T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/26
KARAR NO : 2025/60
DAVA : 1 -Marka Tecavüzü Tespit, Durdurma
2-Delil Tespiti
DAVA TARİHİ : 22/01/2024
KARAR TARİHİ : 17/02/2025 Yazıldığı Tarih : 17/03/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde
ÖZETLE: müvekkili ...’nin ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olduğu, gerek ... nezdinde gerekse ... nezdinde çok sayıda marka tesciline sahip olduğu, ilgili markaların bir kısmının dilekçe kapsamında tablo halinde özetlendiği, marka tescil belgelerinin dilekçe ekinde sunulduğu, bu markaların tüketiciler nezdindeki çekim gücü ve güvenilir marka algısı nedeniyle kötü niyetli kişilerce marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin üretilerek satışa sunulmakta olduğu, davalıya ait işletmede davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğunun öğrenilmesi üzerine davalıya ait işletmeden 1 (Bir) çift “... ” marka ve logolu çocuk eşofman takımı satın alınarak taklit nitelikteki bu ürün ve ürüne ait fiş/slipin dilekçe ekinde sunulduğu, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünlerin davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, 6769 sayılı SMK’nın 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca davalının eyleminin davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine ve 6769 sayılı SMK’nın 149/1-c hükmü uyarınca davacının marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına, davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına, karar verilmesi talep edilmektedir.
SAVUNMA:
Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10.01.2017 yürürlük )
Madde 7 " (1) Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir.
(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır:
a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması.
b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması.
c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. "
Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,
(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer almaktadır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı ... Kulubü derneğine ait tescilli markaya konu olan ürünlerin davalı firma işyerinde satışa sunulan ürünler dolayısıyla marka ihlali oluşup oluşmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafın; ... sayılı "..." ibareli , ... sayılı "..." ibareli ,... sayılı ... ibareli,... sayılı ... ibareli ,... sayılı "..." ve diğer tescilli markaları olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.
Mahkememizce tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından 05.02.2024 tarihinde davacı vekili ile birlikte davalı tarafa ait “...” adresinde yer alan ... TİC. LTD. ŞTİ. tabelalı mağazaya gitmiştir. Tespite konu mağazada farklı marka ve çeşitte ürünler bulunduğu gibi iş yerinde davacıya ait “...” marka ve logosu bulunan toplam 7 adet çocuk eşofman takımının da (alt ve üst) satışa hazır vaziyette bulunduğu, bu ürünlerin her birinin 300 TL bedelle satışa sunulduğu tespit edilmiştir.
Tespit sonrasında sunulan 06/02/2024 tarihli raporda ÖZETLE " ....davalıya ait “...” adresinde yapılan inceleme sonucunda tespit edilen 7 adet çocuk eşofman takımı üzerinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına ... sayılarla tescilli olan, aynı zamanda tanınmış marka niteliğinde olan marka ve logoların aynısı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğu, bu ürünlerin davacıya ait markaların tescil kapsamında bulunan mallarla aynı/aynı türden olduğu, davalıya ait işyerinde tespit edilen eşofman takımlarının orijinal olmayıp taklit ürünler olduğu ve davacı markaları ile iktibas suretiyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacıya ait marka ve logonun, davacının izin ve kontrolü dışında, orijinal olmayan ürünlerde bu şekilde kullanılmasının tüketicilerin yanılmasına, davacının ün ve itibarından haksız kazanç elde edilmesine ve markanın ün ve itibarının zedelenmesine neden olacağı kanaatine ulaşılmıştır." şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE
SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.
Davacı taraf iddiasında ... marka ve LOGO'lu ... sayılı tescilli marka hakkının davalı tarafça iş yerinde satılan ürünlerde marka tecavüzü oluşturacak şekilde kullanıldığını ileri sürmektedir.
Tensiple birlikte verilen delil tespiti kararı çerçevesinde kendisine görev verilen marka uzmanı bilirkişi tarafından 05.02.2024 tarihinde davacı vekili ile birlikte davalı tarafa ait “...” adresinde yer alan ... TİC. LTD. ŞTİ. tabelalı mağazaya gitmiştir. Tespite konu mağazada farklı marka ve çeşitte ürünler bulunduğu gibi iş yerinde ... LOGOSU ihtiva eden 7 adet çocuk eşofman takımının da (alt ve üst) satışa hazır vaziyette bulunduğu, bu ürünlerin her birinin 300 TL bedelle satışa sunulduğu tespit edildikten sonra aynı bilirkişinin sunduğu 05.02.2024 tarihli raporda ÖZETLE "....davalıya ait “...” adresinde yapılan inceleme sonucunda tespit edilen 7 adet çocuk eşofman takımı üzerinde kullanılan “...” marka ve logosunun davacı adına ... sayılarla tescilli olan, aynı zamanda tanınmış marka niteliğinde olan marka ve logoların aynısı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzeri olduğu, bu ürünlerin davacıya ait markaların tescil kapsamında bulunan mallarla aynı/aynı türden olduğu, davalıya ait işyerinde tespit edilen eşofman takımlarının orijinal olmayıp taklit ürünler olduğu ve davacı markaları ile iktibas suretiyle karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacıya ait marka ve logonun, davacının izin ve kontrolü dışında, orijinal olmayan ürünlerde bu şekilde kullanılmasının tüketicilerin yanılmasına, davacının ün ve itibarından haksız kazanç elde edilmesine ve markanın ün ve itibarının zedelenmesine neden olacağı kanaatine ulaşılmıştır." şeklindeki tespit ve kanaate mahkemece de aynen iştirak edilerek davalının bu tür eyleminin SMK 29.ncu maddesindeki marka tecavüzü oluşturduğu sonucuna varılarak ve dava kabul edilerek " Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, bu eylemlerin DURDURULMASINA, " şeklinde karar verilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde ürünlere el koyma yönünde bir talepte bulunmuş ise de dava açılması ve sonrasında açıkça ihtiyati tedbir talebinde bulunmadığı gibi el konulacak ürünlerin sonrasında imhası şeklinde bir talebi de olmadığından, taklit olduğu belirtilen ürünlerin belirsiz bir zaman diliminde EL KOYMA şeklinde Yediemin veya emanet birimlerinde muhafazası mümkün görülmediği, hiç olmazsa yargılama bitimi veya karar kesinleştiğinde imhası şeklinde bir talepte de bulunulmadığından bu açıdan ürünlere el koyma talebinde davacının hukuki yararı olmadığı değerlendirilerek bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, bu eylemlerin DURDURULMASINA,
3-Ürünlere el koyma konusunda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalıdan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
5-AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 3.500,00 bilirkişi ücreti, 340,00 tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 4.267,60 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı firma yetkilisinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 17/02/2025
Katip ...
E-imza
Hakim ...
E-imza