T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/90 Esas - 2025/94
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/90
KARAR NO : 2025/94
DAVA : Marka ... Sayılı ... kararı iptali
DAVA TARİHİ : 27/02/2024
KARAR TARİHİ : 12/03/2025 Yazım Tarihi : 05/04/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde
ÖZETLE: Davacı tarafından 18.10.2022 tarihinde ... başvuru numarası ile “ ” görselli markanın 35, 41, 42 ve 43. Sınıflara giren hizmetler yönünden tescili için yapılan marka başvurusunun davalı ... tarafından 6769 s. SMK’nın m. 5/1(b)-(c) hükümleri mesnet gösterilerek “alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri, spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil)” hizmetleri yönünden kısmen reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira davacının “...” markası ile 2017 yılından itibaren ... liderliğinde ...’in yaratıcı tasarımları ile ... geniş kitlelere sevdirmek ve tanıtmak amacıyla etkinlikler gerçekleştirilmekte olduğunu, 2019 ve 2021 yıllarında ... dergisinin de, bu önemli serginin proje ortağı olduğunu, her yıl geniş kitlelerce ilgiyle takip edilen bu sergiye bugüne kadar ev sahipliği yapmış mekanlar arasında ...’un bulunduğunu, “...” denildiğinde akla gelecek her detayın bulunduğu bu sergiler dizisinin davacı ile özdeşleşmiş olduğunu, davacının kurucu ortağı olan ...’in 26 yılı aşkın meslek yaşamında gerek yurt içinde gerek uluslararası düzlemde ismini başarıları ile duyurmuş başarılı bir iş insanı olduğunu, davacının da Türkiye'de gerçekleşen uluslararası düğün, davet ve kutlamaların aranan firması olduğunu, ayrıca davacının halihazırda ... sayılı “...” ibareli 35. sınıfta tescilli bir markanın, ... sayılı “...” ibareli ve 35., 41., 42. ve 43. sınıflarda tescilli bir markasının, ... sayılı “...” ibareli ve 35., 41., 42. ve 43. sınıflarda tescilli markasının ve ... sayılı “...” ibareli ve 35., 41., 42. ve 43. sınıflarda tescil sürecindeki bir markasının bulunduğunu, davacının 2017 yılından beri ciddi emek harcayarak ve yatırımlar yaparak büyüttüğü bu markaların gerçek hak sahibi olduğunu, davacının 2023 yılında düzenlediği “...” etkinliğinin dünya çapında beğeni aldığını, hal bu iken davalı ...’in aksi yöndeki kanaatlerle karar vermiş olmasının hatalı olduğunu iddia ederek, ... ...’nın 26.12.2023 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı markanın kısmen reddedildiği emtialar yönünden tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: 6769 sayılı Kanun’un 5/1-b maddesindeki tanımlamadan marka olarak tescil edilecek olan bir sözcüğün hem ayırt edici bir niteliği olmasının hem de ayırt ettiği mal ve hizmetler açısından ayırt edici niteliğe sahip olması gerektiğinin anlaşıldığını, buradaki ayırt edicilikten kastın markanın, ürünün kendisinden ve yine ürünün adından farklı bir işaret, sözcük veya isim olması ve kolayca tanınır nitelikte bulunması gerektiğini, markanın kullanılacağı emtianın özgün yapısına bağlı olmadan algılanabilmesinin, üzerinde kullanılacağı ürünlerden bağımsız olmasının gerektiğini, somut olaya konu markanın, redde konu emtialar bakımından ilgili tüketiciler tarafından belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmamakla birlikte, markanın asli işlevi olan belirli bir işletmeye ait mal ve hizmetleri, diğer işletmelere ait benzer mal ve hizmetlerden ayırt etmeyi sağlama işlevini yerine getiremediğini, bu ibarenin aynı zamanda reddedilen emtiaların çeşidini, vasfını, amacını tanımladığını, dava konusu edilen markanın esas unsuru olan “...” ibaresinin, İngilizce’den dilimize çevrildiğinde “Masa Tasarımları Sergisi” anlamına geldiğini ve anlamı herkes tarafından açık ve belirgin olan, oldukça genel, basit ve sıradan bir ifade olduğunu, red kapsamındaki emtiaların hitap ettiği alıcıları tarafından doğrudan doğruya, ibarenin bütün olarak verdiği anlama işaret edecek şekilde algılanacağını, davacının bu kelime öbeğine kullanım sonucu ayırt edicilik kazandırdığının yeterli delil ile ispat edilememiş olduğunu, kazanılmış hak iddialarına konu ettiği markanın da farklı kelimelerden oluştuğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markasının kapsamından çıkartılan emtialarla ilgili SMK 5/1-b-c madde bentlerine göre (ayırt edici olmadığı-tanımlayıcı olduğu) nihai olarak başvurunun kısmen reddi konusunda verilen ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 27/12/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 27/02/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun 6769 s. SMK'nın 5/1-(b, c) bentleri uyarınca kısmen reddine karşı başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
.......Bu bilgiler ışığında yapılan incelemede, başvuruda yer alan ve İngilizce "masa tasarımları sergisi" anlamına gelen "..." ifadesinin ihtiva ettiği anlam itibariyle ret konusu mal/hizmetler için açık ve belirgin bir mesaj verir nitelikte olduğu, günümüzde ortalama tüketicilerin başvuruya konu ibareyi marka olarak algılamayacağı dolayısıyla ibarenin ticari kaynak gösterme fonksiyonunu yerine getiremeyeceği görüşüne ulaşılmıştır. Bu kapsamda, başvuru hakkında 5/ (b) ve 5/1 (c) bentleri kapsamında verilen kısmi ret kararı yerinde bulunmuş ve işbu itirazın reddi gerekmiştir.
Diğer yandan, başvuru sahibi adına tescilli eski tarihli markalardan kaynaklanan müktesep hak olduğuna ilişkin itiraz ise önceki tarihli markaların iş bu itiraza konu başvuru açısından müktesep hak doğurmayacağı tespit edildiğinden geçerli bulunmamıştır." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli)
4. Maddesinde "Marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mallarından veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlaması ve marka sahibine sağlanan korumanın konusunun açık ve kesin olarak anlaşılmasını sağlayabilecek şekilde sicilde gösterilebilir olması şartıyla, kişi adları dahil, sözcükler, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve malların biçimi veya ambalajlarının biçimi olmak üzere her türlü işaretten oluşabilir",
5/1-b maddesinde " Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler",
5/1-c maddesinde " Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler ", marka olarak tesçil edilemez
SMK 5/1-b yönünden ;
Markanın en önemli fonksiyonu markanın ayırt edici bir işaret olmasıdır. Marka, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yaradığından, bir işaretin marka olma kabiliyetini haiz olması, o işaretin ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olmasına bağlıdır. Bir işaretin bu fonksiyona sahip olup olmadığının tespiti önce soyut olarak yapılmalıdır. Yani marka olma niteliğine bakılmalıdır. Bir işaretin soyut ayırt edicilik niteliğinin varlığı tespit edildikten sonra, o işaretin marka olabilmesi açısından, ayrıca sicilde gösterilebilir olması ve üzerinde kullanılacak mal veya hizmetler açısından somut ayırt edicilik özelliğini haiz olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, işareti gören ortalama tüketici kitlesinin, tescil kapsamındaki mallar veya hizmetler yönünden bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması zorunluluğu bulunmaktadır.
SMK 5/1-c yönünden ;
Marka başvurusundaki ibare ortalama tüketici nezdinde yukarıda belirtilen "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten "tanımlayıcı, vasıf bildirici özellikleri varsa marka olarak tesçili mümkün bulunmamakta ve mutlak red engeline takılmaktadır. Marka hakkı münhasır olarak sahibine tekel / inhisari hak bahşettiğinden tanımlayıcı bir işaret bir kişiye verilirse ticari rekabet sağlanamaz.
Buna göre, bir malın ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak gibi özelliklerine (iyi / güzel / süper / büyük / vb.) atıf yapan tanımlayıcı işaretlerin marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Marka başvurusundaki ibare içerdiği emtia sınıfındakilerden ne kadar uzak ise tanımlayıcı, vasıf bildirici halinden de uzaklaşmış sayılır.
Davacı başvuru Markası Red gerekçesi madde
... SMK 5/1-b-c
Bilirkişi heyet raporunda
ÖZETLE;" Marka olabilecek nitelikte somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı ve tanımlayıcı nitelikte olduğu, Dava konusu edilen 26.12.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının bu değerlendirme ile çelişmediği/uyumlu olduğu görüş ve kanaatinde varılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında;
Davacı taraf başvuru markasının kapsamında olup da reddedilen 35.nci sınıftaki " Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. " ve 41.nnci sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). " hizmetleri dava konusu etmektedir.
6769 sayılı SMK 5/1-b yönünden değerlendirme;
" ... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan ve dava konusu edilen 35.nci sınıftaki " Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. " ve 41.nnci sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). " hizmetleri açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin hizmetini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür hizmetinden ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunduğu , ortalama tüketici nazarında " ... " ibaresi görüldüğünde bu markanın ingilizce karşılığına değil işaretsel açıdan markasal boyut taşımasına odaklanacağı, " ... " deyimindeki ingilizce karşılığını herkesce bilenebilmesi mümkün olmadığı, markalarda ülkesel açıdan bakıldığında yabancı dil bilen değil ortalama tüketici hedef alınması gerektiği bu açıdan ... 'nın davaya konu marka başvurusunun kapsamında olup da reddedilen yukarıdaki emtilarda SMK 5/1-b kapsamında ayırt edicilik niteliği taşımadığı tespitinin yerinde ve doğru olmadığı sonucuna varıldığı;
6769 sayılı SMK 5/1-c yönünden değerlendirme:
" ... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan ve dava konusu edilen 35.nci sınıftaki " Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. " ve 41.nnci sınıftaki "Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). " hizmetleri açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı bir durum olarak algılanması mümkün görülmediği; bu açıdan ... 'nın davaya konu marka başvurusunun kapsamında olup da reddedilen bu emtialarda SMK 5/1-c kapsamında tanımlayıcı olduğu tespitinin yerinde ve doğru olmadığı sonucuna varıldığı;
( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle bilirkişi raporundaki aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)
Neticeden dava kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu ... ... sayılı ... kararının iptaline,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı; 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.450,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 10.877,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.
12/03/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza