T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/221 Esas - 2022/221
T.C."TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİK A R A R
ESAS NO: 2021/221
KARAR NO: 2022/221
DAVA: Marka ... Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 02/08/2021
KARAR TARİHİ: 12/09/2022Yazım Tarihi: 12/10/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Taraf markaların benzer olduğunu ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, marka başvuru sahibinin bu marka başvurusu ile kullanmayı hedeflediği ve marka başvuru tarihinden bir süre önce kullanmaya başladığı ibarenin "..." ibaresi olduğunu, tüketicilerin markayı bu ibare ile algıladıklarını, dava konusu markada düşünce balonu şeklinde dizayn edilmiş şekil unsurunun mevcut olduğunu, markada yer alan şekillerin benzerlik tespitinde önem arz etmediğini, tüketici zihninde kelime markasının yer ettiğini, ayırt ediciliğin de işitsel/sesçil işaretler ile sağlandığını, diğer taraftan marka tertip tarzında yer alan “ben olsam ne sorardım” ibarelerinin markaya ayırt edicilik sağlamayacağını, müvekkil bankanın 30 yıla yakın zamandır reklamlarında kullandığı proaktif bir hizmet anlayışıyla sahiplendiği, zamanının ötesine geçen "başka bir arzunuz" şeklindeki slogan markasının her ne kadar tescil edilmemiş ise de Türkiye'nin en bilinen slogan markalarından olduğunu, ... işaretinden sonra gelen "ben olsam ne sorardım" sloganı ile markanın tertip edilmesinin kendileri ile irtibat kurulmasına da sebep olduğunu, ortalama tüketici nezdinde doğrudan doğruya sıradan bir reklam, promosyon ifadesi şeklinde algılanacağını ve reklam, pazarlama faaliyetlerinde yaygın olarak kullanılan sloganların ayırt edici olmadığını, marka tertip tarzında son derece küçük harflerle tali unsur olarak yer alan “ben olsam ne sorardım” ibaresinin de markada ayırt edicilik sağlamayacağını, tüketicinin ilk gördüğü unsurun "..." kelimesi olduğunu, bir an için harfler arasındaki "u" şeklinde yer alan işaretin kesme işareti olarak kullanıldığı düşünüldüğünde dahi tescil edilmek istenen bu işareti ... ibaresinden farklılaştırmadığını, işitsel benzerlik yanında görsel benzerlik ve/veya kavramsal benzerlik bulunmasının gerekli olmadığını, “...” denildiğinde refleks halinde hemen herkesin aklına müvekkil bankanın markasının geldiğini, ... markasının, tescilli bulunduğu mal ve hizmetlerin kapsamını aşmış, çok büyük bir iktisadi değer ve başlı başına bir kalite sembolü olarak reklâm aracı haline gelmiş olduğunu, pek çok sektörle ve davalı marka sahibinin de dahil olduğu eğitim/kırtasiye sektöründe iç içe kullanılmakta olduğu gibi, "..." olarak bir kısım yayın evleri ile işbirliği yapıldığını, ... markası ile ayırt edilemeyecek derecede benzer "... ben olsam ne sorardım" markasını 16.sınıf mallarda adlarına tescil ettirerek müvekkil bankanın sektördeki haklı şöhretinden ve güvenilirliğinden haksız olarak faydalanacaklarını, bunun markanın ayırt ediciliğini zayıflatacağı bir yana, Müvekkil bankanın tescilli pek çok ...’lu markalarının serisi içine sızarak, Müvekkil bankaya ait ... markasının yeni bir versiyonu veya daha da çok işletmeler arasında idari-ekonomik bir işbirliği imajı verdiği/vereceğinin açık olduğunu, ... markasının özel/02339 numara ile TANINMIŞ MARKA olarak sicile işlenmiş olduğunu, dava konusu markanın tescili halinde markanın tanınmışlık düzeyi nedeni ile haksız yararlanma olacağını, itibarının zedelenebileceğini, müvekkil banka markasının sulanacağını, delillere ekli dava dosyası kararlarında ... uzantılı isim+şekil çok sayıda markanın tesciline izin verilmediğini beyan ederek; TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu 22.06.2021 tarih ve ... sayılı kararının iptalini, 2020 25243 numaralı markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini arz ve talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın ileri sürdüğü mesnet markalar arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın markalarının SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlığı iddiası, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının ve Türk Patent'in ... sayılı YİDK kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, kurum kararının iptalinin, davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 23/06/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 02/08/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ... sayılı kararında; " “... başvuru numaralı "bon's ben olsan ne sorardım?" ... +... flaş şekil" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlıktan haksız yarar sağlama ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
.....................
Kurul'da, ilgili tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaları bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markalar bütünüyle bıraktıkları izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Muterize ait ... ibareli tanınmış (T/02339) markanın varlığı da varılan sonucu değiştirmemiştir.
....... Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia da somut delillerle ispatlanmadığı gibi, sadece markalar arasındaki benzerlik iddiasına dayandırıldığından ve Kurul'un kanaatine göre, markalar arasındaki benzerlik veya karıştırılma ihtimali, diğer başkaca koşulların varlığı aranmaksızın, tek başına, kötü niyet iddiasının kabulü için yeterli bir kanıt teşkil etmediğinden (aynı yönde bkz. AB Adalet Divanı Genel Mahkemesi, 01/02/2012 tarih, T-291/09 sayılı kararı, para. 90) bu gerekçeye dayalı itiraz da yerinde ve haklı görülmemiştir.
KARAR: Sayılan nedenlerle, itirazın reddi gerekmiştir.” şeklinde karar vermiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
BON'S Bonusgen (2016/36356)
BEN OLSAN NE SORARDIM? (2020/24243) 09,16,35,36,38,41,42. Sınıf
16. SınıfENBONUS (2011/78349)
09,16,35,36,38,41,42. Sınıf
Günün Bonusu (2011/00668)
09,16,35,36,38,41. Sınıf
I ... Garanti +şekil (2008/58491)
..... 16.........sınıf
Garanti ... FLAŞ (2005/32478)
. ...16.........sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan 22.04.2022 tarihli raporda ÖZETLE: "1. Davalıya ait ... sayılı “BON'S BEN OLSAN NE SORARDIM? ” ibareli marka ile davaya mesnet gösterilen değerlendirme bölümünde yer alan tablodaki markalar arasında görsel, işitsel anlamda benzerlik olduğu, bununla birlikte taraf markaların kapsamında yer alan dava konusu 16. Sınıftaki tüm malların da birebir aynı olması nedeniyle 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin oluşacağı,
2. Davacının mesnet gösterdiği markalar, tüketiciler tarafından iyi bilinen bir marka olduğundan 6769 SMK’nın 6/5 maddesi koşularının somut olayda gerçekleşeceği,
3. Dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığı konusundaki nihai takdirin Sayın Mahkemenin değerlendirmesinde olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE:
Tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının" ... ? " ibareli marka başvurusu ile davacının mal benzerliği olan " ... " ibareli tescilli markaları arasında ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve sesçil benzerlik oluştuğu;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mallar yönünden ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının "... " ibareli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğu ;
Diğer yandan bilirkişi raporunda da geçtiği şekilde "heyetimizin bu konudaki mesleki bilgi ve tecrübesi birlikte değerlendirildiğinde “...” markalarının “BANKACILIK” sektöründe tanınmış olduğu kanaatine varılmıştır............dava konusu markanın çekişmeli mallarda kullanılması halinde, davacının markasının tanınmışlığı nedeniyle tüketici zihninde güçlü çağrışımlar uyanacağından, tanınmışlık olgusunun iltibas tehlikesini arttıran bir etken olabileceği, kuvvetle muhtemel olduğu düşünülmektedir. Bu sebeple 6769 S. SMK’nın 6/5 maddesindeki şartların gerçekleştiği için dava konusu markanın tesciline engel bir durum söz konusu olduğu sonucuna varılmıştır. " şeklindeki tespiti yapılmış ise de bu durum var olan 16.ncu sınıftaki tüm mallar hakkındaki iltibasa etki etmeyeceği sonucuna varılmıştır.
Diğer yönden davalı başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığı kanıtlanmasa da oluşan iltibas sonucuna etkili bulunmadığı;
Neticeden dava kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu Türk Patentin ... sayılı YİDK kararının İPTALİNE,
3-Dava konusu ... sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde Türk Patent Kurumuna müzekkere yazılmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,40 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 2.350,00 TL bilirkişi ücreti, 243,50 TL tebligat ücreti, 59,30 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 2.652,80 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.12/09/2022
Katip ..Hakim ...
E-İmzalıdırE-İmzalıdır