T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/446 Esas - 2025/84
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2023/446
KARAR NO : 2025/84
DAVA : Marka ... sayılı ... Kararı İptali - Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 19/09/2023
KARAR TARİHİ : 05/03/2025 Yazım Tarihi : 04/04/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkilinin tescilli markalarından olan; ... - "... " markalarının ve kapsamındaki mal ve hizmetin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu tespit edilerek davalı ... ... Tic.Ltd.Şti.'nin yaptığı ve dava konusu olan ...sayılı “... ...” ibareli marka tescil başvurusunun kısmen kabul kararı verildiği ancak müvekkilinin itirazları sonucu itiraza konu olan markada kalan ürün/hizmetler için dava konusu markanın tesciline karar verildiğini bu kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı ...'nin kısmen tescil kabul kararı sonucu itiraza konu olan markada kalan hizmetler :39. Sınıf: Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. ... ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri olduğunu, Müvekkilinin tescilli markası olan ...- "... ..." ve ... - "..." markalarında da aynı sınıf olan 39.sınıfdaki ; "Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri..." bulunduğunu, müvekkilinin tescilli markaları ile dava konusu markanın tecil edilmek istendiği sınıfta hala aynı hizmetlerin ve İLTİBASIN mevcut olduğu izahtan vareste olduğunu, dava konusu "... ... " ibaresinin kök ve esaslı unsuru hem Müvekkilin tescilli markasının aynısı olan "... ..." olduğu hem de bunun dışında bir de ayrıca Müvekkilin tescilli seri markalarından olan "..." ibaresi olduğundan bu nedenle "... " ibaresinin Müvekkil Şirkete ait "... " seri markalarının devamı niteliğinde algılanacağını belirterek, davalı ...’nun 07.08.2023 tarihli ... sayılı ... Kararının iptali ile Davalı ... ... Tic.Ltd.Şti.'nin yaptığı ve dava konusu olan ...sayılı “... ...” ibareli marka tescil başvurusunun tüm sınıflar yönünden tümden reddine karar verilmesini ve Davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firmaya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ...başvuru sayılı markasının KAPSAMINDAN ÇIKARTILMAYAN, emtialar açısından davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanı ve diğer fikri hakkı, SMK 6/9 maddesine göre davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ... ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 14/08/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 19/09/2023 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; ...başvuru numaralı "... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, yayına itiraz sahibi firma tarafından, başvurunun ... sayılı "... " ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, diğer fikri haklar veya kişi hakları ve kötü niyet gerekçeleriyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca tümden reddi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
İtiraz, yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde incelenmiştir.
... sayılı markalar hükümden düştüğünden; ... sayılı markalar başvurudan farklı malları/hizmetleri kapsadığından; ... sayılı markalar ise başvuru ile benzer bulunmadığından itiraz anılan markalar bakımından kabul edilmemiştir. Markaların benzerliği hususu itiraza konu ... kararında da kabul edilmiş, Kurulda, markaların belli düzeyde benzer olduğu yönündeki tespiti onamaktadır. Başvuru ile itiraz gerekçesi markanın benzerlik düzeyi, kısmi ret sonrası başvuru kapsamında kalan mal/hizmetlerle, gerekçe markaların kapsamındaki mal/ hizmetlerin aynı/ aynı tür olmadığı hususu ile birlikte değerlendirildiğinde kalan hizmetler bakımından markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ayrıca, 6769 s. SMK'nın 6/5, 6/6 ve 6/9 maddelerine dair iddialar yönünde yeterli kanaat oluşturacak bilgi veya belge sunulmadığından bu maddelere dayalı itirazlar haklı görülmemiştir.
Son olarak, her marka özgünlük derecesi, tasarımı, tescile konu mallar/hizmetlerin ve bu mal ve hizmetlerin tüketici grubunun özellikleri, markanın tescil kapsamındaki mal/hizmetler üzerindeki ayırt edici niteliği gibi unsurlar açısından kendine özgü özellikler taşıdığından ve ancak tüm bu unsurların birlikte değerlendirilmesi sonunda tescil başvurusuna ilişkin karar oluşturulabildiğinden dilekçede başka marka başvurularına ilişkin verilen kararların işbu itirazın değerlendirilmesinde dayanak gösterilmesi de haklı bulunmamıştır.
Sayılan nedenlerle itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddedilmesi gerekmiştir" şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
... ... ... ... (...)
... (...)
( ve diğerleri)
Davalı markasının Kapsamdan Çıkartılmayan Mal/ Hizmetler
39/ Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. ... ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri.
Bilirkişi heyetinden alınan 23.09.2024 tarihli raporda ÖZETLE; " 1)Dava konusu davalı markasının başvuru kapsamından ÇIKARILAN SINIF 35.12: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Motorlu kara taşıtları (motosikletler, mobilet dahil) ve bu taşıtlar için motorlar, kavramalar ve transmisyon bağlantıları, transmisyon kayışları ve zincirleri, dişliler, frenler, fren disk ve balataları, şasiler, kaportalar, süspansiyonlar, darbe emiciler, şanzımanlar, direksiyonlar, jantlar. Bisikletler ve bunların gövdeleri, gidonları, çamurlukları.Taşıt kasaları, damperli kasalar, traktör römorkları, frigorifik kasalar, römork bağlantıları.Taşıt koltukları, koltuklar için baş dayanakları, emniyetli çocuk koltukları, koltuk kılıfları, araç örtüleri (aracın şeklini almış), güneşlikler.Sinyaller ve yön sinyalleri için kollar, taşıt camları için silecekler, silecek kolları.Taşıtlar için iç ve dış lastikler, tubles lastikler, lastik tamir takımları, taşıt lastikleri için yamalar, kaynak yamalar, taşıt lastikleri için supaplar.taşıt camları, emniyetli taşıt camları, taşıtlar için dikiz aynaları ve yan aynalar Patinaj zincirleri.Taşıtlar için portbagajlar, bisiklet ve kayak taşıyıcıları, seleler.Lastik şişirme pompaları.Taşıtlar için hırsız alarmları, kornalar.Yolcular için emniyet kemerleri, havalı yastıklar.Bebek arabaları, tekerlekli sandalyeler, pusetler.El arabaları, pazar arabaları, tek veya çok tekerlekli el arabaları,market arabaları, ev eşyaları için tekerlekli taşıyıcılar.Raylı taşıtlar: Lokomotifler, trenler, tramvaylar, vagonlar, teleferikler, telesiyejler.Deniz taşıtları ve parçaları (motorları hariç).Hava taşıtları ve parçaları (motorları hariç). Nın bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)." Ve Sınıf 39: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri’nin davaya mesnet gösterilen davacı markalarının tescil kapsamında yer alan hizmetlerle AYNI/ BENZER olduğu
2) Karşılaştırılan marka işaretlerinin benzer olduğu,
3)SMK’nın 6/6 maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğu,
4)Davacı markalarının 12. Sınıfta tanınmış olduğu ancak SMK m.6/5 hükmünün uygulanmasını gerektirici şartların oluşmadığı,
5)Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirilmesinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olacağı, sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir.
Temel uyuşmazlık başvuru markasının kapsamından ÇIKARTILMAYAN emtialar olarak belirtilmesine rağmen bilirkişi heyetince hatalı olarak ÇIKARTILAN emtialar değerlendirildiği gözetilerek heyete 1 marka uzmanı ve 1 sektör bilirkişisi ilave edilerek 15/04/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında tespit edilen uyuşmazlık kapsamında ek rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bu şekilde oluşan heyetin sunduğu 11/02/2025 tarihli EK rapor'da " SMK md. 6/1 kapsamında başvuru markasının kapsamından çıkartılmamış olan 39. Sınıfta yer alan; “Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.” ile davacının itiraza mesnet ... sayılı ... ... ibareli markasının ve ... sayılı ... ibareli markasının tescil kapsamındaki 39. Sınıfta yer alan; “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri”nin aynı sınıfta yer almaları, ortak tüketici kitlesi, ilgili sektörler arasındaki bağlantı, hizmet sağlayıcıları/tedarikçileri, alıcı grupları ve ilgili tüketici kitlesinin bu hizmetlerin aynı kaynaktan geldiğini sanma ihtimalinin yüksekliği nedenleriyle birbiri ile dolaylı olarak ilişkili hizmetler olduğu,
Davacının itiraza mesnet ... sayılı ... ... ibareli markası ve ... sayılı ... ibareli markası ile ... ... ibareli başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu,
SMK 6/1 kapsamında markaların genel izlenim yönünden benzer olduğu ve başvuru markasının kapsamından çıkartılmamış olan hizmetler bakımından aralarında ilişkilendirme ve karıştırma olasılığının olacağı, iltibas tehlikesinin bulunduğu,
SMK md. 6/5 kapsamında; davacının “...” ibareli markasının “motorlu kara taşıtlarının ticareti, aksesuar ve yedek parça ticareti ve imalat sektöründe” belli bir bilinirliği olduğu, bu çerçevede, dava konusu markanın başvuru tarihi 31.12.2021 itibarıyla Davacının “... ...” ve “...” ibareli markasının refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka” olduğunun somut olgu veya delillerle ortaya konulamadığı; aksinin kabulü durumunda; Davacının markasını sadece “motorlu kara taşıtlarının ticareti, aksesuar ve yedek parça ticareti ve imalat faaliyetleri ile ilişkili mal ve hizmetler bakımından kullandığı dikkate alındığında, davacının itiraza mesnet ... sayılı ... ... ibareli markasının ve ... sayılı ... ibareli markasının tescil kapsamındaki 39. Sınıfta yer alan; “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri” ile aralarında dolaylı ilişkinin olduğu kanaatine ulaştığımız başvuru markasının kapsamından çıkartılmamış olan 39. Sınıfta yer alan; “Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri.” bakımından tescili ve kullanımı halinde, ilgili alıcı kitlesinin taraf markaları arasında bağlantı/ilinti kurarak ekonomik davranışları ve satın alma tercihlerinde değişiklik olabileceğinin ve SMK 6/5’de düzenlenen Davalının haksız menfaat temin etmesi, Davacı markasının itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verilmesi olasılığının doğabileceği,
Dava konusu marka, davacı tarafa ait ticaret unvanını içermediğinden, SMK md. 6/6 hükmü dolayısıyla davacının ticaret ünvanından kaynaklı başkasına ait fikri mülkiyet haklarından kaynaklı bir tescil engelinden somut olayda bahsedilemeyeceği,
Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu
... ... sayılı kararının iptali koşullarının oluştuğu, " şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "... ... " ibareli marka başvurusu ile davacının " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Diğer yönden bilirkişi heyeti EK raporunda sayfa 6 daki karşılaştırma tablosuna göre dava konusu başvuru markasının kapsamındaki 39. Sınıftaki "Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri." yönünden davacı markalarının kapsamındaki emtialar arasında benzer/ilişkili ve bağlantılı emtialar olduğundan emtia benzerliği de gerçekleştiği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu yukarıda belirtilen hizmetler açısından ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının itiraz mesnedi " ... " ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasındaki baskın ... ibaresindeki benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, bu hizmetler açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında bu hizmetlerde SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu;Bu emtialar açısından aksi yöndeki ... kararı yanlış olarak değerlendirildiği;
Diğer yönden ise ;
Somut olayda SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( yani davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan davalı başvurusu nedeniyle " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın "... ... " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan kısmi iltibası ortadan kaldıran sebepler oluşturmadığından neticeden bilirkişi heyet raporu da benimsenerek dava kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE,
2-Dava konusu ...'in ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ...başvuru sayılı markanın kapsamında yer alan 39. Sınıftaki "Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri." yönünden ... kararının KISMEN İPTALİNE,
3-Marka tescilli olmadığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Diğer kısımlar yönünden davanın REDDİNE,
5-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye 345,55 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
6-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı Kuruma verilmesine,
7-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,
8-Davacının yaptığı; 14.000 TL bilirkişi ücreti, 1.935,00 TL tebligat gideri, 269,85 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.204,85 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 8.102,42 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firmanın yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 05/03/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza