T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/598 Esas - 2025/45
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2023/598
KARAR NO : 2025/45
DAVA : Marka ... Kararı İptali- Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 05/02/2025 Yazıldığı Tarih : 28/02/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde
ÖZETLE: Müvekkili şirketin ... markasını ... nezdinde ilk kez 1994 yılında tescil ettirdiğini ve delil listesinde listelenen ... esas unsurlu markaların da sahibi olduğunu, Müvekkili şirketin, davalının; müvekkilinin ... markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ... sayılı markasının ... nezdinde 29 / 30 / sınıflarda tescili için gerçekleştirdiği marka başvurusuna itiraz ettiğini, Yapılan itiraz üzerine ... ... tarafından markaların benzer olduğu kabul edilerek, davalı markasından “…Her türlü ..., irmikler, nişastalar” emtialarının çıkarıldığını, Davalı markası kapsamında bırakılan ürünlerin de müvekkilinin dayanak markaları ile aynı tür ve benzer nitelikte olduğunu, Dava konusu ... kararının 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/1, 6/3, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri uyarınca tümden reddinin gerektiğini, Taraf markalarının SMK mad. 6/1 kapsamında benzer olduğu ... tarafından da kabul edilmesine rağmen müvekkilinin dayanak markalarının yalnızca “...” emtiaları bakımından kullanımının ispat edildiği ileri sürülerek yalnızca “Her türlü ..., irmikler, nişastalar” ürünlerinin davalı marka kapsamından çıkartıldığını, Ancak “...” emtiası ile “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri” aynı tür emtialar olduğunu, Yine “...” emtiası ile “Makarnalar, mantılar, erişteler. Tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.” Ürünlerinin de aynı tür ve benzer nitelikte olması nedeniyle bu ürünlerin de davalı markasından çıkartılması gerektiğini, Müvekkilinin ... markasının gerçek hak sahibi olduğunu ve ... markasının bir taklidi olan davaya konu markanın SMK 6/3 uyarınca hükümsüz kılınması gerektiğini, Müvekkilinin “...” markasının tanınmış marka olması nedeniyle müvekkilinin markasına iltibas derecesinde benzer davalı markasının SMK 6/5’te yer alan haksız bir yararın sağlanması, markanın itibarına zarar verilmesi ya da markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi ihtimalleri göz önüne alınıp değerlendirildiğinde tümüyle reddinin gerektiğini, Davalı marka başvurusunun SMK’nın 6/9 maddesi uyarınca açıkça kötüniyetli olduğunu iddia ederek ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şahıs Vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Müvekkilinin marka başvurusunun 14.10.2021 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile korunmak üzere 20.02.2024 tarihinde tescil edildiğini, Müvekkilinin markası ile davacıya ait "..." markası arasında SMK 6/1 kapsamında karıştırılma ihtimali dahil benzerlik bulunmadığını ve markaların kapsadığı mal ve hizmetlerin de aynı olmadığını, Davacı tarafın itiraza konu ‘...’ markasının birçok sınıfta tescil edilmesine rağmen müvekkilinin markasının 29 ve 30. Sınıflarda tescil edildiğini, Müvekkilinin markasının bir bütün olarak tescili talep edildiğinden daha önce birçok sınıfta tescil edilmiş olan ‘...’’ ibareli marka ile karıştırılma olasılığının bulunmadığını, Markalar arasında yapılacak değerlendirmede markaların ihtiva ettiği tüm unsurların bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve yalnızca belli ibareler dikkate alınarak değerlendirilemeyeceğini, Tüm bunların yanında yapılacak değerlendirmede markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer alıcı çevresine hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları karşılayıp karşılamadığı, dağıtım kanallarının ve hedef kitlelerinin aynı olup olmadığı gibi ilişkiler ve özelliklerin dikkate alınması gerektiğini, Davacının öncelikle başvuru tarihinden geriye dönük 5 yıl içerisinde itirazına ve red kararına gerekçe gösterilen markalarını 29 ve 30. Sınıfta kullandığını ispat etmesi gerektiğini, Yargıtayın emsal kararları uyarınca huzurdaki davanın reddinin gerektiğini savunmuştur.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markası ile (kapsamında bırakılan emtialar) davacı tarafın itiraz mesnedi markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık, isim ve diğer fikri hak iddiası, kötü niyet ( SMK 6/3-5-6-9 maddelerine göre) iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı, ...'in ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 03/11/2023 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 28/12/2023 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; “... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., ..., ... sayılı "...","...", "..." ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.
...... Başvuru sahibi yayına itiraza cevaben sunduğu karşı görüş dilekçesinde, 6769 s. SMK'nın 19(2) maddesi hükmü kapsamında, itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların, tescil kapsamında bulunan tüm mal/hizmetler bakımından kullanımının ispatlanmasını talep etmiştir....... Belirtilen hükümler çerçevesinde ... Başkanlığınca yapılan incelemede; İtiraz sahibi tarafından sunulan delillerin incelenmesi sonucunda ... ve ... sayılı markaların "..." mallarında kullanımlarının ispatlandığı, ... sayılı markanın ise kullanımının ispatlanamadığı tespit edilmiştir. " tespitinde bulunduğu anlaşılmıştır. Kurul da, ... kararında kullanım ispaıyla ilgili olarak yapılan tespit ve değerlendirmelerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı görüşünde olup itiraz konusu ... kararını bu yönüyle yerinde bulmaktadır. Ancak ... tarafından yapılan inceleme sonucunda "Md. 6/1 kapsamında yapılan inceleme sonucunda markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiş ve itiraz gerekçesi yerinde bulunmamıştır." tespitinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle markalar arasındaki benzerlik incelemesinin yeniden irdelenmesi gerekmiştir. Öncelikle ... sayılı marka kullanımı ispatlanamadığından 6/1 incelemesinde dikkate alınmamıştır. Akabinde ..., ... sayılı "...", "..." ibareli markalar kullanımları ispatlanan "..." emtiası kapsamında 6/1 incelemesine geçilmiştir. Yapılan incelemede işbu başvuruda bağımsız unsur olarak yer alan "..." ibaresi ile söz konusu muteriz markalarındaki "..." olarak okunabilen ibarelerin özellikle işitsel düzeyde olmak üzere benzer oldukları tespit edilmiş, işbu başvuruda yer alan "30. SINIF: Her türlü ..., irmikler, nişastalar." ile "..." emtiasının aynı/benzer türde mallar oldukları, bu kapsamda da başvuruda yer alan "30. SINIF: Her türlü ..., irmikler, nişastalar." malları açısından markalar arasında iltibas ihtimali bulunduğu tespit ve kanaatine varılmıştır. Diğer mallar açısından ise itirazın reddine karar verilmiştir. Sonuç itibariyle 6/1 gerekçeli itirazın kısmen kabulü gerekmiştir. Muterizin diğer iddiaları ise yerinde görülmemiştir.” denilerek itirazın kısmen kabulüne ve başvurudan "30. SINIF: Her türlü ..., irmikler, nişastalar." mallarının çıkartılmasına oybirliği ile karar verildiği" şeklinde ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir."
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin ... şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Kullanılmama def'i; 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU'nda 6/1 maddesine göre marka başvurularında, 25.nci maddeye göre hükümsüzlük davasında ve de 29.ncu maddesindeki tecavüz davalarında iltibasa dayalı itiraz gerekçesi mesnet marka ( ya da markaları) yönünden kullanılmama def'i imkanı getirilmiştir. Buna göre kendisine ispat yükü düşen taraf ileri sürdüğü davaya konu başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde mesnet (dayanak) marka/markaların kapsamındaki mal veya hizmetler bakımından markasını Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğunu ispatlamalıdır. Aksi takdirde itiraz yapılmamış veya açmış olduğu davasını da ispat edememiş sayılması sonucu ortaya çıkacaktır.
... davalarında, 6769 sayılı SMK'nın Uygulanması Yönetmeliği 29/1-2 maddede belirtilen kullanımın ispatına dayanan taraf yayına itiraza ilişkin görüşünü sunması gereken süre içinde kullanımın ispatına ilişkin talebini açıkça ve yazılı olarak ve de kullanımın ispatı istenilen markaların tescil numaralarının açıkça belirtmesi gerekmektedir. Aksi halde talep yapılmamış sayılacaktır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı Markaları
...+ ... ...+ ... (...)
...+ ... (...)
... (...)
Bilirkişi heyet raporunda
ÖZETLE; "Davacının itiraza gerekçe ... ve ... sayılı “...” ibareli markalarının “...” emtiaları bakımından ciddi biçimde kullanıldığı, Dava konusu ... sayılı “...” ibareli marka başvurusunun yukarıda izah olunan nedenler doğrultusunda davacı yanın ... ve ... sayılı “...” markaları ile işaret benzerliği olsa da emtia benzerliği bulunmaması nedeniyle benzer olmadığı ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, Davacının gerçek hak sahipliği iddiasının davalının markasının tesciline bir engelinin/ etkisinin olamayacağı, Davacı şirket markalarının tanınmışlığı iddiasının somut olaya uygulanma koşullarının oluşmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
... kararı iptalinde;
Davalının "..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait kurum itiraz sürecinde ileri sürülen "... " markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmuş ise de; marka işlem dosyasına göre kullanım ispatı yerine getirilen ... malları ile başvuru markası kapsamında kalan emtialar açısından aynı/benzer/ilişkili ve bağlantılı mal/hizmet bulunmadığı kanaatine varılarak SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu bulunmadığı kanaati oluştuğu;
Nitekim bilirkişi raporunda bu husus "İtiraz aşamasında sunulan belgelerintarafından incelenmesi neticesinde itiraz sahibinin ... ve ... sayılı gerekçe markalarının “...” mallarında kullanımlarının ispatlandığı, ... sayılı “...” ibareli markanın kullanımının ispatlanamadığı tespit edilmiştir. Davacı sayın vekilinin ... kararına yaptığı itiraz dilekçesinde ise kullanım ispatına ilişkin yapılan değerlendirmeye bir itirazının bulunmadığı ve dava konusu ... kararında da kullanım ispatına ilişkin ... tarafından yapılan tespit ve değerlendirmede bir isabetsizlik olmadığı yönünde karar verilmiştir.
Dolayısıyla davacı tarafın itiraza gerekçe markalarından sadece ... ve ... sayılı markaları “... emtiası” bakımından kullanımının ispatlanması nedeniyle raporumuzda karşılaştırma ve iltibas ihtimali bu markalar ve kapsamlarındaki “... emtiası” bakımından yapılmıştır.
davalının marka başvurusunun 29 ve 30. Sınıf emtia ve hizmetler bakımından yapıldığı, davacının itiraza gerekçe ... ve ... sayılı markalarının ise “...” emtiaları bakımından kullanıldığı görülmektedir.
İtiraz aşamasında davacının markalarının kapsamındaki “...” emtiası (kullanımı ispat edilen) ile davalının marka başvurusu kapsamındaki 29 ve 30. Sınıf emtialar karşılaştırılarak, taraf markalarının “Her türlü ..., irmikler, nişastalar” emtiaları bakımından aynı/benzer olduğuna karar verilerek iş bu emtialar dava konusu marka başvurusundan çıkarılmıştır. İş bu dava da itiraza gerekçe markalar sahibi tarafından açıldığından heyetimizce yapılacak değerlendirmede dava konusu marka kapsamında kalan diğer emtialar dikkate alınmıştır.
Heyetimizce davacının yukarıda yer verdiğimiz iddiasında yer alan emtialar bakımından bütün yönleri ile detaylı olarak yapılan emtia benzerliği değerlendirmesinde; davacının itiraza gerekçe markaları ile dava konusu başvuru kapsamındaki “Her türlü ..., irmikler, nişastalar” emtialarının aynı/benzer olduğu, birbiri yerine ikame edilebilir, marketlerde yan yana reyonlarda satılan aynı dağıtım kanallarına sahip mallar olduğu ve bu nedenle başvuru kapsamından hali hazırda çıkarıldığı ancak bunun dışında davalı tarafın marka başvurusu kapsamında kalan ve davacı sayın vekili tarafından iş bu başvurudan çıkarılması gerektiği belirtilen “Makarnalar, mantılar, erişteler. Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül.” Emtialarının ise yapımında “...” emtiasının kullanılmasının emtia benzerliğini sağlamadığı, bu ürünlerin farklı reyon ve bölümlerde (özellikle pastacılık ve fırıncılık mamulleri marketlerde unlu mamuller reyonunda, reyon görevlisinin yardımıyla satılır.) satıldığı, birbiri yerine ikame edilmeyeceği ya da aynı ticari kaynaktan geldiği kanısı yaratmayacağı, dolayısıyla emtia benzerliği olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır." şeklinde de izah edildiği;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı,
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Hükümsüzlük talebi açısından;
Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait ileri sürülen "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve seçil olarak benzerlik oluştuğu;
Diğer yönden davalı cevap dilekçesinde açıkça kullanmama def'i ileri sürmediğinden davacının dava dilekçesine ve itiraz sürecindeki tüm mesnet markaları açısından emtiaların karşılaştırılması gerektiği; Buna göre ; bilirkişi heyet raporunda sayfa 8-9 da tabloda görüleceği üzere davacının ... sayılı "..." ibareli markasının kapsamındaki 35.nci snıftaki 29 ve 30.ncu sınıfa ait malların satış hizmetleri ile davalı markasının kapsamındaki 29 ve 30.ncu sınıfa ait mallar arasında ilişkili ve bağlantılı emtialar olduğu görüleceği;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının ... sayılı markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki taraf markasında benzerlik nedeniyle yanılgı yaşayabileceği, her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği , taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu;
Diğer yönden ;
Davacı tarafın dava konusu başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği kanıtlanmadığı,
SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;
Davacı tarafın başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı;
Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı;
Ancak bu durumlar yukarıda açıklanan iltibası ortadan kaldırmadığından hükümsüzlük davası kabul edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-... Kararının iptaline yönelik açılan davanın REDDİNE,
2-Hükümsüzlük talepli açılan davanın KABULÜNE,
3-Dava konusu ... sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin düşümü ile bakiye 345,55 TL'nin davalı şahıstan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı Kuruma verilmesine, (2 davalı olup ... davası reddedilmiş, diğer dava kabul edilmiş olduğundan kurum lehine yarısı hükmedilmiştir.)
6-AAÜT uyarınca 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalı şahıstan tahsiliyle davacıya verilmesine, (2 davalı olup ... davası reddedilmiş, Hükümsüzlük davası kabul edilmiş olduğundan davacı lehine yarısı hükmedilmiştir.)
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.
05/02/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza