T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. ''TÜRK MİLLETİ ADINA''
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO: 2022/18
KARAR NO: 2022/288
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : 1- ... - ..
VEKİLİ: Av. ... - [..
DAVALI : 2- ... ..
DAVA: Marka 2021-M-7070 Sayılı YİDK Kararı İptali, Tescilin İptali
DAVA TARİHİ: 17/11/2021
KARAR TARİHİ: 31/10/2022 Yazım Tarihi: 22/11/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Dava konusu edilen “pembe.com.tr” ibareli
markanın davacının “....”lu markaları ile yakın benzer ve adeta bu markaların devamı niteliğinde bir marka olduğunu, hal bu iken davalı şahsın bu markayı davacının
markalarının tescilli olduğu ve uzun yıllardır kullanıldığı hizmetlerde tescil ettirmesinin haksız
ve hukuka aykırı olduğunu, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan “....” ibaresini
gören ortalama tüketicilerin, davalının markasının davacının seri markalarının bir devamı
olarak algılamasının ve markaları karıştırmasının yüksek ihtimal olduğunu, davacının
markalarında geçen “...” ibaresinin bir cins isim, yani tasviri/tanımlayıcı bir ibare olması
nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, yani davacının tescilli markalarında ....” ibaresinin esas unsur olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, davalının
markasının da bu ibareyle başladığını, markada kullanılmış olan diğer kelimelerin genel geçer
“ek”ler olduğunu ve işarete markasal hüviyette ayırt edicilik katmadığını, davacının
...” markasını ....” kapsamındaki hizmetlerinde aktif bir biçimde
kullandığını ve bu markanın tanınmış bir marka olduğunu, davalı şahsın davacının markaları ile
yakın benzer bir marka kullanmasının davalının davacının markasının tanınmışlığından haksız
bir yarar elde etmesini sağlayacağını ve davacının markalarının ayırt ediciliğine zarar
vereceğini, davalının bu markayı tesadüfen seçtiğinin düşünülemeyeceğini iddia ederek,
TÜRKPATENT YİDK’nın 13.09.2021 tarihli ve .... sayılı kararının kaldırılmasına ve
... sayılı markanın tescilinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Şahsa usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacının 2... sayılı markaları arasında SMK 6/1 Maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, Türk Patent'in ...sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği, davalı tescilinin iptali açısından dava dilekçesinde geçen SMK 6/1 Maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 Maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 17/09/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 17/11/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ... sayılı kararında; ''...başvuru numaralı ...' ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun .... sayılı ''pembepanjur'' ''pembepanjur'' ibareli markalar gerekçesiyle 6769 s. SMK nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
............
Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi markaların ''pembe'' ibaresini ortak olarak içerdikleri görülmekle birlikte, ''pembe'' ibaresinin bir renk adı olması nedeniyle ayırt ediciliğinin düşük olması, itiraz gerekçesi markaların ''pembe' ve ''panjur'' ibarelerini birlikte içermesinden dolayı bir sıfat tamlaması oluşturması birlikte göz önüne alındığında markalar arasında 6769 s. SMK nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak itiraz tüm gerekçeler bakımından reddedilmiştir.
Karar: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir. " ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. ", hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları.. p...
38. Sınıf 38,45. Sınıf
..
38. Sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan 29.08.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "1) Karşılaştırılan işaretlerin/markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olmadığı,
2) Davacının markalarında geçen ve dava konusu edilen markada “bir alan adı uzantısı” içerisinde kullanılmış olan “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliği bulunmayan bir ibare olduğu, davacının “PEMBE” ibaresine dava konusu edilen markanın kapsamına giren hizmetler yönünden markasal anlamda korunması gereken ilave bir ekonomik değer kattığının yeterli nitelikte/nicelikte/içerikte delil ile ispat edilemediği,
3) Davacının ...sayılı markası özelinde, davalının markasının kapsamına giren hizmetlerin tamamı açısından, ... sayılı markası özelinde ise kısmen emtia ayniyeti şartının gerçekleştiği,
4) Davalının markasının kapsamına giren 38. Sınıftaki hizmetlerin hitap ettiği ortalama alıcı kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesinin, bunları satın alırken düşük olmadığı,
5) (1), (2) ve (4) nolu bentlerde yer alan sebeplerden dolayı, (3) nolu bentteki tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
6) Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalının markasının hükmüne bir etkisinin olamayacağı,
7) Dava konusu edilen 13.09.2021 tarihli ve ... sayılı YİDK kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu,
8) Davacının hükümsüzlük talebinin bu değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı," şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ..." ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik oluştuğu, zira davalı başvurusundaki markada "Pembe" ibaresinin asli ayırtedici unsur (com tr. İnternet alan adlarının uzantı adresi olduğundan tanımlayıcı olduğu), davacı markasındaki baskın ve vurgulayıcı unsurun da " pembe" şeklindeki ibare olduğu (panjur ibaresinin renk ve vurgu baskısı olarak diğerine göre açık ve tali nitelikte kaldığı) görüldüğü gibi taraf markalarındaki ortak 38.nci sınıfta yer alan hizmetlerin de aynı olduğu ;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 38.nci sınıftaki hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının ..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " .... " ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından her iki markadaki baskın "pembe" ibaresinin benzerliği nedeniyle davacının 38.nci sınıftaki " ... ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının aynı sınıftaki " Pembe.com.tr" ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından her iki markadaki baskın "pembe" ibaresinin benzerliği nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği , bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; ( ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve ...Kurulu'nun 08/06/2016 tarih.... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.);
Diğer yönden ise SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı marka başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği ) kanıtlanmasa da bu durum yukarıda açıklanan var olan iltibası da ortadan kaldırmadığı;
Neticeden davanın kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu Türk Patent'in ... sayılı YİDK kararının İPTALİNE,
3-Dava konusu ... Sayılı marka tescilli olduğundan tescilin İPTALİNE, karar kesinleştiğinde Türk Patent Kurumuna sicilden terkini için müzekkere yazılmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,4 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 2.350,00 TL bilirkişi ücreti, 655.00 TL tebligat ücreti, 59,30 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 3.064,3 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile....Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.31/10/2022
Katip ...
✍e-imzalıdır
Hakim ...
✍e-imzalıdır