T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/552 Esas - 2024/717
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/552
KARAR NO : 2024/717
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
DAVACI VEKİLİ : AV. .....
DAVALI : .....
DAVALI VEKİLİ : AV. .....
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 10/08/2022
KARAR TARİHİ : 22/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 19/11/2024
Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında 01/01/2022 tarihinde düzenlenen cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere bir ticari ilişki bulunduğunu, davacının hesap dönemi sonu bakiye alacağının 32.215,00 TL olduğunu, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için ..... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davalının merkezinin ... ilçesinde bulunduğunu, yetkili mahkemenin ..... Mahkemesi olduğunu, davacı ile davalı arasındaki sözleşme gereğince davacının yaptırdığı makine çalışmadığı için davalının başka şirketlerden destek aldığını, bu şirketlere 65.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı ile davalının bu ek hizmet bedelinin ileri başka işlerde telafi edilmek üzere birbirlerinden bir talepte bulunmamaları hususunda anlaştıklarını, bu nedenle davacının davalıdan alacağının bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
..... getirilen .....Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 17/03/2022 tarihinde 32.215,00 TL cari hesap ekstresi bakiye alacağı, 3.447,01 TL işlemiş faiz ve 1.141,87 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 36.803,88 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %17,25 faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 26/03/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı 28/03/2022 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... Talimat nolu istinabe evrakına sunduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı 31/08/2023 tarihli raporunda davacının hesap ekstresinde yazılı olan 32.215,00 TL alacağına dair banka yoluyla tahsil edilen tutarların davalının borcundan düşülmediği için sunmuş olduğu belgenin gerçeği yansıtmadığını, gerçekte alacağının belirttiği tutar kadar olmadığını, davalının 2021 yılı ekstresinde görünen 12.150,82 TL'lik borcunu 30/06/2021 tarihinde kapatmış olduğuna dair hiçbir belgeye ulaşılamadığını, ... Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğine göre 30/06/2021 tarihinde davalının yapmış olduğu hesap kapama kaydının geçersiz olduğu kanısına varıldığını, bu sebeple davalının davacıya 12.150,82 TL borcu olduğunun tespit edildiğini ayrıca davalının cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu 65.000,00 TL'lik makinenin çalışması için katlanılan masraflara dair ispatlayıcı belgelere rastlanmadığından davalının davacıya yansıtmaya çalıştığını, böyle bir masrafın olmadığını, bu ticari satımdan kaynaklanan tarafların alacak ve borç bakiyelerine kesinlik kazandıracak olan yevmiye defteri kapanış tasdiklerine dair ispat edici bir belge sunulmadığından ayrıca 19/06/2020 tarih ve ... onay numarası ile ... tarafından tasdik edilen Büyük Defterin yazdırılmaması sebebiyle eldeki cari hesabın teyidi sağlanamadığından değerlendirmesinin mahkemenin kanaatinde olduğunu, dava konusu olan ticari satımdan kaynaklı alacağa dair defter ve belge incelemesinde davalının davacıya 12.150,82 TL'lik borcunun olduğunu bildirmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı 12/12/2023 tarihli raporunda davacının 2021 yılı ticari defterlerinin vergi müfettişi incelemesinde olduğu gerekçesi ile sunmadığını, 2020-2022 yıllarına ait ticari defterlerinin noter onaylarını kanuni süresi içinde yaptırdığını ve usulüne uygun tuttuğunun tespit edildiğini, davacının kendi ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 32.215,00 TL alacaklı olduğunu, davalının kayıtlarını inceleyen bilirkişi ...'un 31/08/2023 tarihli raporunda davalının davacıya 12.150,82 TL borçlu bulunduğu belirtilmişse de davalının yaptığı havale masrafları olan 4,18 TL ile davalı kayıtlarına alınmayan ve dosyada örneği de olmayan 06.11.2020 tarih ve ... nolu ve 20.060,00 TL tutarlı fatura dikkate alınırsa 20.060,00 TL + 4,18 = 20.064,18 + 12.150,82 = 32.215,00 TL'nin davacı kayıtlarındaki tutara ulaşılmış olunacağını, davalının yaptığı havale masrafının cari hesap borcundan düşmesi kabul edilemeyeceğini ancak davalı kayıtlarında olmayan faturanın kabul edilip edilmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğunu, bu durumda davacı kayıtlarının ve faturalarının e-arşiv fatura olmasının dikkate alınması (e-faturalar itiraz edilmezse ve iade edilmezse geçerli olur) durumunda ise davacının davalıdan 32.215,00 TL alacaklı bulunduğunun kabul edileceğini, davalının kayıtlarına almadığı ve iade etmediği 06/11/2020 tarih ve ... nolu ve 20.060,00 TL tutarlı fatura dikkate alınmaz ise davacının davalıdan olan alacağının ise 12.155,00 TL olduğunu, dolayısıyla icra takibinin de bu tutarlar üzerinden devamı uygun olacağını ayrıca davacı faiz talebinde bulunmuş ise de takip öncesi alacağını davalıdan istediğini kanıtlayan bir belge veya bilgiye dosyada rastlanmadığından takibin icra takip tarihinden sonra geçerli olması gerektiğini bildirmiştir.
... 27/12/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının ... Şirketinin ortağı ve yetkilisi olduğunu bildirmiştir.
... 29/12/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının bilanço esasına göre defter tuttuğunu bildirmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... 26/02/2024 tarihli ek raporunda davalı vekilinin 18/12/2023 tarihli dilekçesi ekindeki e-arşiv faturanın iletilip iletilmediğinin ... sisteminden tespit edilebileceğini, dava dosyasında bu konu ile ilgili herhangi bir belge bulunmadığını, davacının tacir olduğunu bildirmiştir.
..... 06/05/2024 tarihli cevabi yazı ile davalının 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ait Ba-Bs formlarını göndermiştir.
... 09/05/2024 tarihli cevabi yazı ile davacının 2020 ve 2021 yıllarına ait Ba-Bs formlarını göndermiştir.
... 09/05/2024 tarihli cevabi yazı ile davalının 2021 ve 2022 yıllarına ait Ba-Bs formlarını göndermiştir.
... 14/05/2024 tarihli cevabi yazı ile davacı tarafından davalı adına düzenlenen 06/11/2020 tarihli, ... nolu ve 20.060,00 TL tutarlı e-arşiv faturasının davalıya iletilip iletilmediğine ilişkin bilgileri göndermiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... 26/06/2024 tarihli ek raporunda davacı tarafından davalı adına tanzim edilen e-arşiv faturasının ve muhteviyatının davalıya teslimine ilişkin belgenin sunulması gerektiğini, davacı tarafından 06/11/2020 tarih ... nolu 20.060,00 TL bedelli e arşiv faturasının ve muhteviyatının davalıya teslim edildiğine ilişkin belgelerin dosyaya sunulması halinde davacının davalıdan 32.215,00 TL alacaklı olacağını, davacı tarafından 06/11/2020 tarih ... nolu 20.060,00 TL bedelli e arşiv faturasının ve muhteviyatının davalıya teslim edildiğine ilişkin belgelerin dosyaya sunulamaması halinde ise davacının davalıdan (12.150,82 + 4,18=) 12,155,00 TL alacaklı olacağını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, taraflar arasındaki içeriği tam olarak tespit edilemeyen bir ticari ilişkiye göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır.
..... 29/12/2023 tarihli cevabi yazı ve bilirkişi ...'ın 26/02/2024 tarihli ek raporunda davacının tacir olduğu bildirildiğinden Ticaret Kanununun 11., 12. ve 15. maddeleri ile 11. maddesinin 2. fıkrasına göre yürürlüğe konulan karara göre davacının dava tarihi itibari ile tacir olması nedeni ile Türk Ticaret Kanununun 4. ve 5. maddeleri gereğince mahkememiz görevli kabul edilmiştir.
Davacı davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden dolayı düzenlenen cari hesap alacağının ödenmediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise yetkili mahkemenin ... Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı ile davalının davalının başka şirketlere yaptığı ödemenin davacının alacağından düşülmesi ve alacağın kalmadığı hususunda anlaştıklarını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
29/11/2022 tarihli celsenin numaralı ara kararı ile davalı vekilinin yetki itirazının Türk Borçlar Kanununun 89. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Davacı ile davalı arasındaki uyuşmazlık davacının dava konusu cari hesap alacağından dolayı davacıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise tutarını ne kadar olduğu ve davacı ile davalı arasında alacağın davalıdan talep edilmeyeceği hususunda bir anlaşma olup olmadığı hususlarındadır,
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı ile davalı arasında tam olarak belirlenemeyen bir ticari ilişki bulunduğu, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 12.155.00 TL alacağının olduğu, davacının alacağının tahsili talebi ile ..... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının varlığını usulüne uygun tuttuğu kendisinin ve davalının ticari defterleri ile belirtilin kısım yönünden kısmen ispatladığı ve davalının icra takibine itirazının kısmen haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
İspat yükü kendisinde olan davacının yukarıda belirtildiği üzere uyuşmazlık konusu olan vakıayı usulüne uygun tuttuğu kendisinin ve davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırlanan bilirkişilerin kök ve ek raporları ile ispatlaması, davacının ticari defterleri ile ilgili bilirkişi raporuna göre davacının incelenemeyen 2020 yılı defterlerinin incelenmesine gerek olmaması, davacının incelenen defterlerinin uygun tutulması, ... 14/05/2024 tarihli cevabi yazı ve bilirkişi ...'ın 26/06/2024 tarihli ek raporuna göre davacı vekilinin delil başlangıcı ile ilgili beyanlarının ispatlanamayan kısım yönünden kanaat verici olmaması, kalan kısım açısından davacının başka delil sunmaması ve davalı vekilinin cevap dilekçesinde ileri sürdüğü davalının davalının başka şirketlere yaptığı ödemenin davacının alacağından düşülmesi ve alacağın kalmadığı hususunda anlaştıkları vakıasını ispatlayan herhangi bir delil sunmaması nedenleri ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının itirazının 12.155,00 TL asıl alacak için iptaline, davalının icra takibi tarihinden önce temerrüte düşürüldüğünün iddia ve ispat edilmemesi nedeni ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren kanuni faiz işletilmek suretiyle devamına, davacı ile davalının ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi ile belirlenen dava konusu alacağın tutarının likit olması nedeni ile hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
Davalının ..... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın 12.155,00 TL asıl alacak için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin 12.155,00 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı kanuni faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin davanın REDDİNE,
Hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 2.431,00 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 830,30 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 444,50 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 385,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 80,70 TL, peşin harç 444,50 TL, 2 adet vekalet harcı 37,10 TL ve 2 adet vekalet pulu 58,45 TL olmak üzere toplam 620,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan dosya-posta gideri 468,25 TL ve bilirkişi ücretleri 2.400,00 TL olmak üzere toplam 2.868,25 TL yargılama giderinin haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 960,00 TL'sinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 12.155,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 24.648,88 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-... tarafından yapılıp ..... tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 1.037,87 TL'sinin davacıdan, 522,13 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrası gereğince kesin olmak üzere karar verildi.22/10/2024
Katip .....
e-imza
Hakim .....
e-imza