T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C."TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİK A R A R
ESAS NO: 2020/402
KARAR NO: 2022/238
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVALI : ... -... ...
VEKİLİ: Av. ... -...
DAVA: 1-Marka Tecavüzü, Haksız ve Rekabetin Tespiti, Men
2- Maddi ve Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 31/12/2020
KARAR TARİHİ: 21/09/2022Yazım Tarihi: 21/10/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili tarafından “...” markası adı altında “Trendyol.com” adlı internet sitesinde Mart 2020 ayı başlarından itibaren dekoratif ev ürünlerinin satışını gerçekleştirdiğini, akabinde müvekkili tarafından 27.05.2020 marka tescil başvurusunda bulunulduğunu ve “...” ibareli markasının 22.09.2020 tarih ve 2020 54067 sayı ile 20. ve 35. emtialardaki mal ve hizmetler için 27.05.2020 tarihinden itibaren on yıl süreyle tescil edildiğini, davalı tarafça müvekkilinin “...” markasının müvekkilinin izni olmaksızın kullanıldığını, anılan online satış platformu üzerinden müvekkilinin markası kullanılarak ahşap dekoratif ev ürünlerinin satışının gerçekleştirerek müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete sebep olduğunu, müvekkilinin markasının tescilli olması nedeniyle 07.10.2020 tarihinde ....’ne platform üzerindeki satışların durdurulması için .... Noterliği aracılığıyla 07.10.2020 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, davalı tarafla zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında anlaşma sağlanmadığını, aynı zamanda davalı aleyhine 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na aykırı olarak marka hakkına tecavüz edilerek mal üretilmesi ve satışa arz edilmesinin tescilli marka hakkına suç oluşturacak şekilde ihlal edilmesi sebebiyle ... nezdinde suç duyurusunda bulunulduğunu, suç duyurusunun... soruşturma numarası ile derdest olduğunu, davalı tarafından üretilen ve sipariş edilen ürünlerin....’na gönderildiğini, müvekkilinin uğradığı zararların tazmini için işbu davanın açılmasının zorunlu olduğunu, davalı ... adlı satıcının “...” markasını kullanarak “Hayat Kısa Kuşlar Uçuyor” Dekoratif Duvar Tablosunun ve ekte sunulan diğer görsellerde sunulan ürünlerin satışını müvekkilinin markasına tecavüz edecek şekilde ... sitesi üzerinden satışa sunduğunu, davalı tarafça haksız rekabet teşkil edecek şekilde ürünlerin düşük fiyatlarla piyasada satışa sunulduğunu, davalının satış eyleminin sipariş üzerinden gerçekleştiğinden arama el koyma ya da delil tespiti talebinde bulunulmasının sonuçsuz kalacağından bu yollara başvurulmadığını, davalının müvekkilinin tescilli “...” markasını internet yoluyla yaptığı satışlarda herhangi bir lisans anlaşması olmaksızın ve marka sahibinin izni olmaksızın kullandığını, davalının bu eylemlerinin Türk Ticaret Kanunu’nun 56. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet oluşturduğunu, davalı tarafça da üretilen ürünlerin müvekkili tarafından üretilen ürünler gibi dekoratif ev ürünleri olduğunu, 20. ve 35. emtia mal ve hizmetlerin kapsamına girdiğini, davalının “trendyol.com” adlı websitesi üzerinden yaptığı satışlarda müvekkiline ait “...” markasına yer vererek müvekkili ile bağlantılı bir şekilde ürün ürettiği algısını verdiğini ve haksız kazanç elde ettiğini, Sınai Mülkiyet Kanununun 29. Maddesinin ... şeklinde olduğunu, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğini, şu aşamada davalı tarafça müvekkilinin ... markasının kullanılmadığı bilgisinin haricen edinilmiş olsa da müvekkilinin tespit davası açmakta hukuki yararı olduğunu, davalı tarafça davacının marka haklarına tecavüzün internet yoluyla kullanımı dahil tekrarının ve haksız rekabetin menine yönelik talepleri olduğunu, davalının kendisine ait olmadığını bildiği bir markayı kullanmasında kusurlu hareket ettiğini ve kendisinden beklenen gerekli özeni göstermediğini, zaten Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülmekte olan soruşturmada şüpheli ...’ın 21.10.2020 tarihli ifadesinde “... isimli markanın ürünlerini trendyol aracılığı ile satışını yaptığım doğrudur.” demek suretiyle bizzat ikrar ettiğini, davalının eylemleri nedeniyle müvekkilinin çok ciddi şekilde ciro kaybına uğradığını, davalının satışlarının Ekim ayında engellenmesi sonucu müvekkilinin “trendyol.com” sitesindeki satışlarında ise artış gerçekleştiğini, SMK 150/2-a uyarınca Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir hükmü uyarınca seçimlik hakları dikkate alınarak hesaplama yapılmasını talep ettiklerini, davalının ürünlerini paketleme şeklinin dahi müvekkilinin itibarını zedelediğini, davalı tarafça üretilen ürünlerin düzgün bir paketlemeye tabi tutulmaksızın alelade bir kargo kutusu ile gönderildiğini, davalının kötü ve kalite farkı olan uygun olmayan ürünleri satışında kullanmasının manevi tazminat miktarı belirlenirken dikkate alınması gerektiğini, Mahkeme verilecek kararın Türkiye genelinde tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilan edilmesi gerektiğini, ihlalin davadan önce sonlandırılmış olması; tespit davası açılmasına yahut men davası açılmasına engel olmadığını, davalının haksız eylemleri ile müvekkilinin uğradığı maddi zararlar arasında illiyet bağı mevcut olduğunu, müvekkilinin ciro kaybına uğradığını ve davalı tarafça gerçekleştirilen satış miktarları doğrultusunda müvekkilinin zarara uğradığının şüphesiz olduğunu belirterek davanın kabulü ile, müvekkilinin tescilli markasından doğan haklarına karşı tecavüz olduğunun ve haksız rekabetin tespitine, marka hakkına tecavüzün internet yoluyla kullanımı dahil tekrarının ve haksız rekabetin menine/önlenmesine,fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik belirsiz alacak olarak yoksun kalınan kar niteliğindeki 5.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline,3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
Davacı vekili 13/06/2022 tarihli dilekçesiyle; Belirsiz alacak olarak HMK m. 107 uyarınca şimdilik 5.000,00 TL olarak ikame edilen dava değerini bilirkişi ikinci ek raporu doğrultusunda 30.05.2022 tarihli celsedeki ara karar uyarınca ek rapor talebinin reddedildiği göz önüne alınarak fazlaya ilişkin her türlü talep, dava ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla 89.759,18 TL bedelle artırdığını ileri sürerek toplam 91.759,18 TL'lik maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticaret avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı şahıs vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkilinin hediyelik eşya imalatı ile iştigal etmekte olduğunu, imal ettiği ürünleri çeşitli platformlar üzerinden pazarladığını, müvekkilinin ... marka ürünlerinin satışını da Trendyol sitesi üzerinden bir müddet yaptığını, ancak davacı tarafın söz konusu markayı adına tescil ettirdiğinden haberdar olduktan sonra satışa son verdiğini, davacı tarafın tescil kararından haberdar olan müvekkilinin söz konusu markayı taşıyan ürünlerin satışına son vermiş olduğunu, dava tarihi itibariyle tecavüzün söz konusu olmadığını, davacının söz konusu talepler yönünden güncel bir hukuki yararı bulunmadığını, bu nedenle, bu istemlerinin hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacının talebine dayanak olarak Trendyol sitesine ait "Davacı tarafından yapılan satışları gösterir kayıtlarının" sunulmuş olduğunu, müvekkilinin tecavüzü nedeniyle Ağustos ve Eylül aylarında davacının satış adedi ve cirosunun düştüğü gerekçesiyle tazminat talep ettiğini, davacının satış adedi ve cirosunun düşmesi nedeniyle uğranılan gelir kaybının talep edilebilmesi için müvekkilinin eylemi ile gelir kaybı arasında uygun bir illiyet bağının bulunması gerektiğini, davacının satış ve cirosunun azaldığı dönemin yaz aylarına denk gelmesi nedeniyle, dönemsel olma ihtimali bulunduğundan davacının önceki yıllar cirolarının tespit edilerek yaz aylarının satışa etkisinin değerlendirilmesi gerektiğini, davacının gelirinin azalmasına neden olan olayların kendi pazarlama ve organizasyon stilini değiştirmesinden, ulaştırma, satış sonrası gibi hizmetlerdeki tutumundan vb. durumlardan kaynaklanıyorsa yani müvekkilinin fiilleri ile ilgili olmayan gelir kaybı da mevcutsa bu durumun yoksun kalınan kazanç olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, 2020 yılı Mart ayında başlamasına rağmen insanların işini kaybetmesine ya da gelirinin azalma nedeninin etkisini ilerleyen aylarda yavaş yavaş gösteren Covid-19 pandemisi olduğunu, pandeminin davacının satış ve gelirlerine etkisinin ihmal edilemez boyutta olduğu düşünüldüğünden bu etkenin de yargılama sırasında mutlaka göz önünde tutulması gerektiğini,davacının satış ve cirosunun arttığını belirtip hem davalının kalitesiz ürün satması nedeniyle müşteri ve itibar kaybına uğrandığının iddia edilmesi hem de davalı tarafından satışlara son verilince satış ve cirosunun arttığının iddia edilmesinin çelişkili olduğunu, bu durumun davacının itibar kaybı tazminatı isteminin reddi için yeterli olduğunu, davacının markası için bir itibar kaybının söz konusu olmadığını, müvekkilinin Trendyol mağaza puanın da davacının puanından düşük olmadığını, müvekkilinin markayı kaliteli ürünlerde kullanması, reklam vs. gibi başarıları nedeniyle davacı marka sahibinin gelirinin artmış olması nedeniyle manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca bu durumun maddi tazminat hesabında da dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin eylemi nedeniyle davacı tarafın zarara uğramadığını ve davacının uğradığı zarar ile müvekkilinin eylemleri arasında illiyet bağının bulunmadığını, markanın kullanılması yoluyla mütecavizin markaya tecavüzü sonucu elde ettiği gelire markanın hangi oranda etki ettiğini belirlemek için marka dışındaki diğer tüm belirleyici faktörlerin hesap edilerek elde edilen gelirden çıkarılması gerektiğini, davacı tarafından aynı iddialarla onlarca kişiye dava açıldığını, aynı markalı ürünleri başka şahısların da satması nedeniyle, davacının söz konusu ürünleri satmasaydı, bu müşterilerden kaç adedinin davacıdan hizmet alacağının da tespit edilerek muhtemel gelir hesabının yapılması gerektiğini,müvekkilinin bu dönemde davacıdan daha kaliteli üretim ve paketleme teknikleri kullandığını, müvekkilinin eylemleri ile davacının zararı arasında illiyet bağı olmadığını, müvekkilinin kar payı dışındaki diğer tüm gider kalemlerinin davacı tarafından da harcanması gerektiğini, hatta davacının ürünlerinin daha yüksek fiyatla satıldığını iddia ettiği miktar üzerinden vergi ve Trendyol payının hesaplanmasının, daha kaliteli ürün kullandığı iddiasına göre iddia edilen ham madde fiyatının dikkate alınmasının gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 Sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU ; (10/01/2017 yürürlük)
Madde 7 " (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.",
Madde 29 - (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.............." hükmü,
Madde 149/1 de Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden ;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı "gibi taleplerde bulunabilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan);
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın.... tescil sayılı 20 ve 35. Sınıfta kayıtlı marka kapsamındaki ürünlerin davalı tarafça internet ortamı dahil ticarete konu edildiği iddiası açısından marka ihlali ve haksız rekabet oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacının 27.05.2020 başvuru , 22.09.2020 tescil tarihli " ... " ibareli 20 .nci sınıfta "Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler." malları ile 35.nci sınıftaki " Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için AYNI MALLARIN bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." hizmetleri yönünden tescilli ve korunan markası olduğu tespit edilmiştir.
Tarafların dosyaya sunduğu tüm delil ve belgeler karşısında teknik yönü nedeniyle bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Bilirkişile.... (Pazarlama Uzmanı) ve ....
( SMMM
) tarafından sunulan 16.08.2021 Tarihli KÖK raporda ÖZETLE "
Davacı ... tarafından, davalı ...’ın.... internet sitesinde “...” marka adını kullanarak dekoratif ürün satışı yaptığını ispatlayıcı ürün satış sayfalarının fotoğrafları Mahkemeye sunulmuştur. Ayrıca davacı taraf numune olarak hem müvekkili davacı ...’a ait ürün numunesini hem de davalı ...’ın ....web sitesi aracılığıyla tüketicilere sattığı ürünün numunesini Savcılık Makamına sunmuş;bu numuneler Bilirkişi Heyetimize tevdii edilmiştir. Heyetimize fiziken tevdii edilen davacı ve davalıya ait dekoratif duvar süsü niteliğindeki 2 adet numune ürünün paketleme, kalite, tasarım, malzeme, işçilik değerleri incelenmiş, karşılaştırmaları yapılmış ve varılan tespitler aşağıda belirtilmiştir.
Davacı ... tarafından tüketicilere satılan “...” markalı ürünün fotoğrafları: (RAPORDA);
Davalı... tarafından tüketicilere ....internet sitesi aracılığıyla “...” marka adı kullanılarak satılan ürünün fotoğrafları (RAPORDA);
Davacı ve Davalı Ürün Numunelerinin Karşılaştırılması:
Her iki numune ürünün de duvara asılacak şekilde duvar tablo yazılarından oluştuğu; ürünlerde tasarımsal kuş figürlerinin bulunduğu;
-Ürünlerin duvara asılacak şekilde tasarlanarak yapıldığı; internet sitesinde éDuvar Tablosu” ibaresiyle adlandırıldığı;
-Ürünlerin tüketicilerin isteklerine göre özel olarak farklı renklerde ve farklı kelimelerle üretildiği;
-Numune ürünlerin her ikisi de “hayat kısa kuşlar uçuyor” ibaresini içerdiği ve kuş resim figürlerinin yer aldığı;
-Davacının ürününün kargo kutusunun üzerinde “...” ibaresinin yer aldığı, ürünün içinde ürünün montajının nasıl yapılacağına dair bilgi yazısının yer aldığı, bu yazıda ürüne zarar gelmesi halinde tüketicilerin ulaşacakları telefon numarası ile e-mail adresinin bulunduğu;
-Davalının ürününün ise kargo kutusunun üzerinde sadece gönderici olarak davalı “...” adının yazılı olduğu, paketin içinde trendyol.com sitesi aracılığıyla satıldığının gösterir bir evrakın bulunduğu; fakat montaj yapım aşamalarına ilişkin bir bilgi kağıdının bulunmadığı;
-Davacının ürününü oluşturan duvar tablosunun her kelimesinin düzenli bir şekilde ayrı ayrı olacak şekilde paketlenmiş olduğu; davalının ürününün ise tüm kelimelerin ve figürlerin aynı bölüme denk gelecek şekilde karışık bir şekilde toplu olarak paketlenmiş olduğu; davalının paketlemesinin tüketiciler açısından kullanışsız ve kelimeleri ayırmanın zor olduğu;
-Davacının ürününün malzeme kalitesinin ve ürünün duvara asma, yapıştırma sisteminin/montaj sisteminin davalının ürününe göre daha kaliteli, kolay ve pratik şekilde birleştirme ve kısa zamanda duvara asılma sistemine sahip olduğu, tespit edilmiştir.
Bu itibarla, davalı ...’ın www.trendyol.com internet sitesinde davacı ... adına TPMK nezdinde tescilli marka adı olan “...” adını kullanarak tüketicilere daha düşük kalitede benzer/aynı türde dekoratif ev ürünleri satışını yaptığı anlaşılmaktadır.Nitekim, davalı ...’da Savcılık ifadesinde “...” adını bir süre kullanarak tüketicilere satış yaptığını kabul ettiği; ancak,“...” ibaresinin marka adı olarak korunduğunu öğrendikten sonra kendi ürettiği ürünleri “...” marka adının kullanarak satmaya son verdiğini söylemiştir.İşbu Bilirkişi Heyet Raporunun hazırlandığı 2021 yılı Temmuz ayı itibariylewww.trendyol.com internet web sitesinde, davalı ...’ın “...” marka adını kullanarak dekoratif ürünler satışını gerçekleştirdiğine ilişkin bir satış sayfasının bulunmadığı görülmüş olup, bu durum da davalının eskiden bir süre davacının marka adını kullanarak satış yaptığını ancak mevcut durumda bu satışı son verdiğini göstermektedir.
SONUÇ; 1. Davacı ...’ya ait 27.05.2020 başvuru tarihinden itibaren TPMK nezdinde korunan “...” tescilli marka adı ile davalı ...’ın dava tarihi öncesindeki dönemlerde www.trendyol.com web sitesinde tüketicilere satış yaparken fiilen kullandığı “...” ibaresinin karşılaştırılmasında;“...” kelimesinin harflerinin, okunuşunun işitsel ve görsel durumunun birebir aynı olduğu; davalının “...” ibaresinin kullanmasının tüketiciler nezdinde davacının marka adıyla ilişkilendirilme, karıştırılma, çağrıştırma yapacağı; dolayısıyla davalının bu “...” ibaresini kullanımının iltibas ihtimalini oluşturacağı; davalının “...” ibaresini fiilen kullandığı dekoratif ev ürünleri alanının, davacının “...” tescilli markasındaki mal ve hizmet sınıfları olan 20. Sınıftaki “Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler.” ve 35. sınıftaki “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları ile aynı türde mal ve hizmetleri kapsadığı; davalının bu eylemlerinin dava tarihi öncesinde sona erdiği ve mevcut durumda devam etmediği;
2. Davalı ...’ın, dava tarihi öncesi dönemlerde, davacı ...’ın TPMK nezdinde tescilli “...” marka adını 20. ve 35. sınıftaki aynı tür mal ve hizmetlerde birebir aynı şekilde kullanması nedeniyle davalı tarafından davacının SMK 7. ve 29. Maddelerde düzenlenen marka hakkına tecavüz ve TTK 55. maddede düzenlenen haksız rekabet halinin doğmasına yol açtığı;
3. Davalı ...’ın 27.05.2020 – 31.12.2020 tarihleri arasında yapmış olduğu satışlardan elde ettiği ciro baz alındığında davalı ...’a 23.991,66 TL yasal faiz miktarı kadar maddi tazminat ödemesi gerektiğine;
4. Davacının manevi tazminat talebinin takdirinin Mahkemeye ait olduğu; " şeklinde ifade edilmiştir.
Bu rapora taraflarca itiraz edilmesi üzerine aynı heyetten EK 1 rapor alınmıştır. 26.11.2021 tarihli EK rapor 1 'de ÖZETLE "1-Davalı tarafından yapılan ve davaya konu olan satışların satış koşuları dikkate alınarak,yarısı davacı tarafından yapılmış olduğu varsayımıyla davacının elde edeceği brüt satış rakamının 1984 adet*72,15/2 : 71.572,80 TL olacağı hesaplanmıştır. 2- Bu maddi tazminat hesabı dışında kalan konularda tarafların itirazlarının Bilirkişi Kök Raporunda tespit edilen hususları değiştirici nitelik taşımadığı sonucuna varılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir.
Bu rapora da her iki taraf vekili itiraz edince ;" 1-Heyette yer alan ....aynı zamanda SMMM niteliğinde meslek mensubu olup, diğer bilirkişi .... de Pazarlama uzmanı yanında Maliyeci kökenli olduğundan, davacı vekilinin heyette mali müşavir eklenmesi yönündeki talebinin reddine, 2-Bilirkişiler .... kalemce çağrılarak ve dosya yeniden kendilerine tevdi edilerek, tarafların dosyaya yansıttıkları itiraz dilekçeleri, dava dilekçesinde geçen ''Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir'' seçeneği kapsamında dosyaya yansıtılan deliller ışığında (yansıtılan deliller yeterli değilse defter ve kayıtların gerekip gerekmediği izahatlı da yazılarak) itirazlar kapsamında 2. EK RAPOR alınmasına, " şeklinde ara karar oluşturulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından '' Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir'' seçeneği üzerinden ''dava konusu döneme ilişkin davalının Noter onaylı ticari defter ve kayıtlarının, .... bildirim ve tahakkuklarının, hizmet listeleri ile satış faturalarının ibraz edilmesi hususunda davalıdan istenmesini talep ederiz'' şeklinde dosyaya yazılı beyan dilekçesi sunulduğu görülmekle ; "Davalıya HMK 220/3. Maddede belirtilen şekilde bilirkişi heyeti tarafından yukarıda belirtilen taleple ilgili olarak davanın açıldığı 31/12/2020 tarihinden önceki son 5 yıla ait ''dava konusu döneme ilişkin davalının Noter onaylı ticari defter ve kayıtlarının, SGK bildirim ve tahakkuklarının, hizmet listeleri ile satış faturalarının'' ihtarın tebliğinden itibaren 1 aylık kesin süre içerisinde CD ortamında veya fiziki olarak dosyaya sunulması gerektiğine, bu süre zarfında istenilen kayıt ve belgelerin fiziki durum nedeniyle sunulamaması halinde yerinde inceleme talepte edildiği takdirde AÇIK ADRES ve İLETİŞİM BİLGİLERİ belirtilerek sunulması gerektiğine, aksi takdirde diğer tarafın sunduğu kayıt ve belgelere göre tazminat hesabı yapılabileceğine dair davalı vekiline meşruhatlı davetiye çıkartılmasına, Yerinde inceleme söz konusu olduğunda masraf hususu ve talimat konusunda ara karar oluşturulup, taraflara tebliğine, Belirtilen ihtara rağmen kayıt ve defterlerin SUNULMAMASI halinde aynı bilirkişi heyetinden önceki ara karar kapsamında tazminat hesabına yönelik ek rapor alınmasına, " yönelik ara kararı oluşturulmuştur.
Bu kapsamda sunulan davalı delil ve belgeleri, tarafların itirazları doğrultusunda aynı heyetten alınan 26.03.2022Tarihli EK rapor 2 'de ÖZETLE" 1-Davalı tarafından yapılan ve davaya konu olan satışların satış ve gider koşulları dikkate alınarak, davacının elde edeceği gelirin 143.145,6 TL. olduğu, aynı tarihler arasında davalı tarafın beyan ve iddiaları da dikkate alınarak 56.381,56 TL gideri mevcut olduğu, net karının 86.764,04 TL. olduğu hesaplanmış olup, kanuni faiz miktarı ile toplam olarak hesaplandığında 89.759,18 TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 2- Bu maddi tazminat hesabı dışında kalan konularda tarafların itirazlarının Bilirkişi Ek Raporunda tespit edilen hususları değiştirici nitelik taşımadığı sonucuna varılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir.
Bunun üzerine davacı vekilinin ek rapor alınması talebi , davalı vekilinin de yeni heyetten rapor veya aynı heyetten ek rapor alınması talepleri HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek 3 ayrı sunulan rapor ve ek raporlar karşısında yargılamanın gereksiz uzamaması için bu taleplerin reddine ve tahkikatın bitirilmesine karar verilmiştir.
GEREKÇE
Marka tecavüzü açısından;
SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.
Davacı tarafın yukarıda belirtilen şekilde 27.05.2020 başvuru , 22.09.2020 tescil tarihli " ... " ibareli 20 .nci sınıftaki bazı malları ile 35.nci sınıftaki " AYNI MALLARIN satış " hizmetleri yönünden tescilli ve korunan markası olduğu tespit edilmiştir.
Davalı tarafın ise " dava tarihi öncesindeki dönemlerde www.trendyol.com web sitesinde “meta.sell” ibaresini fiilen kullanarak dekoratif ev ürünlerini ticarete sunduğu " bilirkişi heyeti kök raporu ile anlaşılmış olup bu kapsamda;
Davalının internet yoluyla ticaret ortamında satışa sunduğu ve markasal olarak " dekoratif ev ürünlerinde" kullandığı "meta.sell" ibaresi ile davacının "... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede ayniyet şeklinde benzerlik bulunduğu; ortalama tüketici kesimi tarafından taraf markaları arasında benzerlik nedeniyle her iki markada yanılgı yaşayabileceği, her iki taraf markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, (nitekim benimsenen bilirkişi heyet raporunda bu husus " ....davalı ...’ın.... internet sitesinde davacı ... adına TPMK nezdinde tescilli marka adı olan “...” adını kullanarak tüketicilere daha düşük kalitede benzer/aynı türde dekoratif ev ürünleri satışını yaptığı anlaşılmaktadır. Davalı ...’ın, dava tarihi öncesi dönemlerde, davacı ...’ın TPMK nezdinde tescilli “...” marka adını 20. ve 35. sınıftaki aynı tür mal ve hizmetlerde birebir aynı şekilde kullanması nedeniyle davalı tarafından davacının SMK 7. ve 29. Maddelerde düzenlenen marka hakkına tecavüz ve TTK 55. maddede düzenlenen haksız rekabet halinin doğmasına yol açtığı; " şeklinde de izah edildiği) bu açıdan davalının eylemi marka tecavüzü şeklinde oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Haksız rekabet açısından;
TTK 54 ve devamı maddesinde haksız rekabet hükümleri belirtilmiştir.
Benimsenen bilirkişi heyeti raporunda "....davalı ...’ın www.trendyol.com internet sitesinde davacı ... adına TPMK nezdinde tescilli marka adı olan “...” adını kullanarak tüketicilere daha düşük kalitede benzer/aynı türde dekoratif ev ürünleri satışını yaptığı " şeklinde izah edilen gerekçe ve görüşe aynen iştirak edilerek davalının bu şekildeki kullanımlarının TTK 54 ve devamı maddelerinde sayılan haksız rekabet oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Maddi , Manevi tazminat ve hükmün ilanı konusu;
SMK Madde 149/1 de Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi mahkemeden ;
"Tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini , araçlara elkonulması, Elkonulan araçlarda kendisine mülkiyet hakkının tanınması, araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya imhası, kararın ilanı "gibi taleplerde bulunabilecektir.
Bu kapsamda davacı vekili ''Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir'' seçeneği " üzerinden talep ettiği bedel artırımı ile 91.759,18 TL. maddi tazminat talebi karşısında yukarıda da izah edildiği üzere davalı eylemi marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğundan ; bilirkişi heyeti ek 2 raporda "Davalı tarafından yapılan ve davaya konu olan satışların satış ve gider koşulları dikkate alınarak, davacının elde edeceği gelirin 143.145,6 TL. olduğu, aynı tarihler arasında davalı tarafın beyan ve iddiaları da dikkate alınarak 56.381,56 TL gideri mevcut olduğu, net karının 86.764,04 TL. olduğu hesaplanmış olup, kanuni faiz miktarı ile toplam olarak hesaplandığında 89.759,18 TL olduğu sonucuna ulaşılmıştır. " şeklinde hesaplanan miktar üzerinden FAİZ DIŞINDA kalan miktar üzerinden SMK 149.ncu maddeye göre "Davacı tarafça talep edilen ve bilirkişi raporunda hesaplanan 86.764,04 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine," şeklinde karar verilmiştir.
Davacı taraf aynı zamanda manevi tazminat talebinde de bulunmuş olup davalı eylemi marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğundan SMK 149.ncu maddeye göre " talep edilen 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine," ( davacı lehine bu oran belirlenirken davalı tarafın marka tecavüzü eylemi nedeniyle davacının tesçilli markasının kapsamındaki malları ticarete sunulduğu, dolayısıyla davacının müşteri potansiyelinde / tescilli markasının itibarında yaratabileceği zararın davacı üzerindeki olumsuz etki / zarar oranı dikkate alınıp takdiren tayin edilmiştir.) şeklinde de hüküm kurulmuştur.
Davalı eylemi marka ihlali oluşturduğundan SMK 149.ncu maddeye göre "kararın hüküm özetinin Türkiye genelinde yayınlanan ve Tirajı 100 binin üzerinde olan bir gazetede bir kez ilan edilmesine, (masrafın sonradan davalı taraftan tahsil edilmek üzere) " şeklinde de karar verilmiştir.
Neticeden dava kısmen kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, MEN'ine,
3-Davacı tarafça talep edilen ve bilirkişi raporunda hesaplanan 86.764,04 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
4-Davacı tarafça talep edilen 3.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Kararın hüküm özetinin Türkiye genelinde yayınlanan ve Tirajı 100 binin üzerinde olan bir gazetede bir kez ilan edilmesine, (masrafın sonradan davalı taraftan tahsil edilmek üzere)
6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.131,78 TL karar ilam harcından peşin alınan 136,62 TL+ tamamlama harcı 1.447,47 TL=1.584,09 'nin düşümü ile bakiye 4.547,69 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/A-13 ve Arabuluculuk Asgari Ücreti Tarifesi m. 7/3 hükmü uyarınca 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 660,00 TL'sinin davacıdan, 660,00 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
8-AAÜT uyarınca tespit,men istemleri yönünden 15.000,00 TL vekalet ücreti, maddi tazminat yönünden 15.000,00 TL vekalet ücreti, manevi tazminat yönünden 3.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 33.00,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
9-AAÜT uyarınca reddedilen maddi tazminat oranı üzerinden 4.995,14 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
10-Davacının yaptığı ( 2.100,00 TL bilirkişi ücreti, 192,50 TL tebligat gideri) toplam 2.292,5 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 1.146,25 TL ile 1.584,09 TL ilk harç masrafının toplam 2.730,34 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
11-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile.... Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.22/09/2022
Katip ...Hakim ...
E-İmzalıdırE-İmzalıdır