T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/31 Esas - 2025/80
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/31
KARAR NO : 2025/80
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 23/01/2024
KARAR TARİHİ : 03/03/2025 Yazım Tarihi: 27/03/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde
ÖZETLE: 1882 yılında Almanya’da kurulmuş olan davacının dünya çapında 150’den fazla şirketi ve yıllık yaklaşık 7 milyar Euro cirosu ile günümüzde, kozmetik sektöründe faaliyet gösteren dünyanın en büyük şirketlerinden birisi olduğunu, 130 seneden fazla bir süredir cilt bakım ürünleri açısından dünyanın lider üreticilerden biri olarak kabul edildiğini, dünya çapında tanınan “...” markalarının yanı sıra, çok çeşitli markaların da sahibi olduğunu, nitekim davacının ... sayılı “...” markasının 05. Sınıfa giren emtialar yönünden ... nezdinde de tescilli olarak korunduğunu, davacının bu markasına dayalı olarak davalı firmanın 03, 05 ve 35. sınıflarda tescil ettirmek istediği ... sayılı “...” ibareli markasına karşı dosyaladığı itirazların diğer davalı ... tarafından haksız bulunarak nihai olarak reddedilmesinin hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının esas unsurları olan “...” ve “...” ibarelerinin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan karıştırılacak düzeyde benzer olduğunu, zira markalardaki altı harfin aynı ve aynı yerlerde kullanılmış olduğunu ve markaların aynı harflerle başlayıp aynı harflerle bittiğini ve markalarda farklılaşan harfin dahi birbirine fonetik olarak benzeyen harfler olduğunu, ayrıca taraf markalarının kapsamına giren/alınmak istenilen emtiaların da aynı/benzer emtialar olduğunu, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunun kabulünün gerektiğini, ayrıca dava konusu edilen markada yer alan “...” ibaresinin bir mineral adı olması ve bilhassa markanın tescil edilmek istendiği emtialar kapsamında yoğun olarak kullanılması nedeniyle SMK m. 5/1-b ve c hükümleri kapsamında marka olarak tescil edilemeyeceğini, ...’in “...” ibaresinin düşük ayırt edici niteliğini dikkate alırken, “...” ibaresinin tanımlayıcı ve ayırt edici olmama niteliklerini göz ardı etmesinin çelişkili olduğunu, “...” mineralinin özellikle son yıllarda temizlik ürünleri, deterjanlar, kozmetikler gibi birçok mal grubunda kullanılmakta olduğunu, ayrıca davacının “...” markalarının dünya çapında yüzün üzerinde ülkede uzun yıllardır tescilli olup yoğun kullanım ve tanıtım faaliyetleri sonucunda çok iyi tanınır hale gelmiş markalar olduğunu, “...” markasının güzellik, kişisel bakım ve sağlık ile ilgili ürünler bakımından ülkemizde ulaştığı tanınmışlık seviyesi nedeniyle, “...” markasına benzer bir markanın, özellikle güzellik, kişisel bakım ve sağlık ile ilgili hizmetler üzerinde kullanılması halinde “...” markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlama ihtimalinin ortaya çıktığını, ayrıca davaya konu “...” ibaresinin, tüketicilerin zihninde ilgili malların “...” mineralini içerdiği yönünde bir algı oluşturabileceğini, malların içeriğinde “...” minerali bulunmadığı halde tüketicilerin, aldıkları ürünün niteliği ve içeriği hakkında yanılgıya düşebileceklerini, davaya konu markanın ... içermeyen mallar üzerinde kullanılmaması halinde, kapsamındaki mallar bakımından halkı yanıltıcı nitelikte olduğunun kabulünün gerektiğini ileri sürerek, ... ...’nın dava konusu edilen 23.11.2023 tarihli ve ... sayılı kararının iptaline ve ... sayılı markanın tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Davalı firma davanın esasına cevap ve düplik dilekçelerinde özetle; davalının yan kuruluşu olduğu ...’nün Türkiye'de başta ... mineralleri ve türevlerini üreten, kamuya ait, madencilik ve kimya alanlarında faaliyet gösteren bir devlet kurumu olduğu, dünyanın önemli merkezlerinde sürekli büyüme hedefleriyle oluşturduğu güçlü iş birliklerini aktif olarak devam ettirerek dünyada ... ve ... içerikli ürünlerin etkin olarak kullanılmasına katkı sağladığını ve “...”un rezerve ve satışında dünyada birinci sırada yer aldığını, bu özellikleri itibariyle davacının markasının tanınmışlığından faydalanmak gibi bir pozisyonda olmadığının açık olduğunu, zaten de taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzemediğini, markaların ilk dört harfinin ayniyetinden hareketle taraf markalarının benzediğinin söylenemeyeceğini, ayrıca davacının markasının sadece “sıhhi amaçlı kimyasal ürünler, farmasötik ilaçlar ve müstahzarlar, flasterler, cerrahi pansumanlar, dezenfektanlar” yönünden tescilli olduğunu, davacının iddialarının aksine davacının markasının kozmetik ürünler yönünden tescilli olmadığını, söz konusu emtiaların ... tarafından davacının markasının kapsamından zaten çıkartılmış olduğunu, yani somut uyuşmazlıkta emtia benzerliği/türdeşliği şartının da gerçekleşmemiş olduğunu, ayrıca tarafların faaliyet alanlarının ve hitap ettiğin tüketici kesimlerinin çok farklı olduğunu, dolayısıyla ortalama bir tüketicinin taraf markalarını karıştırma ihtimalinin bulunmadığını, ... mineralleri ve türevlerini üreten, kamuya ait bir madencilik ve kimya devlet kurumunun, güzellik ve krem sektöründe çalışan bir şirket ile karşılaştırılmasının ihtimal dahilinde olmadığını, dava konusu edilen markanın tescilinin önünde SMK m. 5/1-b ve c hükümleri kapsamında da bir engel bulunmadığını, davacının "..." markasının tanınmış bir marka olmadığını, ...uzantılı web sitesinden alınan çıktılar ile davacının dava dosyasına sunduğu deterjan ambalajı görsellerinin farklı olduğunu, davalının ürünlerinin içeriklerinde, ambalajlarında da belirtildiği üzere, %80 oranında ... minerali bulunduğunu, yani davacının dava konusu edilen markanın halkı yanıltıcı niteliği haiz olduğu yönündeki iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, davalının ürünlerinin içerdiği "30% üzerinde..."ın, tüketici nezdinde "..." olarak da bilinen madde olduğunu ve ... madenlerinden elde edilen minerallerden olduğunu, davacının huzurdaki davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafça SMK 5/1-b-c maddelerine (ayırt edici olmadığı-tanımlayıcı olduğu) ve SMK 6/1-4-5 maddelerine bağlı (iltibas-tanınmışlık) iddialarına bağlı yapmış olduğu itiraz hakkında ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği;
Hükümsüzlük talebi açısından; Yukarıda belirtilen iddialara (SMK 5/1-b-c ve 6/1-4-5 maddeleri) ilaveten SMK 5/1-f (yanıltıcılık) maddesine bağlı davacı taraf iddiasının davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 24/11/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 23/01/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ... sayılı "..." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, 5/1-b,c gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle ... tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
.....Bu çerçevede yapılan incelemede ihtilaf konusu "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin yüksek olmaması ve başvurunun bütünüyle bıraktığı izlenim dikkate alındığında ilgili tüketicilerin başvuru ile itiraz gerekçesi markanın bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği kanaatine varılmış ve markalar ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer bulunmamıştır. Bu itibarla, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
İtiraz gerekçesi markanın tanınmışlığı iddiasına ilişkin yeterli kanaat oluşturacak bilgi veya belgenin sunulmadığı görüldüğünden tanınmışlık gerekçeli itirazın reddi gerekmiştir.
Öte yandan 6769 s. Kanunun 5/1(b) bendi "....." in marka olarak tescil edilemeyeceği hükmünü içermektedir.
.....Yapılan incelemede başvuruyu oluşturan "..." ibaresinin asgari ayırt ediciliği haiz olduğu ve doğrudan tanımlayıcı nitelikte olmadığı kanaatine varıldığından 6769 s. Kanunun 5/1-b,c bentleri kapsamında yapılan itirazın reddi gerekmiştir.
Sayılan nedenlerle işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli)
5.nci maddede ise "
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
f) Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltacak işaretler." ( mutlak red sebebi ) marka olarak tesçil edilemez. Buna göre;
SMK 5/1-b maddesi yönünden;
Markanın en önemli fonksiyonu markanın ayırt edici bir işaret olmasıdır. Marka, bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini başka bir teşebbüsün mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye yaradığından, bir işaretin marka olma kabiliyetini haiz olması, o işaretin ayırt edicilik fonksiyonuna sahip olmasına bağlıdır. Bir işaretin bu fonksiyona sahip olup olmadığının tespiti önce soyut olarak yapılmalıdır. Yani marka olma niteliğine bakılmalıdır. Bir işaretin soyut ayırt edicilik niteliğinin varlığı tespit edildikten sonra, o işaretin marka olabilmesi açısından, ayrıca sicilde gösterilebilir olması ve üzerinde kullanılacak mal veya hizmetler açısından somut ayırt edicilik özelliğini haiz olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, işareti gören ortalama tüketici kitlesinin, tescil kapsamındaki mallar veya hizmetler yönünden bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin mal ve hizmetlerini tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mal ve hizmetlerinden ayırt edildiğini algılaması zorunluluğu bulunmaktadır.
SMK 5/1-c yönünden ;
Marka başvurusundaki ibare ortalama tüketici nezdinde yukarıda belirtilen "Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten "tanımlayıcı, vasıf bildirici özellikleri varsa marka olarak tesçili mümkün bulunmamakta ve mutlak red engeline takılmaktadır. Marka hakkı münhasır olarak sahibine tekel / inhisari hak bahşettiğinden tanımlayıcı bir işaret bir kişiye verilirse ticari rekabet sağlanamaz.
Buna göre, bir malın ya da hizmetin cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak gibi özelliklerine (iyi / güzel / süper / büyük / vb.) atıf yapan tanımlayıcı işaretlerin marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir. Marka başvurusundaki ibare içerdiği emtia sınıfındakilerden ne kadar uzak ise tanımlayıcı, vasıf bildirici halinden de uzaklaşmış sayılır.
SMK 5/1-f yönünden ;
Buna göre ,başvuruya konu olan işaret kapsamı açısından Mal veya hizmetin niteliği, kalitesi veya üretim yeri, coğrafi kaynağı gibi konularda halkı yanıltıyorsa yine marka olarak tescil edilebilmesi mümkün değildir.
Madde 6 (Marka tescilinde nisbi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. .",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;
... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin Türkiye'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markası
... (...) ... (...)
03,05,35. Sınıf 05. Sınıf
21/10/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda
ÖZETLE; "1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,
2) Davalının markasının kapsamına alınmak istenilen “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Pansuman malzemeleri.” ile 35. Sınıf altında; “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ‘Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Pansuman malzemeleri’nin bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları yönünden emtia ayniyeti/benzerliği şartının gerçekleştiği, diğer emtialar yönünden bu şartın gerçekleşmemiş olduğu,
3) (2) nolu bentte sayılan emtiaların hitap ettiği ortalama tüketici kitlesinin seçicilik/algı/dikkat/özen seviyesi hususunda bir genelleme yapılamayacağı,
4) (1) ve (2) nolu bentlerdeki değerlendirmelerden dolayı, somut olayda, (2) nolu bentte sayılan emtialar yönünden taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin kısmen bulunduğu,
5) Davacının “tanınmışlık” iddiasının davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı,
6) Dava konusu edilen markanın markasal hüviyette soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunduğu ve kapsamına alınmak istenilen emtiaları tanımlayıcı niteliği haiz olmadığı,
7) Hükümsüzlük talepli dava özelinde, dava konusu edilen markanın, kapsamına alınmak istenilen emtialar yönünden halkı yanıltıcı niteliği haiz olmadığı,
8) 23.11.2023 tarihli ve ... sayılı ... kararının, yukarıda (4) nolu bentteki değerlendirme ile kısmen çeliştiği/uyumlu olmadığı,
9) Davacının markanın hükümsüzlüğü talebinin, yukarıda (4) nolu bentte yer verilen değerlendirme ile kısmen uyumlu olduğu" şeklinde ifade edilmiştir.
Davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, davacı markası , ilgili birimden gelen yazılar, bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında;
MUTLAK RED SEBEPLERİ AÇISINDAN ;
SMK 5/1-b yönünden değerlendirme;
"... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mal ve hizmetler açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında bu işareti marka olarak, yani bir ticari işletmenin malını tanıtan ve diğer işletmelerin aynı tür mallardan ayırt edildiğini algılamasına yol açan şekilde soyut ve somut ayırt ediciliği bulunduğu;
Nitekim benimsenen bilirkişi raporunda bu husus " Dava konusu edilen markanın markasal hüviyette soyut ve somut ayırt ediciliğinin bulunduğu ..... " şeklinde de izah edildiği;
SMK 5/1-c yönünden değerlendirme:
"... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mal ve hizmetler açısından hedef kitle yani ortalama tüketici kitlesi nazarında cins, vasıf bildiren, tanımlayıcı bir durum olarak algılanamayacağı sonucuna varıldığı;
Nitekim benimsenen bilirkişi raporunda bu husus "Dava konusu edilen markanın ...... kapsamına alınmak istenilen emtiaları tanımlayıcı niteliği haiz olmadığı, " şeklinde de izah edildiği;
SMK 5/1-f yönünden değerlendirme;
"... " ibareli başvuru markasının kapsamında yer alan mal ve hizmetler açısından başvurunun markasal şekilde kullanılacak olmasından dolayı Halkı yanıltabileceği sözkonusu olmadığı;
Nitekim benimsenen bilirkişi raporunda bu husus "Hükümsüzlük talepli dava özelinde, dava konusu edilen markanın, kapsamına alınmak istenilen emtialar yönünden halkı yanıltıcı niteliği haiz olmadığı " şeklinde de izah edildiği;
NİSBİ RED SEBEPLERİ AÇISINDAN;
Daha önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş bir marka ile sonraki başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Diğer yönden ... sayılı markanın kapsamında yer alan 3. Sınıftaki "Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri." 5. Sınıftaki " Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.... Pansuman malzemeleri.” ile 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ‘Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Pansuman malzemeleri’nin bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." yönünden emtia benzerliği de gerçekleştiği; (bilirkişi heyet raporu sayfa 10-11 deki tablo)
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde davacının "... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; diğer bir anlatımla yukarıda belirtilen emtia benzerliği olan mallarda/hizmetlerde ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı malları/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, İşaretsel benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı da oluşabileceği , yukarıdaki mallarda/hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğundan aksi yöndeki ... kararı hatalı ve yanlış olduğundan bu kısımdan dava kabul edildiği;
Bunun dışında kalanlar açısından ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluşmadığı;
Diğer yönden ise ;
SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu ise oluşmadığı, ( yani davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " somut olayda kanıtlanmadığı ) ;
Ancak bu durumlar yukarıda anlatılan kısmi iltibası da ortadan kaldırmadığından kısmen davanın kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 3. Sınıftaki "Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri." 5. Sınıftaki " Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.... Pansuman malzemeleri.” ile 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için ‘Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri. Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları. İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. Pansuman malzemeleri’nin bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir." yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE, markanın bu emtialar yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... Kurumuna müzekkere yazılmasına,
3-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı (9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.425,00TL tebligat gideri, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 10.852,60 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 5.426,30 TL nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.03/03/2025
Katip ... Hakim ...
E-İmzalıdır E-İmzalıdır