T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/11 Esas - 2025/74
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/11
KARAR NO : 2025/74
DAVA : Marka Tecavüzü/ Haksız Rekabete bağlı Önleme, Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ : 10/01/2024
KARAR TARİHİ : 24/02/2025 Yazım Tarihi: 24/03/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde
ÖZETLE: Müvekkilinin ... sayılı “...” markasının sahibi olduğunu, davalının ise müvekkiline ait .... Şubesinin tam karşısındaki 3 katlı iş yerine "..." isimli, sağ altta davalı şirketin logosu bulunan 3 büyük tabela astığını, davalı tarafından yapılan tanıtım ve reklam işleminin; müvekkilinin sahibi olduğu “ ... ” markasına ait marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin açıkça ortada olduğunu, müvekkili şirkete ait "..." markasının esas unsurunun "..." ibaresinin kullanılması olduğunu, "..." ibaresinin ... "büyük" anlamına gelen ".../..." kelimesinden türetilerek market/perakende sektöründe faaliyet gösteren şirketler tarafından kullanıldığını, müvekkilinin "..." markasını adına tescilleyerek bu alandaki başarısını hukuken de koruma altına almak istediğini, davalı tarafından asılan tabela ile görsel ve kavramsal olarak müvekkili şirkete ait markaya tecavüz edildiğini, "..." markasının 35/1 marka sınıfında müvekkili şirket adına tescil edilmiş olup, davalıya ait tecavüze konu tabelada "..., ofis ürünleri, oyuncak ve hediyelik " ibaresinin görüldüğünü, sunulan hizmetin ayniyetinin açıkça tespit edildiğini, müvekkili şirketin 28/08/2023 Tarihinde "... ve Org. Ltd. Şti." Firması ile yaptığı anlaşma neticesinde firmaya bu reklam hizmeti için 712.500,00 TL ödeyip, sahibi olduğu "..." markasının reklamını ...'nın 4000 farklı noktasında bilboardlarda gerçekleştirmiş ve ... sezonunda oldukça iyi bir müşteri profili ve satış rakamı yakaladığını, davalının, bahse konu marka tecavüzü ile hem de müvekkil şirkete ait mağazanın tam karşısında bu eylemi gerçekleştirerek müvekkilin ... piyasasındaki başarısını hukuk dışı yollarla engellemek istediğini, müvekkili şirketin "..." markası ile davalının talebe konu tabelasının; sunulan hizmetlerin ayniyeti, isimlerdeki benzerlikler ürünlerin hitap ettiği tüketici tüketicinin dikkat düzeyi, davalı şirketin marka tecavüz eyleminin gerçekleştiği tabelanın konumunun; tüketicinin iltibasa düşme tehlikesinin yüksek oranda mevcut olduğunu ve marka hakkına tecavüz koşullarının oluştuğunu açıkça gösterdiğini, davalının açık marka tecavüzünün ve haksız rekabet oluşturan eylemlerinin neticesinde, müvekkili şirketin iktisadi şahsiyet haklarının zarar gördüğünü ve görmeye devam ettiğini, 750.000,00 TL manevi tazminat taleplerinin bulunduğunu beyan ederek: öncelikle, marka tecavüzünün tespiti için yerinde keşif yaptırılmasını, tedbir kararı verilmesini, müvekkili şirkete ait markaya davalı tarafından yapılan tecavüzünün kaldırılmasını, davalı aleyhine 750.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Arabuluculuk yapılmadan dava açılmasının yasaya aykırı olduğunu, “...” "..." ve "..." kelimeleri son derece yaygın ve bilinir, ayrıt edici özelliği düşük unsurlar olduğunu, unsurların ayırt edici gücü düştükçe işaretin içerdiği diğer (şekil ve/veya kelime) unsurlarla birlikte bir bütün olarak algılanması ihtimali arttığından, ayırt edici gücü zayıf olan ibarelerden oluşan ya da böyle ibareler içeren başvuruların ayırt edilemeyecek kadar benzerlik tespitinde karşılaştırmaya konu işaretlerin bütünsel olarak hemen hemen aynı olma hali seviyesinde bir benzerlik aranması gerektiğini, aynı yönde ... ve Yargıtay’ın "..." kararları olduğunu, bu çerçevede olay değerlendirildiğinde ayrıt edici özelliğin ... başına veya sonuna eklenen kelimeler olduğunu, dolayısıyla bir alıcı ... ile ...'in farklı firmalar olduğunu anlayabileceğini, bu nedenledir ki, müvekkilinin davacının markasına bir tecavüzünün bulunmadığını, müvekkili firmanın yıllardır ... 'da iş yapan ve kendi müşteri portföyünü oturtmuş bir firma olduğunu, bu nedenlerledir ki, davacının ismine veya onunla benzer olmaya çalışmasını gerektirir bir durum bulunmadığını, ... işinde kendisine benzetilmeye çalışılanın müvekkili olduğunu, davalının manevi tazminat istemlerinin hukuksal bir dayanağının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.)
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı;
Hukuka uygunluk sebepleri
Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.)
Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.)
Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.)
Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.)
Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.)
Müktesep hak (6/6 m.)
Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU (14.02.2011 tarihli yayınlanan);
Madde 45 " (1) Bir ticaret unvanına Türkiye’nin herhangi bir sicil dairesinde daha önce tescil edilmiş bulunan diğer bir unvandan ayırt edilmesi için gerekli olduğu takdirde, ek yapılır."
Madde 50 " Usulen tescil ve ilan edilmiş olan ticaret unvanını kullanmak hakkı sadece sahibine aittir."
Madde 52 " (1) Ticaret unvanının, ticari dürüstlüğe aykırı biçimde bir başkası tarafından kullanılması hâlinde hak sahibi, bunun tespitini, yasaklanmasını; haksız kullanılan ticaret unvanı tescil edilmişse kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesini veya silinmesini, tecavüzün sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, gereğinde araçların ve ilgili malların imhasını ve zarar varsa, kusurun ağırlığına göre maddi ve manevi tazminat isteyebilir. Maddi tazminat olarak mahkeme, tecavüz sonucunda mütecavizin elde etmesi mümkün görülen menfaatinin karşılığına da hükmedebilir.
(2) Mahkeme, davayı kazanan tarafın istemi üzerine, giderleri aleyhine hüküm verilen kimseye ait olmak üzere, kararın gazete ile yayımlanmasına da karar verebilir."
Madde 54 "(1) Haksız rekabete ilişkin bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır."
Madde 55 "(1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır:
a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar
b) Sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek;
c) Başkalarının iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak;
d) Üretim ve iş sırlarını hukuka aykırı olarak ifşa etmek;
e) İş şartlarına uymamak;
f) Dürüstlük kuralına aykırı işlem şartları kullanmak.; "hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı firmanın ... tescil sayılı marka hakkının davalı taraf işyerinde tabela ve benzeri şekilde kullanılmasına bağlı olarak davalı eyleminin marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın ; 27.02.2019 başvuru,09/03/2020 tescil tarihli 35 .nci sınıfta " ... ... " ibareli ... sayılı tescilli markası olduğu; ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Davalı şirketin ... Şirketi' nin 26/06/1997 tarihinde kurulu ve faal olduğu ... ticaret sicil kaydı ile tespit edilmiştir.
Dosyaya sunulan ve celbedilen deliller açısından tahkikat aşamasında bilirkişiden yerinde inceleme yetkisi de verilerek rapor alınmasına karar verilmiştir.
30/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda
ÖZETLE; "bilirkişi 16/10/2024 tarih ve saat 12: 00’da tespite konu “...” davacı vekili ve davalı şirket yetkilisi ile birlikte incelemelerde bulunmuştur. Yapılan incelemelerde davaya konu davalı mağazasının ön ve 2 yan cephesinde ve mağazanın önündeki direkte “...” tabelasını kullanan ve iki katı işler durumda olan ... mağazası ile fotokopi merkezi olduğu ve davalı işletmesinin önündeki caddenin karşı yanında ise davacıya ait mağazanın bulunduğu görülmüştür. İşyerinin iç ve dış fotoğrafları çekildiği gibi iş yerine ait vergi levhası ve fiş örneği de dosyaya konulmuştur.Tespit işleminde saptanan hususlara ilişkin fotoğraflar aşağıdadır. (RAPOR'da gösterilmiş)
davalının işletmesinde tüketicilere sunduğu oyuncak, ofis ürünleri ve ... malzemelerinin tüketiciye sunulması hizmeti ile davacı tarafın ... sayılı markasının kapsamındaki hizmetler aynı veya aynı türdür. Bu nedenle bilirkişi davalının ... markası ile sunduğu hizmetlerin davacının ... markasının kapsamındaki hizmetlerle aynı veya aynı tür olduğu kanaatine ulaşmıştır.
Davacı markası ve davalı kullanımı yukarıda gösterilmiş olup marka ve kullanımda ... ismi ortak olarak yer almaktadır. Bunun dışında davacı markasında davalı kullanımında olmayan ... ibaresi bulunduğu gibi davalı kullanımında da çok küçük puntolu ve davacı markasında yer almayan ... ibaresi bulunmaktadır. Taraf markalarında ortak olan kelimelerden ... ibaresi davacı vekilinin de belirttiği gibi ülkemizde büyük mağazaları belirtmek için kullanılan bir adlandırmadır. Markalarda yer alan ... ibaresi de çalışılan sektörü belirten bir adlandırmadır. Bu nedenle taraf markalarında ortak unsur olan ... ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu ve dolayısıyla davacı markasının asli esas unsurunun ... ibaresi olduğu söylenebilir. Davacı markasının asli unsuru olan ... ibaresinin davalı kullanımında bulunmaması ve marka ile kullanımda ortak unsur olan ... isminin ayırt ediciliğinin düşük olması ve bu ibarelerin benzerliğinin markaları benzer kılmaya yeterli olmaması sebepleriyle bilirkişi davacı markası ile davalı kullanımı arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olmadığı kanaatine ulaşmıştır. Taraf marka ve kullanımları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadan marka hakkının ihlalinden bahsetmek mümkün olmadığından bilirkişi takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalının “...” şeklindeki kullanımlarının, davacının ... sayı ile tescilli “... ...” markasından doğan hakları ihlal etmediği sonuç ve kanaatine ulaşmıştır.
Yukarıdaki hükümler kapsamında uyuşmazlık hakkında aşağıdaki şeyler söylenebilir. Raporun marka ihlali bölümünde detaylı olarak belirtilen nedenlerle davalının “...” kullanımları ile davacının ... sayı ile tescilli “... ...” markası arasında iltibasa yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığından davalı kullanımlarının, davacının ... sayı ile tescilli markası ile haksız rekabete neden olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
...davacının fiili kullanımı münhasıran ... biçiminde iken davalının fiili kullanımı ise ... ibaresi ile çok küçük puntolu ... ibaresinin birleşiminden müteşekkildir. ... ibaresinin çok küçük puntolu olması ve vurgunun ... ibaresi üzerinde toplanması nedenleriyle davalının kullanımında da esas unsurun ... ibaresi olduğu söylenebilir. Benzer esas unsurları ihtiva eden ve aralarında bir cadde bulunan davacı ve davalı mağazalarını gören ortalama tüketicilerin işletmeleri karıştırması veya işletmeler veya işletme sahipleri arasında bir bağ kurması mümkündür. Diğer taraftan davalı şirket yetkilisi tüketicilerin kendilerini ... ... olarak bildiğini iddia etmekle birlikte bu iddiasını ispatlayamadığı gibi kendi ... kullanımının davacıdan önce başladığını gösteren herhangi bir delili de dava dosyasına sunmamıştır. Açıklanan nedenlerle bilirkişi takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davacının “...” şeklindeki fiili kullanımı ile davalının ... ibaresini çok küçük punto ile ihtiva eden “...” biçimindeki fiili kullanımı arasında 6102 sayılı TTK kapsamında da karıştırılma ihtimali diğer bir deyişle iltibas bulunduğu ve dolayısıyla davalı fiili kullanımının davacı fiili kullanımı ile haksız rekabete neden olduğu sonuç kanaatine ulaşmıştır.
Tespit İşlemi Neticesinde;
Sayın Mahkeme tarafından tevdi edilen görev uyarınca 16/10/2024 tarihinde yapılan tespit işlemi neticesinde: davalıya ait mağazanın ön ve 2 yan cephesinde ve mağazanın önündeki direkte “...” tabelasını kullanan ve iki katı işler durumda olan ... mağazası ile fotokopi merkezi olduğu ve davalı işletmesinin önündeki caddenin karşı yanında ise davacı şirketin mağazasının bulunduğu görülmüştür.
Marka Hakkına Tecavüz Açısından;
Taraf marka ve kullanımları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadan marka hakkının ihlalinden bahsetmek mümkün olmadığından bilirkişi takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalının “...” şeklindeki kullanımlarının davacının ... sayı ile tescilli “... ...” markasından doğan hakları ihlal etmediği,
Haksız Rekabet Açısından
1) Davalının “...” şeklindeki kullanımları ile davacının ... sayı ile tescilli “... ...” markası arasında iltibasa yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığından davalı kullanımlarının davacının ... sayı ile tescilli markası ile haksız rekabete neden olmadığı,
2) Davacının “...” şeklindeki fiili kullanımı ile davalının ... ibaresini çok küçük punto ile ihtiva eden “...” biçimindeki fiili kullanımı arasında 6102 sayılı TTK kapsamında da karıştırılma ihtimali diğer bir deyişle iltibas bulunduğu ve dolayısıyla davalı fiili kullanımının davacı fiili kullanımı ile haksız rekabete neden olduğu,
sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir.
Tarafların kök rapora itirazları üzerine ayrıca fiili kullanımların daha açıklığa kavuşturulması (hangi tarafca daha önce markasal ve ünvansal kullanıldığı) konusunda ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
23/12/2024 tarihli ek raporda " kök rapordaki kanaatlerin aynı olduğu, davacının ... ... ibarelerini davalıdan ve davadan daha önce 28/08/2023 tarihinde davalının ise davadan sonra 16/04/2024 tarihinde kullanımda bulunduğu" şeklinde ifade edilmiştir.
Taraf vekillerinin yeniden rapor veya bilirkişi ek raporu alınması yönündeki talebi HMK 30. Maddesi kapsamında ele alınıp değerlendirildiğinde dosyaya sunulan rapor ve ek rapor denetlenebilir olduğu, içeriğinin de olumlu veya olumsuz değerlendirilebileceğinden yargılamanın gereksiz uzamaması için bu talepler reddine karar verilmiştir.
GEREKÇE ;
Davacı taraf iddiası, davalı savunması , karşılıklı sunulan ve yansıtılan delil ve belgeler, ticaret sicil kayıtları, Marka tecil belgesi , bilirkişi raporu ve ek raporu ile dosya bütünü ile incelendiğinde;
Davacı taraf ; 35 .nci sınıfta tescilli olan " ... ... " ibareli ... sayılı markasındaki ibarenin davalı tarafca marka tecavüzü ve haksız rekabet şeklinde kullanıldığını ileri sürmektedir.
Davacıya ait 27.02.2019 başvuru,09/03/2020 tescil tarihli 35 .nci sınıfta " ... ... " ibareli ... sayılı tescilli markası olduğu; ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Davalı şirketin ticaret ünvanının" ... Şirketi "adı altında davacı markasından daha önce 26/06/1997 tarihinde kurulu ve faal olduğu ... ticaret sicil kaydı ile tespit edilmiştir.
Marka Tecavüzü açısından ;
Tahkikat aşamasında alınan ve haksız rekabet görüşü dışında kısmen benimsenen 30/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda
ÖZETLE; "Davacı markası ve davalı kullanımı yukarıda gösterilmiş olup marka ve kullanımda ... ismi ortak olarak yer almaktadır. Bunun dışında davacı markasında davalı kullanımında olmayan ... ibaresi bulunduğu gibi davalı kullanımında da çok küçük puntolu ve davacı markasında yer almayan ... ibaresi bulunmaktadır. Taraf markalarında ortak olan kelimelerden ... ibaresi davacı vekilinin de belirttiği gibi ülkemizde büyük mağazaları belirtmek için kullanılan bir adlandırmadır. Markalarda yer alan ... ibaresi de çalışılan sektörü belirten bir adlandırmadır. Bu nedenle taraf markalarında ortak unsur olan ... ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu ve dolayısıyla davacı markasının asli esas unsurunun ... ibaresi olduğu söylenebilir. Davacı markasının asli unsuru olan ... ibaresinin davalı kullanımında bulunmaması ve marka ile kullanımda ortak unsur olan ... isminin ayırt ediciliğinin düşük olması ve bu ibarelerin benzerliğinin markaları benzer kılmaya yeterli olmaması sebepleriyle bilirkişi davacı markası ile davalı kullanımı arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik olmadığı kanaatine ulaşmıştır. Taraf marka ve kullanımları arasında karıştırılma ihtimaline yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadan marka hakkının ihlalinden bahsetmek mümkün olmadığından bilirkişi takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere davalının “...” şeklindeki kullanımlarının, davacının ... sayı ile tescilli “... ...” markasından doğan hakları ihlal etmediği sonuç ve kanaatine ulaşmıştır.
Yukarıdaki hükümler kapsamında uyuşmazlık hakkında aşağıdaki şeyler söylenebilir. Raporun marka ihlali bölümünde detaylı olarak belirtilen nedenlerle davalının “...” kullanımları ile davacının ... sayı ile tescilli “... ...” markası arasında iltibasa yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığından davalı kullanımlarının, davacının ... sayı ile tescilli markası ile haksız rekabete neden olmadığı kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde görüş ve kanaate iştirak edilerek aynı gerekçeler ışığında davalı eyleminin marka tecavüzü oluşturmadığı sonucuna varılarak marka tecavüzü davası reddedilmiştir.
Haksız rekabet açısından ;
Her ne kadar bilirkişi kök raporda " davacının “...” şeklindeki fiili kullanımı ile davalının ... ibaresini çok küçük punto ile ihtiva eden “...” biçimindeki fiili kullanımı arasında 6102 sayılı TTK kapsamında da karıştırılma ihtimali diğer bir deyişle iltibas bulunduğu ve dolayısıyla davalı fiili kullanımının davacı fiili kullanımı ile haksız rekabete neden olduğu " şeklinde ve ek raporda da " davacının ... ... ibarelerini davalıdan ve davadan daha önce 28/08/2023 tarihinde davalının ise davadan sonra 16/04/2024 tarihinde kullanımda bulunduğu " şeklinde ifade edilse de davacının daha önce tescil edilen ticaret ünvanının ... Şirketi olup "... ve ... " fiili kullanımları bu ibarelerin genel nitelikte herkesin kullanabileceği tanımlayıcı ibareler olup davacıya ait baskın ... ibareli marka kapsamında kullanım sayılmadığı, “... ...” şeklindeki davacı markasının asli unsuru ... olduğu, diğerlerinin tali ve tanımlayıcı olması nedeniyle davacıya ... ibareleri tekel hakkı verilemeyeceği, neticeden davalı eylemi haksız rekabet de oluşturmayacağından haksız rekabete dayalı dava da reddedilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 12.808,13 TL'nin düşümü ile bakiye 12.192,73 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-AAÜT uyarınca manevi tazminat yönünden 40.000,00 TL vekalet ücreti ile tazminat dışındaki istemler yönünden 40.000,00 TL vekalet ücreti olmak üzere 80.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 24/02/2025
Katip ... Hakim ...
E-İmzalıdır E-İmzalıdır