T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/210 Esas - 2025/386
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/210
KARAR NO : 2025/386
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
HAKİM : .....
KATİP : .....
DAVACI : .....
DAVACI VEKİLİ : AV......
DAVALI : .....
DAVALI VEKİLİ : AV......
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 24/08/2022
KARAR TARİHİ : 27/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/06/2025
Davacı tarafından davalı hakkında açılan alacak davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı ..... Mahkemesine sunduğu, davacı olarak ...'yı gösterdiği, ... sakinlerinin davaya dahil edilmesini talep ettiği dava dilekçesinde özetle davalı ... yetkilisi ... ile binanın kiremit ve mahya yapımı için anlaştığını, anlaşmaya göre binanın çatı kiremitlerini, mahya iş ve işlemlerini fatura tarihinden 6 ay sonra, 2018 tarihinde tamamladığını, aldığı kiremit ve mahyalar için tamamen çürük mal kullanıldığını, garanti kapsamının dolmadığını, dava tarihine kadar kiremitlerin çürüdüğünü ve çürümeden kaynaklı dökülmenin meydana geldiğini, bu sorunların yaklaşık 3 yıldır devam etmekte olduğunu, soğuk, yağmur ve kar yağışlarında binada sıkıntı yarattığını, satın alınan mal daha sonra ayıplı çıktığından umulan faydanın elde edilemediğini ileri sürerek ayıplı mal satın alırken ödenen 90.000 TL'nin ayıbın meydana geldiği ve davalıya başvuru tarihi olan 15/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak kendisine verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
14/05/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davacıya dosyanın geldiği aşama itibarı ile talebini açıklaması için 2 hafta süre verilmesine karar verilmiştir.
Davacı 22/05/2024 tarihli dilekçesinde dava konusu kiremitin satın alınmasının, çatıya çıkartılmasının, çatırdaki aktarmanın yapılmasının, alt kısımdaki izolasyonun yeniden yapılmasının, molozların aşağıya indirilmesinin işçilik ile beraber yaklaşık olarak 300.000,00 TL tuttuğunu beyan etmiştir.
02/07/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile davacıya dava dilekçesinde 90.000,00 TL talep etmesine karşın 22/05/2024 tarihli dilekçesinde 300.000,00 TL talep etmesi nedeniyle davada talep ettiği tutarı açıklaması ve bu tutarın daha önce ödediği harca göre harç ödemesi gerekmesi durumunda harcını yatırması için 2 hafta süre verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili 15/07/2024 tarihli dilekçesi ile davacının 22/05/2024 tarihli dilekçesinde yer alan 300.000,00 TL'nin davacının talep ettiği tutar değil, bilirkişi raporuna karşı itirazlarında yer verdiği çatının tamamen onarım bedelinin günümüz itibariyle ne kadar olduğuna, bilirkişi kök ve ek raporları ile hesaplanan bedellerin gerçeği yansıtmadığına ve hakkaniye uygun olmadığına ilişkin bir tespit olduğunu, 20/03/2023 tarihinde harcı yatırılan 90.000 TL üzerinden yargılamaya devam olunması gerektiğini bildirmiştir.
Davacı vekili 07/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 217.280 TL olarak ıslah ettiğini bildirmiş ve ıslah ettiği tutarın peşin harcını ödemiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili ..... Mahkemesine sunduğu cevap dilekçesinde özetle davalının inşaat malzemeleri satıcısı, davacının ise yapı müteahhidi olduğunu, davalıdan fatura karşılığı aldığı kiremitleri müteahhitliğini yaptığı binanın çatısında kullandığını, davacı ile davalı arasındaki alım satım sözleşmesinin ticari iş kapsamında olduğunu, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, dava konusu faturanın tarihinin 11/08/2018 olduğunu, bu faturada 9200 adet kiremit satıldığını, dava tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığını, davalının üretici olmadığını, kiremitlerin kırılmasının üretimden kaynaklanan bir kusurdan mı yoksa kiremitin tavan üzerine uygulanmasından mı kaynaklandığının bilinemediğini, davacının kiremitleri teslim aldıktan sonra hangi koşullarda ve nasıl muhafaza ettiğinin bilinemediğini, uğranılan zararın kimden, ne zaman ve nasıl çıktığının anlaşılamadığını, faturanın tutarının 10.120,00 TL olduğunu, davacının neye dayanarak 90.000,00 TL talep ettiğinin anlaşılamadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ıslah dilekçesine karşı sunduğu beyan dilekçesinde özetle ıslah talebini dayanağı olan bilirkişi kurulu ek raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
Davacı dava dilekçesi ekinde ... ... tarafından ... İnşaat-... adına düzenlendiği 11/08/2018 tarihli ... sıra nolu 9200 adet kiremitin bedeli 10.120,00 TL ve 360,00 adet mahyanın bedeli 450,00 TL olmak üzere Kdv dahil toplam 12.472,60 TL tutarlı faturayı sunmuştur.
Davacı .....Esas nolu dosyasının 25/01/2023 tarihli celsesinde; Ben ... müteahhidi olup davalı ile sözleşme yaptım, kendi adına kayıtlı şirketim bulunmaktadır şeklinde beyanda bulunmuştur.
.....Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda 25/01/2023 tarih ve ..... nolu karar ile asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş, davacı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 20. maddesinin 1. fıkrasındaki süre içinde dosyanın mahkememize gönderilmesini talep etmiş, dosya mahkememize gönderilmiş ve mahkememiz esas kaydının ..... sırasına kaydedilmiştir.
Davacı 16/05/2023 tarihli celsede; Ben şahıs şirketi olarak ... kayıtlıyım, davalı ... ise inşaat malzemeleri satmaktadır, ben dava konusu olan ... olay tarihinde müteahhitliğini yapıyordum, bu apartman kendi apartmanım değildir, ben bu satın aldığım kiremit ve mahyaları müteahhitliğini yaptığım ... Apartmanında kullandım, ... dava dilekçesinde yazdığım ... Mah.'dedir, dava dilekçesinde belirttiğim ...'taki belirttiğim adres ise benim oturduğum adrestir, ... sakinleri orada ikamet ettikleri için ayıplı malzemeden dolayı mağdur olmuşlardır, o sebeple onlarında davaya dahil olmasını talep ettim şeklinde beyanda bulunmuştur.
... 17/05/2023 tarihli cevabi yazı ile davalının ... unvanı ile şahıs şirketi olarak ticaret siciline kayıtlı iken 03/02/2020 tarihinde tür değişikliğini yaparak ticaret unvanını ... Şirketi olarak değiştirdiğini bildirmiştir.
... 02/06/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının birinci sınıf tüccar olduğunu bildirmiştir.
..... tarihsiz cevabi yazı ile davacının ... İnşaat unvanı ile esnaf siciline kayıt olduğunu, davalının ise kaydının bulunmadığını bildirmiştir.
0/06/2023 tarihli celsenin 3 numaralı ara kararı ile davacıya görevsiz tüketici mahkemesinde dava açarken harç ödememiş olması nedeni ile dava dilekçesinde dava bedeli olarak gösterilen 90.000,00 TL’ye göre hesaplanan dava tarihi olan 2022 yılı başvurma harcı 80,70 TL ile peşin harç 1.536,97 TL olmak üzere toplam 1.617,67 TL harcı yatırması için 2 hafta kesin süre verilmesine, süresi içinde harcın yatırılmaması halinde Harçlar Kanununun 16. maddesinin 3. fıkrası ile 30. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına ve yenileme süresi içinde harç tamamlanamadığı takdirde ise davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına karar verilmiştir.
Davacı 20/06/2023 tarihinde başvurma harcı ile peşin harcı yatırmıştır.
... 23/06/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının ... ... İnşaat unvanı ile gerçek kişiye ait ticari işletme olarak ticaret siciline kayıtlı olduğunu bildirmiştir.
İnşaat mühendisleri ... ve ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu yerinde inceleme sonrasında hazırladıkları 23/11/2023 tarihli raporunda zarar gören çürük, yüzeysel dökülmelerin, kırılmaların olduğunu ve değiştirilmesi gereken çatı kaplamasının (kiremit+mahya) oranının % 50 olarak tespit ve takdir edildiğini, hesaplamaların bu yönde yapıldığını, davalı tarafından davacı adına kesilmiş 11/08/2018 tarihli % 18 Kdv dahil 12.472,60TL'lik fatura bulunduğunu, dava tarihi olan 24/08/2022 itibariyle davacının zararının Kdv hariç kiremit için 4,94 TL/adx9.200 ad*9450=22.709,53 TL, mahya için 5,61 TL/adx360 ad*9450=1.009,81 TL, nakliye ve işçilik bedeli (9650*söküm*9650*yeniden yapım)=35.000 TL olmak üzere toplam 58.719,34 TL olabileceğini, 2018 yılında üretilen kiremit ve mahyaların bu kadar kısa sürede yıpranma dökülme çürüme ve gevrek hale gelerek kendiliğinden çatlama ve ufalanma olmasının standartlara uygun olarak üretilmediğini, dava konusu kiremit ve mahyalarda satın alındıktan sonra kırılma dökülme çürüme vs.'nin ortaya çıkmasının çatıya döşenmiş kiremitlerin ön yüzünde bir şey görünmez iken kiremidin alt yüzeyine bakıldığında dökülme çürümenin olduğu gibi sebeplerle gizli ayıp niteliğinde olabileceğini bildirmiştir.
İnşaat mühendisleri ... ve ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu 07/02/2024 tarihli ek raporunda kök rapordaki görüşlerinin değişmediğini bildirmiştir.
İnşaat mühendisleri ... ve ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulu 30/11/2024 tarihli ek raporunda zarar gören çürük yüzeysel dökülmelerin, kırılmaların olduğunu ve değiştirilmesi gereken çatı kaplamasının (kiremit+mahya) oranının % 50 olduğunu, çatıdaki sağlam kiremit ve mahyaların oranının % 50 olduğunu, hasarlı ve sağlam kiremitlerin sökülmesi, hasarlı kiremitlerin ayrılması ve hasarlı kiremitlerin yerine, yeni kiremitlerin montajı işçilikleri düşünüldüğünde sadece işçilik oranın arttırılarak % 100 olarak değerlendirilmesi kanaatine varıldığını, zarar gören kiremit ve mahya tespitinde herhangi bir değişiklik bulunmadığını, hesaplamalar bu yönde yapıldığını, davacının talebinin 90.000,00 TL olduğunu, dava tarihi olan 24/08/2022 itibariyle davacının zararının Kdv hariç kiremit için 4,94 TL/adx9.200ad*9450=22.724,00 TL, mahya için 5,61 TL/adx360 ad*9450=1.009,81 TL, nakliye işçilik bedeli-diğer malzemeler (...*söküm*...* yeniden yapım)=70.000 TL olmak üzere toplam 93.733,81 TL olabileceğini, rapor tarihi olan 30/11/2024 itibariyle davacının zararının Kdv hariç kiremit için 14,00 TL/adx9.200 ad*9450=64.400,00 TL mahya için 16,00 TL/adx360 ad*9450=2.880,00 TL nakliye işçilik bedeli, diğer malzemeler (%100*söküm**...*yeniden yapım) 150.000 TL olmak üzere toplam 217.280,00 TL olabileceğini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, davacının davalıdan satın alarak bir inşaatta kullandığını ve ayıplı çıktığını ileri sürdüğü kremitlerin ve mahyaların bedelinin iadesi ve zararlarının tazmini davasıdır.
Davacı ..... Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde davacının adını ve soyadını ... olarak yazmış, dava dilekçesi ekinde delil olarak ... ... tarafından ... İnşaat-... adına düzenlenen faturayı sunmuş, ..... Esas nolu dosyasının 25/01/2023 tarihli celsesinde ... müteahhidi olduğunu, kendi adına kayıtlı şirketinin bulunduğunu, mahkememizin 16/05/2023 tarihli celsesinde şahıs şirketi olarak ..... kayıtlı olduğunu beyan etmiş, ... 02/06/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının birinci sınıf tüccar olduğunu ve ..... 23/06/2023 tarihli cevabi yazı ile davacının ... ... İnşaat unvanı ile gerçek kişiye ait ticari işletme olarak ticaret siciline kayıtlı olduğunu bildirmiştir.
Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu faturada davacının ticaret unvanının ... İnşaat-... olarak yazılması, ..... 02/06/2023 tarihli cevabi yazısında davacının birinci sınıf tüccar olduğunu, ... 23/06/2023 tarihli cevabi yazısında davacının ... ... İnşaat ticaret unvanı ile gerçek kişiye ait ticari işletme olarak ticaret siciline kayıtlı olduğunu bildirmesi birlikte değerlendirildiğinde davacının gerçek kişi ticari işletmesi adına dava konusu inşaat malzemelerin satın aldığı sonucuna ulaşılması nedeni ile gerekçeli karar başlığında davacının ticaret unvanı, ticaret sicil kayıtlarına uygun olarak ... ... İnşaat şeklinde yazılmıştır.
Dava dilekçesinde davalının adı soyadı ... ..., ticaret sicil numarası ... olarak yazılmış, dava dilekçesi ekinde delil olarak faturada faturayı düzenleyen ... ... olarak gösterilmiş, ticaret sicil numarası ... olarak yazılmış, davalı vekili cevap dilekçesi ekinde ...'nın hem kendisi adına hem temsilcisi olduğu olduğu ... Şirketi adına düzenlenen vekaletnamesini sunmuş, ... 17/05/2023 tarihli cevabi yazı ile davalının ... ticaret unvanı ile şahıs şirketi olarak ticaret siciline kayıtlı iken 03/02/2020 tarihinde tür değişikliğini yaparak ticaret unvanını ... Şirketi olarak değiştirdiğini bildirmiştir.
Dava dilekçesinde davalının adının soyadının ... ..., ticaret sicil numarasının ... olarak yazılması, dava dilekçesi ekindeki faturada faturayı düzenleyenin ... ... olarak gösterilmesi, ticaret sicil numarasının ... olması ve ... 17/05/2023 tarihli cevabi yazısı ile davalının ... ticaret unvanı ile şahıs şirketi olarak ticaret siciline kayıtlı iken 03/02/2020 tarihinde tür değişikliğini yaparak ticaret unvanını ... Şirketi olarak değiştirdiğini bildirmesi birlikte değerlendirildiğinde davalının güncel ticaret unvanının ... Şirketi olduğu sonucuna ulaşılması nedeni ile gerekçeli karar başlığında davalının ticaret unvanı, ticaret sicil kayıtlarına uygun olarak ... Şirketi şeklinde yazılmış, davalı vekili cevap dilekçesi ekinde ... Şirketi adına düzenlenen vekaletnamesini sunduğundan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 1. fıkrasının f bendi gereğince usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunduğu kabul edilmiştir.
Davacı dava dilekçesi ekinde davalı ile aralarında dava konusu uyuşmazlık konusu hakkında yapılan arabuluculuk görüşmesine ilişkin arabuluculuk son oturum tutanağına sunmuştur.
20/06/2023 tarihli celsenin 3 numaralı ara kararı ile davacıya görevsiz tüketici mahkemesinde dava açarken harç ödememiş olması nedeni ile dava tarihi olan 2022 yılı başvurma harcı ile peşin harcı yatırması için süre verilmiş, davacı 20/06/2023 tarihinde başvurma harcı ile peşin harcı yatırmıştır.
Davacı ..... Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinin başlığında kendi adreslerini yazdıktan sonra "... sakinleri davaya dahil edilmesi" ibaresini yazmış ve 16/05/2023 tarihli celsede dava konusu kiremit ve mahyaları müteahhitliğini yaptığı ... Apartmanında kullandığını, ... dava dilekçesinde yazdığı ... mahallesinde bulunduğunu, ... sakinleri orada ikamet ettikleri için ayıplı malzemeden dolayı mağdur olduklarını, bundan dolayı onların da davaya dahil olmasını talep ettiğini beyan etmiş, gerek davacı gerek ile davacı vekili ... sakinlerinin kimlik bilgilerini bildirmemiş ve davanın onlara ihbar edilmesini talep etmemiştir.
Davacının ve davacı vekilinin ... sakinlerinin kimlik bilgilerini bildirmemeleri ve davanın onlara ihbar edilmesini talep etmemeleri nedeni ile mahkememizce konuda bir ara karar kurulmamış ve usuli işlem yapılmamıştır.
Davalı vekilinin cevap dilekçesindeki talebi doğrultusunda dava ... Şirketine ihbar edilmiş, ihbar olunan vekili beyan dilekçesi sunmuş, davaya katılmamıştır. İhbar olunanın davaya katılmaması nedeni ile ihbar olunan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinin 1. fıkrasının b bendi gereğince gerekçeli karar başlığına yazılmamıştır.
Davacı davalıdan satın aldığı kremitlerin ve mahyaların ayıplı olduğu vakıasını ileri sürmüş, ayıplı malın bedelinin ve ayıptan kaynaklanan zararların tazminini talep etmiş, 14/05/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile verilen sürede sunduğu 22/05/2024 tarihli dilekçesinde dava konusu kiremitin satın alınmasının, çatıya çıkartılmasının, çatırdaki aktarmanın yapılmasının, alt kısımdaki izolasyonun yeniden yapılmasının, molozların aşağıya indirilmesinin işçilik ile beraber yaklaşık olarak 300.000,00 TL tuttuğunu beyan etmiş, 02/07/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile verilen sürede sunduğu 15/07/2024 tarihli dilekçesinde davacı vekili davanın harcı yatırılan 90.000 TL üzerinden devam etmesi gerektiğini bildirmiş, dava vekili 07/02/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 217.280 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davalının satıcı olduğunu, dava konusu talep ile ilgili sorumluluğunun bulunmadığı, davanın ispalanması gerektiğini savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ile davalı arasında müteahhitlik yapan davacının dava konusu kiremitleri ve mahyaları 2018 yılı Ağustos ayında inşaat malzemeleri satıcısı olan davalıdan satın aldığı vakıasına ilişkin uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık dava konusu kiremitlerin ve mahyaların ayıplı olup olmadıkları, ayıplı ise ayıbın derecesi, ayıptan dolayı davacının zararının oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise tutarının ne kadar olduğu hususlarındadır.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan vakıalara göre genel kurala uygun olarak dava dilekçesinde dayandığı vakıaları ispat yükü davacıdadır.
Mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan delillerden müteahhitlik yapan davacının dava konusu kiremitleri ve mahyaları 2018 yılı Ağustos ayında inşaat malzemeleri satıcısı olan davalıdan satın aldığı, müteahhitliğini yaptığı ... Apartmanın çatısında kullandığı, bu kiremit ve mahyalarda çürük, yüzeysel dökülmeler, kırılmalar olduğu, değiştirilmesi gereken çatı kaplamasının oranının, ayıp oranının % 50 olduğu, ayıpların gizli ayıp niteliğinde olduğu, davacının zararının toplam 93.733,81 TL olduğu sonucuna varılmıştır.
İnşaat mühendisleri ... ve ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulunun yerinde inceleme sonrasında hazırladıkları 23/11/2023 tarihli raporunda zarar gören çürük, yüzeysel dökülmelerin, kırılmaların olduğunu ve değiştirilmesi gereken çatı kaplamasının (kiremit+mahya) oranının % 50 olarak tespit edildiğini, 2018 yılında üretilen kiremit ve mahyaların bu kadar kısa sürede yıpranma dökülme çürüme ve gevrek hale gelerek kendiliğinden çatlama ve ufalanma olmasının standartlara uygun olarak üretilmediğini, dava konusu kiremit ve mahyalarda satın alındıktan sonra kırılma dökülme çürüme vs.'nin ortaya çıkmasının çatıya döşenmiş kiremitlerin ön yüzünde bir şey görünmez iken kiremidin alt yüzeyine bakıldığında dökülme çürümenin olduğu gibi sebeplerle gizli ayıp niteliğinde olabileceğini bildirmesi ve farklı delil sunulmaması nedenleri ile dava konusu ve uyuşmazlık konusu olan vakıanın bu şekilde gerçekleştiği kaanatine ulaşılmıştır.
Türk Borçlar Kanununun 219. maddesine göre ''Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur.
Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur."
Türk Medeni Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasının c bendi gereğince "c) Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır."
Türk Borçlar Kanununun 223. maddesine göre "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.
Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır."
İspat yükü kendisinde olan davacının inşaat mühendisleri ... ve ...'dan oluşturulan bilirkişi kurulunun yerinde inceleme sonrasında hazırladıkları 23/11/2023 tarihli raporu ve ek raporları ile yukarıda belirtildiği şekilde uyuşmazlık konusu vakıayı ispatlaması, dava dilekçesi ve davacının 14/05/2024 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararı ile verilen sürede sunduğu 22/05/2024 tarihli dilekçesindeki beyanı ile davacının satış bedeli ile birlikte zararının da talep ettiğinin anlaşılması, dava konusu ayıplar gizli ayıp niteliğinde olduğundan Türk Borçlar Kanununun 223. maddesinin 2. fıkrasına göre ayıp ihtarında bulunulmasının zorunlu olmaması, Türk Borçlar Kanununun 227. maddesi gereğince alıcının satılan malın ayıbının bulunması durumunda satılanı redde hazır olduğunu beyanla sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme haklarının bulunması, davacının sözleşmeden satış bedelinin iadesi ile birlikte zararlarının giderilmesini talep etmesi, davalı vekilinin cevap dilekçesindeki zamanaşımı definin dava konusu uyuşmazlık sözleşmeden doğduğundan ve delillere göre 10 yıllık sürenin dava tarihinde dolmadığından Türk Borçlar Kanununun 146. maddesi gereğince yerinde olmaması, bilirkişi kurulunun raporlarındaki hesaplamaların dava ve rapor tarihine göre yapılması, 30/11/2024 tarihli bilirkişi kurulu ek raporundaki ilk hesaplama dava tarihine göre yapıldığından ilk hesaplamanın esas alınmasının gerekmesi nedenleri ile dava dilekçesinde kanuni faiz, ıslah dilekçesinde ticari avans faizi talep edilmesi, davacı ile davalının tacir olmaları ve ıslah dilekçesi göz önünde bulundurularak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 93.733,81 TL’nin 90.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 24/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte, 3.733,81 TL’sinin ıslah tarihi olan 07/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin davanın ise yukarıda belirtildiği üzere bilirkişi kurulu kök ve ek raporları ile diğer deliller ile ispatlanamaması nedenleri ile reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE,
93.733,81 TL’nin 90.000,00 TL’sinin dava tarihi olan 24/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte, 3.733,81 TL’sinin ıslah tarihi olan 07/02/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Fazlaya ilişkin davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2025 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/1-a maddesi gereğince alınması gereken 6.402,95 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 1.536,97 TL peşin harç ve 2.173,62 TL ıslah harcından mahsubu ile alınması gereken 2.692,36 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 179,90 TL, peşin harç 1.536,97 TL, ıslah harcı 2.173,62 TL, 1 adet vekalet harcı 60,80 TL ve 1 adet vekalet pulu 96,00 TL olmak üzere toplam 4.047,29 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Davacı tarafından yapılan dosya-posta gideri 1.185,75 TL ve bilirkişi ücreti 8.000,00 TL olmak üzere toplam 9.185,75 TL yargılama giderinin haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 3.944,36 TL'sinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
Davacı tarafından işlemden kaldırılmış olan dosyanın yenilenmesi için yapılan posta gideri 130,00 TL yargılama giderinin davalının sebebiyet vermemesi nedeni ile davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan posta gideri 58,00 TL, 3 adet vekalet harcı 159,80 TL ve 3 adet vekalet pulu 274,30 TL olmak üzere toplam 492,10 TL'nin yargılama giderinin haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 280,79 TL'sinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 2. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, kalan kısmının davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile 2. kısmına göre haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1., 2. ve 3. fıkralarına göre davacı lehine belirlenen vekalet ücreti göz önünde bulundurularak hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
8-... tarafından yapılıp ..... tarafından karşılanan 800,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince haklılık oranı göz önünde bulundurularak hesaplanan 458,18 TL'sinin davacıdan, 341,12 TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 1. fıkrasının a bendi ve 345. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekçeli kararın tebliğinden başlayarak iki haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ..... Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.27/05/2025
Katip .....
e-imza
Hakim .....
e-imza