T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/78 Esas - 2025/86
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/78
KARAR NO : 2025/86
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali
DAVA TARİHİ : 20/02/2024
KARAR TARİHİ: 05/03/2025 Yazım Tarihi : 04/04/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: müvekkili ... Anonim Şirketi, ... yakasında kent içi yolcu taşıma hizmeti veren 308 özel taşımacı tarafından 11 Eylül 1992 yılında kurulduğunu, ...’ın bu sektörde kurulan ilk şirket olduğunu, Kooperatif benzeri çalışan davalı şirketin, şirket ortakları ile özel veya kamu kuruluşları arasında olan işlem ve ilişkilerini düzenlemekte, takip etmekte ve ortaklar adına organizasyon ve koordinasyon hizmeti sunduğunu, müvekkilinin ilk marka başvurusunu, 11,12 nice sınıflarıyla 08.09.1994 yılında yaptığını, 10 yıllık koruma süresinin sonunda, 10.06.2004 de yenileme talebi gönderildiği, sonrasında, 39 nice sınıfıyla, marka tescil başvurusunu 01.11.2011 tarihinde yaptığını, 07.01.2013 tarihinde tescil belgesi almış ve tescilli bir marka olarak markaya ait tüm haklara sahip olduğunu. Müvekkili şirkete ait markanın 01.11.2021 tarihi itibariyle 10 yıllık koruma süresi dolmuş, yenileme için kanunda öngörülen süreler sehven kaçırılmış, bu sebeple 24.10.2022 tarihinde ... 'ya başvuruda bulunulduğu, bu başvuruya da, davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiği, bu itiraza karşı, ...'ya cevap verilmiş ancak 13.06.2023 tarihli karar yazısıyla, davalının, 6769 sayılı kanunun 6. Maddesi uyarınca ( 6/1 benzerlik/karıştırılma ihtimali yönünden) haklı bulunduğunu, ... 16.01.2024 tarihli kararıyla, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğundan bahisle başvurusunun reddedildiği, Marka Hukuku’nda öncelik ilkesi hakim ilkedir. Bu ilke evrensel bir ilke olup, marka olarak tescillenmiş veya tescil başvurusu yapılmış olan bir işaretin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri, aynı veya aynı türdeki mal ve hizmetler için başkasına tescillenemeyeceği, bu ilke tescil veya tescil başvurusundan sonrası için ... tarafından re’sen işletilmektedir. İşaretin, malın ve hizmetin ayniyeti veya benzer olması halinde, ilk başvuranı önceliği korunmakta olduğunu, Gerçek hak sahipliği için gerçek hak sahibi tarafından yapılan işaretin kullanımının belirli bir hizmet ile ilişkilendirilmesi ve markasal kullanım olarak nitelendirilebilmesi, en azından o işaret için belirli bir bölge ve ilgili çevrede ayırt edicilik sağlanması yeterli görüldüğü,6769 Sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu 6. Maddesinin 8. Fıkrasında: "Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedileceğini, diğer davalı ... A.Ş.'ye karşşı tarafımızca ... E. Sayılı dosyası ile Markanın Hükümsüzlüğü ve tazminat davası da açılmış olup işbu dosya da derdest olduğunu ifade ederek 16.01.2024 Tarihli ... kararına itirazla kararın İPTALİNE karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket Vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Davacının, davalının marka başvurusundan önce doğmuş öncelik hakkını ileri sürerek, kendi markasının da tescilini talep etmektedir. 556 sayılı KHK’ya göre Türk Marka Hukukunda, marka koruması tescil esasına ve markanın tekliği ilkesine dayalı olduğunu, aynı mal ve hizmet alanında, aynı işaretlerin kullanılması KHK’nın 7/1-b ve 8/1-b maddeleri uyarınca tescil engeline tabi olduğunu, koruma süresi dolan marka sahibinin, her iki markanın bir arada yaşamasını sağlayacak şekilde, hem başkasının marka başvurusuna karşı çıkmadan, hem de kendi markasını tescil ettirme imkanı bulunmadığı, marka yenileme başvurusunun Kanun'da belirtilen kesin süreler içerisinde yapılmadığı davacı tarafından ikrar edildiği, davacı tarafından hükümsüz kılınan markaya dayanılarak ... ve Marka Kurumu'na başvuru yapılmıştır. İşbu başvuru akabinde yapılan değerlendirme neticesinde, yukarıda belirtilen madde 6/1 hükmü doğrultusunda belirtilen koşullar somut olayda tespit edildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME: HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği, davacı tarafın dava dilekçesinde belirtilen koruma süresi dolmuş önceki markalarına bağlı SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım iddiası ile ... Esasında görülen hükümsüzlük talepli derdest dava dosyasının alınan ... Kararına ve bu davaya etki edip etmeyeceği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 17/01/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 20/02/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... a.ş." ibareli Başvurunun ... sayılı "... a.ş. s..."ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
Bu hususlar çerçevesinde, başvuruya konu marka ile ret gerekçesi marka arasındaki görsel ve işitsel yönden benzerliğin yanı sıra, markaların aynı/benzer/ilişkili hizmetleri kapsaması hususu da dikkate alındığında, ilgili tüketici kesimi nezdinde marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı Bulunduğu yönünde bir izlenim oluşabileceği, diğer bir ifade ile markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
KARAR: İtirazın ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir" şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.." hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı başvuru Markası Davalı Markaları
... ...+ ...
... A.Ş.
08.01.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda
ÖZETLE;"1. SMK m.6/1 kapsamında davacı başvuru markası ile davalıya ait tescilli markalar ve marka başvurusunun benzer olduğu
2. SMK m.6/1 kapsamında Davacı başvuru markası ile davalı markaları ve marka başvurusunun tescil kapsamlarını oluşturan 39. Sınıf itibarıyla aynı hizmetler olduğu,
3.Davacı tarafça davalıya karşı, ... E. Sayılı dosyası ile açılan markanın hükümsüzlüğü ve tazminat davasının davalının hangi markası ya da hangi markaları hakkında açıldığına, hangi tarihte açıldığına, hangi sebeple açıldığına dair hiçbir bilginin dava dosyasında bulunmadığı,
4. Davalı markalarına karşı, davacı tarafça SMK m.6/3 ve SMK m.6/8 hükümlerine göre açılan dava bakımından davalı tarafın marka/maerkalarının hükümsüz kılınması riski bulunmaktadır. Bu itibarla huzurdaki davanın bekletici mesele yapılıp yapılmaması hususu Sayın Mahkemenin takdirindedir." şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin Hükümsüzlük konulu ... Mahkemesi kararının bekletici mesele yapılması talebi bu davayı etkilemeyeceğinden bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davacının "... A.Ş. " ibareli marka başvurusu ile davalıya ait " ...+ ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle markanın bütünselliği gözetilerek görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "... A.Ş. " ibareli ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının " ...+ ... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği ; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalının " ...+ ... " ibareli ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davacının "... A.Ş. " ibareli ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı , ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşmayacağından ve taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)
Neticeden davanın kabulü gerekmiştir.
HÜ K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Dava konusu ... sayılı ... kararının İPTALİNE,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
4-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
5-Davacının yaptığı; 9.000 TL bilirkişi ücreti, 200,00 tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 9.627,60 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 05/03/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza