T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/861 Esas - 2024/350
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/861
KARAR NO : 2024/350
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
H...
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 23/12/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 28/05/2024
Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının 24/03/2022 tarih, 23/04/2022 vadeli 3.168,30 TL tutarlı ve 21/04/2022 tarih, 06/06/2022 vadeli 51.330,00 TL bedelli faturalarda yer alan malların davalıya sattığını, teslim ettiğini, davalının fatura tutarlarını ödemediğini, alacağın tahsili için ... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, yetkili mahkemenin ... olduğunu, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının dava dilekçesindeki faturalar içeriğinde yer alan malları teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
... Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 27/09/2022 tarihinde 3.168,30 TL ve 51.330,00 TL fatura alacakları ile işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.212,30 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek %15,75 faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 09/10/2022 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili 07/10/2022 tarihinde borca ve tüm ferilerine itiraz etmiştir.
... 17/04/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının 2022 yılına ait ... göndermiştir.
... 19/04/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının 2022 yılına ait ... göndermiştir.
Bilirkişi ... ... Talimat nolu istinabe evrakına sunduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırladığı bilirkişi raporunda davacı ve davalı arasında 22/03/2022-21/04/2022 tarihleri arasında ticari ilişki bulunduğunu, 2022 yılına ait davalının ticari defterlerinin muhasebe ilke ve esaslarına göre kayıt edildiğini, davalının davacıya 54.498,30 TL vadesi geçmiş borcunun bulunduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi ... Talimat nolu istinabe evrakına sunduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırladığı bilirkişi ek raporunda davacının 2022 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığını, usulüne uygun olarak tutulduğunu, 27/09/2022 tarihi itibariyle davalının davacıya ödenmemiş 54.498,30 TL borcu bulunduğunu, 27/09/2022-31/12/2022 tarihleri arasında 96 gün için yılık %17,25 ticari temerrüt faiz oranı baz alınarak %4,80 ticari temerrüt faizi uygulandığında faiz tutarının 2.615,92 TL, 01/07/2023-31/12/2023 tarihleri arasında 123 gün için yıllık %16,75 ticari temerrüt faiz oranı baz alınarak %11,58 ticari temerrüt faizi uygulandığında faiz tutarının 6.310,90 TL ticari temerrüt faizi uygulandığını, toplam alacağın 63.425,12 TL olduğunu bildirmiştir.
Bilirkişi ... davacının ticari defter ve kayıtlarının incelemesi sonrasında hazırladığı 13/12/2023 tarihli raporunda davacının 2022 yılına ait ticari defterlerinin açılıp ve kapanış kayıtlarının süresi içinde yapıldığını, davalının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporu da değerlendirildiğinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 54.498,30 TL alacaklı olduğunu bildirmiştir.
19/03/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davacı vekiline dava konusu icra takibinin takip talebinde toplam alacağın asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 57.212,30 TL talep edilmesine ve alacağın tamamına itiraz edilmesine karşın dava dilekçesinde harca esas değerin 54.498,30 TL olarak gösterilmesi ve başka açıklama olmaması nedeni ile takip talebi ile dava dilekçesi arasındaki farklılığı açıklaması ve takip talebindeki alacaktan hangi alacak kalemine yönelik itirazın iptalini talep ettiğini açıklaması için Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesi gereğince iki hafta kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili 22/03/2024 tarihli dilekçesinde davadaki talebin asıl alacağı yönelik olduğunu, dava konusu icra takibinin takip talebinde belirtilen işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin bulunmadığını bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, taraflar arasındaki satım sözleşmesine göre davalı tarafından ödenmesi gerektiği ileri sürülen faturalara dayalı açılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
11/04/2023 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı ile davalının yerleşim yerinin mahkememiz yargı çevresinde bulunması ve dava konusu alacağın niteliği göz önünde bulundurularak davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
19/03/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile verilen sürede davacı vekilinin davadaki talebin asıl alacağı yönelik olduğunu ve dava konusu icra takibinin takip talebinde belirtilen işlemiş faize yönelik itirazın iptali talebinin bulunmadığını bildirmesi nedeni ile davamızda asıl alacağa yönelik itirazın iptalinin talep edildiği ve işlemiş faize yönelik itirazın iptalinin talep edilmediği kabul edilmiştir.
Davacı davalıya 2 adet faturada belirtilen mallarına satıldığı, teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ise davacının dava konusu faturalar içeriğinde yer alan malları teslim ettiğini ispatlaması gerektiğini savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesine göre “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacının davalıya 3 adet sensör sattığı, teslim ettiği, satış için 24/03/2022 tarihli 3.168,30 TL tutarlı ve 21/04/2022 tarihli 51.330,00 TL bedelli fatura düzenlediği, davalının fatura tutarlarının ödemediği, davacının dava konusu icra takip tarihi itibarı ile davalıdan 54.498,30 TL alacaklı olduğu, davacının bu alacağının tahsili talebi ile... Esas nolu dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalının süresi içinde borca ve ferilerine itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu, davacının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde itirazın iptalini talep ettiği, ispat yükü kendisinde olan davacının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre icra takibine konu alacağının varlığını usulüne uygun tuttuğu kendi ticari defterleri ve davalının usulüne uygun tutulan ticari defterleri ile ispatladığı, işlemiş faiz yönünden ise takip talebinde talep edilen faiz oranın bilirkişi raporlarına göre doğru olduğu ve taleple bağlı kalınması gerektiği, davalının icra takibine itirazının haksız olduğu, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının dava konusu alacak tarihi ile icra ve dava tarihlerine göre yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesinin 2. fıkrası gereğince ticari defterlerin ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır, 3. fıkrası gereğince ise ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
İspat yükü kendisine düşen davacının yukarıda belirtildiği şekilde davasını ispatlaması, davalının borca ve tüm ferilerine itiraz etmesi ve davanın tamamen ispatlanması nedeni ile itirazı iptaline, dava konusu alacağın tutarının davacı ile davalının ticari defterlerinde birbirlerini doğrular şekilde aynı tutarda olduğundan likit olması nedeni ile hükmolunan asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının kötüniyet tazminatı talebi bulunmadığından bu konuda bir karar verilmemiş, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davalının ... Esas nolu dosyasına yapmış olduğu itirazın dava konusu olan 54.498,30 TL asıl alacak için İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 1. fıkrası gereğince İPTALİNE, icra takibinin 54.498,30 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 15,75 oranında faiz işletilmek suretiyle DEVAMINA,
Hükmolunun asıl alacağın % 20'si oranında hesaplanan 10.899,66 TL icra inkar tazminatının İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Harçlar Kanunu 2024 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 3.722,77 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 644,64 TL peşin harçtan ve 286,06 TL mahsup edilen ilamsız takip peşin harcından mahsubu ile alınması gereken 2.792,07 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından başvurma harcı 80,70 TL, peşin harç 664,64 TL, mahsup edilen ilamsız takip peşin harcı 286,06 TL, 1 adet vekalet harcı 11,50 TL, posta gideri 346,00 TL ve bilirkişi ücreti 3.000,00 TL olmak üzere toplam 4.388,90 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. fıkrasına ve 2. kısmına göre kabul edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Arabuluculuk bürosu tarafından yapılıp Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.30/04/2024
...