T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/84 Esas - 2025/11
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2024/84
KARAR NO : 2025/11
DAVA : Marka ... ... Kararı İptali - Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ : 25/02/2024
KARAR TARİHİ : 20/01/2025 Yazım Tarihi: 03/02/2025
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde
ÖZETLE: Müvekkilinin dedesinin 1950’li yıllarda ...’ta kurduğu ... mağazasını 1999 yılında babasından devraldığını, ev tekstili, çeyiz ve tuhafiye sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin “...” markasını 1999 yılından bu yana kesintisiz olarak kullandığını, müvekkilinin firmasının bölgede çok ciddi tanınmışlık seviyesine ulaştığını, müvekkilinin ticaret unvanında da “...” ibaresini kullandığını, müvekkilinin ... alışveriş sitesi üzerinden “...” markası ile ürün satışı yaptığını, alışveriş sitesine bu mağaza ismini ilk kaydedenin müvekkili olduğunu, alışveriş sitelerinde bulunan ... adı verilen satış sistemi üzerinden davalı şahsın müvekkili markası üzerinden satış yaptığını, kötü niyetli olarak müvekkili markasını kendi adına tescil ettirmeye teşebbüs ettiğini, davalı şahsın ... ile bir ilgisi bulunmadığını, Isparta’dan satış yaptığını, dava konusu marka başvurusunun müvekkili markasının ayırt edici karakterini zedeleyeceğini, itibarını zarara uğratacağını ve davalının haksız kazanç elde etmesine sebebiyet vereceğini, dava konusu markanın müvekkili markasını birebir aynısı olduğunu, davalı şahsın marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu beyanla; ... ... ...’nın ... sayılı kararının iptaline, davalıya ait ... sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Şahıs vekili dilekçe ve beyanında
ÖZETLE: davacının “...” markasını eskiden beri yoğun ve bilinir şekilde kullandığını ispatla yükümlü olduğunu, alışveriş sitelerinde markanın bilinirliğini müvekkilinin sağladığını, davacının ticari unvanının “... ...” şeklinde olduğunu, müvekkilinin marka başvurusunun sadece “...” şeklinde olduğunu, davacının haksız ve kötü niyetle işbu davayı ikame ettiğini beyanla; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı şahsın ... başvuru sayılı markasına yönelik eskiye dayalı kullanım, tanınmışlık ve kötü niyetli başvuru yapıldığı (SMK 6/3, 6/5, 6/9 maddelerine göre) yönünde davacı taraf itirazlarının nihai olarak reddi konusunda verilen ...'in ... sayılı ... kararının iptali, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır.
... kararının 31/01/2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 25/02/2024 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; “Md. 6(3) değerlendirmesinde itiraz sahibi tarafından sunulan belge ve faturaların değerlendirilmesi neticesinde, muterizin "..." ibaresini başkası tarafından kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta, ciddi kullanım teşkil edecek şekilde ticaret alanında kullandığını ispat edemediği tespit edilmiştir. Sayılan nedenlerle Md. 6(3) kapsamında itirazın reddi gerekmiştir.
Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 Sayılı SMK'nın 6(5) maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde de bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir.
.... incelenen başvuruyu oluşturan işaretle itiraz gerekçesi markaların benzer olduğu iddiasını, tek başına, başvurunun kötü niyetle yapıldığı ispatlayan bir husus olarak kabul etmemektedir. İtiraz sahibinin, markaların benzer olduğu iddiasının ötesinde, kötü niyet hususunu ispatlar nitelikte herhangi bir kanıt sunmaması dikkate alındığında ve Kurul'da başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönünde kanaat oluşmadığından kötü niyet gerekçeli itiraz haklı bulunmamıştır. Sayılan nedenlerle, işbu itirazın tüm gerekçeleri bakımından reddi gerekmiştir.
KARAR İtirazın reddedilmesine oybirliği ile karar verilmiştir.” ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.",
Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır.
SMK 6/3 maddesinin uygulanması için tescilsiz olarak kullanılan işaretin MARKASAL şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanılması, bu kullanımın da Türkiye hudutları içinde olması gerekir. Üçüncü kişinin davaya konu tescil başvurusundan veya rüçhan hakkının doğumundan önce, bu işareti kullandığı , çevresinde belli bir oranda bu işaret üzerinde hak sahibi olarak bilinip tanındığının ispatı (tüm Türkiye genelinde değil) gerekir. Diğer bir anlatımla, öncelik hakkını ileri sürenin söz konusu ibarenin başkası tarafindan kullanımını veya tescilini engelleme hakkı verecek nitelik ve yoğunlukta bu işareti Türkiye hudutları içinde ticaret alanında kullandığını ispatlaması gerekir. Gerçekten, bir işareti ilk kullanan ve ona ayırt edici nitelik kazandıran kişi onun hak sahibi olarak kabul edilir ve bu halde gerçek hak sahipliği sözkonusudur.
SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;
Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.
Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.
Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davalı başvuru Markası Davacı kullanımı
... (...) ...-...
24. Sınıf: Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. ...
Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar,
yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar,
flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları.
35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için
Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri,
nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar,
flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları.
mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları,
elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)
02/12/2024 tarihli Bilirkişi heyet Raporunda
ÖZETLE; "... karar iptali davası bakımından;
Davacı taraf, yayına itiraz dilekçesi ekinde, 4 sayfadan ibaret aşağıdaki belgeleri dosyaya sunmuştur;
• 02/02/2021 tarihli ...’nın düzenlediği Faaliyet Belgesi (Belgede ticaret unvanı ...-... şeklindedir. Odaya kayıt tarihi 11.01.1999, faaliyet konusu tuhafiye’dir.)
• 24.06.2021 tarihli ...’nın düzenlediği Oda Kayıt Sicil Sureti (Belgede ticaret unvanı ...-... şeklindedir. Odaya kayıt tarihi 11.01.1999, iştigal konusu tuhafiye’dir.)
• 22.01.2014 tarihli fatura: Davacı tarafça ... adına düzenlenmiş olup, faturada “...” ibaresi yer almaktadır. Fatura konusu ürünler 150 adet banyo havlusu, 150 adet yüz havlusu şeklindedir.
• 19.03.2014 tarihli fatura: Davacı tarafça ... adına düzenlenmiş olup, faturada “...” ibaresi yer almaktadır. Fatura konusu ürünler 18 adet havlu beyaz banyo, 18 adet havlu beyaz özdilek şeklindedir.
Davacı taraf, yayına itiraz aşamasında yukarıdaki belgeleri sunmuştur. ... karar iptali davası bakımından yapılacak inceleme, yayına itiraz dilekçesi ile sunulan belgeler ile sınırlı olduğundan, yayıma itirazın yeniden incelenmesi aşamasında sunulan 12 sayfalık belge incelemede dikkate alınmamıştır.
... Hukuk Dairesi .... sayılı onama kararında, “... kullanıma ilişkin sadece 7 adet satış 1 adet alış faturası ibraz edildiği, başkaca da bir delil ibraz edilmediği, ibraz edilen faturaların ticari defterlere kaydının yapılıp yapılmadığı anlaşılamadığı, kullanımın ispatlanamadığı” ifade edilmiş olup, somut olayda da, 2 adet faturadan ibaret kullanımın, gerçek hak sahipliğinin ispatı için yeterli olmadığı değerlendirilmiş olup, ... karar iptali davası bakımından, gerçek hak sahipliğine dayalı markanın iptali koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.
Hükümsüzlük davası bakımından;
Hükümsüzlük davası bakımından davacının hem itiraz aşamasında hem de dava aşamasında sunduğu deliller dikkate alınarak bir inceleme yapılacaktır. Davacı taraf, dava aşamasında aşağıdaki belgeleri dosyaya ibraz etmiştir;
• 2002-2021 tarih aralığına ilişkin 102 adet fatura : Faturalarda “...” ibaresi yer almakta olup, faturalara konu ürünler; “masa örtüsü, nevresim takımı, havlu, peştemal, perde, yastık, pijama, yazma, çarşaf, battaniye, hurç, yolluk, klozet takımı, bornoz, kanepe örtüsü, sandalye minderi, yastık kılıfı, yorgan, kumaş, muhtelif ev tekstili, çeyiz sandığı”
• Davacı adına düzenlenen alış faturaları: Alıcı adı “...-...” şeklindedir.
• “...-...”e ait Ticaret sicil gazetesi,
• 02/02/2024 tarihli ...’nın düzenlediği Faaliyet Belgesi (Belgede ticaret unvanı ...-... şeklindedir. Odaya kayıt tarihi 11.01.1999, faaliyet konusu tuhafiye’dir.)
• 02/02/2024 tarihli ...’nın düzenlediği Oda Kayıt Sicil Sureti (Belgede ticaret unvanı ...-... şeklindedir. Odaya kayıt tarihi 11.01.1999, iştigal konusu tuhafiye’dir.)
• Çeşitli yıllara ait Vergi Levhaları
• ...-... adına düzenlenen kredi kartları ve banka kartları
• Mağaza fotoğrafları
• Kartvizitler,
• El ilanı görseli
• ... satış mağazası görselleri ve ürün yorumları: Mağaza 22 Haziran 2020 tarihinde açılmış olup, mağaza adı ...”dir.
• ... tarafından, davacı adına düzenlenen “komisyon gelirleri, kargo faturası, reklam bedeli” açıklamalı 2020-2021 tarihli faturalar
• ... satış mağazası görselleri ve ürün yorumları: Mağaza adı ...”dir.
• ... isimli ... internet satış mağazası görselleri, 2021 tarihli sipariş görselleri
• "...”e teşekkür edilen ... paylaşımları (2020 tarihli)
• ... adresinin ... adına kaydına ilişkin görsel
• ... isimli ... sayfası
Davacının itiraz ve dava aşamasında sunduğu deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacının “...” isimli tuhafiye işlettiği, bu işletmenin 11.01.1999 tarihinden bu yana faaliyette olduğu, davacının “...” isimli mağazada çeşitli ev tekstil ürünlerinin satışını yaptığı, 2021 yılından bu yana sosyal medya hesabının bulunduğu, yine 2021 yılından itibaren ..., ..., ... isimli e-ticaret sitelerinde satış yaptığı, bu kullanımların markasal nitelikte ve ciddi kullanım niteliğinde olduğu değerlendirilmiş, dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti bakımından, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
Eskiye dayalı kullanım nedeniyle, üstün ve öncelikli hak sahipliği hangi mal ve hizmet bakımından elde edilmiş ise, sadece bu mal ve/veya hizmetler ile benzer sınıflardaki mal ve/veya hizmetler yönünden hükümsüzlük kararı verilmelidir. Dava konusu marka kapsamında yer alan “24. Sınıf: Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmeti ise, davacının gerçek hak sahibi olduğu “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti ile benzer/ilişkili mal ve hizmetlerdir. Zira bahse konu mal ve hizmetlerin tamamı, tuhafiyelerde birlikte satılan, bir arada satın alınan, benzer ihtiyaçları gideren mal ve hizmetlerdir.
Sonuç olarak, dava konusu mark kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından, gerçek hak sahipliğine dayalı itirazın kabulü, markanın hükümsüzlüğü koşulları oluştuğu değerlendirilmekle birlikte, gerçek hak sahipliği bakımından takdir Sayın Mahkeme’ye aittir.
Davacı Markasının Tanınmış Olup Olmadığı, Davalının Başvuruya Konu Markasının Davacının Tanınmış Markasından Haksız Yararlanma Sağlayıp Sağlamadığı, Davacı Markasının İtibarına Zarar Verip Veremeyeceği, Ayırt Ediciliğini Zedeleyip Zedelemeyeceği Hususları Bakımından Değerlendirme
6769 sayılı SMK 6/5 maddesi; “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.” hükmünü amirdir. Bu madde kapsamında koruma elde edilebilmesi için önceki tarihli markanın tanınmış olması, önceki tarihli marka ile sonraki tarihli başvurunun aynı veya benzer olması ve maddede öngörülen üç şarttan birinin gerçekleşmesi gerekmektedir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 6/5 kapsamında yapılacak bir değerlendirme için, “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir marka”nın varlığı gerekmektedir. Oysa, somut olayda, davacı taraf adına, dava konusu markanın başvuru tarihinden önce yapılmış bir marka başvurusu bulunmamaktadır.
Sonuç olarak; tanınmışlığa bağlı markanın iptali koşullarının somut olayda bulunmadığı değerlendirilmiş olup, tanınmışlık kapsamında takdir Sayın Mahkeme’ye aittir.
Kötünı̇yet İddı̇ası Bakımından Değerlendirme
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf, dedesinin 1950’li yıllarda ...’ta kurduğu ... mağazasını 1999 yılında babasında devraldığını, ev tekstili, çeyiz ve tuhafiye sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin “...” markasını 1999 yılından bu yana kesintisiz olarak kullandığını, gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, davalı şahsın ... ile bir ilgisi bulunmadığını, Isparta’dan satış yaptığını, davalı şahsın marka başvurusunda kötü niyetli olduğunu iddia etmiştir.
Raporumuzda, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunduğu kanaatine varılmış olup, bu değerlendirme gözetildiğinde, somut olay bakımından kötü niyet bulunup bulunmadığı konusunda takdir Sayın Mahkeme’ye aittir.
SONUÇ VE KANAAT
1.... karar iptali davası bakımından, somut olay bakımından 6769 sayılı SMK madde 6/3 hükmünde yer alan şartların oluşmadığı,
2. Hükümsüzlük davası bakımından, gerçek hak sahipliğine dayalı markanın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu,
3.Somut olay bakımından 6769 sayılı SMK madde 6/5 hükmünde yer alan şartların oluşmadığı,
4.Kötü niyet iddiasının hukuki değerlendirme niteliğinde olduğu," şeklinde ifade edilmiştir.
GEREKÇE;
... KARARI İPTALİ DAVASINDA;
SMK 6/3 maddesi açısından;
Davacı tarafın dayandığı ve kurum itiraz sürecinde marka işlem dosyasına sunulan bilirkişi raporunda bahsedilen ( • 02/02/2021 tarihli ...’nın düzenlediği Faaliyet Belgesi (Belgede ticaret unvanı ...-... şeklindedir. Odaya kayıt tarihi 11.01.1999, faaliyet konusu tuhafiye’dir.)
• 24.06.2021 tarihli ...’nın düzenlediği Oda Kayıt Sicil Sureti (Belgede ticaret unvanı ...-... şeklindedir. Odaya kayıt tarihi 11.01.1999, iştigal konusu tuhafiye’dir.)
• 22.01.2014 tarihli fatura: Davacı tarafça ... adına düzenlenmiş olup, faturada “...” ibaresi yer almaktadır. Fatura konusu ürünler 150 adet banyo havlusu, 150 adet yüz havlusu şeklindedir.
• 19.03.2014 tarihli fatura: Davacı tarafça ... adına düzenlenmiş olup, faturada “...” ibaresi yer almaktadır. Fatura konusu ürünler 18 adet havlu beyaz banyo, 18 adet havlu beyaz özdilek şeklindedir.) şeklindeki delil ve belgeler davaya konu edilen 16/06/2022 tarihinde başvurusu yapılan "..." ibareli markanın kapsamındaki emtialar açısından onu marka olarak engelleyebilecek tarzda davacı tarafın "..." şeklinde ticaret hayatında önceye dayalı yaygın nitelik ve yoğunlukta markasal kullanım olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı; nitekim benimsenen bilirkişi heyet raporunda bu husus "somut olayda da, 2 adet faturadan ibaret kullanımın, gerçek hak sahipliğinin ispatı için yeterli olmadığı " şeklinde de izah edildiğinden bu davada SMK 6/3 maddesindeki koşul oluşmadığı;
SMK 6/5 maddesi açısından;
Yasa metninde " Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, .... " şeklinde bir tanımlama getirilmiş olup davacı tarafın davalının 16/06/2022 tarihinde başvurusu yapılan "..." ibareli marka başvurusuna esas alınabilecek/engelleyebilecek şekilde bu tarihten daha önce "..." şeklinde "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış bir marka”nın varlığı " somut olayda oluşmadığı, dolayısıyla SMK 6/5 maddesindeki koşullar da bu davada oluşmadığı;
SMK 6/9 maddesi açısından;
Davalı tarafın "..." ibareli markanın kapsamındaki emtialar açısından " markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı güttüğü gibi hallerin " oluştuğuna dair delil ve belge sunulmadığından SMK 6/9 maddesindeki koşullar da bu davada oluşmadığı;
Tüm bu sebeplerle ... kararı iptali davası reddedilmiştir.
HÜKÜMSÜZLÜK DAVASINDA ;
SMK 6/3 maddesi açısından;
16/06/2022 tarihinde başvurusu yapılan "..." ibareli davalı başvuru markasına karşı davacının hem kurum itiraz sürecinde marka işlem dosyasına sunduğu hem de dava aşamasında dosyaya sunduğu yukarıda bahsedilen delil ve belgelerde ... şeklinde "Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular." malları ve bu malların "satış hizmetlerinde" tescilsiz markasal kullanımları bulunduğu , bu kullanımların Türkiye hudutları içinde SMK 6/3 maddesi kapsamında işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak ticaret alanında kullanıldığı anlaşıldığı; Bu mallar ve hizmetler ile davalı başvuru markasının kapsamındaki emtiaların da benzer/ilişkili ve bağlantılı olması nedeniyle emtia benzerliği şartı da gerçekleştiği; Bu itibarla Ortalama tüketici nazarında idari ve ekonomik anlamda her iki taraf markasını ilişkilendirebileceği, markaların aynı firmaya ya da firmalar arasında idari ve ekonomik bağ olduğu izlenimi uyandırabileceği; yani markaları karıştırabilecekleri;
Nitekim benimsenen bilirkişi heyet raporunda bu husus "davacının “...” isimli tuhafiye işlettiği, bu işletmenin 11.01.1999 tarihinden bu yana faaliyette olduğu, davacının “...” isimli mağazada çeşitli ev tekstil ürünlerinin satışını yaptığı, 2021 yılından bu yana sosyal medya hesabının bulunduğu, yine 2021 yılından itibaren ..., ..., ... isimli e-ticaret sitelerinde satış yaptığı, bu kullanımların markasal nitelikte ve ciddi kullanım niteliğinde olduğu değerlendirilmiş, dava konusu marka kapsamında yer alan “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti bakımından, davacının gerçek hak sahipliğinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
Eskiye dayalı kullanım nedeniyle, üstün ve öncelikli hak sahipliği hangi mal ve hizmet bakımından elde edilmiş ise, sadece bu mal ve/veya hizmetler ile benzer sınıflardaki mal ve/veya hizmetler yönünden hükümsüzlük kararı verilmelidir. Dava konusu marka kapsamında yer alan “24. Sınıf: Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. 35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” mal ve hizmeti ise, davacının gerçek hak sahibi olduğu “35. Sınıf: Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmeti ile benzer/ilişkili mal ve hizmetlerdir. Zira bahse konu mal ve hizmetlerin tamamı, tuhafiyelerde birlikte satılan, bir arada satın alınan, benzer ihtiyaçları gideren mal ve hizmetlerdir.
Sonuç olarak, dava konusu mark kapsamındaki tüm mal ve hizmetler bakımından, gerçek hak sahipliğine dayalı itirazın kabulü, markanın hükümsüzlüğü koşulları oluştuğu " şeklinde de izah edildiğinden SMK 6/3 maddesindeki eskiye dayalı kullanım koşulu gerçekleştiği; Kanaatine varılmıştır.
SMK 6/5 maddesi açısından;
Yasa metninde " Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, .... " şeklinde bir tanımlama getirilmiş olup davacı tarafın davalının 16/06/2022 tarihinde başvurusu yapılan "..." ibareli marka başvurusuna esas alınabilecek/engelleyebilecek şekilde bu tarihten daha önce "..." şeklinde "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu yapılmış bir marka”nın varlığı " somut olayda oluşmadığı, dolayısıyla SMK 6/5 maddesindeki koşullar da bu davada oluşmadığı;
SMK 6/9 maddesi açısından;
Davalı tarafın "..." ibareli markanın kapsamındaki emtialar açısından " markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı güttüğü gibi hallerin " oluştuğuna dair delil ve belge sunulmadığından SMK 6/9 maddesindeki koşullar da bu davada oluşmadığı;
ANCAK tüm bu durumlar yukarıda anlatılan SMK 6/3 maddesindeki koşulların oluştuğu gerçeğini de bertaraf edemeyeceğinden bilirkişi heyet raporu da benimsenerek hükümsüzlük yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-... kararının iptaline yönelik açılan davanın REDDİNE,
2-Hükümsüzlük yönünden açılan davanın KABULÜNE, dava konusu ... sayılı markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... Kurumuna müzekkere yazılmasına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40 TL maktu karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin düşümü ile bakiye 187,80 TL'nin davalı şahıstan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
4- ... iptali yönünden davanın reddi nedeniyle AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara (zorunlu dava arkadaşlığı) eşit şekilde verilmesine,
5-Hükümsüzlük yönünden davanın kabulü nedeniyle AAÜT uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalı şahıstan tahsiliyle davacıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı; 9.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.075,00 TL tebligat ücreti, 427,60 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 10.502,60 TL yargılama giderinden davacının haklılık durumuna göre yarısı olan 5.251,30 TL nin ( hükümsüzlük kabulü ) davalı şahıstan tahsiliyle davacıya verilmesine, geri kalan yarısının (... kararı iptalinin reddi ) davacı üzerinden bırakılmasına,
7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahıs vekilinin yokluğunda, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile ... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 20/01/2025
Katip ... Hakim ...
✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır