T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2022/345 Esas - 2024/18
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/345 Esas
KARAR NO: 2024/18
HAKİM: .....
KATİP:....
DAVACI : ....
VEKİLİ: Av. ....
Av. ....
DAVALILAR:1-....
VEKİLİ: Av. ....
: 2-...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Alacak
DAVA TARİHİ: 17/11/2017
KARAR TARİHİ: 15/01/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili; davacının davalılardan ithalatçı ... A.Ş.'nin yetkili satıcısı olan davalı ... Tic. San. A.Ş.'den 13/03/2015 tarihinde ... plakalı aracı satın aldığını, garanti süresi içerisinin 3 yıl olduğunu, 11/07/2016 tarihinden itibaren farklı tarihlerde çeşitli hasarların meydana geldiğini, aracın son servisten çıkışından itibaren 6 gün hiç kullanılmadığı halde 12/08/2017 tarihinde aynı şekilde araçta performans düşüklüğü olduğunu, motor ikaz lambasının yandığını, elektronik aksamı yol boyunca hata verdiğini, aracın tekrar servise götürüldüğü ve kumanda ünitesinin değiştirildiğini, davaya konu arcın elektronik bir araç olduğunu, bu araçlarda kumanda ünitesinin hayati bir önem arzettiğini, kullanım sırasında bu panelin arızalanmasının son derece riskli ve can mal güvenliği açısında tehlikeli olduğunu, müvekkilinin aracın değiştirilmesi veya iade alınması hususunda davalı ... A.Ş.'ye 17/08/2017 tarihinde elektronik posta yolu ile talepte bulunduğunu, davalı firmanın kayıtsız kalarak aracın arızasının giderilebileceği bildirilerek talebin reddedildiğini, 21/09/2017 tarihinde müvekkilinin davalı ... Tic. Ve San A.Ş.'den arandığını bu araçların turbo şarjında imalat hatası olduğunu ve değiştirileceğini belirterek aracı servise aldığını ve sol turbo şarjını değiştirildiğini, ancak araçta meydana gelen arıza her ne kadar giderilmiş gibi görünse de arızanın sürekli tekrarlaması, araçta bulunan kişiler ve trafikteki diğer araçlar yönünden can ve mal güvenliği açısından tehlike yarattığını belirterek müvekkilinin satın aldığı ... plakalı aracın misli ile değiştirilmesine, mümkün olmadığı takdirde aracın karar tarihindeki serbest piyasa rayiç değerinin avans faizi oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ...A.Ş. vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak; davacının var olduğunu iddia ettiği ayıpla ilgili ücretsiz onarım hakkını kullandığını, aracın hali hazırda davacının tasarrufunda bulunduğunu, davacının ihbar mükellefiyetini yerine getirmediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili; zamanaşımı itirazında bulunarak, süresinde ve usule uygun ayıp ihbarının bulunmadığını, kullanımı önemli derecede etkileyecek bir ayıbın varlığından bahsedilemeyeceğini, davacının araçla ilgili şikayetlerinin ücretsiz onarım hakkı kapsamında dava öncesinde giderildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizin 24/06/2019 tarihli .... sayılı ilamı ile; davacı, davalıların üreticisi ve satıcısı olduğu aracın ayıplı olduğu iddiasıyla eldeki davayı açmış ise de davacının ayıp olarak ileri sürdüğü hususların dava tarihinden önce garanti kapsamında giderildiği, aracın hali hazırda davacının kullanımında olduğu, dava tarihinden sonra dahi periyodik bakımlarının yapıldığı ve aracın sorunsuz çalıştığı, bu hali ile TBK'nın 227/3 maddesi gereğince ücretsiz onarım hakkını kullanan ve hali hazırda aracı sorunsuz kullandığı anlaşılan davacının aracın misli ile değiştirilmesi olmadığı takdirde bedelini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuş, .... 'nin 04/04/2022 tarihli .... sayılı ilamı ile "Bilirkişi heyetince araç üzerinde herhangi bir inceleme yapılmadan dava konusu aracın problemlerinin garanti kapsamında giderildiği tavan mekaniği kumanda ünitesi değişimi, basınç sıcaklık sensörü, yağ arıtıcısı, yüksek basınç hattı değişimi, turbo şarj basınç sensörü değişimi, kumanda ünitesi değişimi gibi onarımların aracın kullanımı ile ilgili bir sorun yaratmadığı, mekanik ve elektromekanik arızaların parça değişimleri ile garantili olarak çözüldüğü, dava konusu olan soruların süreklilik göstermediği, gizli ayıp niteliği oluşturmayacağı, davacının araçtaki ayıp ile ilgili tercihini arızanın tamiri şeklinde kullandığı değerlendirilmiştir. Buna karşın hükme esas alınan bilirkişi raporunda araçta hangi teknik incelemelerin yapıldığı açıklanmamış, teknik yönlerden yeterli ve ayrıntılı görüş belirtilmemiş, iş emirleri üzerine servis tarafından yapılan işlemler detaylı şekilde incelenmemiş, yapılan işlemler yorumlanmamış, araç üzerinde gerekli testler (diagnostic vb gibi) yapılmamış yalnızca dosyada bulunan belgelerle yetinilmiştir. Bu bakımdan yetkili servis tarafından yapılan işlemlerle arızanın tamamen giderilip giderilmediğinin belirlenmesi yukarıda açıklanan kapsamda bir bilirkişi incelemesini gerektirmekte olup mahkemece hükme esas alınan rapor varılan sonuç bakımından yeterli incelemeyi içermemektedir. Açıklandığı üzere alınan bilirkişi raporu hüküm vermeye yeterli mahiyette ve denetime elverişli değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş yukarıdaki hukuki esaslar ile bilirkişi raporundaki eksiklikler gözetilerek, aralarında otomotiv konusunda uzman bilirkişininde bulunduğu 3 kişilik yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesinden ibaret olup, hatalı gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesiyle HMK'nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca davanın esasına yönelik uyuşmazlığın giderilmesi için açıklanan delillerin toplanmaması ve bu delillere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamış olması bakımından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, dava bu kez mahkememizin .... Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava, ayıplı mal iddiasıyla malın misliyle değiştirilmesi, mümkün olmadığı takdirde karar tarihindeki serbest piyasa rayiç değerinin tahsili istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi sonrası aldırılan 25.10.2022
tarihli kök rapor ile; dava konusu araçta meydana gelen arızanın aracın turboşarj hattından kaynaklandığı,
dava konusu araçtaki problemlerin servis tarafından giderilemediği ve inceleme esnasında da
devam ettiği,
arızanın kullanıcının kullanımıyla veya dış etkenlerle ilişkili olmadığı ve üretimden
kaynaklandığı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu,
davacının dava konusu aracı ayıplı hali ile alıkoyması durumunda satış bedelinden indirilecek
bedelin satış tarihi itibariyle 19.958,06 TL olduğu
rapor edilmiştir. 13/03/2023 tarihli ek rapor ile; dava konusu araçta meydana gelen arızanın aracın turbo şarj ünttesi ve yağ ayırma (separatör) hattının komple yenilenmesi veya değiştirilmesi durumunda iş bu arızasını giderilebileceği, araçta meydana gelen arızanın ilk bakışta fark edilemeyen, sonradan yapılan detaylı bir muayene ile anlaşılan bir sorun olması nedeniyle üretimden kaynaklı bir arıza olduğu için gizli ayıp niteliğinde olduğu, dava konusu araçta meydana gelen arızanın aracın turbo şarj ünitesi ve yağ ayırma (separatör) hattının komple yenilenmesi veya değiştirilmesi durumunda iş bü gizli ayıbın giderilebilecek durumda olmasına rağmen Sayın Mahkeme Heyeti'nin yapacağı hukuki bir değerlendirmede “aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi” yönünde vereceği kararın takdire sunulduğu, davacının dava konusu aracı ayıplı hali ile alıkoyması durumunda değer kaybının satış tarihi olan 18.03.2015 itibariyle 19.958,06 TL olacağı rapor edilmiştir. 24/05/2023 tarihli ek rapor ile; davacının dava konusu araçta değer kaybını aracın geçirdiği kaporta
parçalarının onarımı ve yeniden boyanmasını dikkate alarak yeniden hesaplandığı, yapılan araştırmalar neticesinde; satış tarihinde malın ayıpsız halinin değerinin 164.000,00 TL, turbo şarj hattında problem olan ayıplı malın değerinin 141.000,00 TL olduğu kararlaştırıldığı, kararlaştırılan bedel aracın satış bedeli olan 163.656,11 TL olduğu, dava konusu aracın satış tarihi itibarıyla değer kaybının 22.951,77 TL olduğu rapor edilmiştir. 20/11/2023 tarihli ek rapor ile; "Kök raporda da ifade edildiği üzere; 50 km süren yol testinde arıza tespit cihazı araca bağlı vaziyette tutulmuş ve özellikle turbo ile ilgili anlık veriler takip edilmiştir. Araçta her ne kadar arıza lambası yanmasa da özellikle eğimi biraz fazla olan yokuşlarda aracın çekişinin düştüğü ve beklenen performansta aracın sürüşünü devam ettiremediği tespit edilmiştir. Bu esnada anlık veriler kontrol edilmiş ve turbo içerisinde ölçülen hava miktarının ölçülen değerinin 90.00 kg/h iken olması gereken değerinin en az 290.00 kg/h olduğu tespit edilmiştir. Turbo içerisinden ölçülen hava miktarının bu denli düşük olması aracın ihtiyaç duyduğu tork ve güç verilerinin yeteri kadar oluşmamasına neden olmaktadır. Kök raporumuzda belirttiğimiz bu arızanın aracın ve aracı kullanan kişinin güvenliğini tehlikeye atar nitelikte değildir. Dava konusu araçta trafiği ya da aracı tehlikeye sokacak ani yavaşlamalar söz konusu değildir. Araçtaki gizli ayıbın turboşarjdan kaynaklandığı, basıncın turboşarj tarafından doğru şekilde ayarlanamadığı tespit edilmiştir. Araçtaki problemin turboşarj hattının komple yenilenmesi ile gidermenin mümkün olduğu değerlendirilmiştir. Söz konusu onarımın davalı yetkili servislerinde ücretsiz yapılabileceği değerlendirilmiştir." şeklinde rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; davacının dava tarihinden önce aracın arızaları nedeniyle birden fazla kez servis bakımına alındığı, 17/08/2017 tarihinde aracın arızası nedeniyle davalı ...-... Şirketi'ne misli ile değişim talebiyle başvurduğu, davalı tarafça bu talebin reddedildiği, 21/09/2017 tarihinde davalı ... ... tarafından aracın tamire alındığı, turbo şarjının değiştirildiği, ancak hükme esas alınabilir nitelikteki bilirkişi raporlarında belirtildiği üzere araçtaki problemlerin servis tarafından giderilemediği ve istinaf incelemesi sonrası alınan kök raporun inceleme esnasında da
devam ettiği anlaşılmış olup bu kapsamda istinaf mahkemesinin kaldırma kararı gereğinin yerine getirildiği değerlendirilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 219/1. maddesine göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Türk Ticaret Kanunu'nun 23/1-c maddesine göre ise, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. Anılan Kanun'un 223/2. maddesine göre ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 227. maddesine göre, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme şeklindeki seçimlik haklardan birini kullanabilir. Ancak alıcının, sözleşmeden dönme hakkını kullanması hâlinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hâkim, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.
Bu açıklamalar karşısında yapılan değerlendirmede; dava konusu aracın davalı ... Şirketinden alındığı, diğer davalı ...'in aracı ithal eden şirket olduğu, aracın arıza lambası yanmasa da özellikle eğimi biraz fazla olan yokuşlarda çekişinin düştüğü ve beklenen performansta aracın sürüşünü devam ettiremediği, bu arızanın turboşarjdan kaynaklandığı, davacının davalılara süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davalıların ayıptan dolayı sorumlu olduğu, araçtaki ayıbın imalattan kaynaklı gizli ayıp olup, kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, üst segment niteliğindeki araçtan davacının üst düzeyde konfor ve performans beklentisi içinde olmasının doğal olduğu, tespit edilen ve servis tarafından giderilmeyen ayıbın davacının araçtan beklediği performans düzeyini oldukça düşürdüğü, bu nedenle hakkaniyet kuralları gereğince Türk Borçlar Kanunu'nun 227/4. maddesi uyarınca satılanın ayıpsız benzeriyle değiştirilmesi koşullarının davacı yararına oluştuğu, aracın uzun süredir kullanılıyor olmasının davacıya maddi yükümlülük olarak yükletilemeyeceğinden bu yönde bir indirime gidilemeyeceği ancak, davacının dava tarihinden önce ve dava sürecinde araç ile gerçekleştirdiği iki kaza neticesinde araçta (22.951,77 TL - 19.958,06 TL=2.993,71 TL) gerçekleşen ve 24/05/2023 tarihli ek rapor ile tespit edilen 2.993,71değer kaybının davacı tarafça davalılara ödenmesi gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde ve araç davacının elindeyken oluşan hasar nedeniyle toplam 2.993,71 TL'lik değer kaybı tutarının davacı tarafından davalılara ödenmesi koşuluyla aracın davalılara iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaz ise İİK'nin 24. maddesine göre işlem yapılmasına karar vermek, mahkememiz kısa kararında sehven araç bilgilerinin hatalı yazılması nedeniyle maddi hatanın gerekçeli karar hüküm fıkrası ile resen tashihi suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
a-Davaya konu .... Marka, ... plakalı ... şase nolu, .... motor nolu aracın davacı tarafından üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde ve araç davacının elindeyken oluşan hasar nedeniyle toplam 2.993,71 TL'lik değer kaybı tutarının davacı tarafından davalılara ödenmesi koşuluyla aracın davalılara iadesine ve dava konusu aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine,
b-Aynı marka, model ve özellikte ayıpsız misli ile değiştirilmesi mümkün olmaz ise İİK'nin 24. maddesine göre işlem yapılmasına,
2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 11.954,25 TL harçtan peşin alınan 2.988,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.965,68 TL karar ve ilam harcının davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin yatırılan 2.988,57 TL harcın davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,
3-Davacı tarafından bozma öncesi yapmış olduğu 846,30 TL posta masrafı, 2.250 TL bilirkişi masrafı, bozma sonrası yapılan 5.500 TL bilirkişi masrafı ve 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 8.627,70 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 28.000 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2024
Katip ....
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır