T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/68 Esas - 2022/374
T.C. ''TÜRK MİLLETİ ADINA''
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO: 2022/68
KARAR NO: 2022/374
HAKİM:....
KATİP: ....
DAVACI ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ: Av. ..
DAVALI : 2-....
VEKİLİ: Av.....
DAVA: Marka 2022-M-242 Sayılı YİDK Kararı İptali- Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 25/02/2022
KARAR TARİHİ: 21/12/2022 Yazım Tarihi:16/01/2023
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin...... Asli Unsurlu Seri Markaları olan ve ... Markalar Daire Başkanlığının 19.09.2016 Tarih ve ..” markası özel koruma altında tanınmış bir marka olduğunu, müvekkillerinin tescilli markalarına ayniyet derecesinde benzer olan, işitsel ve görsel olarak iltibasa sebebiyet veren ve seri marka izlenimi ile, ayrıca anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali ve karıştırılmaya yol açabilecek kuvvette benzer bulunan“...sıyla ilgili olarak davalı.... 12.05.2020 tarih, ... başvuru numarası ve 348 sayılı resmi marka bülteninde 30. sınıfa tescili için ilan edilen..'' markasının müvekkil firmanın yukarıda tescil numaraları yazılı markaları ile, özel koruma altında bulunan ve tanınmış marka olarak kabul edilen .. ve arz ettiğimiz diğer seri markalarına ayniyet derecesinde benzer olması, karıştırılma/ karışıklığa neden olma ihtimalinin bulunması, seri marka izlenimi vermesi ve iltibas oluşturması nedenleri ile, 6769 sayılı kanunun 18. ve 19. maddeleri uyarınca aynı yasanın 5, 6, 7 ve diğer maddelerine dayanılarak yapılan itirazlarının reddine yönelik türk patent ve marka kurumu Yeniden İnceleme Ve Değerlendirme Kurulunun e-... sayılı 19.01.2022 tarih ve .... haklı ve yasal gerekçelere dayanmayan hukuka aykırı karanının iptaline, markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Kurum kararının yerinde olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını
öne sürerek davanın reddini talep ettiği gibi Davalı şirket vekili cevap dilekçesinin 7.
sayfasında dayanak markalara ilişkin kullanım kanıtı talebinde bulunulduğu ancak kullanımın
davacı tarafından ispat edilemediğini öne sürmüş olup davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın .... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın "..." ibareli itiraz mesnedi tescilli markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın başvuru ibaresi açısından SMK 6/3 maddesine göre önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği, SMK 6/5 maddesine göre markasının tanınmışlığı, SMK 6/6 maddesine göre diğer fikri hak iddiası ve SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, Türk Patent'in ... sayılı YİDK kararının iptalinin, davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 20/01/2022 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 25/02/2022 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ... başvuru numaralı "testa" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki
Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun ....... ...... sayılı ....... "beta", ..... "beta tea", ...... ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali,
tanınmışlık ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle
yapılan itiraz incelenmiştir.
...............
......
İnceleme sonucunda, başvurunun ...ibaresinden oluştuğu, itiraz gerekçesi markaların ise esas unsuru
olarak "... ibarelerini içerdiği tespit edilmiştir. Kelime markalarında tüketicilerin dikkati
özellikle kelimenin başlangıç kısmı üzerinde yoğunlaşmakta olup, markaların başlangıç kısmındaki
benzerlik tüketicilerin markaları benzer bulmasında önemli etken oluşturmaktadır. ... Divanı'nın
yerleşik içtihadına göre de, markanın başlangıç kısmı, genellikle bitiş kısmına göre görsel olarak daha fazla
etkiye sahipti...
.... ..
... Söz konusu hususlar dikkate
alındığında, başvuru markasının kısa bir kelimeden oluşması ve kelimenin de "T" ibaresiyle başladığı ve bu
haliyle itiraz gerekçesi markalardan farklılaştığı düşünüldüğünden başvuru ile itiraz gerekçesi markaların
görsel, işitsel ve kavramsal yönden bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle iltibasa yol açabilecek düzeyde
benzer olmadıkları görüşüne varılmıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi
hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Markalar arasında karıştırılma
ihtimali bulunmadığı düşünüldüğünden kullanım ispatına ilişkin talep ve deliller de değerlendirmeye
alınmamıştır.
Bununla birlikte, muterizin md. 6(5) ve 6(9) gerekçeli itirazları, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda
yapılan değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır.
Son olarak, itiraz sahibinin emsal kararlar gerekçeli itirazı, farklı markalar hakkında verilen kararların
incelenen başvuruyla ve bu başvuru hakkındaki kararla bağlantısının bulunmaması nedeniyle haklı
bulunmamıştır.
Karar:
Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.
" ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
YİDK davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
.. ..
..
05,16,32,29,30. Sınıf
( ve diğerleri)
24/11/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ÖZETLE;"Somut olayda, ... markasının “.. emtiasında davacı tarafından önceden beri yoğun ve yaygın kullanıldığına ilişkin kanıtlar ek klasörde bulunmakla birlikte uyuşmazlık konusu başvuru ile benzer görülen .. markasının kullanımına ilişkin delil dosyada görülmemiş olması karşısında bu marka açısından kullanımın kanıtlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Kullanım kanıtı hem itiraz aşamasında hem de dava aşamasında ileri sürüldüğüne göre ve de ... markasının kullanımı davacı tarafından gösterilemediğine göre YİDK’nın itirazın reddi kararı farklı gerekçeyle de olsa yerinde olmakla birlikte hükümsüzlük talebinin de kullanımın kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddi koşullarının doğduğu kanaatine varılmıştır.
1. SMK m. 6/1’in koşullarının .... markaları açısından oluştuğu,
2. SMK m. 6/5’in koşullarının oluşmadığı,
3. Kötü niyet konusundaki takdirin Mahkeme’de olduğu,
4.SMK m. 6/3, 6/6’nın koşullarının olmadığı,
5. SMK m. 19/2 kapsamında davacının başvuru konusu markaya benzer görülen ... markasının kullanımını kanıtlayamadığı,
6. TPMK YİDK’nın ... sayılı kararının iptali ile ... sayılı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin ek rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin ise ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğu, davacı vekilinin .... sayılı mesnet markası açısından ise bu markanın tescil tarihi ile davalı firmanın başvuru markasının başvuru tarihi dikkate alındığında kullanım ispatı değerlendirmesine de tabi olmadığı, taraf markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ihtisas mahkemesi hakimliğinin tecrübesi kapsamında değerlendirilebileceğinden yargılamanın gereksiz uzamaması için davacı vekilinin ek rapor alınması yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının .... ibareli marka başvurusu ile davacının " Besta" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşsa da gerek kurum nezdinde gerekse de dava aşamasında SMK 19/2 maddesi kapsamında davacı markasının ihtilaf konusu 30.ncu sınıftaki mallar açısından kullanımı ispat edilemediğinden taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas karıştırılma olasılığı koşulları oluşmadığı;
Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 30.ncu sınıftaki mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "...." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "..." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "...." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının .." ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Davacı tarafın "..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı,
Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın "...." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle YİDK kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 21/12/2022
Katip.... Hakim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır