T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2014/661 Esas
KARAR NO : 2025/431
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -
DAVALI : ... - ... ...
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 17/12/2007
KARAR TARİHİ : 16/06/2025
KARARIN YAZIM TARİHİ : 24/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... ve davalılardan ... ve ... hakkında, davalılardan ... tarafından ....sayılı dosyası vasıtasıyla müvekkili ... tarafından verildiği ve imza edildiği iddia olunan 10.02.2007 tanzim ve 30.07.2007 vade tarihli 30,000,00 YTL bedelli 1 adet senetle ilgili olarak kambiyo senetlerine özgün haciz yolu ile takip yapıldığını, müvekkili hakkında yapılan icra takibine konu senet dolandırıcılık, sahtecilik,hile ve hata-aldatma yolu ile işleme konulmuş bir senet olduğunu, müvekkilinin böyle bir borcunun bulunması ve müvekkili tarafından böyle bir senet düzenlenmesi ve imza edilmesinin söz konusu olmadığını, müvekkili ...'ın davalılardan ... ile .... Noterliğinin 04 Kasım 2004 tarih ve ... yevmiye nolu düzenlenme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davalı ...'in sözleşme gereği inşaat başlattığını, inşaatın belli bir aşamaya dahi gelmeden hissesine düşen dairelerin tümünü müvekkili ve diğer mal sahiplerini çeşitli vaatlerle kandırarak sattığını ve tapudan satışlarının yapıldığını, müvekkilinin icra takibine konu senetle ilgili olarak yapılan icra takibi sebebiyle davalılara 30.000,00 YTL senet borcunun ve icra takibinde yazılı 33.164,79 YTL borcunun olmadığının tespitini, senedin iptalini, yapılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle % 40'dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesinde belirtiği hususların tamamının saptırılmış ve gerçek dışı olduğunu, davacı ile 04/11/2004 tarihinde imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu, sözleşme gereği davacı ve diğer hak sahiplerine ...adet daire teslim edildiğini, dairelerin iskanlarının alınmadığını ancak hak sahiplerine teslim edildiğini, sözleşmenin 10 maddesinde "genel iskan alındığında kalan 1 dairenin satış yetkisi verilecektir" hükmü mevcut olduğunu, davacının inşaat tamamlandıktan sonra sözleşmede satış yetkileri olan 10.madde gereği genel iskana kalan dubleks dairesini tapusunu devretmesi gerekirken 30.000,00 YTL karşılığında davalı ... ve ortağı ... nolu dubleks daireyi devrettiğini, buna karşılık kendisine 30.000,00 YTL verildiğini ve karşılığında bahsi geçen senedin alındığını, senedin davalı ... huzurunda hiçbir baskı ve tehdit altında olmadan imzalandığını, tüm dairelerin iskanı alınıp daha sonra tarafına devredilmesi gereken ...numaralı dubleks daireyi iskanlar alınmadan sözleşmedeki satış yetkisine dayanarak tarafına devreden ...'ın davalıdan aldığı 30.000,00 YTL'yi iskan müracaatlarına başladıkları zaman iade edeceğini, kendisine defalarca söylenmesine rağmen parayı iade etmediğini, ödeme imkanının olmadığını, davalının ise almış olduğu senedi ticari ilişkisi olan ... isimli kişile cirolayarak verdiğini, daha sonra ... ile aralarındaki ilişkinin olmadığını ve ...'den senedi geri aldığını, kendisine borcu bulunduğu bildirilen ...'e senedin teslim edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili tarafından dava dilekçesi ile;.... Esas sayılı takibe konu senedin davacının rızası hilafına , hile kandırma ve aldatma ile boş olarak alınarak sonradan doldurulduğu, düzenleme tarihinin sonradan atılarak kambiyo senedi haline getirildiği ve davacının aleyhine yüklü miktarda alacak yaratıldığı iddiası ile söz konusu senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, takibin ve senedin iptali talep edilmiş, davalı ...'in cevap dilekçesi ile aralarındaki kat karşılığı sözleşmesi kapsamında davacının bu senedi imzalayarak verdiğini iddia edilerek davanın reddi talep edilmiş, davalı ...'in cevap dilekçesi ile dava konusu senedin Veysel tarafından borcu nedeniyle verildiğini, davacıyı tanımadığını beyan ederek davanın reddi talep edildiği görülmüştür.
Dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olduğu hususunda uyuşmazlık yoktur. Soruşturma dosyasında alınan rapor ile senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Yine soruşturma dosyasında senet üzerindeki yazıların davalı ...'in çalışanı ... tarafından doldurulduğu da tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; dava konusu senedin davalı ... tarafından davacıdan hile ve aldatma ile alınıp alınmadığı, senedin davanını rızası hilafına doldurulup doldurulmadığı, bu senedin davalı ... tarafından kötü niyetli iktisap edilip edilmediği ve davacının bu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı, senedin ve icra takibinin iptalinin gerekip gerekmediği ve kötü niyet tazminat istemine ilişkindir.
Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2003 gün ve ....; 12.10.2011 gün ve ....; 04.12.2013 gün ve ....;14.05.2014 gün ve ....; 18.02.2015 gün ve .... sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir.
Yerleşik Yargıtay kararlarında ve öğretide de kabul edildiği üzere, bonolara özgü seçimlik unsurlardan biri de, temel borç ilişkisinden kaynaklanan borcun dayandığı nedenin gösterilmesine yönelik "bedel kaydı"dır. Yinelemek gerekirse "bedel kaydı" kambiyo senedinin ihtiyari kayıtlarındandır. Temel borç ilişkisinin bir sözcükle senede yansıtılması şeklinde ortaya çıkan bedel kaydının varlığı ya da yokluğu senedin bono niteliğini etkilemez. Zira bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle, bir illete bağlı olması gerekmez. Davaya konu bonoda bir bedel kaydı bulunmamaktadır.
Menfi tespit davalarında genel ispat yükü alacaklı konumunda olan davalı tarafta bulunmaktadır. Ancak menfi tespit davasının kambiyo senedinden kaynaklanmış olması durumunda ispat yükü yer değiştirerek ...'nun 11/04/2018 tarihli .... sayılı ilamında da açıkça belirtildiği üzere menfi tespit davacısının üzerindedir.
Dava dilekçesinde dava konusu senedin davacının rızası hilafına , hile kandırma ve aldatma ile alındığı iddiasına dayanılmıştır. İrade bozukluğu hallerinden olan aldatmanın varlığı hususunda tüm delillerin sunulması istenilmiştir. Ceza dosyasının incelenmesinde "Sanık ... hakkında iddianamede aynı zamanda dolandırıcılık suçundan da kamu davası açılmış ise de, yukarıda açıklanan olayın oluş şekli, itibariyle sanığın katılan ... a karşı hileli davranışı ile adatıp kendi yararına herhangi bir işleminin söz konusu olmadığı, olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı " gerekçesi ile sanığın dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine karar verildiği, beraat kararının .... sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği görülmüştür. Bu haliyle davacı dava dayanağı olan hile, kandırma ve aldatma olgusunu ispat edememiştir.
Yine davacı davasını senedin rızası hilafına doldurulduğu iddia etmiştir. Senedin davacı tarafça boş olarak imzalandığı ve davalı ...'in çalışanı olan dava dışı ... tarafından doldurulduğu ceza dosyasında tespit edilmiştir. İmzası inkar edilmeyen bir senedin sonradan doldurulmasına herhangi bir engel bulunmamaktadır. Davacı yanca sonradan keşideci ve lehdar arasındaki anlaşmaya aykırı olarak lehdar tarafından doldurulduğu hususunun usulüne uygun delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Ağır ceza mahkemesi kararının incelenmesinde sanığın fiilinin yukarıda açıklandığı üzere hukuka aykırı şekilde ele geçirdiği ve bulundurduğu imzalı senedi sahte ciro ile (...'e ait) işleme koymaktan dolayı resmi belgede sahtecilik suçundan ceza verildiği, sonrasında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, dolandırıcılık suçundan dolayı beraat kararı verildiği görülmüştür. Davacı senedin rızası hilafına doldurulduğuna dair iddiasını ispata eleverişli objektif, denetime açık herhangi bir delil sunamamıştır. Davacının üzerinde bulunan ispat yükünü yerine getiremediği kanaatine varılmakla davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL harçtan peşin alınan 447,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 167,60 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı ... yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı