T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/1 Esas - 2022/296
T.C."TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO: 2022/1
KARAR NO: 2022/296
HAKİM:....
KATİP: ....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : 1- ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : 2- ....
VEKİLİ: Av. ....
DAVA: Marka 2021-M-8830 Sayılı YİDK Kararı İptali
DAVA TARİHİ: 03/01/2022
KARAR TARİHİ: 09/11/2022Yazım Tarihi: 05/12/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkil başvuru markasına gelen itirazın “Konaklama ile yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri”nin SMK Md.6/3 hükmü uyarınca da reddi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle kabul edildiğini, Yayına davalının itirazının kısmen kabulü kararına itiraz ettiklerini, YİDK tarafından itirazın reddedildiğini, itiraz gerekçesi markanın müvekkil markasıyla benzer olmadığını, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu iddiasının doğru olmadığını, .... kelimesinin müvekkil şirketin münhasır yetkilisi ve yönetim kurulu başkanının soyadı olduğunu, markadaki şekilde ağacın yönetim kurulu başkanı...'ın adı olan ....i ifade etmekte olduğunu, ... hizmet verdikleri için .... yerine .... kelimesini tercih ettiklerini, davalının ....’da yerel hizmet verdiğini, faturaların delil olarak kabul edilemeyeceğini, Google arama motorunda “dündar otel” ile arama yapıldığında "...." ibaresi ile ilanlar çıktığını, "dundar hotel spa" yazıldığında ise müvekkil şirkete ilişkin ilanlar görülmekte olduğunu konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlanması hizmetine ilişkin fatura sunulmadığını, davalının 1989’dan beri kullandığını iddia ettiği markayı tescil ettirmemiş olduğunu, davalının kötü niyetli olarak müvekkil markasının yayınından sonra ve 32 yıl sonra marka başvurusu yaptığını, soyisim tescilinin engellenemeyeceğini, 43.sınıfta ... ibareli çok sayıda marka olduğunu, emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, dava konusu YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma ilk etapta davaya cevap vermemekle beraber vekilinin 08/08/2022 tarihli dilekçesiyle dosyaya vekaletname sunduğu, 15/08/2022 tarihli dilekçesiyle de bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olması gözetilerek davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın .... başvuru sayılı markasının kapsamından çıkartılan 43. Sınıftaki hizmetler açısından davalı firmanın SMK 6/3 maddesine göre önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, itiraz hakkında nihai olarak verilen Türk Patent'in ....sayılı YİDK kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 08/11/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 03/01/2022 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun .... sayılı kararında; .... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına ..... tarafından yapılmış olan itirazın kısmen kabulü yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
.... İtiraz edilen başvurunun tarihi 24.07.2020'dir. Dolayısıyla, itiraz sahibi bu tarihten önce, üzerinde hak iddia ettiği ".... " ibaresini, söz konusu ibarenin başkası tarafından kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta, başvuru kapsamındaki hizmetlerle ilgili olarak Türkiye'de ciddi kullanım teşkil edecek şekilde ticaret alanında kullandığını ispat etmek durumundadır.
Öncelikle başvuru konusu "...." ile muterizin üzerinde hak iddia ettiği tescilsiz "..." ibaresi arasında iltibasa yol açabilecek düzeyde benzerlik bulunduğu görüşüne varılmıştır. Başvuru kapsamında her ne kadar ayırt edici nitelikte bir şekil unsuru yer alsa da söz konusu şeklin, markalarda yer alan kelime unsurunun yüksek benzerliğinin markanın bütünsel algısını etkilediği bu sebeple şeklin tek başına ibareler arasındaki benzerliği ortadan kaldırmadığı düşünülmüştür.
Dosya kapsamında sunulan belge ve faturaların incelenmesi neticesinde, "..." ibaresinin markanın işlevine uygun şekilde, başvuru tarihinden önceye dayalı olarak itiraz sahibi tarafından konaklama ve yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri bakımından ticaret alanında yoğun şekilde kullanıldığı kanaatine varıldığından, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından verilen "SINIF 43: Konaklama ile Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri." nin SMK m. 6/3 hükmü uyarınca da reddi kararı yerinde bulunmuştur.
KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." hükmü yer almaktadır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları için olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı başvuru Markası Davalı Kullanımı
....
43.ncü sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan 17.07.2022 tarihli raporda ÖZETLE; " Davalının sunduğu deliller:
a) http://dundarotel.com alan adının 2012 yılında tescil edildiğini gösteren evrak,
b) Faturalar (2011-2018 yılları arası)
c) 1989 yılındaki kuruluşa ilişkin tescil gazetesi
Sunulan delillerin tamamında "..... " şeklinde marka örneğinin kullanıldığı görülmektedir. Faturalar, “konaklama ve yiyecekle” ilgilidir.
Otelcilik hizmetleri, resimler, tanıtımlar ve faturalarla kullanımın ispat edilebileceği türden hizmetler olup davalının belirttiği alan adında yer alan görseller ve dış bağlantılar da faturalarda olduğu gibi, kullanımın ispatı olarak değerlendirilebilir.
.... adresinden görülebileceği üzere, söz konusu site 2012 yılında da aktiftir ve .... markası kullanılmaktadır. Örneğin 2013 yılında, web sitesi şu şekildedir:(raporda)
Açıkça görülebileceği gibi, aynı marka örneği, o yıllarda da kullanılmaktadır. Hem konaklama hem de yiyecek içecek hizmetleri de, o tarihlerde de verilmektedir. Bu kullanımın, aralıksız olarak devam ettiği görülmektedir:
... otel hizmeti, mutlaka zincir otel olmak zorunda olmadığı gibi, birden fazla şubeye sahip olma zorunluluğundan da söz edilemez. Örneğin Konya turistik bir şehir olarak, yurtdışından gelenler için de konaklama ve yemek yeme faaliyetlerine konu olan bir şehirdir ve bu durum söz konusu otelde ve restoranda yurtdışından da konukların ağırlanması anlamına gelir. Diğer bir deyişle, global ölçekte bir otel olmakla sadece bir şehirde var olan bir otel olmak, sadece yatırımın büyüklüğü ve küçüklüğü ile ilgilidir, gerçek hak sahipliği yönünden dikkate alınacak unsur, o markanın yerel önemden fazlasına sahip olacak ve yerel bilinirlik dışında bilinirliğe sahip olacak nitelikte olup olmadığıdır.
Davalı oteli, uluslararası hizmete konu.... adreslerinde ve çok sayıda turizm sitesinde listelenmektedir. Dolayısıyla, sadece .... ilinde yaşayan veya sadece bir sokakta yaşayan kişilerin bildiği söylenemeyeceği gibi, aksine bir turizm şehrinde var olan bir otel olarak çok sayıda sitede bağlantı verilen bir otel olarak dikkat çekmektedir.
1) Davalının .... ibareli markası ve dava konusu hizmetler yönünden önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddialarını ispatladığı,
2) Dava konusu marka ile davalının fiili kullanımına konu marka ibaresinin genel izlenim yönünden benzer olduğu ve dava konusu markanın dava konusu hizmetler yönünden tesciline engel oluşturduğu,
3) Davalının kötü niyetli olduğu iddialarının ispat edilmediği,
4) Dava konusu ....sayılı YİDK kararının yerinde olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Başvurudan daha önce tescilsiz olarak markasal kullanılan bir işaret ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davacı firmanın 24.07.2020
tarihinde başvurusunu yaptığı ...." ibareli markası ile davalının bu tarihten daha önceki " .... şeklindeki tescilsiz markasal kullanımları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 43. Sınıftaki " konaklama ve yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri " yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel,işitsel, anlamsal benzerlik oluştuğu; Her iki taraf markalarındaki "...." ibaresinin markalarda asli unsur/ işaret olarak yer aldığı ; Ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu başvuru kapsamından çıkarılan " konaklama ve yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri " için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "...." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmanın " .... ibareli tescilsiz markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, başvuru kapsamından çıkarılan bu hizmetler açısından işaret ve emtia benzerliği nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği ;
Diğer yönden SMK 6/3 maddesinde sayılan nisbi red engeli " Başvuru tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir." denilmektedir. Davalı firmanın kurum nezdinde ileri sürdüğü delil ve belgeler incelendiğinde " .... ibareli tescilsiz markasını " konaklama ve yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri " yönünden Türkiye hudutları içinde (.... ilinde) ticaret alanında kullandığını kanıtladığı, nitekim benimsenen bilirkişi heyet raporunda bu husus " Davalının sunduğu a) ....alan adının 2012 yılında tescil edildiğini gösteren evrak, b) Faturalar (2011-2018 yılları arası), c) 1989 yılındaki kuruluşa ilişkin tescil gazetesi.... Sunulan delillerin tamamında .... " şeklinde marka örneğinin kullanıldığı görülmektedir. Faturalar, “konaklama ve yiyecekle” ilgilidir. Otelcilik hizmetleri, resimler, tanıtımlar ve faturalarla kullanımın ispat edilebileceği türden hizmetler olup davalının belirttiği alan adında yer alan görseller ve dış bağlantılar da faturalarda olduğu gibi, kullanımın ispatı olarak değerlendirilebilir.
... adresinden görülebileceği üzere, söz konusu site 2012 yılında da aktiftir ve .... markası kullanılmaktadır. Örneğin 2013 yılında, web sitesi şu şekildedir:(raporda)
Açıkça görülebileceği gibi, aynı marka örneği, o yıllarda da kullanılmaktadır. Hem konaklama hem de yiyecek içecek hizmetleri de, o tarihlerde de verilmektedir. Bu kullanımın, aralıksız olarak devam ettiği görülmektedir:" " şeklinde de izah edildiğinden davalının tescilsiz olarak .... ibaresini davacının başvuru markasının reddedilen kısımları (konaklama ve yiyecek-içecek sağlanması hizmetleri ) açısından davacı başvuru tarihinden önce kullandığını kanıtladığından bu yönde alınan YİDK kararı yerinde ve doğru olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 09/11/2022
Katip ...Hakim ...
E-İmzalıdırE-İmzalıdır