T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/226 Esas - 2022/197
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO: 2021/226 Esas (Birleşen 3. FSHHM'nin 2021/246 Esas dosyası dahil)
KARAR NO: 2022/197
DAVA:Marka ... Sayılı YİDK Kararı İptali
DAVA TARİHİ: 06/08/2021-23/08/2021
KARAR TARİHİ: 05/09/2022 Yazım Tarihi: 30/09/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE:Müvekkil şirketin 1967 yılında kurulup; Türk Elektrik ve Aydınlatma sektörünün gelişmesinde ve Türkiye ihracatının artmasında sektörde rol oynayan öncü firmalar arasında yer aldığını. Markalaşma yönünde ilerleme sağlayarak, Dünya çapında saygın Türk markaları arasına girmeyi ve sektöründe dünyaca ünlü olan firmaların teknolojilerini Türkiye piyasasına arz ettiğini, * Müvekkilin, kuruluş tarihinden bu yana benimsediği misyonuna ulaşmadaki kararlılığını, büyük gayretler ve başarılar göstererek kurduğu şirketleri olan, ...Elektrik San. Ve Tic. A.Ş., ...Dış Tic. Ltd. Şti., ... ve Dünyanın önde gelen firmalarına yıllardır partnerlik etmekte ve bu firmaların ürünlerini ve ithal/imal ettiği ürünleri olan 5000'e yakın müşterisi aracılığı ve Türk sanayisine arzını Gerçekleştirdiğini, * Müvekkil firma; üretiminde teknolojiyi takip eden, kaliteli ürün üreten, bayilerini ve kullanıcıyı koruyan, satış öncesi ve sonrası hizmetlerini en iyi şekilde sağlayan ve çizgisini bozmayarak kendisini geliştiren firma olarak hedeflerine yürümeye devam etmekte olup; tüketici nezdinde yaratmış olduğu güven ve itibara istinaden marka değerini korumak adına marka tescil başvurusunda bulunduğunu. Ancak müvekkil firma adına yapılan marka tescil başvurusu Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından marka bülteninde yayımlanmış olup; ilgili yayıma itiraz edildiğini. İşbu itiraza istinaden TÜRKPATENT tarafından 35. Sınıf emtialar tescil konusundan çıkarıldığını. Kurum tarafından verilen haksız ve hukuka aykırı karara karşı taraflarınca süresi içerisinde itiraz edildiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu ise karara karşı itirazlarını eksik ve yanlış inceleme ile değerlendirerek kurum kararının geçerliliğine karar verdiğini, YİDK tarafından verilen kararda nihai karara karşı kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içerisinde dava açılabileceği taraflarına tebliğ edilmiş olup; haksız ve hukuka aykırı karara karşı taraflarınca süresi içerisinde işbu davanın açıldığını, Cevap dilekçesinde davalı tarafından ileri sürülen iddiaların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, ... bir grup firması olup, uzun yıllardır hem yurtiçi hem de yurtdışı satışları ile dünyadaki birçok evi aydınlatmakta olduğunu. İtiraza konu markalar ile müvekkil şirketin tescil ettirmek istediği markanın aynı sektörde faaliyet göstermediğini. "ela myra resort hotel” ve "..." markalarından anlaşılacağı üzere markaların otelcilik sektöründe hizmet vermekte olduğunu. Bu nedenle markaların hitap ettiği tüketici kitlesinin farklı olduğunu. Dolayısıyla uyuşmazlık konusu markaların aynı veya benzer işaretlere sahip olmadıklarını. Uyuşmazlık konusu markalar farklı faaliyet alanlarında hizmet vermekte olup iltibas tehlikesi bulunmadığını. Markalar görsel anlamda farklı şekil unsurlarına sahip olup bu ihtimalde dahi iltibasın varlığından söz etmenin hukuken geçerli olmayacağını, Sonuç olarak müvekkil şirkete ait, tescil ettirilmek istenen 2020/18818 başvuru numaralı "... myra" markası ile yayına itirazda bulunan Özak Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Anonim Şirketi'ne ait “..." ve “ela myra resort hotel” markalarının karıştırılma ihtimali olmadığı göz önüne alındığında, TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'nun 15.06.2021 tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkilleri ... kalitesini taşıyan yeni projelerini hayata geçirmeye hazırlandığını; yani kaliteli ve bilinir projeler hayata geçirmiş, Türkiye genelinde büyük bir saygınlık ve tanınmışlık kazanmış olduğunu. Müvekkil Şirket bu bilinirlik ve tüketicide sağladığı güven sonucunda ileride iltibasa neden olacak marka tescillerinin önüne geçmek ve daha sonra yapacağı yatırımlara zemin hazırlamak için, "ela" ibaresini içeren onlarca seri markayı tescil ettirdiğini. Davacının tescil başvurusuna yapılan itirazın gerekçesini oluşturan ... tescil nolu, 31.01.2019 tescil tarihli ... sınıflarda tescil edilmiş ve Müvekkilin sahibi olduğu markaların devamı niteliğinde olan markalar olduğunu. Müvekkil adına tescilli "... " markaları ile davaya konu markanın, smk 6/1 kapsamında tüketici nezdinde ilişkilendirme ihtimali bulunan markalar olup bu nedenle tescili halinde müvekkil markası ile iltibasa yol açacağını.Hem işbu dilekçeleri ile hem de Türk Marka ve Patent Kurumu tarafından sunulan cevap dilekçesi ile davacının "... myra" ibareli markasının yeniden inceleme ve değerlendirme kurulunun 15.06.2021 tarihli ve e-29822383-000-210290317 sayılı kararının iptali ve markasının tescili için açmış olduğu davada öne sürdüğü gerekçelerin hukuka avkırı olduğu ispatlanmıs olduğunu savunarak acılan davanın reddini talep etmistir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın;davacı firmanın 2020/18818 başvuru sayılı markası ile davalı firmanın ... ve 2018/75361 sayılı markaları dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas oluştuğu gerekçesi ile başvurunun kısmen reddi, ve itirazın reddi konusunda verilen Türk Patentin ... sayılı YİDK kararının yerinde ve doğru olup olmadığı, davacı tarafın başvuru açısından müktesep hak, önceye dayalı kullanım ve tanınmışlık iddialarının marka başvurusuna ve alınan YİDK kararına etki edilip edilmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 18/06/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 06/08/2021 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ... sayılı kararında; " ....................Yapılan inceleme sonucunda, başvuru ile kısmi redde mesnet gösterilen markaların bağlantı kurulması ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzer olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Ayrıca başvuru ile kısmi redde mesnet markaların aynı/aynı tür veya benzer hizmetleri kapsadıkları da tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle itiraz hakkında Markalar Dairesi Başkanlığınca verilen karar yerinde görülmüş ve iş bu itirazın reddi gerekmiştir. Başvuru sahibi adına önceden tescil edilmiş ve başvurudan farklı marka örneğine sahip markaların, incelenen başvuru için müktesep hak teşkil etmesi mümkün olmadığında, başvuru sahibinin önceki haklar gerekçeli itirazı da haklı görülmemiştir.Başvurusu yapılan markanın kullanılıyor veya tanınmış olması, daha önceki tarihte aynı / aynı tür mallar veya hizmetler için tescil edilmiş / tescil başvurusu yapılmış benzer markaların varlığını, dolayısıyla 6(1) maddesinin uygulanabilirliğini ortadan kaldırmayacağından kullanım ve tanınmışlık gerekçeli itirazlar da haklı bulunmamıştır. Son olarak, başvuru sahibinin emsal kararlar gerekçeli itirazı, farklı markalar hakkında verilen kararların incelenen başvuruyla ve bu başvuru hakkındaki kararla bağlantısının bulunmaması nedeniyle haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle itirazın reddedilmesi gerekmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Kazanılmış hak kavramı, Türk Patent kurumunda daha önceden tesçilli olan markanın aynısının önceki sahibine bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunarak yeni markayı da alabileceği düşüncesinden ortaya çıkmıştır.
Kazanılmış hak açısından Yargıtay uygulamalarında KRİTER "1-Kazanılmış hak sağlayan markanın tesçilli olarak uzun süre kullanılması (kullanım ve tesçilin taraflar arasında artık çekişme konusu olmaktan çıkması- kabullenilmesi), 2-Sonradan yapılan başvurunun kazanılmış hak sağlayan markanın ASLİ UNSURU muhafaza edilerek , işletme ile bağlantısı ve tüketici nezdinde yarattığı izlenim korunmak suretiyle oluşturulması, ( önceki markanın asli unsuru değişmiş ise yeni başvuru kabul edilir), 3- Sonraki başvurunun önceki markanın kapsadığı ve hizmet ile AYNI veya AYNI TÜR mal ve hizmetleri içermesi, ( yani kapsamını genişletmemesi)" şeklinde özetlenebilir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı başvuru Markası Davalı Markaları
Şekil + ... (2020/18818) ... (...)
09,35.Sınıf 35, ......,45.Sınıf
... (2018/75365)
35,.................,45.Sınıf......
Önceki Markaları
... .......
Bilirkişi heyetinden alınan 31.05.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "
Davaya konu olan 2020/18818 sayılı “... ” markası ile davaya mesnet gösterilen davalının “...” ve “Ela Myra Resort Hotel” ibareli markalarla REDDE KONU 35. SINIFTAKİ hizmetler bakımından birebir aynı olsa da taraf markalar arasında görsel ya da işitsel anlamda bir benzerlik söz konusu olmadığından SMK 6/1 maddesi anlamında iltibas ihtimalinin oluşmayacağı,
• Davacının “önceki kullanıma dayalı hak”, “tanınmışlık” iddialarının dava konusu marka başvurusunun tesciline bir etkisinin olamayacağı,
• Davacının ELBİ MYRA ibareli marka başvurusu yönünden, ELBİ ibareli önceki marka tescillerinden kaynaklı “Reklamcılık, pazarlama ve halkla ilişkiler ile ilgili hizmetler (Ticari ve reklam amaçlı sergi ve fuarların organizasyonu hizmetleri dahil). Büro hizmetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, muhasebe ve mali müşavirlik hizmetleri (ithalat-ihracat acente hizmetleri dahil). Ticari ve sınai ürünler için eksperlik hizmetleri. Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Anahtar-priz grubu, Grup priz, aydınlatma, sigorta kutusu ve elektrik aksesuarları olmak üzere, Elektrik kontrol ekipmanlarının ve Elektrik ürünlerinin bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetler bakımından müktesep hakkının bulunduğunu " şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı vekilinin yeni bilirkişi heyetinden rapor veya aynı bilirkişi heyetinden ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki başvuru veya Tescilli bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davacının "Şekil + ... " ibareli marka başvurusu ile davalı firmanın " ... ve ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki taraf markasında ... şeklinde ibarelerin asli unsur olarak öne çıktığı;
Dğer yönden 35.ncı sınıf hizmetler açısından da emtia benzerliği de gerçekleştiği ;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "Şekil + ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmanın " ... ve Ela Myra Resort Hotel " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markada benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalar algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan YİDK kararı yerinde ve doğru olduğu;
( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih 2014/11-696 E 2016/778 K sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)
Davacı tarafın daha önceki tescilli markalarından hiçbirinde " ... " ibaresi yer alsa da başvuru markasının asli işaretlerinden "MYRA" ibaresi önceki markalarda yer almadığından yukarıdaki kriter kapsamında müktesep hak koşullarından da yararlanamayacağı; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle bu görüşe de iştirak edilmediği)
Diğer yönden davacı taraf başvuru ibaresi üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği , SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlık iddialarını ileri sürmüş ise de bu hususlar nisbi red sebebi olarak başkasının başvuru markasına engel oluşturan sebepler olup davacının kendi başvurusunun tescilini sağlama sebepleri de sayılmadığından bu iddiaların kabulü de mümkün görülmediği;
Tüm bu gerekçelerle davanın reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Asıl dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,4 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-Birleşen dava yönünden; Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,4 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
4-AAÜT uyarınca 15.000.00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ve davalı kurum vekili ile davalı firma vekilinin yüzüne karşı, davacı 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 05/09/2022