T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/283 Esas - 2022/202
T.C."TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİK A R A R
ESAS NO: 2021/283
KARAR NO: 2022/202
HAKİM:...
KATİP...
DAVACI ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : 1..
VEKİLİ: Av...
DAVALI : 2-...
VEKİLİ: Av.....
DAVA: Marka 2021-M-6311 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 08/10/2021
KARAR TARİHİ: 05/09/2022Yazım Tarihi: 30/09/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilin 2005 yılından beri yürüttüğü ticari faaliyetleri kapsamında ....’nin en büyük ilk beş deterjan üreticisi arasında yer aldığını, ürünlerinin en az 72 ülkeye ihraç edildiğini, bu faaliyetleri kapsamında kullandığı markaları arasında bulunan “....” markalarına yaptığı maddi ve manevi yatırımlarla bu markalara iktisadi bir değer kazandırdığını, dava konusu eden markada geçen “...” ibaresinin davacının tescilli ve tanınmış bu markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer bir ibare olduğunu, zira karşılaştırılan ibarelerin aynı harflerle başlayıp aynı harflerle bittiğini, bu durumun karşılaştırılan markaları fonetik açıdan da birbirlerine yakınlaştırdığını, ayrıca taraf markalarının aynı/benzer/türdeş emtialarda kullanılacağını, zira davalının markasının 03 ve 05. Sınıflara giren emtialarda tescil edilmek istendiğini, halbuki davacının markalarının da aynı emtialar açısından tescilli olduğunu, davalının davacının markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olan bir ibareyi kendisine marka olarak seçmesinin tesadüf olarak değerlendirilemeyeceğini ve bu durumun davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, ....nın dava konusu edilen 24.08.2021 tarih ve .... sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescili talep edilen .... sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davacının....nezdinde dosyaladığı itirazlarına mesnet almadığı 2017 23671 sayılı markasına dayalı olarak huzurdaki davada bir hak talep edemeyeceğini, davacının itirazlarına mesnet aldığı markalar ile dava konusu edilen markanın arasında herhangi bir benzerlik veya çağrışım bulunmadığını, davalının markası “kılariks” şeklinde okunurken davacının markalarının “kiliks” şeklinde okunduğunu, yani karşılaştırılan markaların fonetik açıdan da birbirlerine benzemediğini, taraf markalarının dikkatli ve seçici bir tüketici kitlesine hitap ettiğini, davalı firma adına diğer davalı .... nezdinde önceki tarihlerden beri tescilli ... markaların bulunduğunu, davalının huzurda dava konusu edilen markasının da bu markaların serisi/devamı niteliğinde olduğunu, karşılaştırılan markalar arasında tüketicileri yanıltacak bir benzerliğin olmadığı açık olduğu halde, davalının uzun süredir devam eden markalaşma politikası yolunda tescil ettirdiği seri markalarına bir yenisini eklemiş olmasının kötü niyet olarak değerlendirilemeyeceğini, davacının davasına mesnet aldığı ... sayılı markasını tescilli olduğu emtialarda kullandığını ispat etmesi gerektiğini, yani davalının bu markayla ilgili olarak huzurdaki davada kullanmama def’i ileri sürdüğünü, davacının... markalarının tanınmış marka olmadığını ve bu tanınmışlığın da ispat edilemediğini, halbuki davalının ... markalarının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın... başvuru sayılı markası ile davacı tarafın kurum nezdinde ileri sürdüğü....sayılı markalar arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı .... sayılı marka açısından Türk Patent Kurumunun kullanım ispatı değerlendirmesinin doğru olup olmadığı), başvuru ibaresi üzerinden davacı tarafın SMK 6/3 maddesine göre önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının, SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı iddiasının ve davalı başvurusunun SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli yapılıp yapılmadığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği; hükümsüzlük iddiası açısından dava dilekçesinde geçen... sayılı marka ile birlikte yukarıda belirtilen markalar açısından iltibas koşulları oluşup oluşmadığı ve yine yukarıda belirtilen SMK 6/3, 6/5, 6/9 maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 25/08/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ....Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 08/10/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
.... sayılı kararında; ."..................
İşbu başvuru ile itiraza gerekçe gösterilen markaların bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal düzeyde benzer olmadıkları , bu bağlamda markalar arasında karıştırılma veya tanınmışlık nedeniyle ilişkilendirme ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 19/2 " 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir. ",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işareti.... şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da ...hudutları için olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda .... sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. ( Bu konuda örneğin; “Marka sahibinin, markasını tescil ettirirken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir” (Karasu, Rauf; Spekülasyon ve Engelleme Markaları,...
.... Kararı”nda da “Marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına veya şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötüniyetli olarak kabul edilmesi gerektiği” vurgulanmıştır.
ABAD’ın 11/06/2009 tarihli... sayılı kararında “önceki markanın varlığı hakkındaki mevcut veya muhtemel bilginin, başvurunun kötü niyetle yapıldığını tek başına göstermeyeceği ve tüm faktörlerin dikkate alınması gerektiği” hükmü verilmiştir. .... sayılı Kararında da “Kötüniyetin varlığının her somut olayın özelliklerine göre belirlenmesi gerektiği, markaların iltibasa yolaçması ve davalının uzun süredir davacı ile aynı sektörde faaliyet göstermesinin başlı başına kötüniyet ve hükümsüzlük nedeni oluşturmayacağı” vurgulanmıştır.)
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını ...’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
...davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru MarkasıDavacı Markaları
......
03,05,07,08,09,11,21. Sınıf 03. Sınıf
...
03,05. Sınıf
..)
03,05. Sınıf
Bilirkişi heyetinden alınan 11.04.2022
tarihli raporda ÖZETLE; " 1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,
2) Davalının gerek huzurdaki davasında, gerekse ....teki işlemler esnasında ileri sürdüğü kullanım ispatı talebine rağmen, davacının.... sayılı markasının kullanıldığına dair dava/marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, davacının ... sayılı markasına dayalı olarak SMK m. 6/1 hükmüne dayalı bir koruma isteyemeyeceği,
3) YİDK kararının iptali talebi açısından;
Dava konusu markanın kapsamına alınmak istenilen, 03. Sınıfa giren tüm emtialar ile 05. Sınıfa giren emtialardan; “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları” açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, diğer emtialar açısından gerçekleşmediği,
4) Hükümsüzlük talebi açısından ise;
Dava konusu markanın kapsamına alınmak istenilen, 03. ve 05. Sınıflara giren tüm emtialar açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, diğer emtialar açısından gerçekleşmediği,
5) (1), (3) ve (4) nolu bentlerde yer alan sebeplerden/tespitlerden dolayı, ....kararının iptali talebi açısından; karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin, (3) nolu bentte sayılan emtialar açısından, yani kısmen bulunduğu,
Hükümsüzlük talebi açısından da; karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin, (4) nolu bentte sayılan emtialar açısından, yani kısmen bulunduğu,
6) Davacının “önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği” ve “tanınmışlık” iddialarının davalı markasının tesciline/hükmüne bir etkisinin olamayacağı,
7) Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği,
8) (5) nolu bentte yer verilen değerlendirmeler ile dava konusu edilen 24.08.2021 tarihli ve ... kararının (kısmen) uyumlu olmadığı,
9) Davacının hükümsüzlük talebinin (5) nolu bentte yer verilen değerlendirmeler ile (kısmen) uyumlu olduğu, " şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
YİDK kararının iptali açısından ;
Davalının "clarix " ibareli marka başvurusu ile davacının ... ibareli ... tescilli markası arasında dava konusu başvuru markasının kapsamında yer alan 3.sınıfa giren tüm emtialar ile 5.sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları" emtialar yönünden görsel ve seçil benzerlik oluştuğu,;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu mallarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğundan bilirkişi raporu da benimsenerek aksi yöndeki ... kararı hatalı olduğu ; Bunun dışında kalan mallarda ise iltibas oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Benimsenen bilirkişi heyet raporunda " Davalının gerek huzurdaki davasında, gerekse ..’teki işlemler esnasında ileri sürdüğü kullanım ispatı talebine rağmen, davacının ..sayılı markasının kullanıldığına dair dava/marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, davacının 2011 00395 sayılı markasına dayalı olarak SMK m. 6/1 hükmüne dayalı bir koruma isteyemeyeceği, " şeklinde de ifade edildiği üzere davacının diğer itiraz mesnedi olarak sürdüğü ..ibareli markası açısından ise kullanım ispatı yerine getirilmediğinden SMK 19/2 göndermesi ile SMK 6/1 maddesindeki koşul gerçekleşmediği;
Hükümsüzlük açısından ;
Davalının "clarix " ibareli marka başvurusu ile davacının ... tescilli markası arasında dava konusu başvuru markasının kapsamında yer alan 3.sınıfa giren tüm emtialar ile 5.sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları" emtialar yönünden görsel ve seçil benzerlik oluştuğu,;
Yine davacının diğer mesnet markası "..." ile davalının başvuru markası arasında dava konusu başvuru markasının kapsamında yer alan 3. ve 5. Sınıftaki tüm mallar açısından görsel ve seçil benzerlik oluştuğu,;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar açısından ayırdığı satın alma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu mallar da SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu, Bunun dışında kalan mallarda ise iltibas oluşmadığı kanaatine varılmıştır.
Benimsenen bilirkişi heyet raporunda " Davalının gerek huzurdaki davasında, gerekse....’teki işlemler esnasında ileri sürdüğü kullanım ispatı talebine rağmen, davacının ... sayılı markasının kullanıldığına dair dava/marka işlem dosyasına herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, davacının .. sayılı markasına dayalı olarak SMK m. 6/1 hükmüne dayalı bir koruma isteyemeyeceği, " şeklinde de ifade edildiği üzere davacının diğer itiraz mesnedi olarak sürdüğü ....... ibareli markası açısından ise kullanım ispatı yerine getirilmediğinden SMK 19/2 göndermesi ile SMK 6/1 maddesindeki koşul gerçekleşmediği;
...ve Hükümsüzlük talebinde ayrıca ;
Davacı tarafın ..." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı,
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle kısmi iltibas nedeniyle dava kısmen kabul edilip kısmen de reddedilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Dava konusu .... kararının davalı firmaya ait ....sayılı başvuru markasının kapsamındaki 3.sınıfa giren tüm emtialar ile 5.sınıftaki "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal reaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları" emtialar yönünden .... kararının KISMEN İPTALİNE,
3-Dava konusu 2020/30850 sayılı markanın kapsamındaki 3. ve 5. Sınıftaki tüm mallar açısından markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, SİCİLDEN TERKİN EDİLMESİNE, karar kesinleştiğinde Türk Patent Kurumuna müzekkere yazılmasına,
4-Diğer kısımlar açısından açılan davanın REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,40 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
6-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
7-AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
8-Davacının yaptığı (2.350,00 TL bilirkişi ücreti, 78,00 TL tebligat gideri) toplam 2.428,00 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 1.214,00 TL ile 59,30 TL ilk harç masrafının toplam 1.273,30 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 05/09/2022
Katip ...Hakim ...
E-İmzalıdırE-İmzalıdır