T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/260 Esas
KARAR NO: 2023/924
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI:... - ... ....
VEKİLİ: Av. ... - ....
DAVALI: ... - ... -...
DAVA: İstirdat
DAVA TARİHİ: 18/04/2023
KARAR TARİHİ: 18/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/12/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan İstirdat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafca müvekkil şirket aleyhine ... E. Sayılı dosyası ile takip başlattığını, ödeme emrinin müvekkil şirket yetkilisine usulüne uygun tebligat yapılmamasına rağmen takibin kesinleştiğini, bu nedenle de haksız ve hukuksuz olarak haciz işlemi yapıldığını, usulsüz tebligat sebebiyle ... Sayılı dosyası ile taraflarınca şikayet yoluna gidildiğini ve şikayetlerinin kabulü ile müvekkil şirket gidilmiş ve nihayeten mahkemece şikayet talebimizin kabulü ile müvekkil şirkete yapılan tebligatın usulsüz olduğuna karar verildiğini, Ancak .... Mahkemesince kararın verildiği tarih 20.03.2023 olup o tarihlerde ... E. Dosyasında müvekkilin mal varlıklarına haciz şerhleri konulduğunu ve cebri icra baskısı altında müvekkil tarafından icra dosya bedeli olan 45.827,07 TL'yi ödemek zorunda kaldığını, takibe konu fatura ilişkin malların teslim alındığına dair müvekkilin ticari defterlerinde bir kayıt bulunmamakla birlikte davalının da mal teslimine ilişkin herhangi bir evrak ya da kayıt tutmadığını bu nedenle söz konusu mallara ilişkin davavlı tarafın sevk irsaliyesi, defter kayıtlarının mahkememizce incelenmesini talep ettiğini, açıklanan nedenlerle müvekkil şirketin davalıya karşı borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkilin borçlu olmadığı halde ödemek zorunda kaldığı toplam 45.827,07 TL'nin 22.627,69 TL'sinin ödeme tarihi olan 24.02.2023 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile; 23.199,38 TL'sinin ödeme tarihi olan 07.03.2023 tarihinden itibaren işlemiş avans faizi ile istirdatına, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde müvekkil aleyhine takip yapıldığından %20’den aşağı olmamak üzere müvekkil lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
Dava, borçlu olunmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödenen bedelin istirdadı istemine ilişkindir.
Dosyamızda davalının gerçek kişi olması nedeni ile öncelikle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bu kapsamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Somut olayda; ...'nce davalının tacir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, ...'nce davalının ikinci sınıf tüccar iken 18/11/2022 tarihinde ticareti terk ettiğinin bildirildiği, bu haliyle davalının dava tarihi itibariyle tacir sıfatının bulunmadığı, dava tarihinden önceki bir tarihte ticari faaliyetinin sona erdiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğindede bulunmadığı, bu açıklanan nedenlerle mahkememizin davaya bakmaya görevli olmadığı (... sayılı ilamları ile belirtildiği üzere) anlaşılmış olup, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli .... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
18/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır