T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/12 Esas - 2025/217
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/12 Esas
KARAR NO : 2025/217
...
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/01/2022
...
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 12/01/2022
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM
TARİHİ : 21/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ve yetkilisi ... ile gerek davacı şirket gerekse de ...isimli yurt dışı teşekkülünün 2014 tarihinden bu yana işbirliği içerisinde çalıştığını, davacı şirket ile davalı şirket arasında süregelen işbirliği ve ortaklıklar gereği yazılı bir sözleşme dahi kurmaya gerek duymadan işler yürütüldüğünü, bu işlerden birinin de davaya konu... siparişi olan 2 adet Lazer Markalama ve Laklamalı Otomatik Paketleme Tezgahı olduğunu, söz konusu tezgâh için davalı şirketçe yapılan tasarımların teknik şartnamede belirtilen performans kriterlerini karşılamadığı için taraflarınca müşteriye teslimatın zamanında gerçekleştirilemediğini, yine davalı şirketin eksikliklerini yerinde tamamlanma sözüne güvenilerek eksiklikleriyle birlikte ürünün müşteriye sevk edildiğini, tezgahların teknik şartnamede belirtilen uyumsuzluklar, sorunların ortadan kaldırılmasına yönelik konular ve müşteriye verilmesi gereken dokümanların davacı şirkete teslim edilmesi gerektiğinin defaten davalıya hatırlatıldığını, bir çözüm önerisi geliştirilmesinin istendiğini ancak bu konuda maillere olumlu dönüş sağlanmadığı gibi, davalı şirket yetkililerine ulaşma çabalarının da karşılıksız kaldığını, tarafların aralarında yaptığı sözlü anlaşmanın projenin eksiksiz tesliminin ardından davacı şirketin... yetkililerinden hakedişini alması, sonrasında müşterinin kabulü ve gerekli teknik desteğin davalı şirket tarafından verilmesi gibi son prosedürlerin ardından anlaşılan 1.000.000 TL bedelli çekin muaccel olması yönünde olduğunu, bu yüzdendir ki taraflar aralarında bir sözleşme imzalandığını ve çekin bu hususların sonucuna istinaden verilen bir teminat çeki olduğunun karşılıklı kabul edildiğini, ancak davalı şirketin ne davacı şirkete sunulan planlama sürelerine uyduğunu, ne üründen beklenen performansın teknik şartnamedeki gibi gerçekleştiğini, ne de davalı tarafça kullanılan ürünlerin belirtilen menşei ve yeterliliğinin sağlandığını, tüm bu sıralanan kusurların yükleme öncesi ...) kabul heyeti tarafından düzenlenen Yükleme Öncesi İnceleme Raporu ile sabit olduğunu, tarafların arasındaki ilişkinin bir eser sözleşmesi, taşeronluk, alt yüklenicilik sözleşmesi minvalinde olmadığını, şirketlerin birlikte hareket ettiği ve dizayn kısmına yönelik tüm mesuliyetin davalı tarafta olduğu bir güven ilişkisi sonucunda bu projeye teklif verildiğini ve işe başlandığını, söz konusu çekin teminat çeki niteliğinde olduğunu ve sözleşme konusuz kaldığı ve teslim gerçekleşmediği için yok hükmünde olduğunu, .... nolu 1.000.000 TL bedelli çekin ödeme tarihinin, projenin eksiksiz olarak bitmesi, ürün teslim sonrası hizmetlerin ve testlerin sonuçlanması, nakliye vs süreçlerin tamamıyla son bulması ön görülerek 31.12.2021 olarak belirlendiğini,...'de geçen eksikliklerin de gösterdiği üzere davalının kusuru nedeniyle sözleşmenin konusuz kaldığını, edimin ifasının söz konusu olmadığını, çekin iptali gerektiğini belirterek davacının davalıya vermiş olduğu ... nolu 1.000.000 TL bedelli Türk Lirası bedelli çekinin teminat çeki olduğunun tespitine, bu nedenle çekin iptaline, davacının davalıya borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl ve birleşen davada davacı vekili mahkememizin 22/09/2022 tarihli duruşmasında, icra tehditi altında ...Esas sayılı takip dosyasının borcunu ödediklerini, bu nedenle iş bu davanın istirdat davasına dönüştüğünü beyan etmiştir.
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kambiyo senetleri illetten mücerret olduğunu, davacı şirketin kayıtsız ve şartsız bir şekilde borç ikrarı ile dava konusu çeki düzenleyerek davalıya verdiğini, davacının çek bedelini ödemeyerek gerçek dışı beyanlarla çekin teminat çeki olduğunu ileri sürmesinin açıkça kötü niyet olduğunu, iş bu menfi tespit davasına konu çekin eksiksiz bir şekilde düzenlenilerek ödeme aracı olarak davalıya verildiğini, çekin teminat fonksiyonunun bulunmadığını, nitekim çek üzerinde teminat olduğuna dair bir ibare bulunmadığı gibi, taraflar arasında bu çekin teminat olduğuna ilişkin bir sözleşme ya da protokol de bulunmadığını, davacı 1.000.000 TL bedelli çekin ...)" siparişinin teminatı olduğunu iddia etmekte ise de davacının belirtmiş olduğu iş bu sözleşmenin ve "...)" siparişinin tarafı davalı olmadığı gibi, bu sözleşme ile davalı şirektin üstenmiş olduğu herhangi bir yükümlülük de bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan söz konusu sözleşmede davalı şirketin adının dahi geçemediğini, sözleşmenin iş bu menfi tespit davasının tarafları ve dava konusu çek ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını, bu nedenle davalıya karşı açılan iş bu davada davalının taraf olmadığı sözleşme üzerinden yapılan açıklamaların kabulünün mümkün olmadığını, davacının davalıya vermiş olduğu ... nolu 1.000.000 TL bedelli Türk Lirası bedelli çekinin davalıya ödeme amacıyla verildiğini, teminat çeki olarak verildiği iddiasının mahkemeyi yanıltma amacına yönelik olduğunu, çekin üzerinde teminat olarak verildiğine dair herhangi bir ibare bulunmadığını, taraflar arasında çekin teminat olduğu yönünden sözleşme ya da protokol bulunmadığını, teminat çeki olduğu iddiasının soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacının iddialarını ancak yazılı ve kesin delille ispatlayabileceğini, davacının yazılı ve kesin olmayan delillerine itiraz ettiklerini, davalı şirketin yetkilisi ...'na ait herhangi bir imza ya da onay bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde teslim tutanağı adı altında ...'nun imzaladığı iddia edilen bir belgeden bahsedildiğini, ancak bu şahsın şirket yetkilisi olmadığını, ayrıca bu belgede çekin nasıl ve ne şekilde teminat olduğuna ilişkin bir açıklama yer almadığını, davalının tarafı olmadığı belgelerin kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirketin, davacıdan aldığı çeki cirolayarak ... devrettiğini, davacı ödeme amacıyla verdiği çeki gününde ödemediğinden, davalı şirketin de söz konusu çek sebebiyle borçlu durumuna düştüğünü, hakkında ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı çek bedelini ödemeyerek davalıyı icra ve haciz tehdidi ile mağdur ettiği gibi, ayrıca davalıya karşı iş bu menfi tespit davasını açarak ikinci bir mağduriyet yaşattığını belirterek davanın reddini savunmuş, davacı borçlu aleyhine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... Esas sayılı davasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket aleyhine davalılardan ... nolu 1.000.000 TL bedelli Türk Lirası bedelli çekin aslen davacı şirket ile dava dışı ... şirketi ve yetkilisi bulunduğu ...arasındaki bir işin yerine getirilmesinden doğan teminat çeki niteliğinde olduğunu ve söz konusu işin eksiksiz yerine getirilmesi şartına bağlı olarak verildiğini, söz konusu çek ile ilgili ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasının bulunduğunu, söz konusu çekin başkasına ciro edildiğini bilmediklerinden dolayı takip tarihinden önce ... şirketine karşı açmış oldukları davada olayı anlattıklarını, dava dışı ... şirketinin kötü niyetli olarak çeki önce ... Şirketine, sonra da ... ciro etmek suretiyle davacının zarara uğramasına sebep olduğunu, bu ciro silsilesinin sağlıklı olmadığını, tamamen müvekkilini zarara uğratmak amaçlı ve ticari faaliyet harici olduğunu, işleme konu ...nolu 1.000.000,00 TL bedelli çekin bir teminat çeki olduğunu, bir işin eksiksiz yerine getirilmesi karşılığında verildiğini ve söz konusu işin yerine getirilmediğini belirterek ... Esas sayılı dosyası ile iş bu dava dosyasının birleştirilmesine, davacının ... Şirketine vermiş olduğu Yapı Kredi Bankasının 5207616 nolu 1.000.000,00 TL bedelli çekin teminat çeki olduğunun tespitine, davacının çekten doğan bir borcunun olmadığının tespitine, bu nedenle çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen ... Esas sayılı davasında davalı ... numaralı 1.000.000 TL bedelli çekini, son ciranta hamil olarak 31.12.2021 tarihinde süresinde muhatap bankaya ibraz ettiğinde çekin tamamının karşılıksız çıktığını ve çek bedelinin ödenmediğini, müvekkili ... ... aleyhine kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığını, taraflarınca 07/01/2022 tarihinde ....'nin şirket merkezinde fiili haciz yapıldığını, davacıya karşı başlatılan icra takibi ve davacının adresinde 07/01/2022 tarihinde yapılan hacizle bu durumun davacı tarafından bilinmesine rağmen hukuka aykırı olarak icra takibi ve fiili hacizden sonra 12/01/2022 tarihinde müvekkili ... karşı menfi tespit davası açıldığını, açılan iş bu menfi tespit davasının müvekkilinin alacağına kavuşmasını geciktirmek adına açılmış kötü niyetli, haksız, usulsüz ve mesnetsiz bir dava olduğunu, kambiyo senetleri illetten mücerret olduğunu, dolayısıyla, davacı şirket ile diğer borçlular arasındaki ticari ilişkilerinden kaynaklı sözleşmelerin, anlaşmaların, borçların ya da edimlerin diğer cirantalar açısından herhangi bir hükmü olmadığını, bu sebeple davacı şirketin ileri sürdüğü iddiaların davalı/alacaklı ... ilgilendirmeyip gerek iş bu davanın gerekse dava konusu takibin konusu da olmadığını, davalı... borçlular arasındaki ticari ilişkilerinden kaynaklı iç ilişkilerinden muaf olup hamili olduğu illeten mücerret olan 31.12.2021 vadeli çek için alacaklı durumda bulunduğunu, takip konusu çekin, teminat senedi olmadığını, çek üzerinde teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı gibi çekin arkasında da bu hususla alakalı herhangi bir açıklama bulunmadığını belirterek öncelikle ... Esas sayılı dosyasından usul ve yasaya aykırı olarak birleştirme kararı verildiğinden 6100 sayılı HMK 167. Maddesi uyarınca asıl ve birleşen davalar hakkında ayırma kararı verilmesini, mahkeme aksi kanaatte olursa, usul ve yasaya aykırı taleplerle kötü niyetli, haksız ve mesnetsiz bir şekilde hukuka aykırı olarak açılan işbu davanın reddini savunmuş, alacağın tahsilini geciktirip davalı ... şirketin ciddi mağduriyetine sebep olması nedeniyle alacağın %20'inden az olmamak üzere davacı aleyhine tazminata ve İİK hükümleri gereği para cezasına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen ... Esas sayılı davasında davalı ...Kimyasalları İthalat İhracat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi usulüne uygun tebliğe rağmen cevap sunmamış, yargılamaya katılmamıştır.
Asıl ve birleşen dava, teminat olarak asıl davada davalı şirkete verildiği iddia olunan ve birleşen davada davalılara ciro edilen çek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olup, yargılama aşamasında çek bedeli ödendiğinden dava istirdat davasına dönüşmüştür.
Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celp edilmiştir.
Davaya konu ... numaralı 1.000.000 TL bedelli çek incelendiğinde; keşidecisinin davacı, lehdarının asıl davada davalı ... ... Ltd Şti olduğu, çekin ... ... Ltd Şti tarafından ilk olarak birleşen davada davalı ... Ltd Şti'ye ciro edildiği, bu ciranta tarafından da .irleşen davada davalı ...ciro edildiği, çekin 31/12/2021 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiği, çekin karşılığı bulunmadığından ödemeye yapılmadığı, çek üzerinde teminat olarak verildiğine dair bir ibare bulunmadığı anlaşılmıştır.
... numaralı 1.000.000 TL bedelli 31.12.2021 vade tarihli çek yönünden toplam 1.104.753,42 TL alacağın tahsili için Kambiyo Senetlerine Özgü Haciz Yolu ile 06/01/2022 tarihinde takip başlatıldığı, borçlu davacı tarafından alacaklı davalı İbrahim Okur aleyhine...Karar sayılı açılan davada "son hamil davalı tarafından keşideci aleyhine başlatılan takipte, davacı keşideci lehtar ile aralarındaki iç ilişkiden kaynaklı şahsi defilerini son hamile karşı ileri sürmesi mümkün olmadığından, son hamilin kötüniyetli olduğu da İİK nun 169-a maddesinde belirtilen belgelerle ispat edilemediğinden" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüş, ilgili icra dairesi tarafından 22/02/2022 tarihinde haricen tahsil işlemi ile icra dosyasının kapatılıp işlemden kaldırıldığı bildirilmiştir.
Uyuşmazlığın çözümü için senede karşı senetle ispat kuralı, çekin hukuki niteliğine ilişkin kuralların bir arada irdelenmesi gerekmektedir.
İspat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190.maddesine göre “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2)Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” hükmüne amirdir.
Senetle ispat kuralı ise 6100 sayılı ... Kanunu’nda (HMK) 201. maddede yer almakta olup, buna göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen, senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin kanunda belirtilen miktardan az bir miktarda olsa bile tanıkla ispat edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
2004 sayılı...’nun 72. maddesine göre ise; borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığının tespiti için menfi tespit davası açabilecektir.
6102 Sayılı TTK.'nın 780/1-b maddesine göre çek "Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedelin ödenmesi için havaleyi" ihtiva etmelidir. Ödenmesi (tahsili) şarta bağlanmış bir belge çek niteliğinde sayılamaz. Çekin taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme nedeniyle verilmiş olması (teminat senedi gibi) halinde, sözleşmenin karşılıklı edimleri içermesi nedeniyle çek bedelinin tahsilinin gerekip gerekmeyeceği yargılamayı gerektirir. Bu durumda çek kayıtsız şartsız bir ödeme vaadini içermediğinden çek vasfında olmaz ve anılan çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü yol ile takip yapılamaz.
Öte yandan teminat senedi itirazında dayanak çekin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı bir belge ile ispatlanması zorunludur. (... sayılı kararları).
Takip dayanağı çekin teminat senedi olduğu iddiasının hangi ilişkinin teminatı olduğu çek üzerine yazılmak suretiyle ya da takip dayanağı çeke açık atıf yapan İİK'nın 169/a-1. maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile ispatlanması gerekmektedir (... sayılı kararları). Bu konuda tanık veya yemin deliline başvurulamaz.
Çek üzerinde "teminat" ibaresinin bulunması ayrıca açıklanmadığı sürece başlı başına teminat iddiasını ispatlamaz. Çek üzerinde hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılması halinde ise; çek, "kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek için havaleyi" içermediğinden TTK.nın 780. maddesi gereğince çek niteliğinde sayılamaz ve İİK.nın 170/a maddesi gereğince takibin iptali gerekir. Bu durumda teminat olgusu herkese karşı ileri sürülebilir.
Çek üzerinde hangi ilişkinin teminatı olduğu yazılı değilse borçlunun yapacağı teminat iddiası borca itiraz niteliğindedir. Bu halde de teminat ilişkisi sadece bu ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Teminat ilişkisinin tarafı olmayan borçlu böyle bir iddiada bulunamaz.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında gerçekleşen somut olay değerlendirildiğinde; davacı eldeki asıl davada, davalı ile var olan temel borç ilişkisinden doğan borcun, davalı tarafından edimin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle konusuz kaldığını, çekin bu nedenle bedelsiz kaldığını, birleşen davasında ise temel borç ilişkisi nedeniyle borçlu olmadığından ciranta davalılar nezdinde de borçlu olmadığını ileri sürmektedir. Kural olarak çek bir ödeme aracı olup, mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verilmektedir. Çekin ödeme dışında başka bir amaçla, örneğin teminat olarak verildiği iddiasının menfi tespit davasında davacı tarafça (HMK’nın 200. maddesi gözetilerek) ispatlanması gerekmekte (...Karar) olup, takibe konu çekin, kambiyo senedi vasfında olup illetten mücerret olduğu, bu durumda çek nedeni ile borçlu olunmadığına dair ispat yükümlülüğünün davacıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Senede karşı senetle ispat kuralı gereğince, davacı borçlunun, takip ve dava konusu edilen çekin bedelsiz kaldığını yazılı delille kanıtlaması gerekmekte olup, davacının asıl dava dilekçesi ile davacı ve davalı arasında yazılı sözleşme bulunmadığını belirttiği, davalı ... ... Ltd Şti vekilinin ise cevap dilekçesi ile davacının iddiasına konu üçüncü kişi yararına sözleşme gereği davalı şirketin üstenmiş olduğu herhangi bir yükümlülük bulunmadığını savunduğu, bu haliyle yazılı bir delil dosya içerisinde yer almadığı gibi davacı taraf tanık deliline dayanmış ise de tanıklarının HMK 201. maddesi uyarınca dinlenemeyeceği anlaşılmakla tanık dinletme talebi reddedilmiştir. Her ne kadar davacı yargılamada ... Soruşturma sayılı dosyasına delil olarak dayanmış ise de dilekçeler aşamasında bu delile usulüne uygun dayanmadığından delil değerlendirmeye alınmamıştır. Davacının asıl ve birleşen davalarını yazılı delille ispatlayamaması üzerine asıl ve birleşen davalarda yemin deliline dayanması nedeniyle yemin hakkı hatırlatılmış, davacı vekili asıl davada yemin teklif etmiş, kesin süreye rağmen birleşen davada yemin teklif etmemiştir. Davacının asıl davada yemin teklif etmesi üzerine asıl davada davalı şirket yetkilisince yemin eda edilmiş olup, bu haliyle davacının ispatlayamadığı asıl ve birleşen davalarının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davada davalı vekilince ve birleşen davada davalı İbrahim Okur vekilince aynı ayrı davanın reddi ile birlikte kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş ise de davacının ihtiyati tedbir talebinin mahkememizce verilen 12/01/2022 tarihli ara karar ile reddine karar verilmiş olduğu, ilgili icra dairesi tarafından 22/02/2022 tarihinde haricen tahsil işlemi ile icra dosyasının kapatılıp işlemden kaldırıldığı bildirildiği anlaşılmakla, İİK madde 72/4 maddesinde ifadesini bulan ''davalının alacağına geç kavuşmasından kaynaklanan bir zararının'' somut olayda bulunmadığı anlaşıldığından yasal koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.a-Asıl davanın REDDİNE,
1.b-Asıl davada davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
1.c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 17.077,50 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 16.462,10 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
1.ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
1.d-Davalı tarafından yapılan 100 TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
1.e-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 152.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
2.a-Birleşen ... Esas sayılı davasının REDDİNE,
2.b-Birleşen davada davalı ... kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2.c-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 17.077,50 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, kalan 16.462,10 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2.ç-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
2.d-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
2.e-Davalı ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 152.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı...erilmesine,
3-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekili ile birleşen davada davalı İbrahim... vekili ile şirket temsilcisi ... yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/03/2025
...