T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. " TÜRK MİLLETİ ADINA "
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO: 2021/215 Esas
KARAR NO: 2022/207
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA: Marka 2021-M-4382 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 27/07/2021
KARAR TARİHİ: 07/09/2022 Yazım Tarihi:07/10/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının işverenler, öğrenciler ve üniversiteler arasında ihtiyaç duyulan insan kaynağının teminini, staj ve iş bulmayı, etkinlik, çalışma ve süreçlerin organizasyonunu ve kordinasyonunu sağlayan web tabanlı bir internet yazılımı oluşturduğunu, davacının yazılımının Kültür Bakanlığı nezdinde, Türkiye'nin ilk ve tek üniversite-sektör işbirliği temelli staj platformu olarak 15.01.2016 tarihinden beri tescilli olduğunu, davacının “Kariyer Basamağı"”, “Yetenek Kapısı”, “Proje Ortağı” ve “Fikir Borsası” isimleri ile her biri birbirleriyle bağlantılı olarak dört proje kapsamında faaliyetlerini sürdürdüğünü, davacının bu meyanda öğrencilerin kendi yeteneklerini geliştirebilecekleri özel kurslara rahat erişim sağlayabilecekleri bir duyuru ve etkinlik sayfası tasarladığını, bu hizmeti de “Yetenek Kapısı” markası altında www.yetenekkapisi.com.tr web sitesi altında sunduğunu, davacının bu ve diğer markalarını 2016 yılından beri ulusal çapta, resmi ve özel kuruluşlar nezdinde tanıttığını ve kullandığını, davalı tarafın ise davacının bu faaliyetlerini ve markasını kötü niyetli olarak taklit ederek yürüttüğü faaliyetlerinde davacının markasını da kullandığını ve kendi adına tescil ettirmeye çalıştığını, huzurda dava konusu eden bu markada geçen “Yetenek Kapısı” ibaresinin davacının 2020 54521 sayı ile tescilli ve tanınmış markasıyla iltibas yaratacak biçimde aynı olduğunu, ayrıca taraf markalarının birebir aynı emtialarda kullanılacağını, zira davalının da markasının davacının markasının tescilli olduğu 09, 41 ve 42. Sınıflara giren emtialarda tescil edilmek istediğini, davalının davacının markasının aynısı olan bir ibareyi kendisine marka olarak seçmesinin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini ve bu durumun davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nın dava konusu edilen 12.06.2021 tarih ve 2021-M-4382 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescili talep edilen 2020/73618 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...'ne uygun tebligat yapıldığı ancak davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; YİDK kararının iptali yönünden (kurum nezdinde yapılan itirazda sadece kötü niyet itirazı ileri sürüldüğünden) ; davalı başvurusunun kötü niyetli yapılıp yapılmadığı, Türk Patent'in 2021-M-4382 sayılı YİDK kararının iptalinin gerekip gerekmediği;
Hükümsüzlük istemi açısından; davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen mesnet markaları ile davalı başvuru markasının SMK 6/1 maddesine göre iltibas oluşup oluşmadığı, davacı tarafın markalarının tanınmışlığı iddiasının SMK 6/5 maddesine göre oluşup oluşmadığı, davalı başvurusunun SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli başvuru yapılıp yapılmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 14/06/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 27/07/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ... başvuru numaralı "yetenekkapısı" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itiraz reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
Başvurunun iyi niyet kurallarına aykırı biçimde yapıldığı yönündeki iddia incelenmiş, buna göre sunulan telif hakkı belgesinin başvuru ibaresi ile ilgili olmadığı, belgede ser adı olarak "yetenek kapısı" ibaresi bulunmadığı, sunulan gazete haberleri ve alan adı sahipliğinin ibarenin tescile konu mal ve hizmetler üzerinde markasal kullanımı ispata yeterli olmadığı kanaatine varılmış, kötü niyet iddiasının, somut anlamda sadece ilgili kişi ... adına kayıtlı henüz tescillenmemiş "yetenek kapısı" ibareli marka ile başvurunun benzerlik iddiasına dayandırıldığı belirlendiğinden ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. AB Adalet Divanı Genel Mahkemesi, 01/02/2012 tarih, T-291/09 sayılı kararı, para. 90) kötü niyet gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir. "şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesine göre tanınmış markalarda;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markası
Yetenekkapısı (2020/73618) Şekil+YETENEKKAPISI (...)
(HÜKÜMDEN DÜŞMÜŞ)
Bilirkişi heyetinden alınan 12.04.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "1) Davacının ... sayılı markası hükümden düşmüş ise, davacının bu markasına dayalı olarak SMK m. 6/1 hükmüne dayalı bir koruma isteyemeyeceği,
2) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,
3) Davalının markasının kapsamına alınmak istenilen hiçbir emtia açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmediği,
4) (3) nolu bentteki sebepten dolayı, karşılaştırılan markalar arasında, karıştırılma/iltibas ihtimalinin bulunmadığı,
5) Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalı markasının hükmüne bir etkisinin olamayacağı,
6) Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, (davalının"Şekil+Yetenekkapısı " işaretini kendisine marka olarak seçerken “spekülasyon, yedekleme, şantaj vs.” gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava/itiraz dosyalarına herhangi bir delil sunulmamış olduğu görülmektedir.)
7) Yukarıdaki değerlendirmeler ile dava konusu edilen 12.06.2021 tarihli ve 2021-M- 4382 sayılı YİDK kararının uyumlu olduğu,
8) Davacının hükümsüzlük talebinin yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı,," şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin aynı heyetten ek rapor alınması talebi ile Ankara 3 FSHHM.nin 2021/396 esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması talepleri HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek ve bilirkişi raporunda da (sayfa 12) ... esas sayılı dosyaya konu olan marka ile bu davaya konu olan markada emtia benzerliği oluşmadığı ifade edildiğinden yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Daha önceden başvurusu yapılan veya Tescilli olan bir marka ile dava edilen başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "Şekil+Yetenekkapısı" ibareli marka başvurusu ile davacının hükümden düşen " Şekil+YETENEKKAPISI" ibareli markası arasında görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluşsa da emtialar benzer olmadığı, ,ilişkili ve bağlantılı da bulunmadığından (nitekim bilirkişi heyet raporunda bu husus "Davalının markasının kapsamında kalan ve yukarıdaki tabloya yansıtılmış olan emtialar ise, her ne kadar davacının markasının kapsamına giren emtialar ile aynı sınıflara giriyor ise de, benzer alıcı çevresine hitap etmezler, benzer ihtiyaçları gidermezler, aynı kaynaklar tarafından sağlanmazlar, dağıtım kanalları ve satış yerleri farklıdır, birbirlerini tamamlayıcı nitelikleri yoktur ve birbirleri yerine ikâme de edilemezler, son kullanıcıları ve hedeflenen tüketici profilleri aynı değildir, aralarında ham madde/yarı mamul/mamul ilişkisi dahi bulunmaz ve benzer markaları bu farklı mal ve hizmetlerde gören tüketicilerin/alıcıların markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurması mümkün değildir. Dolayısıyla; davalının markasının kapsamına alınmak istenilen emtiaların hiçbiri açısından, somut uyuşmazlıkta emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği söylenememiştir. "şeklinde de izah edilmiştir.) SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluşmadığı;
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da somut olayda oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından ( markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi ) kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle bilirkişi raporu da benimsenerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 15.000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı Türk Patent kurumuna verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı dernek yetkilisisin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 07/09/2022
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza