T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
( Bozmaya uyma)
ESAS NO : 2024/494
KARAR NO : 2025/75
DAVA : Marka Tecavüzü/ Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i , Önlenmesi , Tazminat
DAVA TARİHİ : 09/10/2015
KARAR TARİHİ : 26/02/2025 Yazım Tarihi: 26/03/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE; Davacılardan ... Ltd. Şti.'nin ... tescil sayılı ve "... + ...", "... " ibareli markalarının sahibi olduğu, davacılardan ... Ticaret Ltd. Şti.'nin "..." markasını tescil ettirdiği ve logosunu kullanmaya başladığını, böylece "..." ve "..." marka ve logolarının 13.11.2012 tarihinden itibaren bahse konu (1) ve (2) numaralı davacılar adına hizmet ve ticaret markası olarak tescilli ve ... ilinin çeşitli semt ve ilçelerinde cafe, restaurant ve turizm hizmetlerinde kullanılmakta olduğu, davalı şirketin, ... adresinde, "..." isimli işyerinde müvekkili şirketlere ait tescilli "..." markası ve "..." logosunu kendi mal ve hizmetlerinde, tabelalarında, ilan ve reklamlarında, basılı evraklarda kullanmakta olduğunun tespiti üzerine ... D. İş dosyası ile hazırlanan 14.09.2015 tarihli bilirkişi raporunda, ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ... sayılı markaların aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin kullanıldığının ve bahse konu markaların 22.10.2014 tarihinde tespit isteyenlere devredildiğinin tespit edildiği, iş bu davanın davaya konu markaları devralan ... Dağ. Paz. Tic. A.ş.'de dahil edilerek ikame edildiğini, müvekkili şirketlerin hizmet kalitesinin "..." markası ve "..." logosuyla üne kavuştuğunu, ... ilinde bilinen ve aranan bir marka olduğu, bu marka ve ... altındaki cafe, restaurant ve turizm faaliyetlerine halen devam ettiği, iyi bir pazar payı elde ettiğini, "..." markasının eğlence sektörünün olduğu birçok şehirde dikkati çektiğini, magazin gazetelerine haber olduğunu, davalı şirketin "..." ibarelerini yiyecek, içecek hizmetlerinde müvekkilinin izni olmaksızın kullandığını, davalının kullandığı "..." markası ve "..." logosunun müvekkili adına tescilli olan marka ve logoyla birebir aynı olduğunu, davalının bu marka ve logoyu şirket tabelalarında, ilan ve reklamlarında, basılı evraklarda da kullandığını, davalının bu eylemlerinin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ve TTK'nın 55. maddesinde düzenlenen haksız rekabete yol açtığını, tüketiciler nezdinde davalının işlettiği işletmenin müvekkili işletmeyle aynı yer olduğu algısı yaratacağını, yaptıkları araştırmalarda dava konusu işletmenin birçok müşteri ağırladığını, iyi bir gelir elde ettiğinin tespit edildiğini, davalı şirketin işletmeciliğini yaptığını "..." isimli işyerinin müvekkilinin tanınmışlığından istifade ettiğini, her ihtimalde haksız rekabetin sözkonusu olduğunu, dilekçe ekinde sunulan internet çıktılarında da davalı şirketçe müvekkillerine ait "..." markası ve "..." logosunun aynısının kullanıldığının görüldüğünü, bu durumun ... D. İş dosyası ile de tespit edildiğini, bu durumda 556 sayılı KHK'nın 61/c maddesi uyarınca davalının, davacıların marka haklarına tecavüz ettiğini, bunun sonucu olarak 556 sayılı KHK'nın 62, 64, 66/2-b ve 67. maddeleri uyarınca davacıların uğradığı ve uğrayacağı zararları karşılamakla yükümlü olduğunu, 556 sayılı KHK'nın 62/1-6 ve TTK'nın 58/1-e maddeleri uyarınca da uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, bu durumun ilgili Yargıtay kararlarıyla da teyit edildiği belirterek; davalı şirketin "..." markası ve "..." logosunu kullanımlarının durdurulması, imhası ve toplatılması hususunda teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davalı şirketin "..." ve "..." markasına vaki tecavüzlerin önlenmesine, davalı şirketin eyleminin haksız rekabet ve markaya tecavüz olduğunun tespiti ve tekrarının önlenmesi suretiyle tecavüzün men'ine, davalı tarafından şimdiye kadar tabela, broşür, reklam vs. yerlerde kullanılmış olan tüm "..." ve "..." marka ve logolarının imhasına ve toplatılmasına, davalı şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi ile müvekkile ait markanın kullanılmaya başlanmasından itibaren elde ettiği kazancın bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesinden sonra ıslah haklarını kullanmak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL maddi tazminata, ayrıca 50.000 TL manevi tazminata hükmolunmasına, hükmolunacak tazminatlara davaya konu markaların izinsiz olarak kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren reeskont faizi uygulanmasına, hüküm özetinin ... sathında yayınlanan yüksek tirajlı üç adet (günlük) gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 29/04/2016 tarihli dilekçesi ile de bu kez örnek lisans sözleşmesine göre maddi tazminat isteminde bulunmuş ve duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
Davacı vekili yine 11/11/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat talebini 556 sayılı KHK nın 62/2-c maddesine göre ileri sürmüştür.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş , davaya süresinde cevap verilmemekle beraber bilirkişi raporuna karşı sunulan 28/02/2017 havale tarihli dilekçede bilirkişi raporuna itiraz edildiği, davacının tazminat açısından seçimlik hakkını kullandığı sonradan tahkikat aşamasında talebini değiştirmesine HMK 141 kapsamında muvafakat etmediklerini, davacının zararı bulunmadığını, müvekkili eylemi nedeniyle davacının mahrum kalınan kar da bulunmadığını, iltibas oluşmadığını davanın reddini talep etmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT (Dava tarihi açısından)
556 sayılı KHK 61.nci maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan haller;
1-Markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak
(9.ncu madde/ 1.nci FIKRADA; tescil kapsamına giren aynı mal ve/veya hizmetlerle ilgili olarak, tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin kullanılması, halk tarafından, işaret ile tescilli marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması, tescilli markanın kapsamına giren mal ve/veya hizmetlerle benzer olmayan, ancak ...'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle tescilli markanın itibarından dolayı haksız bir yarar elde edecek veya tescilli markanın itibarına zarar verecek veya tescilli markanın ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin kullanılması,
2.nci FIKRADA; İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması, işaretli malın piyasaya sürülmesi veya bu amaçla stoklanması, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi veya o işaret altında hizmetlerin sunulması veya sağlanması, İşaretli malın gümrük bölgesine girmesi, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulması, İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması,İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması koşuluyla, işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması.)
2-Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
3-Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesine yerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak. 4-..... " hükmü,
Madde 64 /1 " Marka sahibinin izni olmaksızın, marka taklit edilerek üretilen ürünü üreten, satan, dağıtan veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkaran veya bu amaçlar için ithal eden veya ticari amaçla elde bulunduran kişi, hukuka aykırılığı gidermek ve sebep olduğu zararı tazmin etmekle yükümlüdür. "
Madde 66 ".....
Yoksun kalınan kazanç, zarar gören marka sahibinin seçimine bağlı olarak, aşağıdaki değerlendirme usulerinden birine göre hesap edilir:
a) Marka hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, marka sahibinin markanın kullanması ile elde edilebileceği muhtemel gelire göre,
b) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre,
c) Marka hakkına tecavüz edenin markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeline göre, ...."hükmü,
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.",
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU
Madde 49" Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
Madde 50 " Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.", hükümleri yer almaktadır.
BİRİNCİ DEĞERLENDİRME ve KARAR;
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafın ... tescil sayılı "...+..." ve "...." ibareli markalarının varlığına rağmen davalı tarafın ... adresindeki işyerinde davacının markalarının davalı işyeri tabelasında, broşürlerinde, reklam ürünlerinde kullanılıp kullanılmadığı, marka ve haksız rekabet ihlali söz konusu olup olmadığı, marka tecavüzünün men-i, kaldırılması, önlenmesi gerekip gerekmediği, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olup olmadığı, 556 sayılı KHK'nın 9 ve 61 nci maddesi kapsamında marka tecavüz eyleminin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... D.iş sayılı dosyasında 10/09/2015 tarihinde davalı şirket adresinde yapılan tespitte işletmecisinin davalı şirket olduğu, işyerinin tabelası ve menü resimlerinin çekildiği, davalı tarafın davacıya ait tescilli markalar ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanıldığı ifade edilmiştir.
Mahkememizce verilen yetki çerçevesinde bilirkişilerce 27/05 /2016 tarihinde yerinde tespit ve gözlem işlemi yapıldığı, bilirkişi heyetinden alınan 05/01/2017 ( 10/01/2017 havale) tarihli (mali müşavirin sağlık durumu nedeniyle gecikme) raporda ise ÖZETLE: "Dava tarihi olan 09/10/2015 tarihi itibariyle, davalı işletmenin tabela ve menüsünün yanı sıra davalı tarafından kullanılan ... sayfasında "...+..." şeklindeki "..." ibaresi ve logosunun, "..." hizmetlerinde kullanıldığı, bahse konu marka ve logonun, davalı adına aynı/aynı tür hizmetler için, ... sayılarla tescilli bulunan "..." ibare ve logolu markalarla iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu, ayrıca davacının "...+..." şeklindeki fiili kullanımıyla da aynıya yakın düzeyde benzer olduğu;
Raporun hazırlandığı tarih itibariyle davacı markalarında asli unsur olarak yer alan "..." ibaresinin davalı işyerinin tabelasında, broşürlerinde, reklam araçlarında ya da internet ortamında sosyal medya araçlarında kullanılmadığı, bununla birlikte ... başı logosunun tabela, tablo, menü, ... ve ... hesabı gibi reklam ve tanıtım araçlarında kullanımının devam ettiği, kullanımı devam eden ... başı logosunun davacı adına tescilli olan ve kullanılan ... başı logosuyla ilişkilendirilecek düzeyde benzer olduğu, bu nedenle ... yönünden marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet fillerinin devam ettiği ve önlenmesinin gerektiği;
Davalı işyerindeki bu kullanımların 556 sayılı KHK'nın 9 ve 61. Maddeleri kapsamında davalı adına tescilli markaların ihlali niteliğinde olmasının yanı sıra, TTK m.54 f.2 ile m.55 f.l (a) bendinin dördüncü alt bendi kapsamında haksız rekabet oluşturan fillerden olduğu kanaatine ulaşıldığı;
556 sayılı KHK 66/2-c maddesindeki lisans bedeline göre alternatifli olarak hesaplanan maddi tazminat tutarı;
(a) marka ihlalinin ilk başladığı tarih olan ... hesabındaki ilk paylaşıma göre 26.943,69 TL
(b) Davalı işyerindeki tespit tarihine göre 2.129,57 TL.
(c) dava tarihine göre 787,015 TL olarak hesaplanmıştır." şeklinde ifade edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin sunduğu 29/12/2017 (22/01/2018 havale) tarihli EK RAPOR'da ise " Davalının 2014-2015 yılına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda, 556 sayılı KHK.nın 66.ncı maddesinin 2/b bendine göre " marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre" yapılan maddi tazminat hesaplamasında davalının tecavüze konu eyleminin gerçekleştiği tespit edilen 22/03/2014 -26/10/2015 tarihleri arasında davalının net karı bulunmadığından davalı aleyhine maddi tazminat ortaya çıkmayacağı," şeklinde ifade edilmiştir.
Mahkememizce de 09/04/2018 tarih ve ...sayı ile ÖZETLE " davalı tarafın işyerinde 09/10/2015 dava tarihi itibariyle, tabela ve menüsünün yanı sıra ... sayfasında "..." ibaresi ve logosunun, "..." hizmetlerinde kullanıldığı, bahse konu marka ve logonun, davalı adına aynı/aynı tür hizmetler için, ... sayılarla tescilli bulunan "..." ibare ve logolu markalarla iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu, ayrıca davacının "...+..." şeklindeki fiili kullanımıyla da aynı bulunduğu, ... başı logosunun tabela, tablo, menü, ... ve ... hesabı gibi reklam ve tanıtım araçlarında kullanımının devam ettiği, davacının başlangıçta talep ettiği 556 sayılı KHK.'nın 66. maddesinin 2/b bendine göre "marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre" yapılan maddi tazminat hesaplamasında, davalının tecavüze konu eyleminin gerçekleştiği tespit edilen 22/03/2014-26/10/2015 tarihleri arasında net karının bulunmadığından, davalı aleyhine maddi tazminat ortaya çıkmayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı taraf eyleminin davacının tescilli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, önlenmesine, marka hakkının ihlaline yol açan tabela, broşür ve diğer logoların toplatılıp imha edilmesine, davacının maddi tazminat isteminin reddine, takdiren 10.000,00 TL manevi tazminatın, tespitin yapıldığına ilişkin bilirkişi raporunun sunulduğu 14/09/2015 tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına, diğer ve fazlaya ilişkin taleplerin reddine " şeklinde karar verilmiştir.
Bu karara yönelik davacılar ile davalı tarafından istinaf yoluna gidilmiş, ... ... '.nin 25.10.2019 tarih ve ...sayı ile ÖZETLE " davacılardan ... ... A.Ş. ve Saçaklı ... Ltd. Şti. tarafından işbu davada dayanılan markaların, 09.10.2015 dava tarihinden önce, 06.03.2014 tarihli noterden düzenlenen sözleşme ile diğer davacı ... ... Ltd. Şti.'ne devredildiği, buna karşılık davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesi ile işbu davanın, herhangi bir ayrım yapılmadan, tüm davacılar yönünden marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemleri ile açıldığı, mahkemece de hangi davacı için hangi hukuki nedene dayanılarak, ne miktarda maddi ve manevi tazminat talep edildiği davacılardan sorulmadan, infazda da tereddüt yaratacak şekilde, "davacının" tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine, önlenmesine, takdiren 10.000,00 TL. manevi tazminatın davalıdan alınıp "davacı tarafa" verilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Oysa Yargıtay uygulamasına göre de bu halde, ortada denetime elverişli bir hüküm bulunmamaktadır (....'nin 22.12.2011 tarih ve ... 11.09.2017 tarih ve .... sayılı ilamları).
Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, 6100 sayılı HMK.'nın 31 ve 119/1-d, g, ğ ve 2. maddeleri uyarınca, davacı tarafa hangi davacı için hangi hukuki nedene dayanılarak ne miktarda maddi ve manevi tazminat istenildiği açıklattırılarak, her birinin talep sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu eksiklik giderilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, " şeklinde karar ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.
İKİNCİ DEĞERLENDİRME VE KARAR;
Tekrar taraf teşkili sağlanılarak davacı tarafa " hangi davacı için hangi hukuki nedene dayanılarak ne miktarda maddi ve manevi tazminat istenildiği " konusunda açıklama yapması için süre verilmiş, ayrıca davaya mesnet markaların dava tarihinden itibaren kim adına tescilli olduğu tekrar ...'ten sorulmuştur.
Davacılar vekili 15/01/2020 tarihli dilekçesinde; ... kararında devir bilgisinde yanlışlık yapıldığı, 22/10/2014 tarihinde ... Tic. Ltd. Şirketi ile ... Tic. Ltd. Şirketi'nin tam devir işlemi ile davaya konu markaları ... ve Tic. A.Ş.ye devir ettiklerini;
Davacılardan ... ve Tic. A.Ş. için 556 sayılı KHK 66/c maddesine göre "ödemesi gereken lisans bedeline göre" tazminat talebinde bulunduklarını;
Hangi hukuki nedene dayanıldığının ise 556 sayılı KHK 62, 64,66,67 ve TTK hükümlerine dayanıldığını;
Ne miktarda maddi ve manevi tazminat yönünden ise 50.000 TL. Maddi, 50.000 TL. Manevi tazminat talep ettiklerini ifade etmiştir.
Davacılardan ... ve Tic. A.Ş. nin dava tarihinde ... tescil sayılı "...+..." ve "... " ibareli markalarının tescilli olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Mahkememizce bu kez 30/09/2020 tarih ve ...r sayı ile ;
Diğer davacı ... Tic. Ltd. Şirketi ile ... Tic. Ltd. Şirketi'nin ise "..." ibaresi geçen bu markalarda dava tarihinde tescil açısından bir hak sahipliği olmadığı yukarıda belirtilen tescil belgeleri ile anlaşıldığından bu davacılar açısından aktif husumet nedeniyle red kararı verilmiştir.
Diğer davacı ... firması yönünden ise ;... D.iş sayılı dosyası ile 10/09/2015 tarihinde davalı şirket adresinde yapılan tespitte işletmecisinin davalı şirket olduğu, işyerinin tabelası ve menü resimlerinin çekildiği, davalı tarafın davacıya ait tescilli markalar ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanıldığı ifade edildiği;
Diğer yönden mahkememizce de yetki verilen bilirkişilerin sunduğu 10/01/2017 havale tarihli raporda ise "Dava tarihi olan 09/10/2015 tarihi itibariyle, davalı işletmenin tabela ve menüsünün yanı sıra davalı tarafından kullanılan ... sayfasında "...+..." şeklindeki "..." ibaresi ve logosunun, "..." hizmetlerinde kullanıldığı, bahse konu marka ve logonun, davalı adına aynı/aynı tür hizmetler için, ... sayılarla tescilli bulunan "..." ibare ve logolu markalarla iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu, ayrıca davacının "...+..." şeklindeki fiili kullanımıyla da aynıya yakın düzeyde benzer olduğu; Raporun hazırlandığı tarih itibariyle ... başı logosunun tabela, tablo, menü, ... ve ... hesabı gibi reklam ve tanıtım araçlarında kullanımının devam ettiği, kullanımı devam eden ... başı logosunun davacı adına tescilli olan ve kullanılan ... başı logosuyla ilişkilendirilecek düzeyde benzer olduğu" ifade edilmekle davalı taraf eyleminin davacı ... firmasına ait ... sayılı tescilli marka hakkına yönelik yukarıda belirtilen 556 sayılı KHK ve TTK hükümlerine göre marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, önlenmesine, ... ve ... logosunun kullanıldığı tabela, broşür, reklam ve diğer ürünlerin toplatılıp imha edilmesine, hüküm özetinin ilanına ve ayrıca maddi ve manevi tazminata hükmedilmiştir. " şeklinde gerekçe ile ;
"1-Davacılardan ... Tic. Ltd. Şirketi ile ... Tic. Ltd. Şirketi yönünden açılan davanın AKTİF HUSUMET NEDENİYLE REDDİNE,
2-Davacı ... ve Tic. A.Ş. Firmasının açtığı davanın KISMEN KABULÜNE,
3-Davalı taraf eyleminin davacı ... firmasının tescilli marka hakkına yönelik tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, MEN'İNE, ÖNLENMESİNE,
4-Davalı tarafın davacıya ait ... ve ... logosunun kullanıldığı tabela, broşür, reklam ve diğer ürünlerin toplatılıp imha edilmesine,
5-Davacı tarafça talep edilen ve bilirkişi raporunda tespiti yapılan 2.129,57 TL'nin 10/09/2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... firmasına verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
6-Davacı tarafça talep edilen manevi tazminattan takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 10/09/2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... firmasına verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
7-Kararın hüküm özetinin ... genelinde yayınlanan ve tirajı 100.000'in üzerinde olan bir gazetede masrafı davalı taraftan tahsil edilmek üzere bir kez ilanına, " şeklinde hüküm kurulmuştur.
Bu karara karşı da davalı tarafından istinaf yoluna gidilmiş, ....'nin 26/05/2022 tarih ve... sayı ile ÖZETLE " Davacı taraf vekili, dava dilekçesinde, maddi tazminat istemini 556 Sayılı KHK'nın 66/2-b maddesi uyarınca talep etmiş olup, 29/04/2016 tarihli dilekçe ile de maddi tazminat istemini 556 Sayılı KHK'nın 66/2-c maddesi uyarınca talep ettiklerini bildirmiş ve mahkemece de bu talebe göre değerlendirme yapılmıştır.
.... Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamasına göre, davacı tarafça maddi tazminat yönünden seçimlik hak bu şekilde kullanıldıktan sonra sadece ıslah ile değiştirilebilecektir (.... Hukuk Dairesinin; ...ve 06/02/2020 Tarihli ilamı ile ... ve 26/12/2011 Tarihli ilamı). Somut uluşmazlıkta da davacı tarafça maddi tazminat istemi 556 sayılı KHK'nın 66/2-b maddesine dayandırılmış olup, bu talebin 556 sayılı KHK'nın 66/2-c maddesi uyarınca değerlendirilmesi yönünde verilmiş bir ıslah dilekçesi de bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında, davacının maddi tazminat istemi açısından yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, 556 sayılı KHK'nın 66/2-b maddesi kapsamında uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca, davanın yeniden görülüp yeni bir karar verilmesi için ilk derece mahkemesine ait kararın esası incelenmeden kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
2-İstinaf kararının neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ... Mahkemesince verilen 30/09/2020 tarih ve .... sayılı kararın KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, " karar ile dosya yeniden mahkememize gönderilmiştir.
ÜÇÜNCÜ DEĞERLENDİRME VE KARAR ;
Mahkememizin 30/09/2020 tarih ve ... sayılı kararı ile davacılardan ... Şirketi İle ... Şirketi yönünden açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği ve bu kısım yönünden aleyhe istinaf yoluna gidilmediğinden kararın kesinleştiği görülmekle, 30/09/2020 tarihli ...sayılı kararda bu davacılar açısından kesinleşme işlemi yapılarak 30/09/2020 tarihli karar hükümlerinin uygulanmasına şeklinde ara karar oluşturulmuştur.
Davacı vekili tarafından 11/11/2022 tarihli yeni dilekçe ile ıslah talebinde bulunduğu, 556 sayılı KHK nın 62/2-c maddesine göre ıslah suretiyle seçenek talebini ileri sürdüğü (değiştirdiği) görülmekle birlikte 6100 sayılı HMK 177.nci maddesine göre tahkikat bitilmiş ve ... iade kararından sonra yeniden tahkikat yapılmadığından son duruşmada ıslah talebi reddedilmiştir.
Mahkememizce 14/11/2022 tarih ve ...sayılı değerlendirmede ise ; "Davacı ... ve Tic. A.Ş. nin dava tarihinde ... tescil sayılı "..." asli ibareli markaları olduğu ... kayıtları ile anlaşılmaktadır.
... D.iş sayılı dosyası içeriğinde bilirkişi raporunda da geçtiği şekilde 10/09/2015 tarihinde davalı şirket adresinde yapılan delil tespitinde işletmecisinin davalı şirket olduğu, işyerinin tabelası ve menü resimlerinin çekildiği, davalı tarafın davacıya ait tescilli markalar ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanıldığı ifade edildiği görülmektedir.
Mahkememizce verilen yetki çerçevesinde bilirkişilerce 27/05/2016 tarihinde tespit ve gözlem işlemi yapılarak marka kullanımı olup olmadığı saptanmıştır.
Bilirkişi heyetinin sunduğu yukarıda değinilen 05/01/2017 ( 10/01/2017 havale) tarihli raporda ise "Dava tarihi olan 09/10/2015 tarihi itibariyle, davalı işletmenin tabela ve menüsünün yanı sıra davalı tarafından kullanılan ... sayfasında "...+..." şeklindeki "..." ibaresi ve logosunun, "..." hizmetlerinde kullanıldığı, bahse konu marka ve logonun, davalı adına aynı/aynı tür hizmetler için, ... sayılarla tescilli bulunan "..." ibare ve logolu markalarla iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu, ayrıca davacının "...+..." şeklindeki fiili kullanımıyla da aynıya yakın düzeyde benzer olduğu; Raporun hazırlandığı tarih itibariyle ... başı logosunun tabela, tablo, menü, ... ve ... hesabı gibi reklam ve tanıtım araçlarında kullanımının devam ettiği, kullanımı devam eden ... başı logosunun davacı adına tescilli olan ve kullanılan ... başı logosuyla ilişkilendirilecek düzeyde benzer olduğu" ifade edilmekle davalı taraf eyleminin davacı ... firmasına ait "..." asli unsurlu ... sayılı tescilli marka hakkına yönelik ve haksız rekabet ihlali oluştuğu sonucuna varılarak davalı eyleminin marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, men'ine, önlenmesine, ... ve ... logosunun kullanıldığı tabela, broşür, reklam ve diğer ürünlerin toplatılıp imha edilmesine, hüküm özetinin ilanına ve ayrıca maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekmiştir.
Bu dosyada çözülmesi gereken diğer bir husus ise mahkememizin bir önceki kararında 556 sayılı KHK nın 66/2-c maddesine göre hükmedilen maddi tazminat yönünden verilen karar ... Mahkemesi tarafından" 556 sayılı KHK'nın 66/2-b maddesi kapsamında uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş " şeklindeki değerlendirmeden hareket edilmesi gerektiğidir.
Ne var ki daha önce tazminat hesabı açısından bilirkişi heyetinde yer alan mali müşavir ... tarafından KHK'nın 66/2-b maddesine göre tazminat hesabı için davalı firmaya ait gerekli kayıtlar (2014-2015 yılına ait ticari defter ve kayıtları ) olan noter tasdikli YEVMİYE DEFTERİ, ENVANTER DEFTERİ, DEFTERİ KEBİR belgeleri ayrıntılı incelenerek (yani 17/04/2017 tarihli ARA KARAR ile de gerekli deliller toplanarak) yukarıda değinilen 05/01/2017 ( 10/01/2017 havale) tarihli rapor ve itiraz üzerine de 29/12/2017 (22/01/2018 havale) tarihli ek rapor sunulmuştur. (ek raporda " Davalının 2014-2015 yılına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda, 556 sayılı KHK.nın 66.ncı maddesinin 2/b bendine göre " marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre" yapılan maddi tazminat hesaplamasında davalının tecavüze konu eyleminin gerçekleştiği tespit edilen 22/03/2014 -26/10/2015 tarihleri arasında davalının net karı bulunmadığından davalı aleyhine maddi tazminat ortaya çıkmayacağı," şeklinde belirtilerek)
Buna göre HMK 30.ncu madde yani usul ekonomisi kapsamında ilk başta talep edilen tazminat seçeneği olan 556 sayılı KHK'nın 66/2-b maddesine göre mali müşavirin defter ve kayıtlar üzerinde yaptığı hesaplamaya bakılmalıdır. Buradan hareketle;
Maddi tazminat oranı tespitinde;
Davacı taraf maddi tazminat seçenek talebini ilk önce 556 sayılı KHK 66/2-b maddesine göre , sonra ise ıslah ile KHK 66/2-c maddesine göre talepte bulunmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere ıslah talebi reddedildiğinden ve ... iade kararı kapsamında da hesaplama 556 sayılı KHK 66/2-b maddesine göre yapılmalıdır.
556 sayılı HKH da "66/2- b) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre, " ibaresi geçtiğinden, mali müşavir ... tarafından davalı firmaya ait defter ve kayıtlar incelenmesi sonucunda aynı heyetin sunduğu 29/12/2017 (22/01/2018 havale) tarihli EK raporda" davalının tecavüze konu eyleminin gerçekleştiği tespit edilen 22/03/2014 -26/10/2015 tarihleri arasında davalının net karı bulunmadığından davalı aleyhine maddi tazminat ortaya çıkmayacağı," ifade edilse de davalının net karı olmasa da davacı markasının kullanımı ile KHK 66/2-b anlamında bir kazanç elde ettiğinden (NET KAR DEĞİL) ve bilirkişi heyeti de markanın katkısı ile elde edilen net kazancı tespit edemediğinden davalı eylemi aynı zamanda Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında "haksız fiil" de sayılarak BK 49 ve 50/2.nci maddesine göre takdiren 5.000 TL miktar üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş, fazlası ile reddedilmiş (Ancak kısa kararda madde 49 yazılıp sehven 50.nci madde yazılmasa da gerekçeli kararda bu madde de yazılmıştır.)
Borçlar Kanunu 50/2 .nci maddesine göre takdiren hesaplama yapılırken davacının dayanak marka sayısı, davalının bu ibareleri kullanım süresi, kullanım sonucu net karı olup olmadığı gibi hususlar da gözetilip 5.000 TL belirlenmiştir.
Diğer yönden ise mahkememizin 30/09/2020 tarih ve ... önceki kararında ise davalı aleyhine "5-Davacı tarafça talep edilen ve bilirkişi raporunda tespiti yapılan 2.129,57 TL'nin 10/09/2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... firmasına verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, " şeklinde hüküm geçmiş olup ve bu karar da sadece Davalı vekilinin istinaf talebi üzerine ... tarafından kaldırıldığından bu miktar üzerinde tazminata hükmedilemeyeceği yani davalı açısından USULÜ KAZANILMIŞ HAK sözkonusu olmakla kısa kararda bu durum sehven unutulsa da 6100 sayılı HMK MADDE 304/1" Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir." denildiğinden gerekçeli karar yazılırken bu hata re'sen düzeltilmiş ve hüküm kısmına bu miktar yazılmıştır.
Manevi tazminat oranı tespitinde ; Davacının masraf yaparak ve bir idari sürec takip edilerek elde ettiği tescilli markasındaki işaretin aynısı davalı tarafca işyerinde izinsiz kullanılması dolayısıyla bu durumun davacı üzerinde yarattığı olumsuz etkileri nedeniyle 10.000 TL oranı takdiren tespit edilmiş, fazlası talep ise reddedilmiştir." değerlendirmeleri yapılarak "1-Davacı ... ve Tic. A.Ş. Firmasının açtığı davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Davalı taraf eyleminin davacı ... firmasının tescilli marka hakkına yönelik tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, MEN'İNE, ÖNLENMESİNE,
3-Davalı tarafın davacıya ait ... ve ... logosunun kullanıldığı tabela, broşür, reklam ve diğer ürünlerin toplatılıp imha edilmesine,
4-Davacı tarafça talep edilen maddi tazminat talebinin 556 sayılı KHK nın 66/2-b ve Borçlar Kanunun 49. ve 50.nci Maddesi kapsamında takdiren hesap edilerek yukarıda gerekçede de izah edildiği üzere 2.129,57 TL maddi tazminatın 10/09/2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... firmasına verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
5-Davacı tarafça talep edilen manevi tazminattan takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 10/09/2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... firmasına verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
6-Kararın hüküm özetinin ... genelinde yayınlanan ve tirajı 100.000'in üzerinde olan bir gazetede masrafı davalı taraftan tahsil edilmek üzere bir kez ilanına, " şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
Bu karar davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair ... Dairesi'nce verilen 01/06/2023 tarih ve .... sayılı kararın Yargıtay'ca temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiştir.
....nin 09.10.2024 tarih ve ... sayı ile ÖZETLE ;" İlk Derece Mahkemesince kısa kararda davacı tarafça talep edilen maddi tazminat talebinin 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 6098 sayılı Kanunun 49 uncu maddesi kapsamında takdiren hesap edilen 5.000,00 TL maddi tazminatın 10.09.2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesine rağmen, gerekçeli kararda bu husus maddi hata niteliğinde görülerek davacı tarafça talep edilen maddi tazminat talebinin 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi ve 6098 sayılı Kanunun 49 ve 50 nci maddeleri kapsamında takdiren hesap edilerek 2.129,57 TL maddi tazminatın 10.09.2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ne var ki, kısa kararda ve hükümde farklı tazminat bedellerine hükmedilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA," şeklinde karar verilmiştir.
YENİ GEREKÇE;
Mahkemece bozma ilamına uyularak Yargıtay'ın "kısa kararda ve hükümde farklı tazminat bedellerine hükmedilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır şekilde karar verilmesi doğru olmamış" şeklindeki bozma gerekçesi doğrultusunda bu kez kısa ve gerekçeli kararda uyum sağlanılmasına özen gösterilmiştir.
Bütün bunlardan sonra;
Marka Tecavüzü açısından;
Davacı ... ve Tic. A.Ş. nin dava tarihinde ... tescil sayılı "..." asli ibareli markaları olduğu ... kayıtları ile anlaşılmaktadır.
... D.iş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporunda "10/09/2015 tarihinde davalı şirket adresinde yapılan delil tespitinde işletmecisinin davalı şirket olduğu, işyerinin tabelası ve menü resimlerinin çekildiği, davalı tarafın davacıya ait tescilli markalar ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanıldığı "ifade edildiği görülmüştür.
Mahkememizce ise verilen yetki çerçevesinde bilirkişilerce 27/05/2016 tarihinde tespit ve gözlem işlemi yapılarak marka kullanımı olup olmadığı saptanmış; Bilirkişi heyetinin sunduğu 05/01/2017 ( 10/01/2017 havale) tarihli raporda ise "Dava tarihi olan 09/10/2015 tarihi itibariyle, davalı işletmenin tabela ve menüsünün yanı sıra davalı tarafından kullanılan ... sayfasında "...+..." şeklindeki "..." ibaresi ve logosunun, "..." hizmetlerinde kullanıldığı, bahse konu marka ve logonun, davalı adına aynı/aynı tür hizmetler için, ... sayılarla tescilli bulunan "..." ibare ve logolu markalarla iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu, ayrıca davacının "...+..." şeklindeki fiili kullanımıyla da aynıya yakın düzeyde benzer olduğu; Raporun hazırlandığı tarih itibariyle ... başı logosunun tabela, tablo, menü, ... ve ... hesabı gibi reklam ve tanıtım araçlarında kullanımının devam ettiği, kullanımı devam eden ... başı logosunun davacı adına tescilli olan ve kullanılan ... başı logosuyla ilişkilendirilecek düzeyde benzer olduğu" ifade edildiğinden davalı taraf eyleminin davacı ... firmasına ait "..." asli unsurlu ... sayılı tescilli marka hakkına yönelik tecavüz oluştuğu sonucuna varılmıştır.
Haksız rekabet açısından ise;
TTK Madde 54 " (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." haksız rekabet sayılmıştır.
Yapılan bilirkişi incelemesi sonrasında ...D.iş sayılı delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporunda "10/09/2015 tarihinde davalı şirket adresinde yapılan delil tespitinde işletmecisinin davalı şirket olduğu, işyerinin tabelası ve menü resimlerinin çekildiği, davalı tarafın davacıya ait tescilli markalar ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin kullanıldığı "ifade edildiği gibi Bilirkişi heyetinin sunduğu 05/01/2017 ( 10/01/2017 havale) tarihli raporda "Dava tarihi olan 09/10/2015 tarihi itibariyle, davalı işletmenin tabela ve menüsünün yanı sıra davalı tarafından kullanılan ... sayfasında "...+..." şeklindeki "..." ibaresi ve logosunun, "..." hizmetlerinde kullanıldığı, bahse konu marka ve logonun, davalı adına aynı/aynı tür hizmetler için, ... sayılarla tescilli bulunan "..." ibare ve logolu markalarla iltibas oluşturacak derecede benzer olduğu, ayrıca davacının "...+..." şeklindeki fiili kullanımıyla da aynıya yakın düzeyde benzer olduğu; Raporun hazırlandığı tarih itibariyle ... başı logosunun tabela, tablo, menü, ... ve ... hesabı gibi reklam ve tanıtım araçlarında kullanımının devam ettiği, kullanımı devam eden ... başı logosunun davacı adına tescilli olan ve kullanılan ... başı logosuyla ilişkilendirilecek düzeyde benzer olduğu" şeklinde tespit ve değerlendirmelerden hareketle davalının bu tür eyleminin TTK 54 ve devamı maddelerindeki haksız rekabet fiilini oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Nihayetinde de " Davalı taraf eyleminin davacı ... firmasının tescilli marka hakkına yönelik tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, MEN'İNE, ÖNLENMESİNE,
Davalı tarafın davacıya ait ... ve ... logosunun kullanıldığı tabela, broşür, reklam ve diğer ürünlerin toplatılıp imha edilmesine, " şeklinde karar tesis edilmiştir.
MADDİ TAZMİNAT konusuna gelince ;
Davacı vekilinin dilekçesinde "fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL maddi tazminata" şeklinde miktar talep edilmektedir.
Davacı taraf maddi tazminat seçenek talebini ilk önce 556 sayılı KHK 66/2-b maddesine göre yani " Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre, " ; sonra ise ıslah dilekçesi ile aynı KHK 66/2-c maddesine göre yani " Marka hakkına tecavüz edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre, " talepte bulunmuştur.
Yukarıda açıklandığı üzere ıslah talebi reddedildiğinden hesaplama işlemi 556 sayılı KHK 66/2-b maddesine göre yapılmalıdır.
Tazminat hesabı açısından bilirkişi heyetinde yer alan mali müşavir ... tarafından istenen 556 sayılı KHK'nın 66/2-b maddesine göre tazminat hesabı için davalı firmaya ait gerekli kayıtlar (2014-2015 yılına ait ticari defter ve kayıtları ) olan noter tasdikli YEVMİYE DEFTERİ, ENVANTER DEFTERİ, DEFTERİ KEBİR belgeleri ayrıntılı incelenerek (yani 17/04/2017 tarihli ARA KARAR ile de gerekli deliller toplanarak) yukarıda değinilen 05/01/2017 ( 10/01/2017 havale) tarihli rapor ve itiraz üzerine de 29/12/2017 (22/01/2018 havale) tarihli ek rapor sunulduğu görülmektedir.
Buna göre ek raporda geçen " Davalının 2014-2015 yılına ait ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonunda, 556 sayılı KHK.nın 66.ncı maddesinin 2/b bendindeki " marka hakkına tecavüz edenin markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre" yapılan maddi tazminat hesaplamasında davalının tecavüze konu eyleminin gerçekleştiği tespit edilen 22/03/2014 -26/10/2015 tarihleri arasında davalının net karı bulunmadığından davalı aleyhine maddi tazminat ortaya çıkmayacağı," şeklinde belirtildiği görülmektedir.
HMK 30.ncu madde gereği yani usul ekonomisi kapsamında ilk başta talep edilen tazminat seçeneği olan 556 sayılı KHK'nın 66/2-b maddesine göre mali müşavirin defter ve kayıtlar üzerinde yaptığı hesaplamaya bakılmalıdır.
Ayrıca 556 sayılı HKH da "66/2- b) Marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre, " ibaresi geçtiğinden, mali müşavir ... tarafından davalı firmaya ait defter ve kayıtlar incelenmesi sonucunda aynı heyetin sunduğu 29/12/2017 (22/01/2018 havale) tarihli EK raporda" davalının tecavüze konu eyleminin gerçekleştiği tespit edilen 22/03/2014 -26/10/2015 tarihleri arasında davalının net karı bulunmadığından davalı aleyhine maddi tazminat ortaya çıkmayacağı," ifade edilse ve davalının net karı olmasa da davacı markasının kullanımı ile 556 sayılı KHK 66/2-b anlamında bir kazanç elde ettiğinden (net kar değil) ve bilirkişi heyeti de markanın katkısı ile elde edilen net kazancı tespit edemediğinden davalı eylemi aynı zamanda Borçlar Kanunu hükümleri kapsamında "haksız fiil" de sayılarak BK 49 ve 50/2.nci maddesine göre takdiren hakimliğimizce ( davacının dayanak marka sayısı, davalının bu ibareleri kullanım süresi, kullanım sonucu net karı olup olmadığı gibi hususlar da gözetilip ) bir oran üzerinde maddi tazminata hükmedilmesi düşünülmüştür.
ANCAK ; Mahkememizin 30/09/2020 tarih ve ... sayılı bir önceki kararında MADDİ TAZMİNAT açısından davalı aleyhine "5-Davacı tarafça talep edilen ve bilirkişi raporunda tespiti yapılan 2.129,57 TL'nin 10/09/2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... firmasına verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, " şeklinde karar verildiği için ; bu karar da sadece Davalı vekilinin istinaf talebi üzerine ... tarafından kaldırıldığından bu miktarın üzerinde tazminata hükmedilemeyeceği, davalı açısından USULÜ KAZANILMIŞ HAK sözkonusu olmakla hüküm kısmına bu miktar üzerinden karar verilmesi gerekmiştir.
Bu açıdan hükümde " Davacı tarafça talep edilen maddi tazminat talebinin 556 sayılı KHK nın 66/2-b ve Borçlar Kanunun 49. ve 50.nci Maddesi kapsamında takdiren bir oran hesap edilmesi gerekli ise de yukarıda gerekçede de izah edildiği üzere USULÜ KAZANILMIŞ HAK sözkonusu olmakla 2.129,57 TL maddi tazminatın 10/09/2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... firmasına verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine, " şeklinde hüküm tesis edilmiştir.
MANEVİ TAZMİNAT oranı tespitinde ise ;
Davacı vekilinin dilekçesinde " 50.000 TL manevi tazminata " şeklinde miktar talep edilmektedir.
Davacının masraf yaparak ve bir idari sürec takip edilerek elde ettiği tescilli markasındaki işaretin aynısı /benzeri davalı tarafca işyerinde izinsiz kullanılması dolayısıyla bu durumun davacı üzerinde yarattığı olumsuz etkileri nedeniyle 10.000 TL oranı üzerinden takdiren manevi tazminat tespit edilmiş, fazla talep ise reddedilmiştir. (Bu oranın tespitinde ise davalı taraf eylemleri nedeniyle davacının tesçilli markalarının müşteri potansiyelinde yaratabileceği zararın davacı üzerindeki olumsuz etki / zarar dikkate alınıp takdiren tayin edilmiş , fazlası ise reddedilmiştir. )
İLAN hususu;
Davalı taraf eyleminin davacı ... firmasının tescilli marka hakkına yönelik tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğundan talep üzerine 3.ncü kişilere duyurulması gazete ilanı ile yapılmasına karar verilmiştir.
Tüm bu sebep ve gerekçeler ile aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davacı ... ve Tic. A.Ş. Firmasının açtığı davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Davalı taraf eyleminin davacı ... firmasının tescilli marka hakkına yönelik tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun TESPİTİNE, MEN'İNE, ÖNLENMESİNE,
3-Davalı tarafın davacıya ait ... ve ... logosunun kullanıldığı tabela, broşür, reklam ve diğer ürünlerin toplatılıp imha edilmesine,
4-Davacı tarafça talep edilen maddi tazminat talebinin 556 sayılı KHK nın 66/2-b ve Borçlar Kanunun 49. ve 50.nci Maddesi kapsamında takdiren hesap edilerek yukarıda gerekçede de izah edildiği üzere 2.129,57 TL maddi tazminatın 10/09/2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... firmasına verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
5-Davacı tarafça talep edilen manevi tazminattan takdiren 10.000 TL manevi tazminatın 10/09/2015 olan tespit tarihinden itibaren yürütülecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacı ... firmasına verilmesine, fazlaya ilişkin kısmın reddine,
6-Kararın hüküm özetinin ... genelinde yayınlanan ve tirajı 100.000'in üzerinde olan bir gazetede masrafı davalı taraftan tahsil edilmek üzere bir kez ilanına,
7- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 828,570 TL karar ilam harcı ... ... ŞİRKET'i tarafından tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, (dava açılışında diğer davacı yönünden harç yatırıldığından)
8-AAÜT uyarınca tazminat dışındaki istemler yönünden 40.000 TL vekalet ücreti, manevi tazminat yönünden 10.000 TL vekalet ücreti, maddi tazminat yönünden 2.129,57 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 52.129,57 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
9-AAÜT uyarınca reddedilen maddi tazminat yönünden 2.129,57 TL vekalet ücreti ile reddedilen manevi tazminat yönünden 10.000 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 12.129,57 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
10-Davacının yaptığı 1.500,00 TL bilirkişi ücretinin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 750,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan masrafların ise davacı üzerinde bırakılmasına,
11-Davalının yaptığı 141,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 70,75 TL nin davacıdan tahsili ile davalı firmaya verilmesine,
12-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.26/02/2025
Katip ... Hakim ...
☪e-imzalı ☪e-imzalı