T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/32 Esas - 2022/271
T.C."TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO: 2022/32
KARAR NO: 2022/271
HAKİM: ...
KATİP:..
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 1-..
VEKİLİ: Av...
DAVALI : 2- ..
VEKİLİ: Av...
DAVA: Marka 2021-M-9895 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 28/01/2022
KARAR TARİHİ: 17/10/2022Yazım Tarihi: 04/11/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilin 1961 yılından beri bisküvi, kraker, gofret, pasta, tart, kek ve benzeri ürünlerin üretimi, ithali ve ihracı ile ilgili faaliyetlerini sürdürdüğünü, Sektörde tanınmış bir kuruluş olduğunu, ... markasının tanınmış marka olduğunu, ...ibareli markaların sahibi olduğunu, 2007 yılından beri ...markasını kullanmakta olduklarını, dava konusu markanın yayınına itiraz ettiklerini, itirazın reddi üzerine karara itiraz ettiklerini, karara itirazın dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, ...markasının zayıf kabul edilemeyeceğini, müvekkil markası ile dava konusu markanın ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ...markasının hak ettiği korumadan yararlanamayacağı iddiasının anayasaya aykırı olduğunu, Yargıtay'ın emsal kararları bulunduğunu, ....kararının emsal oluşturduğunu, dava konusu marka ile davacı markalarının aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılacağını, tüketicinin büyük kısmının çocuklar olduğunu, tüketicinin markaları ilişkilendireceğini, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu .... sayılı YİDK kararının “29, 30 ve 35’inci sınıfın ilgili alt sınıfında yer alan 29 ve 30’uncu sınıfa/sınıflara ilişkin mal ve/veya hizmetler yönünden” iptalini ve markanın sicilden terkinini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkil şirketin 1995’te Eskişehir’de kurulduğunu, Türkiye’de özellikle kuruyemiş ve kuru meyve sektöründe lider firma olduğunu, markaların benzer olmadığını, itiraz gerekçesi markaların mal ve hizmetlerinin farklı olduğunu, ...ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, sicilde ...unsurlu çok sayıda marka bulunduğunu, dava konusu markanın, müvekkilin seri markalarından olduğunu, PEYMAN markasının tanınmış marka olduğunu, davacı markalarının kullanılıp kullanılmadığının araştırılması gerektiğini, davacının ...markalarının ayırt edici olmadığının taraflar arasındaki davalarda kabul edildiğini, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın .... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın kurum nezdinde ileri sürdüğü mesnet markaları arasında 29,30,sınıftaki mallar ile 35 sınıftaki 29 ve 30.sınıfa ait malların satış hizmetleri açısından SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı davacı tarafın SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunu kötü niyetle olduğu iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı Türk Patent'in ....sayılı YİDK kararının kısmen iptalinin davalı markasının da kısmen hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 30/11/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 28/01/2022 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ... sayılı kararında; ... başvuru numaralı "... ibareli başvurunun yayınına .......... tarafından yapılan itirazda ise ...." ibareli markalar gerekçe gösterilerek, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu ve muteriz markalarının tanınmış olduğu iddialarıyla başvurunun reddedilmesi talep edilmektedir.
Yapılan incelemede, başvuru marka örneğinde "... ibaresi asli markasal unsur olarak kullanılırken "...." ibarelerinin tali nitelikte, markasal bir algıdan ziyade ürünün niteliğine yönelik çağrışım yapan ibareler olduğu, bu nedenle orta düzeydeki tüketiciler nezdinde markala algıya konu olacak nitelikteki asli ayırt edici unsurun "...." ibaresi olduğu ve başvur ile itirazlara gerekçe gösterilen ".... ibareleri markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Markalar benzer olmadığından, itiraz gerekçesi markaların önceki kullanımları ya da piyasadaki bilinirlik düzeyinin de markalar arasında karışıklığa neden olmayacağı, muteriz markalarının ün ve itibarından haksız kazanç elde etme ya da bunlara zarar verme ihtimallerinin bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır. .....tirazda ileri sürülen kötü niyet iddiasının ise yeterli bilgi ve delille ispatlanmadığı tespit edildiğinden bu yöndeki iddialar da haklı bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle her iki itirazın da reddi gerekmiştir.
KARAR ......... tarafından yapılan itirazın reddine; " şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Medeni Kanun 2.nci maddesinde "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz." hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesindeki Tanınmış marka kavramı
Toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, itiraz üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru MarkasıDavacı Markaları
....
Bilirkişi heyetince düzenlenen 17.07.2022 tarihli raporda ÖZETLE " 1) İtiraz gerekçesi markaların kapsamındaki mallarla dava konusu mal ve hizmetlerin aynı/aynı tür/benzer olduğu,
2) Dava aşamasında öne sürülen .... sayılı markanın sadece “bisküvi, kraker ve gofret” malları yönünden kullanımının ispat edildiğinin kabul edilebileceği, dava aşamasında öne sürülen diğer markaların ve malların kullanımının ispat edilmediği,
3) Davacının itiraz gerekçesi markalarının tamamı ile dava konusu markanın genel izlenim yönünden benzer olmadığı,
4) Tanınmışlıkla ilgili iddiaların dava konusu markanın tesciline engel oluşturmadığı,
5) Kötü niyet iddialarının ispat edilmediği,
6) Dava konusu .... sayılı YİDK kararının yerinde olduğu," şeklinde ifade edilmiştir.
Bilirkişi heyet raporu iddia ve savunmaya, dosyadaki kanıtlara, marka kapsamlarına uygun denetlenebililir, içeriği de olumlu/olumsuz değerlendirilebilir kanaatiyle davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması veya aynı heyetten ek rapor alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında ele alınıp değerlendirilerek reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE:
Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "...." ibareli marka başvurusu ile davacının "...." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunda yer alan ...ibaresi markanın bütünlüğü kapsamında bakıldığında baskın bir ibare olarak yer almadığı;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar /hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının ".... ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının ...." ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının"..." ibareli tescilli markalı mallarından /hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının " .... " ibareli başvuru markalı malı satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı marka başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı );
Dava konusu markanın kötüniyetli olarak başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Yukarıda sayılan gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek YİDK kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.17/10/2022
Katip ....Hakim....
E-İmzalıdırE-İmzalıdır