T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. ''TÜRK MİLLETİ ADINA''
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO: 2021/290
KARAR NO: 2022/209
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... ...
DAVALI : 1- ... -..
VEKİLİ: Av. ... - ...
DAVALI : 2- ... - ....
VEKİLİ: Av. ... ...
DAVA: Marka 2021-M-5687 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 15/10/2021
KARAR TARİHİ: 07/09/2022 Yazım Tarihi: 07/10/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davalı şahsın .... ibaresinin 03, 14, 18, 24 ve 25. Sınıflara giren bir takım emtialarda marka olarak tescili için dosyaladığı
.... sayılı başvurunun ilanına davacının... sayılı markalarına ve 6769 sayılı SMK m. 6/1 ve m. 6/5 hükümlerine
dayalı olarak dosyaladığı itirazların diğer davalı....tarafından reddedilmiş
olmasının haksız ve hukuka aykırı bir karar olduğunu, zira taraf markalarının esas unsurlarının
....” ibareleri olduğunu, davalının markasında geçen ....” ibaresinin
...” anlamına geldiğini ve yaygın olarak bilinen bir coğrafi yerin adı olduğunu,
bu nedenle dava konusu markada esas unsur olamayacağını, davacının itirazlarına/ davasına mesnet aldığı markalarında geçen kelimelerin de yerleşik birer coğrafi yer adı olduğunu, dolayısıyla markaların bu açıdan dahi benzediğini, davacının “....ibareli
markasının kısaltılmış hali olan “....”nın davalının markasının da kısaltılmışı olduğunu,
dolayısıyla karşılaştırılan markaların, davacının bir kısım markasında geçen...ibaresi
nedeniyle de karıştırılabileceğini, dava konusu edilen markanın kapsamına alınmak istenilen
emtiaların davacının markalarının kapsamında yer alan 35. Sınıftaki perakende/toptan
satış/ mağazacılık hizmetlerine konu olarak davacının markalarının tescili kapsamında da yer
aldığını, zaten de davacının markalarının ....çapında bilinen ve davacı ile özdeşleşmiş
markalar olduğunu, davacının “... markasının ...nin en büyük alışveriş,
eğlence ve yaşam merkezinin adı olduğunu, “..” markasının da
...nın en büyük kapalı eğlence kolonisinin adı olduğunu,....
.. markalarının da...’deki turistik bölgelerde yerleşik büyük outlet ve AVM’lerin adı
olduğunu, davacının bütün bu markalarının tanınmış markalar olduğunu, böyle tanınmış
markaların farklı mal ve hizmetlerde de kullanımı durumunda, o markanın müşterilerinin çoğu
zaman tanınmış marka sahibinin faaliyet alanını genişlettiğini düşünerek mal veya hizmet
tercihlerini değiştirme eğilimine girdiklerini, dava konusu edilen markanın haksız rekabet
saikiyle tescil edilmek istendiğini ileri sürerek, ....’nın dava konusu edilen
16.08.2021 tarihli ve .... sayılı kararının iptaline ve.... sayılı markanın
reddine, tescil işlemleri tamamlanmış ise hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Şahıs Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davanın yetkisiz
mahkemede açılmış olduğunu, davalının markasının....
anlamına geldiğini, bir bütün olarak değerlendirildiği takdirde bu markanın davacının
markaları ile karıştırılmasının mümkün olmadığını, davacının iddialarının aksine davalının
markasında markasal hüviyette ayırt ediciliği en yüksek olan esas unsurun “Anatolia” ibaresi
olduğunu, davacının markalarının üretim esaslı emtialarda kullanılmadığını, yani taraf
markalarının farklı mal ve hizmetlerde kullanılacağını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın.... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın mesnet markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının davalı başvurusuna engel oluşturup oluşturmayacağı,.... sayılı.... kararını yerinde ve doğru olup olmadığı, davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
.. kararının 17/08/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 15/10/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
....'' ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ....kararına karşı, başvurunun ... sayılı "...
...
...efsane indirim günü" ibareli markalar dayanak
gösterilerek 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
........
ilgili tüketicilerin".... sayılı .... efsane indirim
günü"içeren itiraz gerekçesi markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak
algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların görsel, işitsel,
kavramsal ve bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı kanaatine
ulaşılmıştır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzer markalar olarak değerlendirilmemesi nedeniyle,
markalar arasında karıştırılma, ilişkilendirilme veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirilme ihtimallerinin
ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır.
Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir.
KARAR: İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.
" ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın,.... ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Toplumda tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin, farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, itiraz üzerine ret edilir.
Tanınmış marka kavramı ....içtihatlarında “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... ...
...
ve diğerleri
Bilirkişi heyetinden alınan 24.05.2022 tarihli raporda ÖZETLE: "1) Davacının .. ve ...sayılı markaları özelinde, karşılaştırılan markaların görsel ve kavramsal açılardan birbirlerine yakın benzediği, davacının diğer markaları açısından ise böyle bir benzerlikten bahsedilemeyeceği,
2) Davacının 35. Sınıfa altında “çeşitli malların” toptan/perakende satışı hizmetleri için tescilli olan... ... sayılı markaları açısından,....benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği,
3) (1) ve (2) nolu bentlerdeki tespit ve değerlendirmeler doğrultusunda, karşılaştırılan markalar arasında, davacının 2007 42126 sayılı markası özelinde, dava konusu edilen markanın kapsamına giren tüm emtialar açısından, karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacının diğer markaları açısından ise bulunmadığı,
4) Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalı markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı,
5) (3) nolu bentte davacının ... sayılı markası açısından yapılan değerlendirme ile dava konusu edilen 16.08.2021 tarihli ve ... sayılı ... kararının uyumlu olmadığı," şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı şahıs vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının...." ibareli marka başvurusu ile davacının mal/hizmet benzerliği olan .... ibareli tescilli markası arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu, davacının markasındaki ... ibaresinin belirleyici marka unsuru olduğu görüleceği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar/hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "...." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, yüksek benzerlik nedeniyle her iki taraf markasında yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının " .... " markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğu;
Taraf markaları arasında iltibas oluşmakla beraber davacı tarafın SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmış markasından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hususu kanıtlanmadığı, ancak bu durum var olan iltibası da ortadan kaldırmadığı;
Neticeden davanın kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu ... sayılı YİDK kararının İPTALİNE,
3-Dava konusu ... sayılı marka tescilli olduğundan HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ....e müzekkere yazılmasına
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,4 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 2.350 TL bilirkişi ücreti, 196,00 TL tebligat ücreti, 59,30 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 2.605,3 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 07/09/2022
Katip ... Hakim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır