T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/277 Esas - 2024/404
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/277 Esas
KARAR NO : 2024/404
...
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/04/2023
KARAR TARİHİ : 15/05/2024
KARARINYAZILDIĞI TARİH : 29/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ....'nin uhdesinde bulunan ...Sınırları ve sorumluluk alanları içerisinde bulunan yeşil alanlar, parklar, refüjler, yan bantlar, mezarlıklar, piknik alanları, barajları, gölleri, rekreasyon alanları ve tesislerin bakım onarım ve tadilat işi kapsamında davalı şirketler ile sözleşme yapıldığını, bu sözleşmeler kapsamında çalışan dava dışı işçi ... tarafından yapılan arabuluculuk anlaşması üzerine başvurucuya kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla mesai, ... ücreti ve arabuluculuk ücreti için toplam 18.448,47-TL ... tarafından ödendiğini, ödenen bu miktarın davacı şirketin hakkedişinden kesinti yapılmak sureti ile 25.08.2022 tarihinde tahsil edildiğini belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 18.448,47 TL'nin ödeme tarihi olan 25.08.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sorumluluk oranlarına göre rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekilleri tarafından verilen 08.05.2023 tarihli cevap dilekçesinde özekle; Öncelikle usul yönünden davacı yanın talebinin hem harçlar açısından hem de dayanak açısından hukuki olmadığını düşünmekte olduklarını, davacı yanın talebin de açıkça 18.448,47 TL ödeme yapıldığını ve bunun rucuen tahsilini talep etmekte olduğunu, burada belirsiz bir alacak iddiası bulunmamakta olduğunu, davacı yanın fazlaya dair 1.000 TL alacak talep etmesinin hukuki olmadığını, iddia olunan ödemelerin yapıldığı kişi ...'ın 2014 yıllarında müvekkili şirkette çalıştığını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı olarak gösterilen firma ...'nın 10.02.2021 tarihin de kapandığını, taraf sıfatı bulunmamakta olduğunu ve bu bağlam da husumet itirazında bulunduklarını belirterek öncelikle hukuka aykırı açılan davanın ilk itirazları ve defileri değerlendirilerek, müvekkilleri açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi raporunda; Davacı şirket tarafından dava dışı işçi ... için ödenen toplam 18.448,47 TL'nin 4.017,67 TL'sinden ... dava dışı işçinin çalıştığı işverenler arasında yer almadığı ve bu şirket ile yapılan sözleşmenin dosyada mevcut olmadığı, davacı şirketin hak edişinden kesinti yapıldığına dair belgenin dosyada mevcut olmadığı yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
Tarafların itirazları üzerine dosya tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi ek raporunda; Yapılan itirazların kök rapordaki inceleme ve tespitleri değiştirecek nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dava, asıl işveren tarafından dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının davacı ile davalılar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı alt işverenlerden rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Usulüne uygun dayanılan deliller, davaya konu hizmet sözleşmeleri ile eki şartnameler celbedilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.
Dava konusu hizmet alım sözleşmeleri ile eki şartnamelere göre; davacının asıl işveren olduğu, davalıların alt işverenler olduğu, bu haliyle davalıların çalıştırılan dava dışı işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğunun bulunmadığı, dolayısıyla asıl ve alt işverenler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, asıl işveren ile alt işverenlerin, İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmalarına rağmen, rücu ilişkisinde taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin uygulanmasının, sözleşme hukukunun en temel ilkelerinden olması, işçilik alacakları asıl işveren tarafından ödenen işçinin, alt işveren yüklenicilerin işçisi olduğu, sözleşme bedeline işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olduğu, asıl işveren ve alt işverenler arasındaki sözleşmede, "asıl işverenin, işçilik alacaklarından sorumlu olacağına" dair bir hüküm bulunduğunun da iddia ve ispat edilmemiş olması dikkate alındığında, davacı asıl işverenin, ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmiştir.
... Karar, sayılı ilamı; "Dava; hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışan işçiye ödenen işçilik alacaklarının rücuen tazmini temine ilişkindir. Öte yandan, işçilik alacaklarının tahsili istemiyle açılan dava, davalı yüklenicilere ihbar edilmemiştir. İşçi lehine sonuçlanan karara istinaden başlatılan icra takibinde de davalılar gösterilmediğine göre, dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden dava tarihinden, ıslahla artırılan miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmekle beraber, her bir davalının sorumlu olduğu miktarın ne kadarına dava, ne kadarına ıslah tarihinden itibaren faiz işleyeceğinin de ayrı ayrı gösterilmesi gerekir." şeklinde, ... Karar sayılı ilamı"... Ayrıca dava dışı işçinin işçilik alacaklarının tahsili istemiyle iş mahkemesinde açmış olduğu davada davalıların de taraf olduğu nazara alınarak anılan davalı şirketlerin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerekmediği, bu sebeple hükmedilen tazminata ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken aksi gerekçe ile dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi de doğru görülmemiştir.” şeklinde olup, işçilik alacağı davası, davalı yüklenicilere ihbar edilmemişse, dava dilekçesinde talep edilen miktar yönünden dava tarihinden, dava ihbar edilmişse ya da alt işveren davada taraf ise, ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği belirtilmektedir.
Davacı vekilinin 15.11.2023 tarihli sunduğu açıklama dilekçesi ile; Dava dışı .... unvanlı şirketler ile yapılan toplu anlaşmalar sonucu adı geçen şirketlerce müvekkili şirkete ödendiğini, esasen, işbu davayı açarken dava harcını 1.000,00 TL'den yatırma ve Bilirkişi incelemesi talep etme nedenlerinin, davalı şirketlerin sorumluluk tutarlarının taraflarınca hesaplanmasının mümkün olmadığını, ancak Mahkeme ara karar ile, taraflarına talebin ayrıştırılması için kesin süre verilmiş olması nedeniyle beyanda bulunma zarureti hasıl olduğunu, Mahkeme dosyasına giren... evraklarının incelenmesi neticesinde taraflarınca yapılan hesaplamaya göre ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, dava dışı işçinin Davalı ... 248 gün çalışmasının karşılığı olarak şimdilik 1.964,35 TL, davalı ...'de 259 gün çalışmasının karşılığı olarak şimdilik 2.051,48 TL, davalı G....'de 176 gün çalışmasının karşılığı olarak şimdilik 1.394,05 TL, davalı ....'de 155 gün çalışmasının karşılığı olarak şimdilik 1.227,72 TL davalı ...'de 184 gün çalışmasının karşılığı olarak şimdilik 1.457,42 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili gerekmekte olduğunu, davalı şirketlerin borçtan müteselsilen sorumlu olduklarını belirtmiştir.
Davacı vekilinin 19.04.2024 tarihinde sunduğu ıslah dilekçesi ile; , Bilirkişi Ek Raporu doğrultusunda ....'nden 3.635,03 TL olarak ıslah ettiğimizi beyan eder, ıslah beyanımızın dikkate alınarak toplam 10.889,15 TL'nin avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, mahkememizce aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde; dava dışı işçi Muharrem Taraman alt işveren olan davalı şirketler bünyesinde çalıştığı, işçinin hak kazandığı işçilik alacaklarının, arabuluculuk görüşmeleri kapsamında ... tarafından ödenerek, davacının hakedişinden mahsup edildiği, bununla birlikte dava dışı işçinin hak kazandığı ve işçiye ödenen kıdem tazminatının asıl işveren ve alt işverenlerden talep hakkı bulunduğu, davacı asıl işverenin ise ödemiş olduğu işçilik alacakları ve ferilerinin tamamını, işçiyi çalıştıran alt işverenlerden işçi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak talep hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Dava açılmadan önce davalıların temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
Yine .... Aleyhine dava açılmış ise de davalıların dava dışı işçinin çalıştığı işverenler arasında yer almadığından husumetten reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a-Davalı ....'den,3.635,03 TL'nin 27.04.2023 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
b-...
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 743,83 TL harçtan, dava açılışında alınan 179,90 TL peşin harç, 135,15 TL tamamlama harcı ve 92,50 TL ıslah harcı toplamı olan 407,55 TL'nin mahsubu ile eksik alındığı anlaşılan 336,28 TL harcın (150,36 TL'sinin .... .'den) alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 179,90 TL başvurma harcı, 1.885,25 TL tebligat posta gideri ve 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, olmak üzere toplam 4.065,15 TL yargılama giderinin ( 1.499,88 TL'sinin ..
4- Davacının yatırdığı 179,90 TL peşin harç ve 135,15 tamamlama harcı ile 92,50 TL ıslah harcı toplamı olan 407,55 TL'nin ( 150,36 TL'sinin ... .'den )alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar tarafından yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 10.889,15 TL vekalet ücretinin (4.017,67 TL'sinin ...
7- 6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ...bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 arabuluculuk giderinin kabul-red oranına göre hesaplanan (523,02 TL'sinin ... .'den, 142,45 TL'sinin davacıdan ) tahsili ile Hazineye irat kaydına
8- HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda miktar itibarı ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/05/2024
...