T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/553 Esas - 2024/447
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/553
KARAR NO : 2024/447
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
...
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 11/08/2022
...
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 31/10/2023
KARAR TARİHİ : 28/05/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 14/06/2024
Asıl davada davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davası ile birleşen davada davacı tarafından davalı hakkında açılan alacak davalarının mahkememizde yapılan yargılamaları sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacı ile davalı arasında 01/01/2022-20/05/2022 tarih aralığında ticari ilişki bulunduğunu, davacının hesap dönemi sonu bakiye alacağının 99.596,62 TL olduğunu, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için ... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalıdan alınan hizmetin ...projesinde kullanılmak üzere yapılacak parçaların işlenmesi ve imalatı üzerine planlandığını, davacının istemiş olduğu ürünlere ait teknik bilgileri davalıya ilettiğini, davalıdan ilk ürün muayenesi üretim süreçlerinin durumunu henüz seri üretim başlamadan rapor edip ölçüm sağlayan resmi üretim doğrulama istendiğini, üretilen parçaların ön kontrolünün yapılarak şartlı kabul edildiğini, şartlı kabule şerh düşülerek montaj esnasında çıkacak olan teknik bilgileri davacıya teslim edilmiş ürünlerini standartlara uygun olarak imal edilmemesi durumunda ürün için tadile ya da yeniden yapılmasının istendiğini, ürünlerin kalite belgelerinin istendiğini, her bir imalat parçası için ayrı ayrı kontrol edildiğini, davacı tarafından eksik olarak teslim edildiğinin tespit edilir ise davalının bilgilendirildiğini ve kanuni süre içerisinde tamamlanmasının istendiğini, bu kriterler yerine getirildiğinde davacının kalite departmanı tarafından imal edilmiş ürünlerin uygun olduğuna dair onay geldikten sonra davacının idari işler bölümü tarafından davalıya ürünlerin faturasını kestirip ödemesini gerçekleştireceğini, davalının bu süreci tamamlamadan fatura kesip irsaliyesiz olarak ürünleri gönderdiğini, usulüne uygun teslimat yapılmadığı gibi sonrasında ... projesinin teslimine yönelik olarak sipariş edilen ürünlerin gerekli şartları sağlamadığını, davalının ayıplı ve sözleşme süresini geciktirecek sözleşmenin şartlarına uymadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aksi kanaatte olunması durumunda kusur oranında bedel indirimi yapılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacıdan alınan hizmetin ... projesinde kullanılmak üzere yapılacak parçaların işlenmesi ve imalatı üzerine planlandığını, davalının istemiş olduğu ürünlere ait teknik bilgileri davacıya ilettiğini, davacıdan ilk ürün muayenesi üretim süreçlerinin durumunu henüz seri üretim başlamadan rapor edip ölçüm sağlayan resmi üretim doğrulama istendiğini, üretilen parçaların ön kontrolünün yapılarak şartlı kabul edildiğini, şartlı kabule şerh düşülerek montaj esnasında çıkacak olan teknik bilgileri davacıya teslim edilmiş ürünlerini standartlara uygun olarak imal edilmemesi durumunda ürün için tadile ya da yeniden yapılmasının istendiğini, ürünlerin kalite belgelerinin istendiğini, her bir imalat parçası içir ayrı ayrı kontrol edildiğini, davalı tarafından eksik olarak teslim edildiğinin tespit edilir ise davacının bilgilendirildiğini ve kanuni süre içerisinde tamamlanmasının istendiğini, bu kriterler yerine getirildiğinde davalının kalite departmanı tarafından imal edilmiş ürünlerin uygun olduğuna dair onay geldikten sonra davalının idari işler bölümü tarafından davacıya ürünlerin faturasını kestirip ödemesini gerçekleştireceğini, davacının bu süreci tamamlamadan fatura kesip irsaliyesiz olarak ürünleri gönderdiğini, usulüne uygun teslimat yapılmadığı gibi sonrasında Tusaş projesinin teslimine yönelik olarak sipariş edilen ürünlerin gerekli şartları sağlamadığı için ürünleri iade edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER ;
... Esas nolu dosyasında asıl davada davacı tarafından asıl davada davalı hakkında 23/06/2022 tarihinde 99.596,62 TL asıl alacak ve 3.653,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.249,63 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri asıl davada davalıya 02/07/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, asıl davada davalı vekili 04/07/2022 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
... Esas nolu dosyasının dosyamız ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... davacı ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırladığı 25/07/2023 tarihli raporunda davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, davacının satıcı, davalının alıcı olduğunu, davacı ve davalıya ait ticari defterlerinin tasdiklerinin zamanında yapıldığını, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğunu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 4 adet fatura toplamının 249.106,52 TL olduğunu, söz konusu faturaların davalının muavin defterinde de kayıt edildiğini, davacı tarafından 22/03/2022-20/04/2022 tarihleri arasında düzenlediği dava konusu edilen dört adet faturaya davalının Türk Ticaret Kanununun 21. maddesinin 2. fıkrasına göre 8 gün içinde itiraz edildiğine dair belgenin dosya içeriğinde bulunmadığını, davalının muavin defter kaydına göre, davacıya 146.871,12 TL borclu olduğunu, davacının muavin defter kaydı ve dava dilekçesinde talep ettiği alacak miktarının 99.596,62 TL tutarında olduğu ancak Tablo I'de gösterilen 22/04/2022 tarih ... numaralı fatura tutarının 90,00 TL fazla kaydı nedeniyle davacının alacağının 99.596,62-90.00=99.506,62 TL olarak hesaplandığını, davalının cevap ve delil dilekçelerinde belirttiği, davacıdan aldığı ürünlerin hatalı/ayıplı olduğu iddiası hakkındaki takdirin mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir.
22/12/2023 tarihli yenileme tensip tutanağının 2 numaralı ara kararı ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekiline birleşen davada dava konusu malların hangi tarihte asıl davada davalı-birleşen davada davacıya teslim edildiğini açıklaması için ... Kanununun 31. maddesi gereğince iki hafta kesin süre verilmesine karar verilmiştir.
Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili 08/01/2024 tarihli dilekçesi ile asıl davada davacı-birleşen davada davalının taahhüt ettiği terminlere uymadığını, son parçanın teslim tarihinin 04/04/2022 olmasına karşı son parçanın 14/04/2022 tarihinde teslim ettiğini ve teslim edilen bu parçaların hatalı olduğunu bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Asıl dava, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen alacağa dayalı olarak açılan icra takibine yapılan itirazın iptali, birleşen dava ise taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu malı ayıplı olmasından kaynaklanan alacak davasıdır.
Asıl davada davalı-birleşen davada davalı ... gerekçeli karar başlığındaki ticaret unvanı Uyap'tan alınan Gib/Mersis sonuç raporuna göre yazılmıştır.
28/05/2024 tarihli celsede asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin 28/11/2023 tarihli duruşmadaki tanık bildirmek üzere süre verilmesi talebinin ve bilirkişi incelemesi yapılması talebinin dosya kapsamı, birleşen dava dilekçesinde dayanılan vakıa ile toplanan deliller göz önünde bulundurularak reddine karar verilmiştir.
Asıl davada davacı davalıya mallar satıldığı, teslim edildiği, bedellerinin ödenmediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı cevap dilekçesinde davalın teslim ettiği malların ayıplı olduğu ve sözleşmedeki sürede teslim edilmediği vakıalarını ileri sürmüş, terditli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine veya kusur oranında bedel indirimi yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir,
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ile asıl davada davalı-birleşen davada davacı arasında mal satışına ilişkin satım sözleşmesi bulunduğu, asıl davada davacı-birleşen davada davalının satıcı, asıl davada davalı-birleşen davada davacının alıcı olduğu, dava konusu malların satıcı tarafından alıcıya teslim edildiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık dava konusu malların ayıplı olup olmadığı ve süresinde teslim edilip edilmediği hususlarındadır.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Asıl davada;
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacının davalıya 22/03/2022-20/04/2022 tarihleri arasında düzenlediği 4 adet faturada belirtilen malları teslim ettiği, davacı ile davalı arasında cari hesap şeklinde yürütülen ticari ilişkiye göre davalının bu faturalardan dolayı dava konusu icra takip tarihi itibari ile 99.506,62 TL alacaklı olduğu, davacının 23/06/2022 tarihinde 99.596,62 TL asıl alacak ve 3.653,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 103.249,63 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile ... dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının varlığını usulüne uygun tuttuğu kendi ticari defterleri ve davalının usulüne uygun tutulan ticari defterleri ile kısmen ispatladığı, davalının icra takibine itirazının asıl alacak için kısmen haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
... Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
İspat yükü kendisine düşen davacının kendisi ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırlanan 25/07/2023 tarihli bilirkişi raporu ile asıl alacak için kısmen ispatlaması, takip talebindeki işlemiş faiz talebi açısından ise davalının dava tarihinden önce temerrüte düşürüldüğünün iddia ve ispat edilmemesi nedenleri ile davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davalının itirazının 99.506,62 TL asıl alacak için iptaline, fazlaya ilişkin davanın bilirkişi raporunda belirlenen alacağın dışında alacağının varlığının ispatlanmaması nedeni ile reddine, dava konusu alacağın ispatlanan kısmının davacı ile davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup likit olması nedeni ile hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi ve red edilen kısım yönünden davalının kötü niyetli olduğunun iddia ve ispat edilmemesi nedenleri ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Birleşen ... Esas nolu davasında;
Türk Medeni Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasının c bendi gereğince "c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."
Türk Borçlar Kanununun 223. maddesine göre "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."
Asıl davada dava konusu malların ayıplı olduğunu savunan ve birleşen davada dava konusu malların ayıplı olduğu vakıasını ileri süren davacı yukarıda belirtildiği üzere satım sözleşmesini kabul edip kendisine teslim edilen malların ayıplı olduğunu bildirdiğinden ayıp ihbarının yapıldığını ispat yükünün davacının üzerinde bulunması, davacının ayıp ihbarında bulunduğuna dair yazılı bir delil sunmaması, 22/12/2023 tarihli yenileme tensip tutanağının 2 numaralı ara kararı verilen sürede 08/01/2024 tarihli dilekçe ile davalının taahhüt ettiği terminlere uymadığının, son parçanın teslim tarihinin 04/04/2022 olmasına karşı son parçanın 14/04/2022 tarihinde teslim edildiğinin, teslim edilen bu parçaların hatalı olduğunun bildirilmesi, davacının gizli ayıp iddiasının bulunmaması ve birleşen dava dilekçesinde yemin deliline dayanmaması nedenleri ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
A-Asıl davada;
1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
Davalının ... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın 99.506,62 TL asıl alacak için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin 99.506,62 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlı avans faizi işletilmek suretiyle DEVAMINA,
Fazlaya ilişkin davanın REDDİNE,
Hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 19.901,32 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 6.797,29 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.247,00 TL peşin harçtan ve 516,25 TL mahsup edilen ilamsız takip peşin harcından mahsubu ile alınması gereken 5.034,04 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 80,70 TL, peşin harç 1.247,00 TL, mahsup edilen ilamsız takip peşin harcı 516,25 TL, 2 adet vekalet harcı 37,10 TL ve 2 adet vekalet pulu 58,45 TL olmak üzere toplam 1.939,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan dosya-posta gideri 200,50 TL ve bilirkişi ücreti 2.000,00 TL olmak üzere toplam 2.200,50 TL yargılama giderinin haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 2.120,62 TL'sinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 3.743,01 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 56,63 TL'sinin davacıdan, 1.503,37 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
B-Birleşen Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/720 Esas nolu davasında;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2-a maddesi gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harçtan mahsubu ile alınması gereken 157,75 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından birleşen dava için yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,
5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre red edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin ve asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile... Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.28/05/2024
...