T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/696 Esas - 2025/331
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/696 Esas
KARAR NO : 2025/331
HAKİM :......
KATİP : ......
DAVACI :......
VEKİLİ : Av. ......
DAVALI : 1- ......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
Av. ......
Av. ......
DAVALI : 2- ......
VEKİLLERİ : Av. ......
Av. ......
Av. ......
DAVA : Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/10/2022
KARAR TARİHİ : 09/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından 20.02.2017 tarihinde davalı ... Şirketi'nin yetkili bayisi olan davalı ... Şirketi'nden, ... Marka ... Model, yeni ...... ticari adlı, motor no: ..., şasi no:... olan aracı 70.400,00-TL bedelle satın alınmış olduğunu, ... Şirketi'nin satın alınan ayıplı malın üreticisi olduğunu. davaya konu aracın ... plaka ile trafiğe çıktığını, satın alınmasının akabinde gözle görülemeyecek- ancak kullanım sırasında anlaşılabilecek- sorunlar ortaya çıkmasının ardından satıcıya onarım için 20.07.2017 tarihinde, 11.01.2018 tarihinde, 05.02.2019 tarihinde, 22.04.2019 tarihinde, 22.07.2019 tarihinde, 14.10.2019 tarihinde ve 16.01.2020 tarihlerinde ayrı ayrı başvuru yapıldığını, her bir başvuru için ayrı tarihlerde ücret
karşılığında çeşitli tamiratlar gerçekleştirildiğini, bu tamiratların ücretlerinin davacı şirket tarafından ödendiğini, ancak dava konusu araç defalarca yetkili servise götürülmesine ve serviste yapılan işlemlere rağmen sorunların giderilemediğini ve ek zararlarında meydana geldiğini belirterek davanın kabulü ile satılanın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, şimdilik 100 TL maddi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Otomotiv San. A.Ş.’nin davacı ile arasında herhangi bir satım akdi bulunmamakta olduğnuu, bu itibarla, müvekkili şirketin taraf olmadığı bir sözleşmenin konusunu teşkil eden maldaki ayıp iddiasından dolayı sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını, davanın her halükârda husumet yönünden müvekkili şirket lehine reddinin gerekmekte olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan bir ayıp olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Dava, satım sözleşmesine dayalı olarak ayıplı olduğu iddia edilen aracın ayıpsız misli ile değişimi ve maddi zararların tazmini istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davalı ... Otomotiv Sanayi AŞ ye husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, dava konusu aracın ayıplı olup olmadığı, davacının genel hükümlere göre zarar tazmini isteminin yerinde olup olmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Delillerden tramer kayıtları, trafik tescil kayıtları, davaya konu aracın garanti belgesinin, davaya konu aracın servis kayıtları, davaya konu aracın trafiğe ilk kayıt tarihinin, tescil tarihinin ve sahiplik bilgileri dosyaya kazandırılmış, bilirkişi kök ve ek raporu alınmıştır.
Dosya kapsamı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 01/04/2024 tarihli bilirkişi heyeti kök raporunda özetle; dava konusu aracın ilk tescil tarihinin 21.11.... olduğu, 3 yıllık yasal garanti süresinin 21.11.2019 tarihinde sona erdiği, davaya konu araçtaki sağa çekme şikayetinin garanti süresi içerisinde ortaya çıktığı, yetkili servis tarafından onarılsa da onarımdan belli bir süre sonra şikayetin tekrar ortaya çıktığı ve keşif esnasında şikayetin devam ettiğinin tespit edildiği, dava konusu aracın sağa çekme şikayeti yönünden gizli ayıplı olduğu, ayıp nedeniyle satış bedelinden indirilecek bedelin satış tarihi itibariyle 5.492,20 TL olduğu rapor edilmiştir.
Dosya kapsamı bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlar değerlendirilmek üzere ek rapor tanzimi için aynı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 09/07/2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; dava konusu aracın ...... sayılı 22.05.2024 tarihili yazısı ekinde iletilen tescil bilgilerine göre 21/11/... tarihinde, ... plaka ... şasi seri numarası ile satış ve tesil edilmek üzere dava dışı ... (1/1pay) (...) - ... Tic. A.Ş. tarafından satışının yapıldığı, yine aynı aracın 24/02/2017 tarihinde, ... plaka ... şasi seri numarası ile satış ve tesil edilmek üzere davacı ... Şirketine ... tarafından satışının yapıldığının görüldüğü, dava kousu aracın ilk tecili 21/11/... tarihinde ... plaka ile yapılmışken aradan yaklaşık 3 ay gibi bir süreden sonra 24/02/2017 tarihinde plaka değişikliği yapılarak ... plaka ile tekrar satışının davacı tarafa yapıldığı bu nedenle de iş bu aracın davacı tarafa ikinci el olarak satış yapılmış olabileceği ihtimalinini yüksek olduğu, dava dosyası içeriğindeki tescil bilgilerine göre ilk tescil tarihinin 21.11.... olduğu, 3 yıllık yasal garanti süresinin 21.11.2019 tarihinde sona erdiği, davaya konu araçtaki sağa çekme şikayetinin garanti süresi içerisinde ortaya çıktığı, yetkili servis tarafından onarılsa da onarımdan belli bir süre sonra şikayetin tekrar ortaya çıktığı ve keşif esnasında şikayetin devam ettiğinin tespit edildiği, dava konusu aracın sağa çekme şikayeti yönünden gizli ayıplı olduğu, ayıp nedeniyle satış
bedelinden indirilecek bedelin 01.04.2024 tarihli kök raporumuzdaki iletlen detayları ile birlikte satış tarihi itibariyle 5.492,20 TL olduğu rapor edilmiştir.
Üçüncü kişi ... A.Ş.'nin 09/03/2025 tarihli yazı cevabında ,davaya konu aracın önce dava dışı ...'a fatura edildiği ,ancak sonra iptal talebi oluşturularak BSS stoğuna düştüğü ,daha sonra aracın davacıya fatura edildiği bildirilmiştir.
6102 sayılı TTK.nun 23. maddesinin 1/c bendinde malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumun bu süre içerisinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK nun 223. Maddesinin 2. Fıkrası uygulanır hükmü karşısında somut davamıza TTK nun 23. Maddesi ile 6098 sayılı TBK. Nun 219. Maddesinde düzenlenen ayıptan sorumluluk 223.maddesinde düzenlenen satılan malın alıcı tarafından gözden geçirme ve satıcıya ayıpları bildirme yükümlülüğü ile aynı yasanın 227. Maddesinde düzenlenen malın ayıplı olması halinde alıcıya tanınan seçim haklarının somut davaya uygulanması gerektiği görülmüş.
Ayıp; satıcının, alıcıya herhangi bir şekilde bildirdiği veya alıcının dürüstlük kuralına göre beklediği vasfın satılan maldan bulunmamasıdır. Bu tanıma göre ayıp, satılanın mevcut vasıflarının onun taşıması gereken vasıflarla farklı olmasını ifade eder. Türk Borçlar Kanunun 219. Maddesi gereğince satılanının değerini veya varsayılan kullanma amacına elverişliliğini kaldıran veya önemli ölçüde azaltan ayıplardan da satıcının sorumlu olduğunu ifade etmektedir. Kanunda yer alan ve eksikliği ayıp teşkil eden vasıflar, beklenen veya varsayılan vasıfların bildirilen vasıflardan ayırmak amacıyla belirtilmiştir. Kanun koyucu bu şekilde nitelikli bir ayıp aramasının sebebi alıcıya TBK nun 227 ve devamında sağlanan hukuki imkanlar ve satıcının doğrudan doğruya zarardan kusursuz sorumlu olması esası karşısında vasıf bildiriminde bulunmayan satıcı lehine denge sağlamaktadır. Böylece, bildirilen vasıfların bulunmaması halinden farklı olarak, burada satıcının sadece önemli ayıplardan sorumlu olması esasını kabul etmiş bulunmaktadır. Satıcının ayıptan sorumlu tutulabilmesi için hasarın geçtiği andan satılanın ayıplı olması, alıcının ayıbı bilmemesi, alıcı ayıbı kabul etmemiş olması, ayıptan doğan sorumluluğun sözleşmeyle ortadan kaldırılmamış olması gerekir. Malın ayıplı olması ve bu ayıptan satıcının sorumlu tutulması halinde, TBK. nun 227. Maddesinde alıcı lehine seçimlik haklar getirdiği, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanın alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafın gerektirmediği takdirde, bütün masrafların satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, son olarak imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı olarak sayılmıştır.
Davacı şirket tarafından 20.02.2017 tarihinde davalı ... Şirketi'nin yetkili bayisi olan davalı ... Şirketi'nden, ... Marka ... Model, yeni ...... ticari adlı, motor no: ..., şasi no:... olan aracı 70.400,00-TL bedelle satın almış olduğu, aracın kullanımı sırasında arıza çıkması üzerine , satıcıya onarım için 20.07.2017 tarihinde, 11.01.2018 tarihinde, 05.02.2019 tarihinde, 22.04.2019 tarihinde, 22.07.2019 tarihinde, 14.10.2019 tarihinde ve 16.01.2020 tarihlerinde ayrı ayrı başvuru yapıldığı, ancak arıcın onarımına rağmen sorunun gitmediği mahkememizce aldırılan bilirkişi heyeti raporu üzerine ,bizzat araç üzerinde yapılan incelemede ,Yapılan tespitler sonrası aracın normal zeminde aks millerinin bağlı olduğu ön teker tablaları
kontrol edildiği yapılan bu kontrollerde araç vitesteyken ileri veya geri hareket ettirilmek
istediğinde ön teker tablalarında boşlukların olduğu bu nedenle araç yük durumunda ve
Kompresyon durumunda ön takım geometrisi değiştiği için araç çekmenin oluştuğu tespit edildiği, Garanti süresi içerisinde davacı şirketin ücretsiz onarım hakkını kullanarak dava konusu aracın,
sağa çekme şikayetiyle yetkili servise götürdüğü ancak yetkili servisin garanti süresi içerisin
de araçtaki sağa çekme şikayetini tam olarak gideremediği, keşif esnasında araçtaki sağa çekm
e şikayetinin devam ettiği tespit edilmiştir. Davacı şirket her ne kadar garanti sür
esi içerisinde ücretsiz onarım hakkını kullanmak suretiyle aracının onarılmasını istemişse de dav
alı şirket layıkıyla onarımı gerçekleştirememiştir .Davalı yetkili servi
sin araçtaki sorunu tam olarka gideremediği hususu da göz önüne alındığında dava konusu aracın sa
ğa çekme şikayeti yönünden üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu, ücretsiz onarımın davalı tarafından layıkıy
la verilemediği ,ayıbın gizli ayıp olması ve ,davacı tarafından müteaddit defalarca aracın yetkili servise götürüldüğü ,en son 16/01/2020 tarihinde hazırlanan iş emrinde araca yeni direksiyon kutusu takılıp denenmiş ise de araç probleminin devam ettiği yönünde ifade ile aracın teslim edildiği, buna göre ayıbın davalı yanca bilindiği, davacının süresinde ayıp ihbarının yaptığının kabulü gerektiği,ayıbın gizli ayıp olması nedeni ile ,davalıların TBK 231 son maddedeki ön görülen zaman aşımı süresinden faydalanamayacaklarından ,zamanaşımı itirazlarına itibar edilmemiş olup, BK: nun davacıya 227. Maddesinde vermiş olduğu seçimlik haklardan aracın misli ile değişimi yönündeki hakkını süresinde kullandığı anlaşıldığından, misli ile değişimden bu davalılardan ... Otomotiv San. A.Ş üretici- imalatçı firma olması nedeniyle, diğer davalı ... A.Ş ise satıcı firma olması nedeniyle ayıptan müteselsillen sorumlu olduğu görüldüğünden ( ...... ), davacının talebinin gerek TTK , gerekse TBK. nun yukarıda açıklanan gerekçelerle uygun olduğu anlaşıldığından davacının misli ile değişimine dair davasının kabulüne ,dava konusu ... şasi nolu ... Marka ... model ...... ticari motor no ... ... plakalı aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesine, dava konusu aracın (takyidatlardan ari olarak) davalılara iadesine, aracın aynı marka, model ve ayıpsız misli ile değiştirilmesinin olanaklı olmaması halinde İİK 24 maddesine göre işlem yapılmasına,
, süresi içinde harcı yatırılmadığından davacının 100 TL lik maddi tazminat talebi hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına,
şeklinde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;
2-Dava konusu ... şasi nolu ... Marka ... model...... ticari motor no ... ... plakalı aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesine, dava konusu aracın (takyidatlardan ari olarak) davalılara iadesine,
3-Aracın aynı marka, model ve ayıpsız misli ile değiştirilmesinin olanaklı olmaması halinde İİK 24 maddesine göre işlem yapılmasına,
4-Davacı yanın 100 TL'lik maddi tazminat talebi hakkındaki davanın açılmamış sayılmasına,
5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 4.809,02 TL harçtan peşin alınan 1.203,97 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.605,05 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
6-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca red olunan kısım nazara alınarak takdiren 100 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan 9.000,00 TL bilirkişi masrafı, 328,50 TL posta masrafı, 80,90 TL başvurma harcı toplamı olan 9.409,4 TL yargılama giderinin davanın kısmi kabul ve red oranı nazara alınarak takdiren 9.390,58 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, geri kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı tarafından yatırılan 80,90 TL peşin harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
10-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
11-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ...... bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kısmi kabul ve red oranları dikkate alınarak, 2,64 TL'sinin davacıdan, 1.317,36 TL'sinin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
12-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde...... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 09/05/2025
Katip ......
e-imzalı
Hakim ......
e-imzalı