bildirilmiş olduğu, müvekkili şirketçe şantiye hazırlanarak ve müvekkili şirketin sorumluluğundaki ekipmanlar temin edilerek çalışmalara başlanmış olduğu; sözleşme gereği davalı iş ortaklığının yükümlülüğünde bulunan boru ve çeşitli bağlantı parçalarının çok az bir kısmının sözleşmenin imzalanmasından bir ay sonra iş sahasına gönderilmiş olduğu, devam eden süreçte ise işin yapımı için gerekli malzemenin inşaat sahasına gönderilmemiş olduğu; davalılar tarafından, iş sahasına işin yapımı için gerekli boru ve diğer bağlantı parçalarının gönderilmediği hususunun, mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen ve Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/14 D. İş sayılı dosyasına sunulan 10.11.2016 tarihli Bilirkişi Raporu ile de sabit olduğu, ayrıca sözleşme konusu işe ilişkin tutulan şantiye ziyaret defterinden de boru ve bağlantı parçalarının gönderilmediğinin anlaşılmakta olduğu; şantiye ziyaret defterindeki kayıtların, davalılar ile DSİ arasında imzalanan sözleşmeyi müteakip tutulmaya başlanmış olduğu, müvekkil şirketle imzalanan sözleşme sonrasında da bu kayıtların tutulmaya devam edildiği, henüz müvekkil şirketle sözleşme yapılmadan evvel davalılar tarafından iş başka bir firmaya yaptırılırken, DSİ 5. Bölge Müdürlüğü yetkilileri tarafından düşülen 01.04.2015 tarihli notta "işe bir an önce başlanması gerektiği", yine 30.11.2015 tarihli notta ise "Proje kapsamında 25.016 metre ... boru döşemesi bulunduğu, mevcut durum itibariyle 3.500 metre boru döşendiği, işin süresinde bitirilmesi açısından çalışmalara hız verilmesi gerektiği" hususlarının ifade edilmiş olduğu, bahsi geçen notların müvekkili şirketin işe başlamasından önceki tarihli olduğu, davalılardan kaynaklanan aksaklık ve gecikmelerin müvekkili şirketin işi üstlenmesinden önce de mevcut olduğunun görüldüğü, müvekkil şirketten evvel sahada çalışan diğer firmanın da yukarıda bahsedilen nedenlerle işi bırakmak zorunda kaldığı; müvekkili şirket ile davalılar arasında sözleşme imzalandıktan ve müvekkili şirket tarafından sahada çalışmalara başlandıktan sonra, 15.05.2016 tarihinde DSİ 5. Bölge Müdürlüğü yetkilileri tarafından Şantiye Ziyaret Defterine düşülen notta da, "2016 yılı çalışma sezonunun başladığı, boru siparişlerinin verildiğinin beyan edildiği, bu hususun idareye teyit edildiği, sipariş edilen boruların bir an önce sahaya getirilmesi gerektiği" hususlarının belirtildiği;
Gerek şantiye ziyaret defteri kayıtlarından, gerekse Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/14 D. İş sayılı dosyasına sunulan 10.11.2016 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, davalı şirketlerin malzeme temini yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı müvekkil şirketin işin yapımına devam etmesinin mümkün olmadığı, sözleşme konusu işin projesine göre sahaya davalı şirketler tarafından 25.016 metre boru ve diğer bağlantı parçalarının gönderilmesi gerektiği halde, bunun çok az bir kısmının işin başında sahaya gönderildiği, müvekkili şirket tarafından bu boruların sahaya döşendiği, devamında ise boru ve bağlantı parçaları davalı şirketlerce sahaya gönderilmediğinden işin devamının mümkün olmadığı;
Müvekkili şirket yetkilileri tarafından malzeme gönderilmesi konusunda davalı iş ortaklığından defalarca gerek sözlü gerekse yazılı talepte bulunulduğu, 07.06.2016 tarihinde iş ortaklığına gönderilen e-postada, işin geçici teslimine 135 gün kaldığının belirtildiği, teslim edilmeyen 18.624 metre borunun 20-30 Haziran 2016 tarihleri arasında sahaya teslim edilmesinin istenildiği, yine 11.08.2016 tarihli e-posta ile de sanat yapılarının ek parça malzemelerinin listesinin de ekte gönderilerek malzemelerin iş yerine bir an önce getirilmesinin talep edildiği, boru ve bağlantı parçalarının 7 gün içerisinde iş sahasına sevk edilmesi hususunda davalıların noter kanalı ile ihtar edildiği, ihtarın sonuçsuz kaldığı; iş sahasına yeterli malzeme sevki yapılmadığı için aradan geçen zaman süresince müvekkili şirket tarafından şantiyenin açık tutularak işçilerin yeme-içme, elektrik, su, akaryakıt vb. giderlerinin karşılandığı, yine işin yapımı için gerekli olan araç gereç ve ekipmanların iş sahasında hazır tutulduğu; müvekkili şirket tarafından yapılan işlerin bedeli davalılarca ödenmediği gibi, işlerin yapımı için temini zorunlu olan ve davalıların temin edip sahaya göndermesi gereken çeşitli boru ve bağlantı malzemeleri sahaya gönderilmeyerek, müvekkil şirket fiilen işten el çekmeye zorlandığı;Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/14 D. İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespit sırasında da sahada başka bir firmanın çalışmaya başladığı hususunun tutanak altına alındığı,
Müvekkil şirketin dava konusu iş nedeniyle alacak, zarar ve tazminat taleplerinin:
1- Yapılan iş bedeli,
2- Şantiye kurulması ve bu iş için kullanılması gereken araç ve gerecin teminine ilişkin yapılan masraflar,
3- Şantiyede çalışan işçilerin yeme, içme, ulaşım ve barınma giderleri için yapılan masraflar,
4- Çalışanlara ödenen ücretler,
5- İşin yapımı için kiralanan veya alınan araç ve makineler için ödenen ücretler,
6- Mahrum kalınan kar,
şeklinde olduğu belirtilerek; yapılan iş bedeli yönünden, Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/14 D.İş sayılı dosyasına sunulan 10.11.2016 tarihli Bilirkişi Raporu'nda tespit edilen müvekkili şirket tarafından yapılan işin %18 KDV dahil bedeli olan 40.104,99 TL, şantiye kurulması ve bu iş için kullanılması gereken araç ve gerecin teminine ilişkin yapılan masraflar yönünden, Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/14 D.İş sayılı dosyasına sunulan 10.11.2016 tarihli Bilirkişi Raporu'nda müvekkil şirket tarafından şantiye kurulması için harcandığı tespit edilen 11.100,00 TL, şantiyede çalışan işçilerin yeme, içme, ulaşım ve barınma ihtiyaçları için müvekkili şirketin harcamış olduğu 7.723,07 TL, çalışanlara ödenen ücretler yönünden, sözleşmeye konu işte çalışan işçilerin ücretlerinin ödenmesi için müvekkili şirket ve müvekkili şirket yetkilisi ... ile şirket çalışanı... tarafından,... ve ... .. farklı tarihlerde paralar gönderildiği, bu paraların toplam tutarının 62.460,00 TL olduğu; bu paranın 2.500,00 TL'sinin davalıların yükümlülüğünde olan aplikasyon işinin yapılması için haritacı ...'e gönderilmiş olduğu, kalan miktar olan 59.960,00 TL ise çalışanlara ödenmiş olduğu, bu kaleme ilişkin müvekkili şirketin toplam alacağı olan 62.460,00 TL, işin yapımı için kiralanan veya alınan araç ve makineler için ödenen ücretler yönünden, müvekkil şirket ile "... Ve Tic. Ltd. Şti." arasında, kamyon ve kamyon şoförlüğü için aylık 5.000,00 TL+KDV bedelli, ... ve JCB şoförlüğü için aylık 7.000,00 TL+KDV bedelli, 26.04.2016 tarihli iki adet sözleşme imzalanmış olduğu, bu sözleşme uyarınca müvekkili şirket tarafından .... Tic. Ltd. Şti.'ne toplam 79.990,00 TL ödendiği, yine müvekkil şirket tarafından.... San. ve Tic. A.Ş.'den işin yapımında kullanılacak boruların bağlantılarının yapılması için gerekli olan makine ve jeneratörlerin satın alındığı ve karşılığında 33.571,00 TL ödendiği, bahsi geçen makinelerin münhasıran bu işle ilgili alınmış olduğu, başkaca bir işte kullanılmayacak olmaları sebebiyle müvekkil şirketin zararı olduğu, müvekkili şirketin bu kaleme yönelik alacağı toplamı 113.561,00 TL, Mahrum kalınan kar yönünden, müvekkil şirket ile davalılar arasındaki sözleşmeye konu işin bedelinin KDV hariç 544.911,61 TL olduğu; %25 yüklenici karı dikkate alındığında, müvekkil şirketin mahrum kaldığı karın 136.227,90 TL olduğu, mahrum kalınan kara yönelik şimdilik 15.000,00 TL; olmak üzere, şimdilik toplam 249.949,06 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Asıl davada, davalı ......Tic.A.Ş. vekili; müvekkili şirketin yükümlülüğünde bulunan malzemeleri şantiye sahasına getirmediği veya geç getirdiği, bu nedenle davacı şirketin işten el çekmeye zorlandığı şeklindeki iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının işi yapmamasına ilişkin tüm kusur ve sorumluluğun davacının kendisinde olup, davacının değil müvekkilinin zararının olduğunu, malzeme gönderilmesi konusunda davacının müvekkiline herhangi bir ihtarı olmadığını, davacının, elektronik posta yoluyla bildirimde bulunduğunu kabul etmemekle birlikte, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2.4. maddesindeki düzenlemeye aykırı şekilde yapılan bir bildirimin de taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 18. maddesine göre; davacı yanca verilen teminat senedinin iadesi için kesin hesap ve hak edişlerin idare tarafından onaylanması, geçici ve kesin kabul muayenelerinin ve SGK işlemlerinin ilgili maddelerindeki yükümlülükler doğrultusunda eksiksiz olarak yerine getirilmesi ve idarenin işverenden keseceği bütün cezaların taşeron hak edişlerinden kesilmiş olması gerekmekte olup, teminat senedinin iade şartlarının da gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... ......Şti., usulune uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/998 Esas sayIlı dava dosyasında Davalı ... ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirketin yükümlülüğünde bulunan malzemeleri şantiye sahasına getirmediği veya geç getirdiği şeklindeki iddiasının bütünüyle gerçek dışı olduğu, davacının taşeron firma olarak yapımını üstlendiği işin müvekkili şirketin KİK kapsamında üstlendiği bir iş olduğu, işin geç teslimi veya teslim edilmemesi halinde müvekkil şirketin “Kamu ihalelerine katılmaktan yasaklanma” da dahil olmak üzere bir dizi yaptırımlara maruz kalacağının açık olduğu, davacının işi yapmamasına ilişkin tüm kusur ve sorumluluğun davacının kendisinde olduğu, davacının değil müvekkilin zararının söz konusu olduğu; davacının taraflarınca malzeme gönderilmesi konusunda gerek sözlü gerekse yazılı talepte bulunduğunu ve 07.06.2016 tarihinde ise elektronik posta yoluyla bildirimde bulunduğunu iddia ettiği, müvekkili şirkete bu şekilde bir bildirimin ulaşmadığı, davacının iddia ettiği gibi bir sözlü talebin de söz konusu olmadığı, davacının elektronik posta yoluyla bildirimde bulunduğunu kabul etmemekle birlikte taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 2.4. maddesindeki düzenlemeye aykırı şekilde yapılan bir bildirimin de kabulünün mümkün olmadığı; davacı şirketin, şantiye kurulması masrafları, işçilik giderleri ve makine-ekipman kiralama bedeli adı altında taleplerde bulunduğu, davacı şirketin bu taleplerinin haksız olduğu; anılan sözleşmenin 3. maddesinde, “Taşeron, sözleşme tarihinden itibaren, sözleşme ile belirlenmiş olan birim fiyatlar üzerinden hiçbir şekilde fiyat farkı talep edemez. Bu fiyatlar, işin sonuçlandırılması ve kesin kabulüne kadar geçerlidir.” ifadesinin yer aldığı, bu yönüyle de davacının taleplerinin haksız olduğu; davacı her ne kadar çalışanların yeme, içme, barınma giderleri ile ücretlerinin taraflarınca karşılandığını iddia etmekteyse de, davacı yanın bu iddiası da tamamen farazi olduğu, Ziraat Bankasına ait hesap dökümleri incelendiğinde tüm çalışanların ücretlerinin müvekkili şirketçe ödendiğinin görüleceği, davacı tarafça dosyaya sunulmuş olan SGK dökümlerinde de, işveren sıfatının davacıya değil müvekkil şirkete ait olduğunun görüleceği, ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 14.2 maddesinde, "Taşeron tarafından çalıştırılacak olan işçilerin, sigorta giderleri ile açılacak olan banka hesaplarına yatırılacak olan tahakkuk edecek aylık ücretleri ve vergileri, başlangıçta işveren tarafından karşılanacaktır. İşveren tarafından yapılacak olan bu ve benzeri ödemelerin toplamı taşeronun yapılacak olan hak edişlerden kesilecektir." ifadesinin yer aldığı, bu madde uyarınca çalışanların giderleri ve aylık ücretleri müvekkili tarafından karşılandığı; davacının işin yapımı için araç ve makine kiraladığı, ücretinin davacı şirket tarafından ödendiği iddia edildiği, davacı yanın bu beyanlarının da kabulünün mümkün olmadığı, müvekkili şirket ile ....A.Ş. arasındaki mail dökümleri incelendiğinde davacı şirket tarafından kullanılan araçların müvekkili şirket tarafından kiralandığının açıkça anlaşılacağı, kaldı ki araçların yakıt giderlerinin dahi müvekkil şirket tarafından karşılandığı, yakıt giderlerine ilişkin fişlerin de ekte sunulduğu; davacının, iş bedeli adı altında bir kısım taleplerde bulunduğu, bu taleplerin sözleşmenin “Hakedişlerin tanzimi ve ödeme şekli” başlıklı 11. maddesinde düzenlenen usule aykırı olduğu; hususları belirtilerek, davanın reddi talep edilmiştir.
Birleşen ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/998 Esas sayIlı dava dosyasında Davalı ... ...Tic.Ltd.Şti., usulune uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Asıl dava,taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi uyarınca davacının davalılara verdiği teminat senedinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ve istirdat istemlerine ilişkin olup, birleşen dava ise taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında yapılan iş bedellerinin, masrafların ve mahrum kalınan karın davalıdan tahsili talebini içeren alacak davasıdır.
Mahkememizce, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair karar, istinaf incelemesinden geçmiş ... BAM 27. Hukuk Dairesinin 2021/147 Esas, 2022/1239 K. Sayılı karar ilamı ile davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş bu sefer de asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin kararı temyiz etmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/810 Esas, 2024/4499 K. Sayılı kararıyla "... -HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi'nce verilen ve miktar ve değeri 107.090,00 Türk Lirasını aşmayan kararlara karşı temyiz yolu kapalı olduğundan ve somut olayda temyiz eden tarafın asıl davada temyize konu yaptığı miktar 67.624,81 Türk Lirası olduğundan davacı vekilinin temyiz isteminin miktar itibariyle reddine karar vermek gerekmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de; birleşen dava yönünden yapılan incelemede, müspet zarar, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesinden doğan zarar olup, müspet zarar, kusursuz olan tarafın temerrüde düşen taraftan sözleşme yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği bir tazminat türüdür. Sözleşmeden kusurlu olarak dönen taraftan istenebilir. Sözleşmeden dönülmüş ise dönen tarafın talep eden olmaması ve talep edenin kusursuz bulunması gerekir. Kâr kaybı ise kârdan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Kârdan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir.. Somut olayda, davacı, dava dışı idarenin asıl işe ilişkin davalı yüklenici ile imzaladığı sözleşmeyi, yüklenicinin edimini zamanında yerine getirmemesi sebebi ile sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle kendilerinin bir kusuru olmamasına rağmen davalı ile kendisi arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesinde tanımlanan işlerin tamamlanamadığını, bu nedenle yoksun kaldıkları yüklenici kârını talep ettiklerini belirtmiş, ancak talebi mahkemece reddedilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı yüklenici kusuru ile ifa edilemediği dosya kapsamından sabit olmakla, davacının birleşen davadaki mahrum kalınan kâra ilişkin talebinin kabul edilmesi gerekirken reddedilmesi doğru olmamış, mahrum kalınan kâr hesaplaması yapılırken ise şantiye kurulum masrafı için hesaplanan bedelin düşülerek ve usuli kazanılmış hak ilkesi de gözetilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış İlk Derece Mahkemesi kararı ile bu karara karşı istinaf isteminin reddi kararı usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
" gerekçesine yer verilerek mahkememiz kararı birleşen dava dosyası yönünden bozulmuş olup, bozma ilamına uyulmuş ve dava dosyası eldeki Esas numarasına kaydedilmiştir.
Bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmesi için dosya birleşen dava dosyasındaki mahrum kalınan karın miktarının hesaplanması bakımından bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Dosyaya sunulan 25/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirket ile davalılar arasındaki sözleşmeye konu işin bedeli KDV hariç 544.911,61 TL'den yüzde 25 kar elde edeceği dikkate alındığında, davacı şirketin 136.227,90 TL kar'dan mahrum kalınmış olduğu bildirilmiştir. Anılan rapor denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve ek rapor alınmamıştır.
Birleşen dava dosyası bakımından; bozma ilamı içeriği ve bozma ilamı doğrultusunda yapılan bilirkişi incelemesine göre davacının davalılardan 136.227,90 TL tutarında mahrum kalınan kar talebinde bulunabileceği tespit edilmiş ve birleşen davadaki tüm talep kalemleri ve mahrum kalınan kar a ilişkin talep dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Asıl dava dosyası yönünden ise Asıl davada verilen karar Yargıtay incelemesinden kesinleşerek geçtiğinden bu dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Asıl dava dosyası bakımından verilen karar istinaf ve yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğinden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
B-Birleşen ... 1. ATMnin 2016/998 E. Sayılı dava dosyası bakımından;
Davanın KISMEN KABULÜ İLE,
15.000,00-TL tutarındaki mahrum kalınan kara ilişkin alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 1.024,65 TL harçtan peşin ödenen 4268,51 tl peşin harcın mahsubu ile fazla alınan 3.243,86 TL harcın istek halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafça sarf edilen başvurma harcı peşin harç, vekalet harcı toplamı olan 4302,01-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
4-...Ü.T. nin 13/2 uyarınca belirlenen 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
5- Reddedilen kısım bakımından ...Ü.T. uyarınca belirlenen 37.591,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı .... AŞ ye verilmesine,
6-Davacı tarafından bozma kararından sonra yapılan tebligat ve posta masrafı toplamı olan 7.150,00 TL yargılama giderinden haklılık durumuna göre belirlenen 429,08 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan gider avansının karar kesinleştiğinde YATIRANA İADESİNE,
Dair; davacılar vekilinin ve davalı NENA vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde verilecek dilekçe ile Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2025
Katip ...
Hakim ...