T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C."TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİK A R A R
ESAS NO: 2021/211
KARAR NO: 2022/144
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVA: Marka ... Sayılı YİDK Kararı İptali
DAVA TARİHİ: 19/07/2021
KARAR TARİHİ: 16/05/2022Yazım Tarihi: 13/06/2022
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili tarafından şekil+"... active lightning rods" adlı marka için 27.03.2019 tarihinde başvuru yaptığını, bu başvurunun ilanına davalı tarafından yapılan itirazın Türk Patent tarafından tüm itiraz sebepleri açısından (6/2,6/3,6/6,6/9) haklı bulunmayarak reddedildiğini, ancak davalı tarafında YİDK nezdinde yaptığı itiraz sonucunda 6/2, 6/3, 6/6. Maddeleri uyarınca yapılan itirazları haksız bulunsa da 6/9.madde uyarınca yapılan itiraz kabul edilerek, müvekkilinin başvurusunun reddine karar verildiğini, başvuruda yer alan yıldırım logosunun tamamen özgün oluşturulduğu, "..." harflerinin "... " olarak Türkçe'ye çevrilen bir ürün adının baş harflerinden oluştuğunu, davalıya ait "..." ibaresinin bizzat müvekkili tarafından bulunduğunu, taraflar arasında çeşitli davalar, savcılık şikayetleri vs mevcut olup asıl kötü niyetli olan müvekkil değil davalının kendisi olduğunu, “...” ismi aslında müvekkilinin bulduğu bir isim olduğunu, ... aktif ... sistemleri işinden hiç anlamayan birisi iken ... ... Sistemleri İmalat Paz. San. Ve Tic. Ltd.Şti.nin sahibi müvekkil ... tarafından 1992 yılından beri sektörden kazandıklarıyla aktif ... sistemlerinin proje, planlama, imalat, montaj, satış gibi tüm alanlarında yıllardır çalıştığını, 2015 yılında “...” ismi ile sektöre girilirken Kosgeb desteği alabildiği için resmi işlemler ... adına yapıldığını, üretimin ise tamamen müvekkili tarafından yapıldığını, “...” isminin logolarını müvekkilinin tasarlattığını, ihracat için hangi ülkelerden hangi belgelerin alınacağının müvekkili tarafından bilindiğini, şahıs şirketi kurulduktan sonra davalı ... yine işlerle ilgilenmediğini, başka bir firmada sigortalı işçi olarak çalıştığını, müvekkili sayesinde iş yapılmaya başladığını, müvekkili tarafından bulunan müşteriler sayesinde piyasada yer edinilmeye çalışıldığını, müvekkiline güvenerek işbirliği yaptığı ... ve asıl tanış olduğu ...’ın erkek arkadaşı Ersen Kalelioğlu tarafından yanıltıldığını, ortada bir sermaye olmadığının geç öğrenildiğini ve buna rağmen yoktan var ettiği marka için çalışmayı sürdürdüğünü ancak yıllardır emek verdiği işinde davalı tarafça çırak olarak çalıştırıldığını, hem müvekkil şirket yetkilisi ... hem de Ersen Kalelioğlu davalı yanında sigortalı gösterilmesine karşın bunun dahi düzgün yapılmadığını, günlerinin eksik gösterildiğini, davalı şahıs tarafından bugüne kadar müvekkili hakkında haksız rekabet, marka hakkına tecavüz, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirme, ticareti usulüne aykırı terk etmek, resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan vb. konularda şikayetlerde bulunduğunu ancak tamamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, müvekkil şirketin ise başvuruya konu marka için eskiye dayalı "markasal" kullanımı bulunduğunu, davalı ise daha önce markasal olarak hiç kullanmadığını "..." için müvekkil şirketin başvurusu reddedildikten sonra 15.06.2021 tarihinde aynı sınıf için 2021/088048 kuruma tescil için kötü niyetli olarak başvuru yaptığını, YİDK kararında davaya konu marka ile davalının tescilli markası arasında bir benzerlik bulunmadığı yönündeki tespite rağmen hatalı yorum yapılarak müvekkilin ticari hayatında "markasal olarak" kullandığı davalının ise markasal kullanımının olmadığını ancak YİDK kararından sonra vakit kaybetmeksizin tescil için başvuruda bulunduğunu "..." harflerinin "..." markasının içerisinde de bulunduğunun kabulüyle sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü varken tesadüfen oluşma ihtimali düşük olan bu markayı seçerek kendi adına tescil ettirmek istemesinin kötü niyetli bulunması mantıkla bağdaşmadığını, zira müvekkilin marka başvurusunun sadece ... harflerinden ibaret olmadığını, marka "şekil+ ... active lightning rods" şeklinde olduğunu, "..." ifadesinin zaten sektörde bilinen bir ifade olup tesadüfen bulunmadığını, ... ifadesi "... " ifadesinin kısaltması olup Türkçesi "... " olduğunu, ... ifadesinin müvekkilin markasında geçmesinin sebebi ... ifadesinin sektöre ait bir ifade olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu'nun kötü niyetten bu başvuruyu reddetmesini kabul etmediklerini belirterek YİDK’nın 14.06.2021 tarih 2021/M-4394 sayılı kararının iptali ile ... başvuru numaralı "şekil ... ... " marka adlı markanın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahısa usulüne uygun tebligat yapıldığı halde davaya cevap vermediği görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının davalı şahsın itirazı üzerine SMK 6/9 maddesi kapsamında kötü niyet olduğu gerekçesiyle başvurunun nihai olarak reddi konusunda verilen Türk Patentin ... sayılı YİDK kararının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
YİDK kararının 15/06/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı TürkPatent Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 19/07/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
TÜRKPATENT YİDK'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "şekil ... active lightning rods" ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvurunun temsilci tarafından yapılan başvuru, eskiye dayalı kullanım, diğer fikri haklar ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
......
Madde 6/2 kapsamında gerçek marka sahibi ile marka başvurusunda bulunan kişi arasında, markayı gerçek hak sahibi namına Türkiye'de kullanma, markayı piyasaya sürme, dağıtma yetkisi veren bir ticari ilişkinin bulunması gerekir. Bu ticari ilişki ve hükümde bahsi geçen ticari vekil veya temsilci kavramı, hukuki-ticari veya salt ticari her türlü ekonomik ilişkiyi de kapsar şekilde geniş yorumlanmalıdır.
Yukarıda belirtilen ilkeler kapsamında madde 6/2 uyarınca yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde, bu iddianın, yeterli bilgi, belge, delil ile desteklemediği anlaşılmış ve bu nedenle madde 6/2 ye dayalı itiraz haklı bulunmamıştır.
....Gerek Kurumumuz uygulamasında, gerekse yargı kararlarında 6/3 maddesi hükmünce itirazda bulunulabilmesi için, işaretin ticaret sahasında kullanılıyor olması şartından söz edilmektedir. 6769 s. SMK'nın 6/3 maddesinde tescilsiz bir marka ve ticaret sırasında kullanılan bir başka işaretten ayrı ayrı söz edilmesine dayanarak, hem marka hukukuna özgü kullanılan işaretlerin (tescilsiz marka) hem de ticaret hayatında herhangi bir şekilde (iş evrakında, tabela, ilan ve reklamlarda vb.) kullanılan işaretlerin 6/3 maddesine dayalı itiraz hakkına gerekçe olabileceğini belirtmek gerekir. Burada önemli olan husus iltibas ihtimalinin (karıştırılma ihtimali) ispatıdır. Marka hukukuna özgü kullanılan tescilsiz işaretlerin, bu kullanımın doğası gereği piyasada yaygın hale, dolayısıyla iltibasa açık hale gelmesi daha olasıdır. Bununla beraber örneğin sadece ticaret unvanı fonksiyonunu karşılamak üzere, iş evrakında, reklam ve tanıtım araçlarında kullanılan bir işaretle iltibas yaratılması ihtimali daha düşüktür. Yaygın ve yoğun kullanım/bilinirlikle bağlantılı olarak bu iltibas ihtimalinin arttığını söylemek mümkündür. Doktrince de kabul edilmiş olan genel görüşe göre, markanın daha önceden ticaret alanına çıkarılmış ve ilgili sektörde belirli bir bilinirlik düzeyine erişmiş olması, yani markanın tescil başvurusundan önce markasal olarak aktif ve yoğun kullanımı, sonraki başvurunun tescilini engelleme hakkı vermektedir.
Yapılan inceleme neticesinde, bu iddianın, yeterli bilgi, belge, delil ile desteklemediği anlaşılmış ve bu nedenle eskiye dayalı kullanım gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır.
Bunun yanında, 6769 s. SMK'nın madde 6/6 kapsamında yapılan itirazın incelenmesi neticesinde başvuru konusu markanın muterize ait ticaret unvanını içermediği ve muterizin ticaret unvanından kaynaklanan hakları ihlal eder nitelikte olmadığı görüşüne varıldığından ticaret unvanı gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır.
Son olarak, kötü niyet gerekçeli itiraz incelenmiştir.
İtiraz dilekçesinde sunulan bilgi ve belgeler incelendiğinde, Ticaret Sicil Gazetesi suretinde işbu başvuru sahibi "... ... SİSTEMLERİ İMALAT PAZARLAMA SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ." nin kurucusunun ... olduğu; itiraza konu başvuru sahibi şirketin kurucusu ...'un muteriz ...'a ait şirkette 2015 ve 2017 yıllarında belli süreler çalıştığı; daha sonra 2019 yılında başvuru sahibi ile muteriz arasında çeşitli vesilelere dayanan anlaşmazlıklar dolayısıyla muteriz tarafından işine son verildiği; işbu başvuru sahibinin muterizle arasındaki iş akdinin bitmesine müteakip kendi adına çeşitli marka başvurularında bulunduğu, bu başvurular arasında yer alan ... sayılı ve "... active lightning rods", "earth plus" ibareli markaların muteriz tarafından yapılan itirazlar sonucunda kötü niyet gerekçesiyle reddedilmiş oldukları yapılan tespitler arasındadır.
Muteriz tarafından ayrıca sunulan belgeler kapsamında (çeşitli web sayfaları, ihracata dair resmi belgeler, eposta yazışmaları ve faturaların muteriz adına yapılan daha önceki itirazlara gönderme yapılarak sunulduğu tespit edilmiştir.) Hindistan'da mukim "... " firması ile muteriz ... arasında bir iş ilişkisinin mevcut olduğu; muteriz tarafından söz konusu firmaya fason üretim yapıldığı; Hintli firma ile ihracat ilişkisinin olduğu; ... adına yukarıda bahsedilen "earth plus" ibareli başvurunun Hintli firmaya ait tescilli bir marka olduğu; işbu başvurunun esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin ise bahse konu Hintli firmanın ürünlerine verilen ürün model kodu olduğu bilgileri yer almıştır.
Yukarıda belirtilen bilgiler kapsamında, başvuru sahibi ile muteriz arasında 27/03/2019 tarihinden yani işbu başvurunun yapıldığı tarihten önce geçerli bir ticari ilişkinin bulunduğu ve başvuru sahibi tarafından sunulan itiraza karşı görüş dilekçesinde taraflar arasında işbu başvuru tarihinden önce var olan ticari ilişkinin reddedilmediği tespit edilmiştir. Buna ilaveten, başvuru sahibi tarafından sunulan karşı görüş dilekçesinde, başvuruda yer alan yıldırım logosunun tamamen özgün oluşturulduğu; "..." harflerinin "active lightning rods" denen ve "aktif yıldırım çubuğu" olarak Türkçeye çevrilen bir ürün adının baş harflerinden oluştuğu; muterize ait "..." ibaresinin bizzat kendisi tarafından bulunduğu ve muteriz şirket adına eklendiği iddia edilmekle birlikte herhangi bir kanıt ya da belgenin söz konusu iddiaları ispat mahiyetinde karşı görüşe eklenmediği tespit edilmiştir. Başvuru sahibi tarafından işbu başvuruda yer alan logonun özgünlüğü argümanına yönelik incelemede, her ne kadar yıldırım görselinin çizimi çoğunlukla hem başvuru hem de muteriz logolarında görüldüğü şekliyle çizilse dahi birbirine çok yakın turkuaz ve gri renklerinin kullanıldığı; "..." harflerinin muteriz logosunda da ön plana çıkarıldığı yapılan tespitler arasındadır.
Bu kapsamda, başvuru sahibinin basiretli bir tacir olarak sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü varken, tesadüfen oluşturulma ihtimali çok düşük olan işbu markayı seçerek kendi adına tescil ettirmek için başvuruda bulunmasının, itiraz gerekçesi muteriz markasının varlığından haberdar olmaksızın söz konusu olamayacağı, aksinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu bağlamda, başvuru sahibinin herhangi bir haklı gerekçe ileri sürmeksizin söz konusu markayı tescil ettirme girişiminin iyi niyetli kabul edilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmış ve itirazın kabulü gerekmiştir. Sayılan nedenlerle, itirazın kabul edilmesi gerekmiştir.
KARAR: İtirazın kabulüne ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", hükmü yer almaktadır.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
TÜRK TİCARET KANUNU;
Madde 18/2 " Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. ",
Bilirkişiden alınan 12.03.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "Davacı ...’un davalının şirketin de 2015 ve 2017 yıllarında çalıştığı ancak taraflar arasında anlaşmazlıklar oluştuğundan davacının davalı tarafından işten çıkarıldığı, davacının davalı ile iş akdinin bitmesinin ardından kendi adına çeşitli marka başvurularında bulunduğu, bu başvurular arasında yer alan ... sayılı ve "... active lightning rods", "earth plus" ibareli markaların bulunduğu tespit edilmiştir. Bu başvurulardan "... ... " ibaresinin birebir aynısı davacının davalının yanında çalıştığı dönemde 28.08.2017 tarih ve 2017/71356 sayı ile başvurusunun yapıldığı ancak belge ücreti ödenmediği için müddet olduğu da saptanmıştır. Ayrıca davacının "earth plus" ibareli markası da davalının yanında çalıştığı dönem işbirliği içinde olduğu Hintli bir firmanın markası olduğu da görülmüştür. Söz konusu bu iki marka başvurusunun ilanına davalı tarafından yapılan itirazlar sonucunda reddedilmiş olduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında sunulan belgeler ihracata dair resmi belgeler, eposta yazışmaları ve faturaların Hindistan menşeili "... " firması ile davalı arasında iş ilişkisinin olduğu; davalı tarafından söz konusu firmaya fason üretim yapıldığı; Hintli firma ile ihracat ilişkisinin olduğu da saptanmıştır. Bununla birlikte davaya konu olan ... ibaresinin ise Hintli firmanın ürünlerine verilen ürün model kodu olduğu da tespit edilmiştir.
Öte yandan yazışmalarda davalı ...’ın kanser rahatsızlığı geçirdiği ve bu nedenle birçok işin aksadığı ifade edilmiş olup bu duruma ilişkin hastane kayıtlarının olmadığı da tespit edilmiştir.
Bu açıklamalar dikkate alındığında dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispat olunduğu düşünülmekle birlikte, kötü niyetin varlığının/yokluğunun tespiti, hukuki niteliği yüksek bir değerlendirme olduğundan bu konuda nihai takdirin Sayın Mahkeme’nin olduğu değerlendirilmiştir. " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor veya aynı bilirkişiden ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının başvuru sahibi ile muteriz arasında 27/03/2019 tarihinden yani işbu başvurunun yapıldığı tarihten önce geçerli bir ticari ilişkinin bulunduğu, basiretli bir tacir olarak sınırsız sayıda seçenek özgürlüğü varken, tesadüfen oluşturulma ihtimali çok düşük olan işbu markayı seçerek kendi adına tescil ettirmek için başvuruda bulunmasının, itiraz gerekçesi muteriz markasının varlığından haberdar olmaksızın söz konusu olamayacağı, aksinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu bağlamda, başvuru sahibinin herhangi bir haklı gerekçe ileri sürmeksizin söz konusu markayı tescil ettirme girişiminin iyi niyetli kabul edilemeyeceği, dolayısıyla başvurusunu yaptığı ... sayılı markadan dolayı kötüniyetli olduğu gerekçesiyle verilen kurum kararının iptali dava edilmiştir.
"Kötüniyetin" varlığı halinde yapılan marka başvurusu SMK 6/9 maddesi kapsamında nisbi red sebebi oluşturacaktır.
Yukarıda da açıklandığı üzere, Marka sahibinin, markasının tescili için başvururken markanın kullanılış amacı ve temel fonksiyonlarına (kapsamındaki ürünün/hizmetin o işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler/hizmetler karşısında ayırt edicilik sağlama) aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara başvuru markasını araç kullanıp şantaj yapma veya onları engelleme , onların var olduğunu bildiği/bilmesi gerektiği markası ile iltibas oluşturan işareti seçerek haksız çıkar elde amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir.
Somut olayda; davacı firma tarafından "şekil+... ... " ibareli ... sayılı davaya konu olan markanın 09.ncu sınıfta 27/03/2019 tarihinde başvurusu yapılmıştır.
Davalı şahsın kuruma (YİDK) yaptığı itirazında kararda da geçtiği şekilde " başvuru sahibi şirketin kurucusu ...'un davalı şahsın şirketinde 2015 ve 2017 yıllarında belli süreler çalıştığı; daha sonra 2019 yılında başvuru sahibi ile muteriz arasında çeşitli vesilelere dayanan anlaşmazlıklar dolayısıyla muteriz tarafından işine son verildiği; Muteriz tarafından ayrıca sunulan belgeler kapsamında (çeşitli web sayfaları, ihracata dair resmi belgeler, eposta yazışmaları ve faturaların muteriz adına yapılan daha önceki itirazlara gönderme yapılarak sunulduğu tespit edilmiştir.) Hindistan'da mukim "... " firması ile muteriz ... arasında bir iş ilişkisinin mevcut olduğu; muteriz tarafından söz konusu firmaya fason üretim yapıldığı; Hintli firma ile ihracat ilişkisinin olduğu; ... adına yukarıda bahsedilen "earth plus" ibareli başvurunun Hintli firmaya ait tescilli bir marka olduğu; işbu başvurunun esas unsurunu oluşturan "..." ibaresinin ise bahse konu Hintli firmanın ürünlerine verilen ürün model kodu olduğu bilgileri yer almıştır." şeklindeki tespitler yanında dosyaya da yansıtılan kurum tarafından gönderilen belgelerde de davacı firma yetkilisi ...'un dava konusu marka başvurusundan önce geçerli davalı şahsın şirketinde bir ticari iş ilişkisi olup ( ... Paratonere ait faturalar, sigorta sicil bilgileri, mail yazışma örnekleri v.s.), bu kapsamda çalıştığı döneme ait firması tarafından Hintli firma için fason üretilen ürünlerde kullanılan ... ürün model kodunu kendi başvuru markasının asli unsuru olarak seçmesi tesadüf olamayacağı gibi TTK 18 ve MK 2 anlamında iyiniyet göstergesi de sayılmadığı kanaatiyle dava konusu başvuru markası açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı davalı şahıs iddiası kanıtlanarak bu yönde alınan YİDK kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 7.375,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı Türk Patent ve Marka Kurumu'na verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.16/05/2022
Katip ...Hakim ...
E-İmzalıdırE-İmzalıdır