T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/480 Esas - 2024/454
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2021/480 Esas
KARAR NO : 2024/454
...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 30/07/2021
KARAR TARİHİ : 30/05/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ...Müsteşar Yardımcısı iken 30/04/2017 tarihinde emekli olduğunu ve ....'nın 24/04/2017 tarihli genel kurulunda 01/05/2017 tarihinden geçerli olmak üzere banka meclisi üyesi seçildiğini, 01/05/2017 tarihinden itibarin ...üyeliği görevine fiilen başladığını, 18/05/2020 tarihli genel kurul kararı ile 30/04/2023 tarihine kadar görev yapmak üzere banka meclisi üyeliğine seçildiğini, 30/03/2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı sırasında davalı banka teamüllerine aykırı şekilde hiçbir haklı nedene dayanmayan bir önerge ile müvekkilinin görevden alınması teklifinin banka genel kurulu tarafından kabul edildiğini ve müvekkilinin görevden alındığını, TTK 364/2 maddesi gereğince anonim şirket yönetim kurlu üyesinin haksız olarak görevden alınmasının tazminat gerektiren bir eylem olduğunu, müvekkilinin tazminat haklarının mevcut olduğunu, kalan 25 aylık süre için tüm özlük haklarının tazminat olarak kendisine ödenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın kabulü ile şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi itibariyle ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 24/04/2017 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında Hazine Müsteşarlığı'nın verdiği önergenin görüşülerek kabulüyle üç yıllık süre için görev yapmak üzere banka meclisi üyesi olarak seçildiğini ve 01/05/2017 tarihinde fiilen göreve başladığını, 18/05/2020 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında davacının 30/04/2023 tarihine kadar 3 yıl süreyle görev yapmak üzere aynı göreve yeniden seçildiğini, 30/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında Hazine ve Maliye Bakanlığınca verilen davacının görevden alınması yönündeki önergenin görüşülerek oy birliği ile kabul edilmesi üzerine davacının görevinin sona erdiğini, davacının 14/04/2021 tarihli dilekçe ile haksız olarak görevden alındığını iddia ederek kalan 25 aylık görev süresine tekabül eden tüm özlük haklarının kendiisne tazminat olarak ödenmesini talep ettiğini, talebe cevap verilmeyerek zımnen reddi üzerine davacı tarafça arabuluculuğa başvurulduğunu, 09/07/2021 tarihinde gerçekleştirilen arabulculuk toplantısında davacının söz konusu talebi müvekkili banka komisyonunca reddedildiğini, müvekkili bankanın 1211 sayılı ... Bankası Kanunu'nun 1.maddesi uyarınca anonim şirket olarak kurulmuş ve örgütlenmiş olmakla birlikte kendisine gerek bu kanun gerekse diğer kanunlarla verilen kamusal görev ve yetkiler ve yaptığı işlemler nedeniyle klasik bir anonim şirketten faklılaştığını, bankanın özel kanunla kurulmuş bir anonim şirket olduğunu, ticaret hukukunun bazı kuralları niteliği gereği müvekkili banka açısından uygulama alanı bulamadığını, müvekkili bankanın özgün yapısının organlarında da kendisini gösterdiğini, bankanın organlarına dair hükümlerin de salt anonim şirketler hukuk kurallarına göre değil idare hukuk kuralları da göz önünde bulundurularak yorumlanması ve uygulanması gerektiğini, banka meclis üyelerinin yürüttükleri görevin özgünlüğünün ve özelliğinin banka meclisine üye olacaklarda aranan niteliklerin ve mali haklarının yine özel kanun olan 1211 sayılı Kanun hükmü ile belirlenmesi gerektiğini, anonim şirket ile yönetim kurlu arasındaki ilişki mahiyeti itibariyle karşılıklı güvene dayandığını ve genel kurulun bu ilişkiyi her zaman sona erdirme yetkisi bulunduğunu, gündemde azille ilgili madde bulunan genel kurul toplantısında genel kurul kararıyla görevden alınan davacının tazminat istemine gerekçe olarak gösterdiği görevden alınmasının haklı bir sebebe dayanmadığı yönündeki iddiasının kabulüne olanak bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 26/01/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 10.000,00 TL olarak belirtilen maddi tazminat miktarını 1.833.540,59 TL artırarak toplam 1.843.540,59 TL'ye ıslah yolu ile yükselttiklerini, cevap dilekçesinde de ikrar edildiği üzere müvekkilinin 14/04/2021 tarihinde davalı ...'ye dilekçe vererek dava konusu maddi tazminat bedelinin kendisine ödenmesini talep ederek davalıyı temerrüte düşürdüğünü, 1.843.540,59 TL maddi tazminatın 14/04/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve 26/01/2024 tarihli, 3709 sıra nolu ...Alındısı ile 31.313,00 TL ıslah harcını yatırdığı görülmüştür.
Mahkememizce dosya bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş, 07/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davalı bankanın nevi şahsına münhasır özelliklere sahip, kamusal yetilerle donatılmış özel bir tüzel kişilik olduğu, davalı banka hakkında özel bir kanuni düzenlemenin bulunduğu ve Bankacılık Kanununa tabi olmadığı, Özel Kanunda düzenlemelerin bulunması halinde diğer mevzuattaki düzenlemelerin uygulanamayacağı, davalı bankanın TTK'nın sermaye hükümlerine tabi olmadığı, dava konusu uyuşmazlık bağlamında davalı bankanın yönetim kurulu üyelerinin genel kurul kararı ile tayin edildiği, bu bağlamda yönetim kurlu ile ilgili özel hükümler bulunmadığı takdirde TTK'nın yönetim kuruluna ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği, TTK 364/2 maddesi gereğince banka genel kurulunun haklı bir sebep olmasa dahi yönetim kurulu üyelerini süresi dolmadan görevden alabileceği, ancak haklı bir sebep yoksa görevden alınan yönetim kurulu üyesine tazminat ödenmesi gerektiği, davacı yönetim kurulu üyesinin davalı bankanın genel kurul toplantısında gündemde özel bir madde olmadığı halde görevden alındığı, görevden alınma işlemine mesnet teşkil edecek haklı ve haksız bir sebebe dava dosyasında tesadüf edilemediği, davacının görevden alınmasına ilişkin haklı sebebin olmadığı kanaatine ulaşılması halinde davacının kalan mali haklarının net olarak 1.355.984,20 TL şeklinde hesaplandığı mütalaa olunmuş, tarafların itirazı üzerine alınan 19/06/2023 ve 22/01/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporları ile; asıl raporda yer alan tespit ve değerlendirmelerin aynı şekilde muhafaza edildiği, dosyaya sunulan bilgi ve belgeler doğrultusunda ayrıntılı bir şekilde yapılan hesaplama sonucunda ortaya çıkan tazminatın 1.843.540,59 TL olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanlığı'na yazılan 21/01/2022 ve 01/03/2022 tarihli müzekkerelere verilen 08/07/2022 tarihli cevabi yazı ile istenilen ve müvekkili banka idare merkezinin 28/01/2022-372/71 ve 22/03/2022-30402/320220 tarih ve sayılı yazıları ekinde sunulan belgeler kişisel bilgi içerdiğinden aynı belgelerin dilekçe ekinde kapalı zarf içerisinde ve söz konusu bilgiler kapatılmış olarak tekrar gönderildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce ...na yazılan 19/07/2022 tarihli müzekkereye verilen 01/08/2022 tarihli cevabi yazıda 01/02/2018 tarihinden önce banka mensupları ve bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin tedavi giderlerinin bankaca karşılandığını, bu tarihten sonra bankaca özel sağlık sigortası poliçesi satın alınmaya başlandığını, davalı ve ailesi adına özel sağlık sigorta poliçeleri düzenlendiği, 30/03/2021 tarihinde mensubun işten ayrılmasına bağlı olarak ... tarafından ilgili poliçeler iptal edilerek sigortadan kalan döneme ilişkin tutarların iade alındığını, ayrıca ... görevden alındıktan sonraki tarihte çalışmaya devam eden iki banka meclisi üyesi adına ... A.Ş'ye 01/02/2021-01/02/2022 dönemi için kişi başı 5.226,00 TL'ye özel sağlık sigorta poliçeleri düzenlendiği bildirilerek yazı ekinde sigorta poliçesi eklerinin gönderildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... Bankası Başkanlığı'na yazılan 29/03/2023 tarihli müzekkereye verilen 14/04/2023 tarihli cevabi yazı ile 01/02/2021-01/02/2022 dönemi sonrasında banka meclisi üyeleri için düzenlettirilen özel sağlık sigorta poliçe bilgileri ve ilgili belgelerin kişisel verilerden arındırılmış olarak gönderildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacının ...Bankasının 24 Nisan 2017 tarihli Genel Kurulunda, 1 Mayıs 2017 tarihinden geçerli olmak üzere... olarak seçildiğini, 1 Mayıs 2017 tarihinden itibaren ... Meclisi üyeliği görevine fiilen başladığını, 18 Mayıs 2020 tarihli genel kurul kararı ile 30 Nisan 2023 tarihine kadar görev yapmak üzere Banka meclisi üyeliğine seçildiğini, ancak 30 Mart 2021 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısı sırasında hiçbir haklı nedene dayanmayan bir önerge ile davacının haksız olarak görevden alındığı beyan ederek tazminat isteminde bulunmuş, davalı vekilince ise, davalı Banka 1211 sayılı ... Bankası Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca anonim şirket olarak kurulmuş ve örgütlenmiş olmakla birlikte, kendisine gerek bu Kanun gerekse diğer kanunlarla verilen kamusal görev ve yetkiler ve yaptığı işlemler nedeniyle klasik bir anonim şirketten farklılaştığını, herhangi bir kamusal görev yürütmeyen anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin görevden alınmaları üzerine talep edebilecekleri tazminat hakkının, davalı Bankada idare hukuku karakterli önemli görevler üstlenen ve ülke genelinde etkisi tartışılmaz olan bir kurumda icrai yetkilerle donatılmış olan Banka Meclisi Üyeleri bakımından da aynı şekilde yorumlanıp uygulanması mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının görevinden haksız olarak alınıp alınmadığı, haksız alınmış olması halinde davacının davalıdan tazminat talebinde bulunup bulunamayacağı hususlarında toplanmıştır.
Görevden alınma yönünden yapılan incelemede; davacının görevden alındığı genel kurulun önceden belirlenmiş toplantı gündeminde, yönetim kurulu üyeleri bakımından bir değişiklik yapılması planlanmadığı, toplantıda, davacının görevden alınmasına yönelik ...ı'nın önergesinde herhangi bir gerekçenin olmadığı görülmektedir. Ayrıca davalı Banka vekilinin cevap dilekçesinde davacının görevden alınmasına yönelik özel bir iddiada bulunmadığı görülmüştür. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; 1211 sayılı Kanunun...'nin süresine yönelik 20'inci mâddesinde şu hüküm yer almaktadır: “Banka Meclisi üyelerinin görev süresi, üç yıldır. Her yıl Meclis üyelerinin üçte biri yenilenir. Birinci ve ikinci yıl sonunda Banka Meclisinden ayrılakak üyeler ad çekme ile tespit edilir. Süreleri biten üyelerin yeniden seçilmeleri caizdir”. Söz konusu hüküm çerçevesinde banka meclisi üyelerinin yenileceği de belirtilmiştir. Ancak davacı yönetim kurulu üyesinin burada belirtilen kura usulü sonucunda görevden alındığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı görülmüştür. Bu haliyle dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden davacının görevden alınmasına yönelik davalı Banka bünyesinde gerçekleştirilmiş, görevden alınmayı haklı kılacak özel bir sebebin olmadığı, bu haliyle davacının görevden haksız olarak alındığı kanaatine varılmıştır.
Davacının tazminat istemine yönelik yapılan incelemede; davalı Bankanın özel Kanunundaki hükümden yola çıkarak, yönetim kurulu üyelerinin atanmaları ve görevden alınmalarının 6102 sayılı TTK hükümleri çerçevesindle yapılacaktır. Davalı vekilince her ne kadar TTK hükümlerinin uygulanmayacağı iddia edilmiş ise de, yönetim kurulu ile ilgili 1211 sayılı ...Kanunu'nda hüküm yer almadığından TTK'nın yönetim kuruluna ilişkin hükümlerinin uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Davalı Banka genel kurulu, istediği zaman yönetim kurulu üyesini görevden alabilir. Zira bu konuda 6102 sayılı TTK'da genel kurula açık yetki verilmiştir. Ancak TTK 364/2 maddesi gereğnice görevden alma haklı sebebe dayanmıyorsa görevden alınan yönetim kurulu üyesine kaybettiği mali hakların ödenmesi gerekmektedir. TTK m. 364/2 hükmünde bahsedilen tazminat haklı sebep olmadan görevden alınan yönetim kurulu üyesinin, kalan süresinde elde edeceği mali haklarından müteşekkil olacaktır. Bu esnada, ilgili üyenin başka bir görev ifa edip ettiği gelirlerinin de söz konusu mali haklardan düşülerek net tazminat miktarının bulunması gerekmektedir. Toplanan delillerden sonra alınan ek raporda belirtildiği üzere davacının talep edebileceği tazminat tutarının 1.843.540,59 TL olduğu, davacı vekilinin 26.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 1.843.540,59 TL'ye çıkartıldığı görülmekle davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacağa davacının davalıya başvuru tarihi olan 14.04.2021 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kabulü ile 1.843.540,59 TL'nin 14/04/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 125.932,26 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 170,78 TL peşin harcın ve 31.313,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 94.448,48 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsubu yapılan 35,90-TL peşin harç bedeli, 4.650,00-TL tamamlama harcı ile 35,90-TL başvurma harcı toplamı olan 4.721,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 250,00 TL tebligat-posta masrafı, 13.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 13.750,00 TL yargılama gideri ile 170,78 TL peşin harç ve 31.313,00 TL ıslah harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 219.483,25 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider/delil avansının kullanılmayan kısmının taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2024
...