T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/874 Esas - 2024/859
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/874 Esas
KARAR NO : 2024/859
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : .....
VEKİLİ : Av. .....
DAVA İHBAR OLUNAN : ...
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 28/12/2022
KARAR TARİHİ : 13/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından ... plaka sayılı araca 16/09/2020 ve 16/09/2021 tarihleri arasını kapsayan ZMSS poliçesi tanzim edildiğini, 03/02/2021 tarihinde saat 19.30 sıralarında ..... minibüs hattında çalışan sürücü ... sevk ve idaresindeki davalıya ait araçta yolcu konumunda seyahat eden dava dışı ...' nun yere düşmesi sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirketçe kazaya ilişkin olarak dava dışı şahsa 90.000,00 TL hasar miktarının 23/05/2022 tarihinde ödendiğini, dava konusu hasarla ilgili olarak davalılara rücu mektubu gönderildiğnii, akabinde olumlu cevap alınamaması neticesinde ..... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe girişildiğini, borçlunun borca itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ...'ı tanımadığını, ...'ın kusurunda söz edilemeyeceğinden, müvekkilinin de söz konusu tazminattan sorumlu tutulamayacağı, ...'ın hiçbir zaman müvekkilinin şoförü olmadığını, olay tarihinde müvekkiline ait aracın genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu kapsamda huzurdaki davanın ... Şirketi'ne ve ... A.Ş'ye ihbarı gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
.....Esas sayılı dosyası ile ilamsız takibe girişildiğini, borçlunun borca itiraz ederek icra takibinin durduğu görülmüştür.
Dava, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı tarafından zarar gören üçüncü kişiye ödenen tazminatın poliçe genel şartlarına aykırılık nedeniyle sigortalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık rücu koşullarının oluşup oluşmadığı ve rücu koşullarının oluşması halinde rücu edilecek miktar hususunda toplanmaktadır.
Celbi talep edilen delillerden ....., ilgili Savcılık ve ceza dosyası ile sigorta poliçesi ve hasar dosyasının celbedilmiş, bilirkişi kök ve ek raporu alınmıştır.
..... esas nolu dosyasında dava dışı sürücünün taksirli adam yaralamaktan mahkumiyet kararı aldığı ve bu kararın 12/10/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Celp edilen poliçeye göre kaza tarihinde sigortalı aracın davalı adına kayıtlı olduğu görülmüştür.
Dosya kapsamı kusur ve hasar tespiti yönünden makine mühendisi bilirkişiye tevdii edilmiş, 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; meydana gelen olayda, dava dışı sürücü ... ile araçta yolcu olarak bulunan ...'nun %50'şer eşit oranda kusurlu oldukları rapor edilmiştir.
Bilirkişi kök raporuna karşı sunulan itiraz ve beyanlar değerlendirilmek üzere dosya kapsamı aynı bilirkişiye tevdii edilmiş, 27/09/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; meydana gelen dava konusu olayda dava dışı sürücü ..., yönetimindeki toplu taşım aracından (dolmuş) yolcu indirmek istediğinde araç durmadan kapıyı açmaması, indirme-bindirme, Kapı açılma kurallarına uyması gerekirken, aksine dikkatsiz ve tedbirsiz davranması ucunda kazanın oluştuğuna sebebiyet verdiği olayda Karayolları Trafik Yönetmeliğil 110. maddesi a-b,1. 2. ve 3. bentleri gereğince birinci derecede %85 oranında kusurlu olduğu, dava dışı yolcu ..., hareket halindeki araçta kendi can güvenliği içi araç durana kadar ayağa ialkmaması gerekirken, aksine hareket halindeki araç yerinden kalkarak iniş kapısı boşluğuna gelmesiyle, Henüz durmadan açılan kapıda: inmeye çalışmakla, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmekle, dikkatsiz ve tedbirsi: davranması sonudunda araçtan yere düşüp yaralanrlı asına sebebiyet verdiği olayda: Trafik Yönetmeliği) 110/a be dine aykırı davranmakla ikinci derecede %15 oranında kusurlu bulunduğu, olaydaki sigorta konusu uzmanlık alanım olmamakla birlikte, bu konuya ilişkin birden fazla uzmandan yapılan araştırmalarda; ağır kusur ha; meydana gelen dava konusu olayda dava dışı sürücü ..., yönetimindeki toplu taşım aracından (dolmuş) yolcu indirmek istediğinde araç durmadan kapıyı açmaması, indirme-bindirme, Kapı açılma kurallarına uyması gerekirken, aksine dikkatsiz ve tedbirsiz davranması ucunda kazanın oluştuğuna sebebiyet verdiği olayda Karayolları Trafik Yönetmeliğil 110. maddesi a-b,1. 2. ve 3. bentleri gereğince birinci derecede %85 oranında kusurlu olduğu, dava dışı yolcu ..., hareket halindeki araçta kendi can güvenliği içi araç durana kadar ayağa ialkmaması gerekirken, aksine hareket halindeki araç yerinden kalkarak iniş kapısı boşluğuna gelmesiyle, Henüz durmadan açılan kapıda: inmeye çalışmakla, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmekle, dikkatsiz ve tedbirsi: davranması sonudunda araçtan yere düşüp yaralanrlı asına sebebiyet verdiği olayda: Trafik Yönetmeliği) 110/a be dine aykırı davranmakla ikinci derecede %15 oranında kusurlu bulunduğu, olaydaki sigorta konusu uzmanlık alanım olmamakla birlikte, bu konuya ilişkin birden fazla uzmandan yapılan araştırmalarda; ağır kusur hasta çok yakın bir kusur hali olup, B.4.a maddesindeki ağır kusuru burada ancak bu sonucu gerçekleştirme kasti olmadığı anlaşılmakla “ağır kusurlu” sayılamayacağının belirtildiği görülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi 'nde sigortalıya rücu edilebilmesi K.T.K ve ZMSS genel şartlarda düzenlenmiştir. Anılan yasa hükmüne göre ,sigortalı ,sigortacıya intikal eden haklarını ihlal edecek bir hal harekette bulunursa sigortacıya karşı sorumlu olur.
2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.
Poliçe düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı düzenlenmiş “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a-) Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b-) Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c-) Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç-) Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d-) Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e-) Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f-) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacı sigorta şirketi dava dilekçesinde rücu sebebinin açıklarken sigortalı araç sürücüsünün ağır kusuruna , sürücünün ehliyetsiz ve alkol raporunun eksik olmasına dayanmıştır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında sigorta şirketinin sigortalısına rücu edebilmesi için kasıt veya ağır kusurdan söz edilmiş, Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre; Genel Şartların bu maddesinde belirtilen ağır kusur kavramının kasta yakın bir kusurun varlığını ifade ettiği kabul edilmekte, aynı durum ve koşullar altında her mantıklı insanın göstereceği en basit dikkat ve özenin gösterilmemesi şeklinde tanımlanmaktadır. Başka bir anlatımla ağır kusurda; hâl ve şartların yüklediği özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya bir hareket tarzı emreden kurallara tam bir aldırmazlık söz konusudur. Ağır kusur, bağışlanması kesinlikle olanaksız olan irade eksikliği esasına dayanır. Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına göre de ağır kusur kavramı bir özel hukuk kavramı olarak; kasıt olmamakla beraber kasta yakın bir kusurun varlığını ifade etmektedir.
Dava konusu olayda dava dışı sürücü ..., yönetimindeki toplu taşım aracından (dolmuş) yolcu indirmek istediğinde araç durmadan kapıyı açmaması, indirme-bindirme, Kapı açılma kurallarına uyması gerekirken, aksine dikkatsiz ve tedbirsiz davranması ucunda kazanın oluştuğuna sebebiyet verdiğİ, dava dışı yolcu ..., hareket halindeki araçta kendi can güvenliği içi araç durana kadar ayağa Kalkmaması gerekirken, aksine hareket halindeki araç yerinden kalkarak iniş kapısı boşluğuna gelmesiyle, Henüz durmadan açılan kapıda: inmeye çalışmakla, kendi can güvenliğini tehlikeye düşürmekle, dikkatsiz ve tedbirsi: davranması sonudunda araçtan yere düşüp yaralanmasına sebebiyet verdiği olayda sigortalı aracın sürücüsünün %85 oranında ,dava dışı yolcunun ise %15 oranında kusurlu olduğu, sürücünün meydana gelen kazaya ilişkin kasıtlı hareket etmediği ,incelenen .....esas nolu dosyasında taksirli adam yaralamaktan mahkumiyet kararı aldığı ve bu kararın 12/10/2022 tarihinde kesinleştiği de nazara alındığında ,sürücünün olaya ilişkin Yargıtayın aradığı şekilde kasta yakın bir ağır kusurundan da bahsedilemeyeceği , dava dışı sürücünün ..... 04/05/2023 tarihli yazı cevabına göre kaza tarihi itibari ile hem B hem de C sınıfı sürücü belgesine haiz olup olay günü kazaya karışan dolmuşu (minibüs) kullanmaya uygun sürücü belgesine sahip olduğu, sürücünün alkollü olduğuna dair tespitin bulunmadığı, aksi durumun davacı yanca kanıtlanmadığı , nitekim Yargıtayın bir çok kararında sırf alkollü şekilde araç sürülerek ya da kırmızı ışıkta geçerek kazaya sebebiyet verilmesi halinde bile sürücülerin ağır kusurlu sayılmadıkları ,( .....) bu nedenle sigortacının ,sigortalısına rücu şartları eldeki davada gerçekleşmediği anlaşılarak rücuen tazmine ilişkin davalı aleyhine başlatılan icra takibine karşı borçlunun itirazının iptali isteminin reddine ,davacı yanın takibi kötü niyetli olarak başlattıkları hususu ispatlanamadığından davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı yanın kötü niyet tazminat talebinin reddine,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının 1.147,96 TL peşin alınan harçtan mahsubu ile artan 720,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı yan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ..... bütçesinden karşılanacak olan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-HMK 333. maddesi gereğince yatırılan gider/delil avansından artan kısmın karar kesinleştiğinden yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/12/2024
Katip .....
e-imzalıdır
Hakim .....
e-imzalıdır