T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. ''TÜRK MİLLETİ ADINA''
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO: 2021/307
KARAR NO: 2022/283
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ:.
DAVALI : ... -... ...
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVA: Marka Tecavüzü/ Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması , Kaldırılması , Maddi- Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 03/11/2021
KARAR TARİHİ: 26/10/2022 Yazım Tarihi: 16/11/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin tesettürlü gelinlik, gelin başı tasarımı, gelin makyajı yapan, gelinlik, bindallı,
nişanlık vs. kıyafet mağazası işleten, gerek kendisinin gerekse bayilik vermek suretiyle Türkiye
çapında “....” markası adı altında onlarca mağazasının bulunduğunu, ülke çapında
tanınan, geniş müşteri kitlesi bulunan bir firmanın sahibi olduğunu, Türkiye çapında bayilik
ağı oluşturduğunu, merkez ile bayi arasında güçlü bir iletişimin olmadığı bu bayilik ağında
markanın sosyal medya tanıtımı, mankenler aracılığı ile müvekkilinin tasarladığı gelinliklerin
çekimlerinin yapılıp bu çekimlerin müvekkiline ait “...
....
adlı hesaplarında paylaşılması yolu ile gerçekleştirildiğini, bayiler ile müvekkili arasındaki bu ilişkinin çoğu bayi ile müvekkili
arasında sözleşmeye bağlandığını, piyasada müvekkilini örnek alan birçok markanın
TÜRKPATENT nezdinde ...sınıflarda tescilli “.... markasının 2021 yılı Mart ayında müvekkilinin V....
i nur” bayiliğini yapan firmaların bayilik sözleşmeleri feshedilince aynı anda kurulan ve
kullanılan bir marka olduğunu, davalının Van ilinde müvekkilinin markasını kullandığını, bu
kullanım ile birlikte müvekkilinin gelinliklerini satışa arz ettiğini, müvekkilinin tescilli markası
olan “... adını iş yerine astığı....” markasının ünü ve geniş müşteri çevresi sayesinde
sürekli artan bir kazanç sağladığını, müvekkilinin tasarladığı gelinlik modellerinin mankenler
aracılığı ile çekimlerini yaptığı görselleri “....” adlı İnstagram hesabında paylaşarak
müşteri ağını daha da genişlettiğini, müvekkilinin markasını taşıyan ürünleri kuşanarak gelin
olmak isteyen kişilerin de müvekkilinin Van temsilcisi olarak tanıdıkları bu kişinin iş yerinden
hizmet aldıklarını, sonraki süreçte davalının markaları altında bir takım hukuka aykırı,
markaya zarar verici davranışlar sergilemesi üzerine noter aracılığı ile davalıya ihtarname
gönderildiğini, sonraki süreçte davalı yanca müvekkili adına açılan ve tüm takipçileri
müşterileri olup davalıya ait olduğu.... Yev.
Nolu e-tespit tutanağınca tespit edilmiş bulunan “setrinurvan” adlı İnstagram hesabının
adının “setri aşk (setriaskelazığvan) olarak değiştirildiğini, üstelik davalı yanın müvekkiline
iade etmesi ihtar olunan bu hesabın kullanıcı adı ile şifrelerini değiştirmekle de yetinmeyip
müvekkiline teslim edilmiş olması gereken söz konusu hesap üzerinden müvekkili hakkında
rekabet yasağına aykırı karalamalar yapıldığını, davalının ticaretini “setr-i nur” adıyla
karıştırılmasını sağlamak üzere seçtiği “....” adıyla sürdürdüğünü, Davalı hakkında .... dosyasında ihtiyati tedbir talebiyle dava
açıldığını, Mahkemece davalıya ait iş yerinde keşif yapılarak tespitte bulunulduğunu ve ilgili
Mahkemece rapor hazırlandığını ve karar verildiğini,
Müvekkilinin davalının ....” markasının kullanımdan men etmesiyle ticari menfaatleri
gerekçesiyle müşteri kaybetmemek ve kamuoyu nezdinde aldatıcı bir isim kullanarak “s.... ismini kullanmaya başladığını, davalının “setr-i aşk” markasının ve müvekkiline ait “....” markasının bayilik sözleşmesi olmadan kullanması nedeniyle tazminat alacakları
olduğunu, davalının sıradan bir gelinlikçi iken 2016 yılında müvekkilin markasını astıktan
sonra cirosunu arttırdığını, 2016 yılından 2021 Şubat tarihine kadar bilfiil “setr-i nur”
markasını kullandığını, 2021 Şubat sonrasında ise müvekkilinin markasına tecavüz oluşturan
“setr-i aşk” markasını kullandığını, ... İş dosyasındaki raporda da
“setr-i aşk” markasının “..” markasına tecavüz oluşturduğuna dair tespitler
bulunduğunu, ayrıca .. İş (numaranın hatalı yazıldığı tespit edilmiştir) dosyasında da markaların karşılaştırıldığını,
Davacı ile davalının sıkı ticari ilişki içerisinde firmalar olduğunu, ...” markasının
müvekkili tarafından kullanıldığını, tanıtıldığını, davalının ...” markasını müvekkilinin
markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer biçimde düzenlemesinin teknik bir zorunluluk
olmadığını, bu kapsamda davalı kullanımı ile davacının markalarının karıştırılmaya yol
açacağını, müvekkilinin markasına zarar vereceğini, davalının halen bayileri olduğunun
zannedilmesine, bunun davalının hizmetini müvekkilinden edinmek isteyen müşterilerin
yanılmasına, bu durumun markaların karıştırılmasına, aralarında irtibat varmış izlenimi
uyandırmasına, haksız rekabete neden olacağını ifade ederek....D. İş
dosyasının bu davaya dahil edilmesine ve ihtiyati tedbir kararının devamına, marka tecavüzü
ve haksız rekabetin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, kaldırılmasına, tecavüze konu
ürünlere ve üretimlerinde kullanılan ürünlere el konulmasına, davalı tarafından bayilik
sözleşmesi olmaksızın 2016 yılı ile 2021 yılı Şubat ayı arasında kullanılmasından kaynaklı 1000
TL. maddi tazminata, davalının kullanımındak... markasının müvekkilinin “s..” markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturması nedeniyle uğradığı zarara karşılık
olmak üzere 1000 TL. maddi tazminata...
Yev. Nolu e-tespit tutanağınca tespit edilmiş olan “setrinurvan” adlı İnstagram hesabının adı
“setri aşk (setriaskelazığvan) olarak değiştirilen hesaba karşılık 1000 TL. tazminata, manevi
zarara dair 10.000 TL. tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı Şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davanın tüm talepler nedeniyle reddi gerektiğini, usul yönünden yetkili
mahkemenin Van mahkemeleri olduğunu, yetki yönünden davanın reddi gerektiğini, “...
... markasının müvekkiline değil ortağı olduğu ....ne ait olduğunu, davalının pasif husumet ehliyetini haiz
olmadığını, davada taraf olamayacağını, dava konusu edilen markanın 27.01.2017 de tescil edildiğini, tescilli bir markaya yönelik olarak eldeki davada istenen taleplerin iş bu davada
konu edilemeyeceğini, zamanaşımına da uğradığını,
Davanın esasına yönelik olarak ise “...” markasının 27.01.2017 tarihinde 2017
7667 sayı ile müvekkilinin ortağı olduğu .... adına tescil edildiğini, bu markanın iş bu davanın konusu edilemeyecek tüm
itiraz süreçlerinden geçtiğini ve tescil edildiğini, dolayısı ile davacının müvekkilinin kendi
markasının kullanımının hukuka aykırı olduğu iddiasının dayanağı bulunmadığını, müvekkilinin iş yeri tabelasında “... değil ... yazdığını, müvekkiline ortak
olduğu şirket tarafından ....” markasını kullanma izni verildiğini, bu kapsamda Van
ilinde faaliyet gösterdiğini, ilin en kaliteli ve itibarlı mağazalarından olduğunu, davacı ile
müvekkili arasında bayilik ilişkisi olduğunu,... dosyasında yapılan
keşifte ele geçen ürünlerin (1 adet gelinlik, 1 adet nişanlık) davacı tarafça müvekkiline satılan
ürünler olduğunu, bu ürünlerin faturalarının ekte sunulduğunu, kaldı ki davacının A takımı
olarak nitelediği ekipte yer alan müvekkilinin davacının haksız kazanca dayanak gösterdiği 2
adet ürünü davacıdan satın aldığını, müvekkilinin bu ürünleri satmasının hiçbir şekilde fikri ve
sınai bir hakkın ihlaline sebebiyet vermediğini, davalı tarafça satılan bir ürün olması gerektiği
gibi orijinal etiketi ile satışa sunulduğunu, bu durum değil aksine müvekkilinin etiketi sökerek
başka bir etiketle ürünü satmasının hukuka aykırı olacağını, taraflar arasında bayilik ilişkisi
kalmamış olsa da davacıdan alınan ürünün kendi mağazasında satmasının markanın
kullanıldığı anlamına gelmediğini, bu konuda tarafların ticari defter ve kayıtlarını
incelenmesini talep ettiklerini,
.... markaları arasında bağ kurulamayacak kadar fark bulunduğunu,
görsel, işitsel ve algısal olarak aralarında benzerlik bulunmadığını, Arapça “satr” sözcüğünden
gelen “setr” kelimesinin dilimizde “örtme, giyinme” anlamına geldiğini, yüksek ayırdediciliğe
sahip olmadığını, türetilmiş, özgün bir sözcük olmadığını, davacıya ait markanın Van ilinde
bilinirliğinin az olması ve yaratıcı içeriğinin zayıf olması gözetildiğinde sadece “setr”
kelimesinin benzer olmasının markaların karıştırılmasına neden olmayacağını,
Müvekkilinin haksız kazanç sağlama amacının bulunmadığını, davacı tarafından bu hususta
delil sunulmadığını, tazminat talep edilmesinin davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini,
belirtilen İnstagram hesabının davacıya ait olduğuna veya yasal olmayan yollarla ele
geçirildiğine dair delil sunulmadığını, talebin hukuki olmadığını
ifade ederek ihtiyati tedbir kararının reddine, tüm talepler yönünden davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
Davalının husumet, yetki ve zamanaşımı itirazları reddedilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 7 " (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. "
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü,
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan);
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ''....'' ibareli tescilli marka hakkının marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturacak şekilde davalı tarafça 2016 yılından 2021 yılı Şubat ayına kadar ''....şeklinde iş yerinde ve İnstagram hesabında, 2021 yılı Şubat ayı sonrasında da '... şeklinde davalı tarafça markasal kullanım iddiasına dayalı marka ihlali ve haksız rekabet oluşup oluşmadığı, ihlal söz konusu ise tespit, önleme, durdurma, kaldırma, el koyma, ilan, maddi ve manevi taleplerinin yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacıya ait;
...
... " ibareli 25,35 ve 44.ncü sınıflarda;
...." ibareli 25,35 ve 44.ncü sınıflarda;
.... ibareli 25 / 35 / 40 / 41 / 44 /.ncü sınıflarda; tescilli markalar ( davalının kullanımı konusundaki emtialarda) olduğu tespit edilmiştir.
Ön inceleme duruşmasında "Davacı tarafa dava dilekçesinde belirtilen maddi tazminat taleplerinin SMK 151/2 maddesinde belirtilen seçeneklerden hangisine dayandığını açıkça yazıp belirtmesi için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi takdirde beyanda bulunmamış olarak değerlendirme yapılmış olacağına, "şeklinde karar verilmiş ise de davacının bu konuda seçenek talebinde bulunmadığı tespit edilmiştir.
....Mahkemesinin ...D.iş sayılı dosyası incelendiğinde davacının talebi üzerine davalı aleyhine işyerinde ve internet üzerinde kullanımları konusunda delil tespiti kararı üzerine mahkemece "28.04.2021 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bu hususta Sayın Mahkemenin gözlemi özetle “dava konusu mağaza tabelasında setri nur yazılı olduğu, 1. katta bulunan mağaza içerisinde çeşitli sayıda çeşitli markada gelinlik, nişanlık, bindallı olduğu, 1 adet gelinlik ve 1 adet nişanlık üzerinde setri nur ibaresinin olduğu, bundan başka girişte hijyen alanı tanıtıcı levhalarından bir tanesinin üzerinde setri nur, diğerinin üzerinde azelin ibaresinin yazılı olduğu görüldü” şeklinde tespit yapılmıştır. Daha sonra ise bilirkişi .... tarafından 23/06/2021 tarihli raporda "davalının iş yerinin giyim-kuşam satışı üzerine faaliyet gösterdiği, iş yerinde gelinlik, nişanlık gibi düğün, nişan, merasim vb. kadın giyim eşyası satışının yapıldığı değerlendirilmiş olup tespit edilmiş marka kullanımlarına ait görseller ... davalı tarafın işyerindeki ürün ve tabela kullanımlarının .. ...." şeklinde olduğu ifade edilmiştir.
İlgili mahkemece (...de 11/10/2021 tarihli teminat karşılığında davalı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verildiği ve ihtiyati tedbirle ilgili 03/11/2021 tarihinde infazı için başvurulduğu, aynı tarihte de haciz işlemleri yapıldığı tespit edilmiştir.
Mahkememizce ise dosyaya sunulan deliller kapsamında tahkikat aşamasında Bilirkişi heyetinden alınan 05.07.2022 tarihli raporda ÖZETLE: "
...Değişik İş No’lu dosyasına göre kullanımlar:
Davalının marka kullanımlarının tespitine dair.... İş No’lu dosyasında 28.04.2021 tarihinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bu hususta Sayın Mahkemenin gözlemi özetle “dava konusu mağaza tabelasında setri nur yazılı olduğu, 1. katta bulunan mağaza içerisinde çeşitli sayıda çeşitli markada gelinlik, nişanlık, bindallı olduğu, 1 adet gelinlik ve 1 adet nişanlık üzerinde setri nur ibaresinin olduğu, bundan başka girişte hijyen alanı tanıtıcı levhalarından bir tanesinin üzerinde setri nur, diğerinin üzerinde azelin ibaresinin yazılı olduğu görüldü” şeklindedir.
Söz konusu dosyaya sunulan....n imzalı 23.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda davalının iş yerinin giyim-kuşam satışı üzerine faaliyet gösterdiği, iş yerinde gelinlik, nişanlık gibi düğün, nişan, merasim vb. kadın giyim eşyası satışının yapıldığı değerlendirilmiş olup tespit edilmiş marka kullanımlarına ait görseller (raporda gösterilmiştir.)
... Yevmiye Nolu E-Tespit tutanağı:
....Yevmiye Nolu E-Tespit tutanağının 11.03.2021 tarihinde saat 17.23 itibariyle Türkiye Noterler Birliği’nin Bilişim Sistemi kullanılarak kayıt altına alındığı, ....başvuru numaralı içeriğin tespit edildiği ve görüntülerin de ekinde yer aldığı anlaşılmıştır. Ekran görüntülerinin “....Instagram” adlı internet sitesinden alındığı görülmektedir. Buna göre tespit edilen kullanımlar (raporda gösterilmiştir.)
Davacı tarafından davalıya gönderilen 27.03.2021 tarihli ihtarname (raporda gösterilmiştir.)
.... görseline yer verilen ihtarnamede (noter onaysız) davacının, davalının mağazasında 23.02.2021 tarihinde yapılan denetimde davalının kendileri tarafından belirlenen marka politika ve yönetimine ilişkin talimatlara uymadığını ve diğer bayilerle birlikte bir takım ayrı gruplaşma ve markalaşma çabalarına girdiğinin tespit edildiğini belirterek; o güne kadar göz yumulan ...” marka kullanımlarının durdurulmasını ihtar ettiği görülmüştür.
.... D. İş Dosyasından alınan bilirkişi heyet raporu
Dosya kapsamında sayın bilirkişiler Özgüç Gedik ve Mustafa Güzel tarafından hazırlanan bilirkişi heyet raporunda sayın bilirkişiler davacının ... sayılı ...” markası ile davalı ... tarafından kullanılan...” ibareli markanın görsel, bütünsel ve tertip tarzları açısından benzer olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.
MARKA HAKKINA TECAVÜZ AÇISINDAN DEĞERLENDİRME
Somut olayımız açısından yukarıda yer verilen tabloya bir kez daha bakıldığında, davalı yanın 25.sınıf emtialar bakımından faaliyet gösterdiği, davacı yana ait davaya mesnet gösterilen tescilli markaların ise “Sınıf.25:Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, Sınıf.35: Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysilerin perakendeciliği hizmetleri” bakımından tescilli olduğu görülmektedir.
Somut uyuşmazlıkta tarafların her ikisinin giyim sektöründe faaliyet gösterdikleri ve dolayısıyla aynı mahiyetteki mal ve hizmetleri tüketiciye ulaştırdıkları tartışmasızdır. Bu meyanda markaya tecavüz eyleminin meydana gelebilmesi için gerekli olan şartlardan ilki, mal/hizmet benzerliği/ayniyeti şartının gerçekleştiğini söylemek mümkündür.
Davalı Tarafın Kullanımları
Tespiti Yapılan İşyeri Kullanımları (raporda gösterilmiştir.)
İnstagram kullanımları (raporda gösterilmiştir.)
Davalının kullanımları incelendiğinde davalının işyerinde tespit edilen “Setr-i Nur” ibareli kullanımların davacı markaları ile işitsel, görsel, kavramsal olarak birebir aynı/benzer olduğu anlaşılmaktadır.
“Setr-i Nur” ve “Setr-i Aşk” markaları karşılaştırıldığında “setr-i” ibaresinin her iki markada da ortak olduğu görülmektedir.
Mahkemece, markalar arasında benzerlik değerlendirmesi yapılırken markaların tüketici nezdinde sahip olduğu ayırt edici ve dominant unsurlarına bağlı olarak sahip olduğu genel etkinin temel alınması gerekmektedir. (SABEL, paragraph 23, and Lloyd Schuhfabrik Meyer, paragraph 25). Zira bir markada dominant bir unsur yer aldığında ilgili tüketici kitlesi markadaki diğer unsurları çoğu zaman görmezden gelir ve markadaki dominant unsuru aklında tutar. Bu nedenle bir unsur kompleks bir markanın genel görünümünde dominant bir etkiye sahip olmadıkça, bu unsurun başka bir markada yer alması nedeniyle markalar eşdeğer veya benzer olarak kabul edilmezler.
Somut uyuşmazlığa ışık tutacak mahiyette olan bazı uyuşmazlıklar ülkemizde ve uluslararası kuruluşlar nezdinde yargı önüne taşınmıştır...K. Sayılı “....kararında belirlenen, somut uyuşmazlık yönünden de uygulama alanı bulan diğer ilkeler aşağıda maddeler halinde sunulmuştur.
• Asıl unsuru markanın bütünü itibarıyla bıraktığı izlenim, tümüne hakim olan görünüş ve ayrıcalığını vurgulayan imajda aramak lazımdır.
• Tespit edilen asıl unsur sözcükten ibaret ise markalarda ortak olarak kullanılan kök kelime ve başvuru sahibinin varsa ilave ettiği ekler belirlenmelidir.
• Son olarak başvuru sahibinin markasındaki mevcut eklentinin başlı başına ayırt edicilik vasfının olup olmadığı üzerinde durulmalıdır.
Dolayısıyla mevcut uyuşmazlıkta markalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde markada vurgunun ön planda olduğu unsurun markanın ilk hecesi ve ilk unsuru olduğu dikkate alındığında taraf marka ve kullanımlarında “setr-i” ibaresinin ön planda olduğu değerlendirilmektedir.
Davalı sayın vekili her ne kadar cevap dilekçesinde ...kelimesinin dilimizde “örtme, giyinme” anlamına geldiğini bu nedenle yüksek ayırdediciliğe sahip olmadığını ve “... ibaresinin özgün bir sözcük olmadığını belirtse de; Arapça bir kelime olan “... ibaresinin yaygın olarak kullanılan ve herkesçe bilinen kelimeler arasında sayılması mümkün değildir.
Zira zayıf markalar ayırt edicilik derecesi düşük olan veya tescili istendiği mal veya hizmete yakın duran, ait olduğu işletmenin mal veya hizmetlerini diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etme kapasitesi göreceli olarak az olan markalardır. Ancak zayıf markalar, tanımlayıcı markalar olmadığından koruma alanları dar olsa da hiç yok değildir. Bu nedenle zayıf markalar ancak yanlarına eklenen ve ayırt edicilik yaratacak ibareler ile birlikte diğer markalardan farklı olarak değerlendirilebilirler.
Bu nedenle biran için... ibaresinin zayıf bir ibare olarak değerlendirilmesi halinde bile davalının “... kullanımlarında ... kelimesinin davalı markasını davacının tescilli markasından ayırt etmeye yetmediği, davacının “Setr-i Man” ibareli markasının varlığı da düşünüldüğünde taraf marka ve kullanımlarının aynı el yazısı karakteri ile oluşturulduğu, görsel ve işitsel olarak benzer olduğu, bu şekilde kullanımının uyuşmazlık konusu 25.ve 35. Sınıftaki “giysiler ve bunların perakendeciliği hizmetleri” yönünden, uzman ya da profesyonel olması gerekmeyen, ortalama dikkat/özene sahip genel tüketici kitlesince aynı markanın serisi olarak algılanma ihtimalinin ya da aynı üreticinin farklı markaları olarak algılanabilme ihtimalinin yüksek olduğu düşünülmektedir.
Taraf marka ve kullanımlarının benzer olarak değerlendirilmesinden sonra davalının kullanımlarının davacının tescilli markasına tecavüz teşkil edip etmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosyaya sunulan fatura, evrak ve taraf beyanlarından davacı ve davalının aralarında bir lisans ve bayilik sözleşmesinin olduğu tespit edilemese de tarafların arasında davacının dosyaya sunduğu ihtarın tarihi olan 27.03.2021 tarihine kadar devam eden bir ticari ilişkinin olduğu; davacının, davalının ... ibareli kullanımlarına sessiz kalarak izin verdiği görülmektedir.
Dosyada bahse konu ihtarnameden başka marka kullanımını sona erdiren bir fesih bildirimi olmadığından ve dosyaya sunulan fesihlerin başka firmalara ait olduğu görüldüğünden, bu ihtarname tarihinin fesih tarihi olarak kabul edilmesi halinde, davacının bu tarihten önceki kullanımlara rıza göstermesi nedeniyle marka tecavüzünün doğmadığı; ancak fesih tarihinden (27.03.2021) sonra davalının işyeri tabelasında “....” ibaresini kullanmasının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davalının işyerinde yapılan tespitte bulunan .. markalı gelinlik ve nişanlığın ise davalı tarafından üretilip üzerine “...ibareli etiket iliştirilmesi halinde davacının...tescil sayılı markalarına tecavüz oluşturduğu, bunun dışında aşağıda yer verdiğimiz davalı tarafından dosyaya sunulan faturalar ile davacıdan alınması halinde ise marka tecavüzü teşkil etmeyeceği dolayısıyla dosyada mevcut deliller üzerinden heyetimizce buhususta kesin değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davalının işyerinde ve İnstagram hesabında kullandığı ...” markasının ise davacı markası ile benzer olduğu heyetimizce yukarıda detaylı olarak açıklanmış olup; bu markanın dava dışı “.... nezdinde tescilli olduğu görülmektedir.
Ticaret sicili kayıtlarına bakıldığında bahse konu şirketin 20.04.2021 tarihinde kurulduğu, davalının iş bu şirketin kurucularından olduğu görülmektedir. Dolayısıyla davacı şirket ile yapılan bayilik sözleşmelerinin veya ticari ilişkinin feshinden sonra davalının ve diğer bayilerin birleşerek ...” esas unsurlu ticaret unvanı olan şirketi kurduğu tahmin edilmektedir.
İnternet üzerinden yapılan incelemede markaların adeta birbirine karışır şekilde kullanıldığı görülmüştür.
Her ne kadar “...” ibaresi davalının ortaklarından olduğu .... Gelinlik Organizasyon ... adına tescil edilmiş olsa da, SMK’nin 155. Maddesi dikkate alındığında ve davalının bu markanın tescil edildiği " ... şekilden farklı olarak davacı markasına yaklaşır şekilde gerek işyeri gerekse de internet üzerinden yaptığı kullanımların takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere davacının ... tescil sayılı markalarının hakkına tecavüz teşkil ettiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
HAKSIZ REKABET AÇISINDAN DEĞERLENDİRME:
Haksız rekabetin konusu, belli davranış kurallarına aykırılık nedeniyle rekabet hakkının kötüye kullanılmasının engellenmesidir. Bu hükümlerin konuluş amacı, ticari hayatın gerektirdiği dürüstlüğü, bir başka deyişle ticari ahlâkı hâkim kılmak olduğundan, ticaret serbestîsini ve rekabeti bu yönden sınırlandırmaktadırlar.
Haksız rekabet Türk Borçlar Kanunu 57 ve Türk Ticaret Kanunu’nun 54 vd. hükümlerinde düzenlenmiştir. TTK’nın ilgili düzenlemelerine bakıldığında önceki kanunda mevcut düzenlemelerden birtakım farklı yorumlamalara yer verilmiş olmakla birlikte genel itibariyle aynı sistematik görüşün benimsendiği görülmektedir. TTK’ nın 54 ve devamında düzenlenen haksız rekabete ilişkin maddeler, haksız rekabetin tanımına ilişkin bir genel hüküm, iyiniyet kurallarına aykırılık oluşturan hallere örnekler ve haksız rekabette bulunmaya bağlanan hukukî ve cezaî yaptırımlardan oluşmaktadır.
TTK' nın 54. maddesi haksız rekabeti "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar” olarak tanımlamaktadır. Haksız rekabete ilişkin bu genel hükmün ardından 55. madde, iyiniyet ve dürüstlük kurallarına aykırılık oluşturan halleri sınırlayıcı olmaksızın saymaktadır.
Yine TTK’nın 55. Maddesinde “Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” düzenlemesi haksız rekabetin bir türü olarak kabul edilmektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin uygulanması açısından varlığı gereken iyiniyet kurallarına aykırılık kriterinin kaynağını Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesinde düzenlenmiş olan dürüstlük kuralından aldığı konusunda Türk öğretisinde görüş birliği bulunmaktadır. Adı geçen maddenin birinci fıkrasına göre herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bu genel kuralın haksız rekabet hukukundaki uygulanma hallerinin belirlenmesi için emeğe dayalı rekabet, piyasada doğruluğun ve açıklığın sağlanması ve toplumun menfaatlerinin korunması gibi kriterlere dayanılmaktadır. Bu kriterlere dayanılarak da olsa dürüstlük kuralının sınırları genel olarak belirlenemeyeceğinden, hâkimin somut olayda meslek ve ticaret alışkanlıklarını ve teamüllerini göz önünde bulundurması gerekir. Kaynak İsviçre hukukunda objektif iyiniyet (dürüstlük) kurallarına aykırılık kriterinin bağlayıcı bir tanımı olmaması ve somut olaya göre sınırlarının belirlenmesinde hâkime takdir hakkı tanıması sayesinde uygulamada esneklik sağlandığı vurgulanmaktadır.
Bu kapsamda somut uyuşmazlık incelendiğinde, yukarıda yapılan marka karşılaştırmaları, taraflar arasındaki ticari ilişki göz önünde bulundurulduğunda davalının davacı markalarından haberdar olduğu, kullanımlara izin verilmediğinde markaların benzerini kullanarak tüketici nezdinde iltibasa sebep olduğu görülmüş, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmıştır.
Sonuç;
1. Davalının, ticari ilişkinin feshinden sonra (fesih varsa dosyaya kazandırılmalı) davacının “Setr-i Nur” ibareli markasını işyeri tabelası ve davacıdan fatura ile alınmış ürünler hariç diğer ürünler üzerindeki etiketlerde ve internet üzerinden kullanmasının davacının .... tescil sayılı markalarının hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği,
2. Davalının “....” ibareli marka kullanımlarının davacının .... tescil sayılı markalarının hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği,
3. Davacının SMK’nin 151. Maddesi uyarınca tazminat hesaplama yöntemlerinden birini seçmesi ve tarafların ticari kayıtlarını dosyaya sunması halinde heyetimizce maddi tazminat hesabının yapılabileceği, 4. Manevi tazminatın Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu "şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin ilgili yerlere yazı yazılması, tazminat hesabının yapılması, kayıt ve belgelerin sunulması yönündeki talebi ve tazminat yönünden bilirkişi raporu alınması yönündeki talebi 20/04/2022 tarihli ön inceleme duruşmasında 2 nolu ara karar kapsamında ve HMK 30. Maddesi kapsamında reddine;
Davalı vekilinin yeni bilirkişiden rapor alınması yönündeki talebi ise HMK 30. Maddesi kapsamında değerlendirilerek, dosyaya sunulan bilirkişi raporu denetlenebilir olduğu, içeriği de İhtisas Mahkemesi Hakimliğinde olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir nitelikte olduğundan yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talebinin reddine;
Şeklinde karar verilmiştir.
GEREKÇE;
Davacı taraf " Setr-i Nur " ibaresi üzerinde tescilli markalarının varlığına rağmen davalı tarafın işyerinde ve internet sayfasında SMK 29 ncu maddesine göre marka tecavüzü ve TTk hükümlerine göre de haksız rekabet eyleminde bulunduğunu iddia etmektedir.
MARKA TECAVÜZÜ YÖNÜNDEN;
SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.
Davacıya ait yukarıda belirtilen 25 ve 35.nci sınıfları kapsar şekilde ".... sayılı tescilli markaları ( davalının kullanımı konusundaki emtialarda) olduğu tespit edilmiştir.
....D.iş sayılı delil tespiti dosyasında ise "dava konusu mağaza tabelasında setri nur yazılı olduğu, 1. katta bulunan mağaza içerisinde çeşitli sayıda çeşitli markada gelinlik, nişanlık, bindallı olduğu, 1 adet gelinlik ve 1 adet nişanlık üzerinde setri nur ibaresinin olduğu, bundan başka girişte hijyen alanı tanıtıcı levhalarından bir tanesinin üzerinde setri nur, .... yazılı olduğu " şeklinde delil tespiti yapılmış olup adı geçen dosyaya sunulan 23/06/2021 tarihli raporda "davalının iş yerinin giyim-kuşam satışı üzerine faaliyet gösterdiği, iş yerinde gelinlik, nişanlık gibi düğün, nişan, merasim vb. kadın giyim eşyası satışının yapıldığı değerlendirilmiş olup tespit edilmiş marka kullanımlarına ait görseller ... davalı tarafın işyerindeki ürün ve tabela kullanımlarının .... ...." şeklinde olduğu ifade edildiği de tespit edilmiştir.
Mahkememizce alınan ve benimsenen (kısmıyla) bilirkişi heyet raporunda " Davalının, ticari ilişkinin feshinden sonra... davacının “... ibareli markasını işyeri tabelası ve davacıdan fatura ile alınmış ürünler hariç diğer ürünler üzerindeki etiketlerde ve internet üzerinden kullanmasının davacının ... tescil sayılı markalarının hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği,
Davalının “..” ibareli marka kullanımlarının davacının ...escil sayılı markalarının hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği, " şeklinde özetlenen tespit ve kanaatine mahkememizce de iştirak edilerek davacı tarafın ihtara ve feshe rağmen davalının işyerinde ve instagram hesabında ".. şeklinde ( ve bilirkişi raporunda değinildiği üzere "...." şeklindeki davalının bu markanın tescil edildiği " .... şekilden farklı olarak davacı markasına yaklaşır şekilde gerek işyeri gerekse de internet üzerinden yaptığı kullanımların" davacıya ait ...sayılı marka hakkına tecavüz oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
HAKSIZ REKABET YÖNÜNDEN;
TTK 54 ve devamı maddelerinde haksız rekabet koşulları sayılmıştır.
Benimsenen bilirkişi heyet raporunda " marka karşılaştırmaları, taraflar arasındaki ticari ilişki göz önünde bulundurulduğunda davalının davacı markalarından haberdar olduğu, kullanımlara izin verilmediğinde markaların benzerini kullanarak tüketici nezdinde iltibasa sebep olduğu görülmüş, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmıştır. " şeklinde de ifade edildiği üzere ;
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin feshinden sonra... davacının “...” ibareli markasını davalı tarafca işyeri tabelası ve davacıdan fatura ile alınmış ürünler hariç diğer ürünler üzerindeki etiketlerde ve internet üzerinden kullanması TTk 54 ve devamı kapsamında haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Maddi tazminat; Davacı taraf toplam 3.000 TL tazminat talep etmiş ise de SMK 151/2 kapsamında tazminat seçeneğinde bulunmadığından Borçlar Kanunu 50.nci maddesine göre davalının '...şeklindeki markasal kullanımıyla ilgili 1.000 TL; '...'' markasal kullanımıyla ilgili 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Manevi tazminat; davacı taraf markasının haksız kullanılmasından dolayı 10.000 TL manevi tazminat talep etmiş olup bu talebinde haklı olduğu ( davalı taraf eylemleri nedeniyle davacının ...ibareli tesçilli markalarının müşteri potansiyelinde yaratabileceği zararın davacı üzerindeki olumsuz etki / zarar dikkate alınıp takdiren tayin edilmiştir.) sonucuna varılmış ve talebi kabul edilmiştir.
Marka tecavüzü ve haksız rekabet söz konusu olduğundan ... İş dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararına bağlı olarak el konulan ve marka tecavüzü ve haksız rekabet kapsamında olan ürünlerin imhasına da karar verilmiştir.
Tarafların haklılık oranının 9/10 şeklinde davacı lehinde, 1/10 ise davalı lehinde olduğunun tespitine de karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Davalı tarafın ''.... markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA, KALDIRILMASINA,
3-Davacı tarafın maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜN ile davalının '...şeklindeki markasal kullanımıyla ilgili 1.000 TL; ....' markasal kullanımıyla ilgili 1.000 TL olmak üzere toplam 2.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Davacı tarafça talep edilen manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/19 D. İş dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararının gerekçeli kararın kesinleşmesine kadar devamına,
6-Marka tecavüzü ve haksız rekabet söz konusu olduğundan .... dosyası üzerinden verilen ihtiyati tedbir kararına bağlı olarak el konulan ve marka tecavüzü ve haksız rekabet kapsamında olan ürünlerin İMHASINA,
7-Tarafların haklılık oranının 9/10 şeklinde davacı lehinde, 1/10 ise davalı lehinde olduğunun tespitine,
8-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 819,72 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 760,42 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
9-AAÜT uyarınca maddi istemler yönünden 15.000 TL vekalet ücreti, maddi tazminat yönünden 2.000 TL vekalet ücreti, manevi tazminat yönünden 10.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 27.000 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
10- AAÜT uyarınca reddedilen 1.000,00 TL maddi tazminat yönünden vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
11-Davacının yaptığı (3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 77,5 TL tebligat gideri, Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/19 D. İş Sayılı dosyasında yapılan 827,60 TL masraf ) toplam 3.905,1 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 9/10 si olan 3.514,59 TL ile 59,30 TL ilk harç masrafının toplam 3.573,89 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
12-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı şahıs vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ....Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 26/10/2022
Katip ... Hakim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır