T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/522 Esas - 2025/27
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2023/522
KARAR NO : 2025/27
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 08/11/2023
KARAR TARİHİ : 29/01/2025 Yazım Tarihi: 10/02/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı şirketin dünyanın en büyük GSM operatörlerinden biri olarak uzun yıllardan beri mobil telekomünikasyon sektöründe faaliyet gösteren ...’un lisanörü olarak ...’de yaygın olarak faaliyet gösterdiğini, davacı tarafından yoğun emek ve etkin tanıtım faaliyetleri sonucunda davacının markalarından olan “...” unsurlu markaların tüketici nezdinde tanındığını ve davacı ile özdeşleştiğini, davalı firmanın “...” ibareli marka başvurusunun davacı şirket adına tescilli ve tanınmış olan ve seri marka hüviyetinde bulunan “...”li markalar ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ve bu benzerliğin iltibasa neden olabilecek nitelikte olduğunu, bu markanın davacının markaları ile tüketiciler nezdinde karışıklık yaratarak davalıya haksız avantaj sağlayacağını ve davacının markalarının itibarını ve ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, bu markanın davacının “...”li seri markalarının yeni bir versiyonu/devamı olduğu izleniminin yaratıldığını, tüketicilerin davacının “...”li seri markalarını taşıyan mal ve hizmetleri satın almak isterken davalının “...” markalı mal ve hizmetlerini satın alma yönünde tercihte bulunabileceklerini, davacının “...”li markalarının tanınmış marka olduğunu, davalının davaya konu marka başvurusunu yaparken kötü niyetli olduğunu, seçebileceği binlerce kelime varken davacının tanınmış/seri markaları ile bu derecede benzer bir ibareyi kendisine marka olarak seçmiş olmasının davalının kötü niyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, ... ...’nın 31.08.2023 tarihli ve ... sayılı kararının iptalini ve ... başvuru sayılı markanın tescili halinde iptalini, hükümsüz sayılmasını ve sicilden terkinini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Davacı taraf kendisine ait, ... ibareli markalarının kullanımını hem süresi içerisinde usulen hem de içeriği itibariyle esasen ispat edemediği için, söz konusu markaların işbu dava bakımından da SMK m. 6/1 hükmü yönünden değerlendirmeye dahil edilemeyeceğini, davalının huzurdaki dava yönünden de SMK m. 25/7 hükmü uyarınca, tescilli oldukları tüm mal ve hizmetler için kullanımının ispatlanmasını def’i olarak talep etmekte olduğunu, zaten de taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olmadığını, karşılaştırılan markalarda sadece “...” ibaresinin ortak olmasından hareketle taraf markalarının benzer olduğunun söylenemeyeceğini, zira, Türkçe’de ‘‘kırmızı’’ anlamına gelen, İngilizce “...” kelimesinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığını, bu ibarenin marka olarak kullanımının davacının tekeline verilemeyeceğini, nitekim ... kayıtlarında, farklı kişi ve kuruluşlar adına tescilli çok sayıda “...” ibareli markanın bulunduğunu, ayrıca davacının markalarının kapsamına, davalının markasının tescile bağlandığı 37. Sınıftaki hizmetlerin girmediğini, 35 ila 42. Sınıflara giren hizmetler yönünden de taraf markalarının benzer emtialar ihtiva etmediğini, zaten de tarafların farklı sektörlerde faaliyet gösterdiklerini, davalı taraf genel olarak mühendislik hizmetleri üzerine faaliyet göstermekte iken, davacının bir telekomünikasyon şirketi olduğunu, davacının “tanınmışlık” ve “kötü niyetli tescil” iddialarını somut delillerle ispat edemediğini, ayrıca davalının “...” markasının, ..., ... ve ...’da da koruma altına almış olduğunu, davalının huzurdaki davaya konu marka başvurusunun davalının ...’deki tescillerine dayanılarak ... Protokolü kapsamında yapıldığını, zira davalının “...” markasını ...’de de kullanmakta olduğunu, bu nedenlerle davadaki talep reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı firmanın kullanım ispatına konu markaları açısından SMK 19/2 maddesine göre ...'in, kullanım ispatı değerlendirmesinin yerinde ve doğru olup olmadığı, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinden SMK 6/3 maddesine göre eskiye dayalı kullanım, SMK 6/4-5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı yönündeki iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, cevap dilekçesinde geçen kullanmama def'i açısından davacı tarafın kullanım ispatını yerine getirip getirmediği, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 08/09/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 08/11/2023 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ..... itiraz incelenmiştir.
.... Başvuru sahibi yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen ... sayılı markaların tescilli oldukları tüm mal/hizmetler için kullanımının ispatını talep ettiği tespit edilmiştir.
....... tarafından yeniden yapılan itiraz nedeni ile Kurul tarafından yapılan inceleme sonucunda, ... yayına itiraz aşamasında sunmuş olduğu belgeler çerçevesinde, kullanım ispatına konu olan itiraz gerekçesi markaların kapsamlarındaki mal/hizmetler bakımından ciddi kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varılmış, belirtilen markaların 6769 s. SMK madde 6/1 incelemesinde esas alınması mümkün görülmemiş ve ... tarafından söz konusu markalar hakkında verilen karar yerinde görülmüştür.
tiraza gerekçe ... sayılı markanın hükümden düştüğü, ... sayılı markaların ise işbu başvurudan daha sonra kayıtlara girdiği görüldüğünden, belirtilen markalar açısından iltibas/ilişkilendirilme ihtimali bulunmadığı tespit eidlmiştir.
....Yapılan inceleme sonucunda, başvuru kapsamında kalan mal ve hizmetler ile itiraza mesnet ... sayılı markaların kapsamlarındaki malların/hizmetlerin mahiyeti ve başvuru ile itiraza mesnet markaların benzerliği bir arada değerlendirildiğinde başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında itiraza konu mal ve hizmetler bakımından ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Md. 6/3 gerekçeli itiraz sunulan bilgi ve belgeler çerçevesinde incelenmiş ve başvuru kapsamında kalan mallar ya da benzerleri için ihtilafa konu markanın ya da benzerinin işbu başvurunun tarihinden önce ... tarafından marka olarak ciddi biçimde kullanılageldiğini gösterir nitelikte bilgi ve belgeye rastlanmadığından yerinde bulunmamıştır.
İtiraza mesnet markaların tanınmış markalardan olduklarını ve md. 6/5 bakımından maddede sayılan koşulların mevcut olduğunu gösterir nitelikte bilgi ve belge bulunmadığı değerlendirildiğinden, md. 6/4 ve md. 6/5 gereğince yapılan itiraz da yerinde bulunmamıştır.
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia somut delillerle ispatlanamadığından ve diğer başkaca koşulların varlığı bulunmaksızın, bir başvurunun sadece önceki tarihli marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu iddiası, o başvurunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru addedilmesini gerektirecek bir husus olmadığından, kötü niyet iddiasına dayalı itiraz kabul edilmemiştir.
Belirtilen gerekçeler ile itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) ... Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, ...’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde ...’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından ...’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak ... nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi ... nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da ... hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm ... genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti ... hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/4 maddesine göre tanınmış markada ;
... sözleşmesi kapsamında tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, işaret ve emtia açısından aynı veya benzerinin ...'de aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından başvurusunun yapılması halinde itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmektedir.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (... sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi ... sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını ...’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... (...) ... ... ( ve diğerleri )
10/12/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda
ÖZETLE; " .... tablodan görüleceği üzere; davacının, davalının kullanım ispatı talebine muhatap olmayan ... sayılı markaları, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen, başta makine, elektronik ve bilgisayar olmak üzere, mühendisliğin farklı kollarına ilişkin danışmanlık, iç/dış ticaret, iş yönetimi, tasarım hizmetlerini de kapsayan, 35 ve 42. Sınıflara giren hizmetler yönünden tescillidir. Her ne kadar bu hizmetler, taraf markalarının emtia listelerinde farklı kelimeler ile ifade edilmiş ise de, birbirlerinin farklı kelimelerle ifade edilmiş/ açıklanmış/ayrıntılandırılmış halleriyle dahi, bu hizmetlerin benzer/türdeş oldukları söylenebilecektir.
1) Davacının ...sayılı markalarının, “cep telefonu hatlarının tarifeleri”nde, ciddi biçimde kullanıldığının, sadece dava dosyası kapsamında ispat edilebildiği,
2) Karşılaştırılan işaretlerin/markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olmadığı,
3) Davacının, davalının kullanım ispatına talep olmayan muhtelif markaları özelinde, davalının markasının kapsamına giren 35 ila 42. Sınıflardaki hizmetler açısından somut olayda emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği, 37. Sınıfa giren hizmetler açısından ise bu şartın gerçekleşmemiş olduğu,
4) Dava konusu edilen markanın kapsamına giren hizmetlerin hitap ettiği alıcı kesiminin, bu hizmetleri satın aldıkları anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyelerinin düşük olmadığı,
5) (2) ve (4) nolu bentte yer alan değerlendirmelerden dolayı, (3) nolu bentteki (kısmi) tespite rağmen, karşılaştırılan markalar arasında karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı,
6) Davacının “gerçek hak sahipliği” ve “tanınmışlık” iddialarının da davalının markasının tesciline/hükmüne bir engelinin/etkisinin olamayacağı,
7) Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği,
8) Dava konusu edilen 31.08.2023 tarihli ve ... sayılı ... Kararının, bu değerlendirmeler ile çelişmediği/uyumlu olduğu,
9) Davacının hükümsüzlük talebinin, bu değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı" şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin ve davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait davalının kullanım ispatı talebine muhatap olmayan ... sayılı markaları, olan " ... " ve diğer ... asli ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; Diğer yönden taraf markaları açısından dava konusu edilen markanın kapsamında yer alan 35 ve 42. Sınıftaki tüm hizmetler yönünden emtia benzerliği de oluştuğu;
Nitekim bilirkişi raporunda bu husus sayfa 23 de " .... tablodan görüleceği üzere; davacının, davalının kullanım ispatı talebine muhatap olmayan ... sayılı markaları, davalının markasının kapsamına alınmak istenilen, başta makine, elektronik ve bilgisayar olmak üzere, mühendisliğin farklı kollarına ilişkin danışmanlık, iç/dış ticaret, iş yönetimi, tasarım hizmetlerini de kapsayan, 35 ve 42. Sınıflara giren hizmetler yönünden tescillidir. Her ne kadar bu hizmetler, taraf markalarının emtia listelerinde farklı kelimeler ile ifade edilmiş ise de, birbirlerinin farklı kelimelerle ifade edilmiş/ açıklanmış/ayrıntılandırılmış halleriyle dahi, bu hizmetlerin benzer/türdeş oldukları söylenebilecektir. " şeklinde de izah edildiği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıda belirtilen hizmetler yönünden ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının " ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ... " ve diğer ... asli ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından yukarıda belirtilen hizmetler yönünden davacının "... " ve diğer ... asli ibareli tescilli markalarından satın almak/yararlanmak isterken davalının " ... " ibareli başvuru markalı hizmetleri satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının " ... " ve diğer ... asli ibareli tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu;
Bunun dışında kalan 37. Sınıftaki hizmetlerde ise SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluşmadığı;
Diğer yönden ise ;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı,
SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Ancak; bu durumlar yukarıda izah edilen SMK 6/1 maddesindeki kısmi iltibası ortadan kaldırmadığından neticeden davanın kısmen kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Dava konusu ... ... sayılı ... Kararının dava konusu edilen ... başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 35 ve 42. Sınıftaki tüm hizmetler yönünden ... Kararının KISMEN İPTALİNE , markanın bu mal ve hizmetler yönünden KISMEN HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına,
3-Dava konusu markanın kapsamında yer alan 37. Sınıftaki hizmetler yönünden açılan davanın ise REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye 345,55 TL'nin davalılardan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Davacının yaptığı (11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 6.750,00 TL tercüme ücreti, 185,00 TL tebligat gideri, 269,85 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 18.204,85 TL nin kabul ve ... oranına göre takdiren 1/2 si olan 9.102,425 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 29/01/2025
Katip ... Hakim ...
E-İmzalıdır E-İmzalıdır