T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/8 Esas - 2022/277
T.C. ''TÜRK MİLLETİ ADINA''
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO: 2022/8
KARAR NO: 2022/277
HAKİM:..
KATİP: ....
DAVACILAR : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 1- ...
DAVALI : 2...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Marka 2021-M-9085 Sayılı YİDK Kararı İptali - Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 10/01/2022
KARAR TARİHİ: 24/10/2022 Yazım Tarihi: 14/11/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: .... Elektronik’in ...bünyesine 1994
yılında katıldığını, başarısını Türkiye sınırlarının dışına taşıyarak Avrupa'nın en büyük televizyon üreticisi unvanını kazandığını, 127 ülkeyi kapsayan geniş bir ihracat haritasına sahip olduğunu,
gösterdiği performansla bugün dünya genelinde söz sahibi olduğunu, .... çatısı altında
elektronik, beyaz eşya, klima ve IT ile yaygın satış ve servis hizmeti verdiğini, beyaz eşya, elektronik
ve bilgi teknolojisi alanında Türkiye ve uluslararası pazarın önde gelen kuruluşlarından olduğunu,
Türkiye'nin en bilinen 10 markası arasında 6. sırada yer aldığını, 1200 satış noktası ve 600 servis
merkezi bulunduğunu, Türk Patent nezdinde .... sayı ile tanınmış marka olarak
kabul edildiğini, müvekkilin “...” ibaresini içeren ilk markasını 1988 yılında tescil ettirdiğini ve bu
doğrultuda “...” harfinden oluşan seri markalarının sayısını her geçen gün arttığını, davalı tarafça
tescili istenen “...” ibaresinin müvekkilin markalarıyla karıştırılmaya neden olacak derecede benzer
olduğunu, dava konusu markaların sınıfsal benzerlik içerdiğini, müvekkilin en az 32 senedir “...”
harfi ile marka yaratmakta ve kullanmakta olduğunu, markalar arasındaki benzerliğin ayırt
edilemeyecek kadar olduğunun kabul edilmemesi durumunda ise markaların çağrıştırma ihtimalinin
göz önüne alınması gerektiğini, müvekkillere ait markaların tanınmış olduğunu ve SMK m.6/5
uyarınca da hükümsüzlüğünün gerektiğini, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu
belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .....Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE:Müvekkil şirketin 1996 tarihinde .... kuruluşunu tescil ettirdiğini,
ticaret sicilinde yer alan demir ve çelik faaliyet alanının davacı tarafın faaliyet gösterdiği beyaz eşya
ve elektronik sektörüyle benzerlik taşımadığını, farklı kitleye hitap ettiklerini, markalar arasında
benzerlik bulunmadığını, müvekkilin marka tescilinden önce ilgili şeklin tasarım tescilini 2014
yılında yaptırdığını, tanınmışlık ve kötüniyeti ispata ilişkin davacı tarafın hiçbir delil sunmadığını
belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın.... başvuru sayılı markası ile davacı tarafların itiraz mesneti markaları arasında SMK 6/1 maddesi açısından iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafların SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı, SMK 6/9 maddelerine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı yönündeki iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, Türk Patentin .... sayılı YİDK kararının iptali, tescili halinde de davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 12/11/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 10/01/2022 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ...sayılı kararında; “...
ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı
kararına karşı, başvurunun.... sayılı “hemşire ...” ,“doktor ...” ibareli markalar
ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, kötüniyet gerekçesiyle 6769 sayılı SMK'nın 6. maddesi uyarınca
reddedilmesi talebi ile .... ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, kötüniyet gerekçesiyle
6769 sayılı SMK’nın 6. maddesi uyarınca reddedilmesi talep ile Vestel Elektronik Sanayi ve Ticaret
Anonim Şirketi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir..............
....tarafından yapılan itirazın incelenmesi neticesinde stilize yazım
biçimiyle "..." harfinden oluşan başvuru ile .... sayılı "hemşire ...", "doktor ..." markalarının bir bütün olarak bıraktıkları izlenen itibariyle, belirgin görsel-işitsel farklılıklar barındırdıkları, bu bağlamda markaların benzer olmadığı ve aralarında karıştırılma veya tanınmışlık
nedeniyle ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin yeterli bilgi belge itiraz ekinde sunulmadığından
kötü niyet gerekçeli itiraz da yerinde bulunmamış ve itirazın tüm gerekçeleriyle reddi gerekmiştir.
2. ....Şirketi tarafından yapılan itirazın incelenmesi
neticesinde stilize yazım biçimi ile yazılmış "..." harfinden oluşan işbu başvuruyla ....." markalarının bir bütün olarak bıraktıkları izlenim itibarıyla belirgin görsel-işitsel farklılıklar
barındırdıkları, bu bağlamda markaların benzer olmadığı ve aralarında karıştırılma veya tanınmışlık
nedeniyle ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı görüşüne ulaşılmıştır.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin yeterli bilgi/belge itiraz ekinde sunulmadığından kötü
niyet gerekçeli itiraz da yerinde bulunmamış ve itirazın tüm gerekçeleri ile reddi gerekmiştir.
KARAR
: İtirazların reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.
" ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
.... ....
(ve YİDK kararında geçen markalar
Bilirkişi heyetinden alınan 18.08.2022 tarihli raporda ÖZETLE; " - Dava konusu .... sayılı başvuru kapsamında yer alan 6 ve 7. sınıf malların tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında aynı sınıfta yer alan mallar ve hizmetler ile aynı/aynı tür ya da benzer olduğu,
- Taraf markalarını oluşturan esas unsurların bütünsel algıları itibariyle, ilgili tüketiciler nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açacak düzeyde bir benzerlik taşımadıkları,
- Davacı taraf markalarının elektronik ve beyaz eşya sektöründe tanınmışlığının mevcut olduğu ancak davaya konu marka kapsamında salt “...” harfi üzerinde böyle bir tanınmışlığının ispatlanamadığı yorumunda, tanınmış marka olarak değerlendirilmesi hususunda takdirin Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, bununla birlikte SMK m. 6/5 hüküm şartlarının oluşmadığı,
- Davacı tarafından dava konusu başvurunun kötüniyete dayandığının ispatlanamadığı," şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
.... yönünden;
Davalının .... ibareli marka başvurusu ile davacıya ait .... sayılı "..." ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ayrıca emtia benzerliği de oluştuğu; (Diğer markalar açısından ise benzerlik oluşmadığı)
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının .... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının .... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının ...." ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının ...." ibareli başvuru markalı malı satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının bu tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; (aksi yöndeki bilirkişi görüşüne HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle yukarıdaki gerekçe ile iştirak edilmediği) ;
Diğer yönden ;
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası ise kanıtlanmadığı;
.... yönünden;
Davalının "...." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının".."ibareli başvuru markalı malı satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Her iki davacı şirket yönünden;
Diğer yönden ;
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası ise kanıtlanmadığı;
Neticeden YİDK kararı .... Yönünden hatalı olduğundan davanın kabulü , diğer davacı firma yönünden ise doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacılardan ...şirketi tarafından açılan davanın REDDİNE,
2-Davacılardan ...tarafından davanın KABULÜNE,
3-Dava konusu Türk Patent'in ... sayılı YİDK kararının İPTALİNE,
4-Dava konusu ...sayılı marka tescilli olduğundan HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğine Türk Patent Kurumuna müzekkere yazılmasına,
5- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ....' nden tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,
7-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacı .... 'ne verilmesine,
8- Davacı 2 ayrı şirketin yaptığı; 2.350,00 TL bilirkişi ücreti, 91,5 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 2.441,5 TL yargılama giderinden haklılık durumuna göre 1/2 oranının davalılardan eşit tahsiliyle davacı ....'ne verilmesine, geri kalan masrafın ise diğer davacı ....şirketi üzerinde bırakılmasına,
9-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 24/10/2022
Katip ... Hakim ....
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır