T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/112 Esas - 2025/69
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/112
KARAR NO : 2025/69
DAVA : Marka ... Sayılı ... Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 11/03/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025 Yazım Tarihi: 19/03/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde
ÖZETLE: Müvekkilin, 1972 yılından beri gıda sektöründe faaliyet göstermekte olan, sektördeki 50 yılı aşan tecrübesiyle, yüksek kalite standartları, modern, yenilikçi ve tam otomasyonlu tesislerinde 2.500 ton/gün buğday işleme, 1.600 ton/gün makarna, 600 ton/gün un ve 40 ton/gün couscous üretim kapasiteleriyle dünyanın önde gelen gıda işletmelerinden birisi olduğunu, müvekkilin Türkiye’ deki ilk 500 işletmenin üst sıralarında yer aldığını, “...” ibaresinin müvekkilin ticaret unvanında da yer aldığını, müvekkilin “...” ibareli markalarını, 1972 yılından beri süre gelen etkin ve yaygın ticareti, yaptığı çok ciddi ticari yatırımlar, reklam ve sponsorluk faaliyetleri neticesinde ayırt ediciliği yüksek, kendi ile özdeş marka, yüksek bir ekonomik değer haline geldiğini, müvekkilin, oluşturduğu bu ekonomik değeri korumak için ... sayılı “... Makarna ...” tanınmış marka tescilinin yanı sıra, 29,30,32,35,43. Sınıflarda tescilli onlarca “...” esaslı unsurunu ihtiva eden seri marka tescilleri yaptığını, müvekkile ait tanınmış marka tescili ve onlarca seri marka tescilinin ortak ve esaslı unsuru "..." ibaresi olduğu halde, davalı kurum, kendi verdiği tanınmış marka tescil belgesi ile çelişen biçimde "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu gibi hatalı bir tespitten yola çıkarak, müvekkil ile aynı sektörde faaliyet gösterdiği açık olan davalının, müvekkilin markaları ile aynı sınıfta "..." esaslı unsurunu içeren marka tescilinin kabulüne karar verdiğini, müvekkilin tanınmışlığını ortaya koyan onca delil, ... kod numaralı tescilin yok sayıldığını, müvekkilin marka tescillerinin tamamı bir bütün olarak değerlendiğinde, hayatın olağan koşullarında davalının marka tescil müracaatının müvekkilin seri marka tescillerinin devamı olarak niteleneceği, bu durumun müvekkilin markasının ayırt edici karakterine zarar vereceği, davalının iltibastan faydalanıp haksız kazanç elde etmesine sebebiyet vereceğini, bu durumun SMK' da sayılan açık tescil engellerinden olmasına rağmen, itirazın reddi ile davalı markasının tesciline karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalının ... numaralı " ... ..." ibareli marka tescili incelendiğinde "..." ibaresinin davalının ismi olduğunu, kişilerin isimlerini marka olarak tescil ettirmekte herhangi bir rüçhan yahut eskiye dayalı hak sahiplikleri olmadığını, kişilerin isimleri üzerindeki hakları zaten Türk Medeni Kanunu kapsamında korumaya dahil olup, SMK kapsamında korumaya dahil edilemeyeceğini, davalının marka tescilindeki "..." ibaresi ile "..." ibareleri ayırt edici karakteri bulunmayan, ingilizce sırası ile "tarafından" ve "sezon" anlamına gelen tali ifadeler olduğunu, bu hali ile davalının marka tescilindeki markasal esaslı usurun "..." ifadesinden ibaret olduğunu, davalı kurumun, somut olay özelliklerini ve kullanılan ifadelerin jenerik, tali karakterini dikkate almadan yaptığı kıyaslamanın hukuka aykırı olduğunu, davalının 43. Sınıfta yani müvekkilin "..." esaslı marka unsurunun tescilli olduğu onlarca marka tescili ile aynı sınıfta marka tescili yapmak istediği, ... ibaresi ile davalı markasının esaslı unsuru olan "... " ibaresi arasında görsel, işitsel ve anlamsal benzerlik bulunduğunu, davalının "..." ibaresini hiç ilgisiz bir sınıfta değil, müvekkilin ana ticari sahası olan gıda sektöründe 43. Sınıfta tescil etmek istediği gözetildiğinde, davalının marka tescilinin müvekkile ait "mutluluk tadında", "... ye ... yaşa” vs... gibi seri bir marka tescili olarak algılandığını, davalının tanınmış "..." markası bulunmakta iken davalının ... ibareli marka tescili yapmasının meşru bir amaca hizmet etmediğinin fiili karinesi olduğunu, fiili karinenin ayrıca ispatı gerekmeyeceği, fiili karine aleyhine olanın ispat mükellefiyetinin mevcut olduğunu ifade ederek davanın kabulüne, ... ...’nun ... sayılı kararının iptali ve tüm sonuçları ile ortadan kaldırılmasına, dava konusu ... numaralı "... ... ..." ibareli marka tescil dosyasının tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Müvekkile ait iltibas iddialarına temel teşkil eden markanın 10 yılı aşkındır (2013 yılından beri) ...'nın ... ilçesinde "..." tarzda müşterilerine hizmet vermekte, müşterilerine, müvekkile ait reçetesi bulunan yemek tarifleri ile lezzet deneyimi yaşattığını, müvekkil ismi ve verdiği hizmet ile "..." olarak tanınmışlık kazandığını, müvekkilin ticari faaliyetlerini yürüttüğü ticari ünvanının esaslı unsuru "..." kelimesi olduğunu, müvekkilin ticari ünvanı, logosu ve bahsi geçen hususlar bir arada değerlendirildiği takdirde öncelikle "..." kelimesi üzerinden iltibas iddiasının kabulünün hukuken mümkün olmadığı, yine müvekkilin markasını tanınır kılan esaslı unsurun "..." kelimesi olduğu, fotoğraflarda yer alan 2022 tarihli ve güncel logolar ile dahi aşikar olduğunu, huzurdaki davanın tamamen mesnetsiz ve kötü niyetle ikame edilmiş bir dava niteliğinde olduğunu, iltibas şartlarının hiçbirisinin huzurdaki uyuşmazlık açısından mevcut olmadığını ifade ederek mesnetsiz ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile davacı firmanın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanı isim hakkı, SMK 6/9 maddesine göre de davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde de hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 19/02/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 11/03/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; "... başvuru numaralı "... ... ..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun .......sayılı ..... "... ",.... "...", .... "... eden makarna" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali, tanınmışlık, diğer fikri haklar ve kötü niyet gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
........Yapılan inceleme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütün olarak bıraktıkları izlenim itibariyle, ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı değerlendirildiğinden, başvuru ile itiraza mesnet markalar arasında ilişkilendirme/karıştırılma ihtimali bulunmadığı anlaşılmıştır.
.....Muterizin md. 6/5 gerekçeli itirazı, karıştırılma ihtimaline ilişkin yukarıda yapılan değerlendirme ve sunulan bilgi ve belgeler ışığında incelenmiş ve yerinde bulunmamıştır.
Başvurunun 6/6 kapsamında reddini gerektirecek yeterli bilgi ve belgelere itiraz ekinde yer verilmediği kanaatine varıldığından, muterizin 6/6 gerekçeli itirazı haksız bulunmuştur.
......
Başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia somut delillerle ispatlanamadığından ve diğer başkaca koşulların varlığı bulunmaksızın, bir başvurunun sadece önceki tarihli marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu iddiası, o başvurunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru addedilmesini gerektirecek bir husus olmadığından, kötü niyet iddiasına dayalı itiraz kabul edilmemiştir.
Belirtilen gerekçeler ile itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir" şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
...
16/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda
ÖZETLE; "1- Karşılaştırılan işaretlerin/markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan ve genel görünümleri itibariyle benzer olmadığı,
2- Davalının markasının kapsamına alınmak istenilen tüm emtialar açısından emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleştiği,
3-Buna göre dava konusu markalar arasında karıştırılma ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı,
4-Davacının “tanınmışlık” iddialarının davalı markasının hükmüne bir etkisinin olamayacağı,
5- Davacının “ticaret unvanından doğan hak” iddialarının davalının markasının tesciline bir engelinin olmayacağı
6-Davacının “kötü niyet” iddialarının değerlendirmesinin hukuki niteliği yüksek olduğundan Sayın Mahkeme tarafından yapılması gerektiği, 7-Dava konusu ... kararı iptali koşullarının ve davalı markasının hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı," şeklinde ifade edilmiştir.
Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... ve diğer" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle özellikle bütünsellik yönünden görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı; Davalı başvurusundaki ... unsurunun başvuru markasına daha çok ayırt edicilik kattığı gibi davacının adı ve soyadının yer aldığı ibarelerin diğer runsurlarla birlikte bakıldığından ... ibaresinden fazlası ile uzaklaştığı görüleceği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının"... ve diğer" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının "... ve diğer" ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak/yararlanmak isterken davalının "..." ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşamayacağı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar / hizmetler algısı da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 19/02/2025
Katip ... Hakim ...
E-İmzalıdır E-İmzalıdır