T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. ''TÜRK MİLLETİ ADINA''
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO: 2022/37
KARAR NO: 2022/302
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - .....
VEKİLİ: Av. ... ..
DAVALI : ... -..
VEKİLİ: Av. ... - ..
DAVA: Marka 2021-M-10798 Sayılı YİDK Kararı İptali
DAVA TARİHİ: 02/02/2022
KARAR TARİHİ: 16/11/2022 Yazım Tarihi: 08/12/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:
Davacının davalı TÜRKPATENT nezdinde 29, 30,
35 ve 43. Sınıflara giren mal ve hizmetlerde kullanılmak üzere dosyaladığı... görselli marka başvurusunun, 29, 30 ve 43. Sınıflara giren bir takım emtialar açısından 6769 s.
SMK’nın m. 5/1(b)-(c) hükümleri yönünden kısmen reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı
bir işlem olduğunu, zira bu markanın bir kelime markası değil, şekilli bir işaret olduğunu ve
farklı renk unsurlarını da ihtiva ettiğini, bu özelliklerin göz ardı edilerek işaretten sadece
kelime unsurunun ön plana çıkarılarak değerlendirme yapılmasının hukuka aykırı olduğunu,
işaretin kısmen reddedildiği emtiaları “hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan, doğrudan doğruya, mal veya hizmet ile sıkı ilişkisi sebebiyle malın veya hizmetin özelliğini veya
kompozisyonunu derhal düşündürdüğünün/akla getirdiğinin” söylenmesinin mümkün olmadığını, zaten de dava konusu edilen markada geçen “...” ibaresini ihtiva eden ve 30,
35 ve 43. Sınıflarda tescil edilmiş dava dışı kişi ve kuruluşlara ait onlarca marka olduğunu,
davacının da ...” ibaresini ihtiva eden başkaca marka başvurularının halen işlem
görmekte olduğunu, davacının dava konusu işarette kullanılan tasarımı içeren
... markalarının tescile bağlanmış olduğunu, somut
uyuşmazlıkta davacının bu markalarında kullanılan şekil unsurunun davacı adına ayırt edici
nitelik kazanmış olduğunu, bu şeklin ön planda olduğu davacı markalarının tüketiciler
nezdinde ilgili sektörü tarif eden bir şekil olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını,
..” ibaresinin aynı zamanda davacının ticaret unvanında da geçtiğini ve bu yüzden de
davacının bu ibareyi marka olarak koruma altına almak istemesinin olağan bir durum
olduğunu, davacının “..” markası altında büyümekte ve bu markaya büyük yatırımlar
yapmakta olduğunu, bu markayı uzun zamandır kullandığını, bu marka altında faaliyetlerini
üç ayrı işletmede/şubede yürütüyor olduğunu, ayrıca davacının ....
adlarının da sahibi olduğunu, davacının Instagram hesabının isminin de ....
olduğunu, bu hususların davacının huzurdaki davanın açılmasından daha önce dava konusu
markayı faaliyetlerinde kullandığını ve bu marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu
kanıtlar mahiyette olduğunu iddia ederek, TÜRKPATENT YİDK’nın 23.12.2021 tarihli ve
.... sayılı kısmi red kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın.... başvuru sayılı markasının kapsamından çıkartılan emtialar dolayısıyla SMK 5/1-b-c Maddelerine göre mutlak ret sebebi oluşturduğu gerekçesiyle Türk Patent Kurumu tarafından verilen...sayılı YİDK Kararının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 24/12/2022 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 02/02/2022 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nu....başvuru numaralı ''közde'' ibareli başvurunun 6769 s. SMK 'nın 5/1-(b,c) bentleri uyarınca verilen kısmi ret kararına karşı yapılan itirazın incelenmesi.
.........
Yukarıda verilen bilgiler ışığında yapılan inceleme sonucunda markanın ''közde'' ibaresinin, ibaresinin ihtiva ettiği anlam ve yarattığı algı itibariyle redde konu mal/ hizmetler bakımından ticari kaynak belirten bir işaret olarak algılanmayacağı, sadece sunulan mal/ hizmeti tanımlayacağı kanaatine varıldığından başvuru hakkında Markalar Dairse Başkanlığınca (6769 s. SMK ) 5/1-(b,c) bentleri gereğince verilen kısmi ret kararı yerinde görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. '' ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli)
5/1-b maddesinde " Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler",
5/1-c maddesinde " Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler ", marka olarak tesçil edilemez
SMK 5/1-b yönünden ;
Markanın en önemli fonksiyonu markanın ayırt edici bir işaret olmasıdır. Marka, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yaradığından, bir işaretin marka olma kabiliyetini haiz olması, o işaretin ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olmasına bağlıdır. Bir işaretin bu fonksiyona sahip olup olmadığının tespiti önce soyut olarak yapılmalıdır. Yani marka olma niteliğine bakılmalıdır. Bir işaretin soyut ayırt edicilik niteliğinin varlığı tespit edildikten sonra, o işaretin marka olabilmesi açısından, ayrıca sicilde gösterilebilir olması ve üzerinde kullanılacak mal veya hizmetler açısından somut ayırt edicilik özelliğini haiz olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, işareti gören ortalama tüketici kitlesinin, tescil kapsamındaki mallar veya hizmetler yönünden bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması zorunluluğu bulunmaktadır.
SMK 5/1-c yönünden ;
Marka başvurusundaki ibare ortalama tüketici nezdinde yukarıda belirtilen "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten "tanımlayıcı, vasıf bildirici özellikleri varsa marka olarak tesçili mümkün bulunmamakta ve mutlak red engeline takılmaktadır. Marka hakkı münhasır olarak sahibine tekel / inhisari hak bahşettiğinden tanımlayıcı bir işaret bir kişiye verilirse ticari rekabet sağlanamaz.
Buna göre, bir malın ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak gibi özelliklerine (iyi / güzel / süper / büyük / vb.) atıf yapan tanımlayıcı işaretlerin marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Marka başvurusundaki ibare içerdiği emtia sınıfındakilerden ne kadar uzak ise tanımlayıcı, vasıf bildirici halinden de uzaklaşmış sayılır.
Davacı başvuru Markası REDDE GEREKÇE MADDE
... 5/1-b-c
29,30,35,43. Sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan 29.08.2022 tarihli raporda ÖZETLE "
1) Marka olabilecek nitelikte soyut-somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı,
2) Tanımlayıcı nitelikte olduğu,
3) Dava konusu edilen 23.12.2021 tarih ve .... kararının bu değerlendirmeler ile uyumlu olduğu,
" şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması veya aynı heyetten ek rapor alınması yönündeki talebi HMK 30 uncu maddesi kapsamında değerlendirilerek dosyaya sunulan rapor denetlenebilir olduğu , içeriğinin ise İhtisas Mahkemesi Hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, bilirkişi heyet raporu, YİDK kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında;
Davacının ".... ibareli başvuru markasının Kurum nihai kararı ile SMK 5/1-b-c maddesine göre 29.ncu sınıftaki "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar." , 30.ncu sınıftaki " Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler." MALLARI ile 43.ncü sınıftaki " Yiyecek ve içecek sağlanması ." HİZMETLERİ başvuru kapsamından çıkartılmıştır.
6769 sayılı SMK 5/1-b yönünden değerlendirme;
...." ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan 29.ncu sınıftaki " Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. " ve 30.ncu sınıftaki " Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler." MALLARI ile 43.ncü sınıftaki " Yiyecek ve içecek sağlanması ." HİZMETLERİ açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal/ hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal/hizmetlerden ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde ayırt ediciliği bulunduğu şeklinde algılanacağı, zira başvuru markadaki ŞEKİL işaretinin KÖZDE ibaresi ile birlikte bütünsellik açısından bakıldığında başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yarayan yeterli bir işaret olduğundan " ayırt edicilik " niteliğini taşıdığı kanaatine varıldığı ;
( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle bu mallar/hizmetler açısından ayırt edicilik hususuyla ilgili ihtisas mahkemesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenebileceğinden bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Bu açıdan .... tarafından BU MALLAR/HİZMETLER açısından davaya konu marka başvurusunun SMK 5/1-b kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru olmadığı sonucuna varıldığı;
Bunun dışında kalan 29.ncu sınıftaki "... ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. " ...nda ise davacıya ait belirgin marka işaretindeki .... " ürünlerinin tüketiciye sunulabilecek pişirme usulü şeklinde algı yarattığından bu mallar açısından başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yetecek düzeyde olmadığından SMK 5/1-b maddesindeki ayırt edicilik engeli nedeniyle bu kısımlardan kurum kararı doğru olduğu sonucuna varılmıştır.
6769 sayılı SMK 5/1-c yönünden değerlendirme:
... ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan 29.ncu sınıftaki " Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. " ve 30.ncu sınıftaki " Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler." MALLARI ile 43.ncü sınıftaki " Yiyecek ve içecek sağlanması ." HİZMETLERİ açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında nazarında cins, vasıf bildiren, yani tanımlayıcı bir durum olarak algılanmayacağı , zira başvuru markadaki.... ibaresi ile birlikte bütünsellik açısından bakıldığında bu mallar/hizmetlerde "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren" herhangi bir tanımlayıcı unsur bulunmadığı , bu mallar/hizmetlerde ortalama tüketici nazarında doğrudan, zihni bir çabaya gerek olmaksızın, herkes tarafından bilinen ve ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilecek olan bir anlamı zihinde uyandırmadığı kanaatine varıldığı;
( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle bu mallar/hizmetler açısından tanımlayıcılık hususuyla ilgili ihtisas mahkemesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenebileceğinden bilirkişi raporunun aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.) Bu açıdan Türk Patent YİDK tarafından BU MALLAR/HİZMETLER açısından davaya konu marka başvurusunun SMK 5/1-c kapsamında tanımlayıcı olduğu tespitinin yerinde ve doğru olmadığı sonucuna varıldığı;
Bunun dışında kalan 29.ncu sınıftaki "... ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. " ...nda ise davacıya ait belirgin marka işaretindeki ... ibaresinin her türlü ... " ürünlerinin ticaret alanında tüketiciye sunulabilecek pişirme usulü şeklinde algı yarattığından bu mallar açısından SMK 5/1-c maddesindeki tanımlayıcılık engeli nedeniyle bu kısımlardan kurum kararı doğru olduğu sonucuna varılmıştır.
Neticeden davanın kısmen kabulü kısmen de reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Dava konusu Türk Patentin ....sayılı YİDK kararının ....sayılı markanın kapsamında yer alan '' Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri.'' yönünden YİDK kararının İPTALİNE, (bu kısımlardan dava kabul)
3- Diğer kısımlardan davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcın peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığı,
5-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı Kuruma verilmesine,
6-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalı Kurumdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı (2.350,00 TL bilirkişi ücreti, 67.00 TL tebligat gideri) toplam 2.417 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 1.208,5 TL ile 80,70 TL ilk harç masrafının toplam 1.289,2 TL nin davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 16/11/2022
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır