T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/296 Esas - 2025/717
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/296 Esas
KARAR NO : 2025/717
HAKİM ...
KATİP : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
Av. ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/09/2019
BİRLEŞEN ... ESAS SAYILI DOSYASI
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI :...
DAVA : Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/08/2020
KARAR TARİHİ : 10/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 20/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalıya 28/11/2016 tarihinde taraflar arasında imzalanan ... sözleşmesi kapsamında talaş dönüşüm sistemi sattığını, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca davalı alıcının sözleşme bedelinin % 25'ini sözleşme tarihide havale, % 25'ini sözleşme tarihinden itibaren 45 gün sonrası için çek, % 25'ini sevkiyat tarihinde havale, % 25'ini teslimat tarihinden itibaren 30 gün sonrası için çek şeklinde gerçekleştirileceğini, söz konusu sözleşmenin KDV dahil toplam bedelinin 159.300,00 TL olduğunu, sözleşme konusu ürünün sevk tarihinin 20/10/2017 ve teslimat tarihinin ise 01/11/2017 olduğunu, davalı şirketin 30/11/2016 tarihinde 33.750,00 TL; 26/12/2017 tarihinde 15.000,00 TL ve 12/01/2017 tarihinde 33.750,00 TL olmak üzere toplam 82.500,00 TL ödeme yaptığını ve sözleşme bedelinin geriye kalan 76.800,00 TL'sini ise ödemediğini, müvekkili şirketin alacağının temini için ... esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, ancak davanın görevsizlik kararı ile usulden reddedilerek kesinleştiğini, müvekkili şirketin alacağının tahsili için ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve haksız olarak takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl davada davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında HMK'nun 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi olduğunu, bu nedenle davalının ticari defter ve kayıtların aksine davacının delil sunamayacağını, itirazın iptali davalarında kapak hesabı üzerinden karar verilemeyeceğini, icra takibinde 88.309,50 TL talep edilmesine karşın dava dilekçesinde 103.544,01 TL talep edilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt koşulları oluşmadığından işlemiş faiz ve alacağın likit olmaması nedeni ile icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin satım değil bir eser sözleşmesi olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile talaş döküm sisteminde kullanılacak olan makinelerin altına platformların ve yan parçalarının imalatının davacı tarafından yapıldığını, davacının üreteceği ürünlerin bir sistemin parçası olduğunu ve bu sistemle uyumlu olarak üretilmesi gerektiğini bildiğini, sözleşme gereği davacının kendisine yapılan ödeme tarihinden itibaren 8 hafta içerisinde makine ve ürünleri eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim etmesi gerekirken davacının kabulünde olduğu üzere 01/11/2017 tarihinde ve 39 hafta gecikmeli olarak teslim ettiğini, sözleşme konusu ürünlerin tesliminden sonra davacı tarafça montajının yapılması için beklenmeye başlandığını ve davacı tarafça gönderilen ekiplerce makinelerin montajına başlanmış ise de bu sırada bir kısım makinelerin imalatlarının eksik ve işlevine uygun olmadığının tespit edildiğini, davacının tüm sözlü ve yazılı uyarılara rağmen eksik ve ayıpları gidermediğini, makinelerin montajını tamamlamadığını, tespit edilen eksik ve ayıplar nedeniyle de ödemezlik defi kapsamında sonraki ödemelerin yapılmadığını, .... Noterliğinin 02/10/2018 tarihli ihtarnamesi ile başkaca ayıp ve eksiklikler tespit edildiğinde giderilmesi talep hakları saklı tutularak tespit edilen eksiklik ve ayıpların giderilmesinin istenildiğini, davacının eksik ve ayıplı imalatlarının 35.000 TL lik kısmının ... tarafından bir kısmının da davalı tarafından giderilmiş olduğundan davacıya hitaben düzenlenen fatura ile alacağından 41.300,00 TL bedelin mahsup edildiğini, makinelerin çalıştırılmasından sonra da makinelerin ya çalışmadığını veya bir kısım parçaları değiştirilmiş olmasına rağmen sürekli arıza verdiğini, bu nedenle de sözleşme konusu makinelerin onarılması veya bazı parçalarının değiştirilmesi gerektiğini, bu aksaklık ve ayıpların da ... tarafından 35.500,00 TL ye giderildiğini, dolayısıyla davacının alacağı bulunmadığını, aksine davacıdan cezai şart bedeli alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddine ve dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 28/11/2016 tarihinde "Eser ve Hizmet Sözleşmesi" imzalandığını, davalının makine ve ürünleri eksiksiz ve ayıpsız olarak süresi içerisinde teslim etmediğini ve bu nedenle davacının üstlendiği ... A.Ş. nezdinde kurulacak olan sistemi geç kurmasına ve kendi edimini teslimde gecikmesine neden olarak davacıyı zarara uğrattığını, ödemezlik defi kapsamında bakiye ödemelerin yapılmadığını, işin 3. kişiye yaptırıldığını, davalının davacı uhdesinde herhangi bir alacağı bulunmadığını, davalı tarafından huzurdaki dava konusu sözleşmeden kaynaklı olarak olarak açılan davanın ... Esas sayılı dosyasından görüldüğünü ve dosyaya cevap verilirken huzurdaki davadaki taleplerinin karşı dava olarak talep edildiğini ancak karşı davanın tefrik edilerek ... Esas numarasını aldığını ve arabuluculuk başvurusu olmadığından usulden reddedildiğini, karar kesinleştikten sonra arabuluculuk başvurusu yapılarak huzurdaki davanın açıldığını ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 28/11/2016 tarihli sözleşmenin 4. Maddesine göre talaş döküm sistemi imalatında bir kısım ürünlerin davacı, bir kısım ürünlerin ise davalı tarafından temin edilmesinin kararlaştırıldığını, davacının temin etmesi gereken ürünleri zamanında temin edip müvekkiline ulaştırmadığı gibi tüm detaylarıyla birlikte sistem yerleşim planına da bir türlü karar veremediğini, bu nedenle davacı tarafından yapılması gereken sistem yerleşim planının müvekkili tarafından yapıldığını ve buna ilişkin ek bir ücret de talep edilmediğini, yine davacı tarafından temin edilmesi gereken sıvı depolama tankının da müvekkili tarafından imal edildiğini ve yine buna ilişkin ek ücret talep edilmediğini, davacının üzerine düşen yükümlülükleri 11/09/2017 tarihine kadar yerine getirmediğinin kabulü gerektiğini, kaldı ki davacının asıl davaya kadar ürünün geç teslimine ilişkin iddialarını ileri sürmediğini, davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesinin hemen akabinde 8 haftalık süre içerisinde ürünlerin imal edilerek davacıya teslim edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali; birleşen dava ise taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı cezai şart istemine ilişkindir.
Mahkememizin 15/11/2021 tarihli ... sayılı ilamı ile "1-Asıl davanın kısmen kabulüne,...sayılı takip dosyasına davalının vaki itirazının kısmen iptaline, takibin 11.900,00 TL asıl alacak ve 1.716,53 TL işlemiş faiz olmak üzere 13.616,53 TL üzerinden ve takip talebindeki şartlarla devamına, - Fazlaya ilişkin istemin ve tarafların şartları oluşmayan icra inkar tazminatı ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 2- Birleşen davanın reddine, " karar verilmiş, kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine ...Dairesi'nin 13.04.2023 tarihli ... sayılı ilamı ile "1- Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır (...).Yüklenicinin temel borçlarından olan teslimin sözleşmeye veya işin mahiyetine göre yapıldığını ispat külfeti yükleniciye aittir. Teslim alma ve kabul ayrı hukuki kavramlardır. Kabul, yüklenicinin meydana getirdiği eserin sözleşmeye uygunluğunun ve artık eserde ayıp iddiasında bulunulmayacağının iş sahibi tarafından açıklanmasıdır. Eserin teslim alınması ise zilyetliğin soyut olarak iş sahibine geçtiğini gösterir. Kabul edilen eserde yüklenici sorumluluğundan kurtulduğu halde teslim olgusunda bu sorumluluğu davam eder (...). Taraflar arasında imzalanan 28/11/2016 tarihli sözleşmede, eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup, iş bedeli toplam 135.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırılmıştır. Buna göre taraflar arasında iş bedelinin 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir (...).Ancak götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı ödenmiş ise, eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmez; bu durumda iş sahibi, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini isteyebilir (...).Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesi ayıbı işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykırı bulunması olarak tanımlamıştır. Ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade etmektedir. TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir. TBK'nın 474/I. maddesine göre açık ayıplarda bildirimin "işlerin olağan akışına göre imkan bulur bulmaz" diğer bir ifadeyle işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde, TBK'nın 477. maddesine göre gizli ayıplarda ise gizli ayıbı öğrenir öğrenmez gecikmeksizin yapılması gerekir. Ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme haklarıdır. Eserin iş sahibinin kullanamayacağı derecede ayıplı olması veya hakkaniyet kaideleri gereği eseri kabul etmesinin iş sahibinden beklenememesi veya eserin sözleşmede açıkça kararlaştırılan nitelikleri taşımaması halinde iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşmeden dönebilir. Eserdeki ayıpların eserin reddini reddini gerektirecek nitelikte önemli olmaması halinde ise diğer seçimlik hakların kullanılması gerekir. Diğer taraftan ayıbın varlığını ihbar şekil koşuluna bağlı olmayıp tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Öte yandan ayıplı işlere ilişkin ihbar mükellefiyeti getiren kanun koyucu eksik işler yönünden iş sahibine böyle bir yükümlülük yüklememiştir. Bir başka deyişle, eksik işlerde ihbara gerek olmaksızın zamanaşımı süresi içerisinde eksik işler bedeli her zaman talep edilebilir (...).Somut olayda fiziki oran yöntemi kullanılmaksızın eksik ve ayıplı iş bedelinin hesaplanarak iş bedelinden düşülmek suretiyle sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir. 2- Sözleşmenin 14. maddesinde kararlaştırılan ceza, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan ve somut olayda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 179/2 maddesinde tanımlanan ifaya ekli cezai şart niteliğindedir.TBK'da ifaya ekli ceza ile ilgili olarak yer alan; ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir (TBK 179/2) düzenlemesi de aynı sonucu içerir şekilde ancak akdin ifasının istenmesi halinde bu cezanın istenebileceğini, sözleşmeden dönen tarafın akdin ifasından vazgeçmiş olması nedeniyle sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça ifaya ekli cezayı da isteyemeyeceğini ortaya koymaktadır. 3- O halde Mahkemece yapılacak işlem; asıl dava yönünden fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları ile davacı taşeronun sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülükleri dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle iş bedelinin bulunması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek talep edilebilecek bakiye bedelin hesaplanması; birleşen dava yönünden ise sözleşmedeki ödeme planı ve yapılan iş tutarına göre ayıbın ortaya çıktığı tarih itibariyle davacı alacağının bulunup bulunmadığının tespiti ile iş bedelinin eksik ödendiği ve davacı taşeron tarafından bu nedenle işin tamamlanmadığının anlaşılması halinde bu durumun taşeron yönünden eylemli fesih niteliğinde olup olmadığının tartışılması; davacı taşeronun sözleşmedeki yükümlülüklerine göre eseri geçerli bir şekilde davalı yükleniciye teslim edip etmediğinin tartışılması; bu kapsamda geçerli bir teslim varsa davalı yüklenicinin işi kendisinin tamamlaması veya 3. Kişiye tamamlatmasının nama ifa olarak değerlendirilebileceği ve bu halde teslimde davalı ceza isteme hakkını saklı tutmuşsa ifaya ekli ceza talep edebileceğinin dikkate alınması, geçerli bir teslim yoksa davalının işi kendisinin tamamlaması veya 3. Kişiye tamamlatmasının davalı yönünden eylemli fesih olup olmadığının tartışılarak sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa fesih halinde ifaya ekli cezanın talep edilemeyeceğinin dikkate alınması; bu şekilde ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. Açıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. " gerekçesi ile mahkememiz kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak esas hakkında karar verilmek üzere dosyanın mahkememize gönderilmesine karar verilmiş, dosya bu kez mahkememizin... Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
... kaldırma gerekçesi doğrultusunda bilirkişi heyetleri oluşturularak, ... kaldırma gerekçesi doğrultusunda rapor tanzimi sağlanmıştır.
Dosya kapsamının Bölge Adliye Mahkemesi kararında değinilen eksiklikler yönünden rapor tanziminin sağlanması için daha önceki bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan 13/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda;" 1- ASIL DAVADA; Taraflar arasında 28.11.2016 tarihinde ... imali, teslimi, montajı ve bakımı konusunda 135.000-TL %18 KDV olmak üzere toplam 159.300-TL götürü bedelli Eser ve Hizmet Sözleşmesi düzenlendiği, davacı yüklenici şirketin bu Sözleşme ile talaş dönüşüm sistemini teşkil eden tüm ürünleri davalıya montajını yaparak çalışır bir şekilde teslim etmeyi taahhüt ettiği, Davacı tarafından, makinaların 01.11.2017 tarihinde davalıya teslim edildiği ancak eserin kurulumunu tamamlanmadığı, sistemin kurulumunun yapılması için tarafların 11.11.2017 tarihinde anlaştığı ancak taraflar arasındaki yazışmalardan 22.12.2017 tarihinde sistemin çalışır vaziyette olmadığının anlaşıldığı, Taraflar arasında ... teslimi sırasında ve/veya sonrasında düzenlenmiş eksik ve ayıplı işleri gösterir tutanak ve benzeri belge bulunmadığı, taraflarca yaptırılmış bir tespitinde olmadığı, bu nedenle davacının yapmış olduğu imalatın fiziki oranın davalının, davacı adına dava dışı üçüncü kişilere fatura karşılığında yaptırdığı işlerin bedeli esas alınarak tespit edildiği, Buna göre davacının sözleşme kapsamında yaptığı işin fiziki oranın %59,26 olduğu, işin tamamlanma oranına göre davalıdan talep edebileceği iş bedelinin ise KDV dahil 94.401,18-TL olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu iş bedelinden davalının davacıya yapmış olduğu 82.500,00TL ödeme mahsup edildiğinde davacı yüklenicinin davalıdan talep edebileceği bakiye iş bedelinin 11.901,18-TL olduğu hesaplanmıştır. Bu nedenle davacının itiraza konu ...E. icra dosyasında davalıdan talep edebileceği toplam alacağın 11.901,18-TL asıl alacak ve 1.716,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.617,88-TL olduğu hesaplanmıştır. 2- BİRLEŞEN DAVADA; Taraflarca, Sözleşmede teslim ve montaj süresinin aşılması durumunda gecikilen her bir hafta için sözleşme bedelinin 9610'unun davacı satıcı tarafından, davalı alıcıya cezai şart bedeli olarak ödeneceğinin ve alıcının ödeme şartlarına uymamasından kaynaklanan gecikmelerde bu madde hükmü uygulanmayacağının kabul edildiği, Sözleşmede ürünün teslim süresinin, ilk ödemenin yapıldığı 30.11.2016 tarihten itibaren 8 hafta olarak belirlendiği, buna göre ürünün 30.01.2017 tarihinde çalışır bir vaziyette davalıya teslim edilmesi gerektiği, Taraflar arasındaki — Sözleşmede fesih halinde gecikme tazminatı talep edilebileceğine ilişkin bir düzenleme olmadığı, bu nedenle sözleşmenin davalı yüklenici tarafından iş bedelinin eksik ödenmesinden dolayı eylemli olarak fesih edildiğinin kabulü halinde veya davacı iş sahibinin sözleşmeye uygun olarak eserin teslim edilmemesi nedeniyle eksik işlerin kendi veya üçüncü kişilere yaptırılmasından dolayı sözleşmeyi eylemli olarak fesih edil, kabulü halinde davacı iş sahibinin davalıdan gecikme tazminatı talep edemeyeceği değerlendirilmiştir. Mahkeme tarafından Sözleşmenin eylemli olarak fesih edilmediğinin ve davalı yüklenici tarafından sistemin davacıya geçerli bir şekilde teslim edildiğinin kabulü halinde ise teslim sırasında ve öncesinde ceza isteme hakkı saklı tutulmadığından davacının davalıdan gecikme cezası talep edemeyeceğinin hesaplandığı rapor edilmiştir.
Tarafların bilirkişi heyeti raporuna itirazlarının her bir itiraz yönünden ayrı ayrı gerekçelendirilerek değerlendirilmesi suretiyle bilirkişi heyetinden ek rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan 11/03/2024 tarihli raporda; Ek rapordaki tespit ve hesaplamalarımızda bir değişiklik olmadığı, buna göre; 1- ASIL DAVADA; Davacının sözleşme kapsamında yaptığı işin fiziki oranın 659,26 olduğu, işin tamamlanma oranına göre davalıdan talep edebileceği iş bedelinin ise KDV dahil 94.401,18- TL olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu iş bedelinden davalının davacıya yapmış oldu; 82.500,00TL ödeme mahsup edildiğinde davacı yüklenicinin davalıdan talep edebilece; bakiye iş bedelinin 11.901,18-TL olduğu, bu nedenle davacının itiraza konu ...E. icra dosyasında davalıdan talep edebileceği toplam alacağın 11.901,18-TL asıl alacak ve 1.716,70-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.617,88-TL olduğu hesaplanmıştır. 2- BİRLEŞEN DAVADA; Taraflar arasındaki — Sözleşmede fesih halinde gecikme tazminatı talep edilebileceğine ilişkin bir düzenleme olmadığı, bu nedenle sözleşmenin davalı yüklenici tarafından iş bedelinin eksik ödenmesinden dolayı eylemli olarak fesih edildiğinin kabulü halinde veya davacı iş sahibinin sözleşmeye uygun olarak eserin teslim edilmemesi nedeniyle eksik işlerin kendi veya üçüncü kişilere yaptırılmasından dolayı sözleşmeyi eylemli olarak fesih edildiğinin kabulü halinde davacı iş sahibinin davalıdan gecikme tazminatı talep edemeyeceği değerlendirilmiştir. Mahkeme tarafından Sözleşmenin eylemli olarak fesih edilmediğinin ve davalı yüklenici tarafından sistemin davacıya geçerli bir şekilde teslim edildiğinin kabulü halinde ise teslim sırasında ve öncesinde ceza isteme hakkı saklı tutulmadığından davacının davalıdan gecikme cezası talep edemeyeceği hesaplandığı rapor edilmiştir.
Dosya kapsamının Bölge Adliye Mahkemesi kararında değinilen eksiklikler ve taraf vekillerinin itirazları dikkate alınarak uyuşmazlık yönünden rapor tanziminin sağlanması için borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesap uzmanı, mali müşavir ve makine mühendisi bilirkişiden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, bilirkişi heyetinin 14/10/2024 tarihli raporunda özetle; .... 13/04/2023 t. Kararı doğrultusunda yapılan incelemede, Asıl davada, davacının imalat oranının %59,30 olarak belirlendiği, takip tarihi itibariyle 11.964,90-TL. Asıl alacağının bulunduğu, sözleşmede "kesin vade" belirlenmediğinden ve takip tarihi öncesinde davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir kayıt sunulmadığından, takip öncesi işlemiş faiz talep edilemeyeceği, Sn. Mahkemenizce aksi kanaatte olunması halinde, davacının 1.725,89-TL. Faiz talep edebileceği, Birleşen davada; tarafların beyan dilekçelerinde malların teslim edildiğinin kabul edilmiş olması karşısında bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığı, B.davalının cevaba cevap dilekçesinin 10. Sayfasında "sözleşme bedelinin tamamının ödenmemiş olması nedeniyle hapis hakkının kullanıldığı ve bu suretle "devreye alma" işleminin tamamlanmadığı..." beyan edilmiş olup, her ne kadar "hapis hakkı" şeklinde ifade edilmiş ise de, davacının bu ifadesinden TBK'nun 97. Maddesinde yer alan "ifada sıra" hükmüne göre devreye alma işlemini beklettiğini iddia ettiği, "sözleşmeyi feshetme" iradesinin olmadığı, Önceki bilirkişi heyeti tarafından da tespit edildiği üzere, 01/03/2017, 02/03/2017, 26/04/2017 ve 11/09/2017 tarihli e-maillerde davacı işsahibi tarafından gerekli ekipmanların temin edilmediği ve sözleşmenin 14/son paragrafında "... Alıcının ödeme şartlarına uymamasından kaynaklanan gecikmelerde bu madde hükmü uygulanmaz..." şeklindeki hüküm dikkate alındığında b. davalı tarafından davacıya sözleşmede belirlenen tarihte ödeme yapılmadığı anlaşıldığından, b.davacının cezai şart talep edemeyeceği hususunun, Sn. Mahkemenizin takdirinde olduğu, Sn. Mahkemenizce aksi kanaatte olunması halinde; b. Davacının 486.000,00-TL. cezai şart talep edebileceğinin hesaplandığı rapor edilmiştir.
Dosyanın görülen lüzum üzerine re'sen seçilecek 1 mali müşavir, 1 borçlar hukuku alanında uzman nitelikli hesap uzmanı ve makine yüksek mühendisine tevdii edilerek, dosyamız içerisinde bulunan 13/04/2023 tarihli ... kararının kaldırma gerekçesi gereğince açıkça kaldırma kararı gerekçesine değinilerek aynı zamanda daha önce aldırılan raporlar, taraf vekillerinin raporlara karşı itirazları da değerlendirilmek suretiyle, gerektiğinde gerektiğinde asıl ve birleşen dava yönünden talepler doğrultusunda terditli de olabilecek şekilde rapor aldırılması istenilmiş, bilirkişi heyetinin 13/01/2025 tarihli raporunda ; Somut olayda, Eksik imalat ayıp tutarı, sözleşme tutarının yaklaşık %40,7'si olduğu, Taraflar arasında 28.11.2016 tarihinde ... imali, teslimi, montajı ve bakımı konusunda 135.000,00 TL +% 18 KDV olmak üzere toplam 159.300,00 TL bedelli Eser ve Hizmet Sözleşmesi düzenlenildiği, Davalının davacı ile arasındaki ticari ilişki,... imali, teslimi, montajı ve bakımı konusunda, davalıya faturanın kesildiği, Davalı ve davacının ticari defterlerinin incelendiği, ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, aralarında ticari bir ilişki bulunduğu, İcra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 76.800,00 TL alacaklı olduğu, Davacının icra inkâr tazminatı talebi hukuki nitelikte olduğundan değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu, (11.900,00 TL X % 20 =2.380,00 TL), Davalının, 159.300,00 TL sözleşme bedeli karşılığında davacıya toplam 82.500,00 TL ödeme yaptığı, ödenmeyen bakiye sözleşme bedelinin 76.800,00 TL olduğu, Davalının davacıya 76.800,00 TL borçlu olduğu, Davacının davalıya düzenlediği faturadan 159.300,00 TL %40,7 eksik imalat ayıp tutarı ve 82.500,00 TL ödeme düşüldüğünde 11.900,00 TL davacının davalıdan alacaklı olduğu, Davacının davalı aleyhine ... E. Sayılı dosyasında yürüttüğü icra takibinde talep edilen tutar olan 39.825,00-TL (39.825,00 TL Asıl alacak, 6.166,87 işlemiş faiz, 5.342,63 TL işlemiş faiz olarak toplam 88.309,50 TL) üzerinden takibin devamının uygun olmadığı düşünülmekte 11.900,00 TL icra takibin de bu tutar üzerinden devamının uygun olduğu, Asıl davada(... E), davacının sözleşme kapsamında yaptığı için fiziki oranın %59,26 olduğu, işin tamamlanma oranına göre davalıdan talep edebileceği iş bedelinin ise KDV dahil 94.400,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu iş bedelinden davalının davacıya yapmış olduğu 82.500,00 TL ödeme mahsup edildiğinde davacının davalıdan talep edebileceği bakiye iş bedelinin 11.900,00 TL olduğu, davacının itiraza ... E. İcra dosyasında davalıdan talep edebileceği toplam alacağın 11.900,00 TL asıl alacak ve 1.716,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.617,88 TL olduğu tespit edilmiştir. Birleşen davada (... E.) taraflar arasında sözleşmede fesih halinde gecikme tazminatı talep edilebileceğine ilişkin bir düzenleme olmadığı, bu nedenle sözleşmenin davalı yüklenici tarafından iş bedelinin eksik ödenmesinden dolayı eylemli olarak fesih edildiğinin kabulü halinde veya davacı iş sahibinin sözleşmeye uygun olarak eserin teslim edilmemesi nedeniyle eksik işlerin kendi veya üçüncü kişilere yaptırılmasından dolayı sözleşmeyi eylemli olarak fesih edildiğinin kabulü halinde davacı iş sahibinin davalıdan gecikme tazminatı talep edemeyeceği değerlendirilmiştir. Mahkeme tarafından Sözleşmenin eylemli olarak fesih edilmediğinin ve davalı yüklenici tarafından sistemin davacıya geçerli bir şekilde teslim edildiğinin kabulü halinde ise teslim sırasında ve öncesinde ceza isteme hakkı saklı tutulmadığından davacının davalıdan gecikme cezası talep edemeyeceği, rapor edilmiştir.
Dosya kapsamının daha önce rapor tanzim eden bilirkişiye tevdii ile taraf itirazlarını ayrıntılı olacak şekilde ve her bir itirazını ayrı ayrı karşılar şekilde ek rapor tanzimi istenilmiş, bilirkişiler tarafından sunulan 21/04/2025 tarihli raporda; A) Asıl Dava Yönünden; ... kaldırma kararı gereğince, fiziki oran yöntemiyle, tamamlanan iş bedeli 94.342,18 TL hesap edildiği, ödemeler (82.500,00 TL) mahsup edilince, 11.842,18 TL asıl alacak ve 1.905,66 TL faizle toplam 13.747,84 TL dava tarihi 09.09.2019 itibariyle davacı alacağının hesaplandığı, hesaplanan 2.368,44 TL icra inkâr tazminatı hususunun Mahkemenin taktirinde olduğu, B) Birleşen Dava Yönünden; Mahkemece eylemli fesih olmadığı kabul edilmesi halinde, sözleşmenin 14. maddesine dayalı cezai şart, ifaya ekli olup 526.500,00 TL 12.08.2020 dava tarihi itibariyle hesap edildiği rapor edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; İddia, savunma, toplanan deliller, ... kaldırma kararı, mahkememizce aldırılan son tarihli benimsenen bilirkişi heyeti raporu ve tüm dosya kapsamına göre;
Asıl dava, taraflar arasında imzalanan eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali; birleşen dava ise taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklı cezai şart istemine ilişkindir.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır (...).
Yüklenicinin temel borçlarından olan teslimin sözleşmeye veya işin mahiyetine göre yapıldığını ispat külfeti yükleniciye aittir. Teslim alma ve kabul ayrı hukuki kavramlardır. Kabul, yüklenicinin meydana getirdiği eserin sözleşmeye uygunluğunun ve artık eserde ayıp iddiasında bulunulmayacağının iş sahibi tarafından açıklanmasıdır. Eserin teslim alınması ise zilyetliğin soyut olarak iş sahibine geçtiğini gösterir. Kabul edilen eserde yüklenici sorumluluğundan kurtulduğu halde teslim olgusunda bu sorumluluğu davam eder (...).
Taraflar arasında imzalanan 28/11/2016 tarihli sözleşmede, eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup, iş bedeli toplam 135.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırılmıştır. Buna göre taraflar arasında iş bedelinin 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir (...).
... kararı doğrultusunda aldırılan son tarihli bilirkişi heyet raporuna göre asıl dava yönünden , fiziki oran yöntemi yani yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları ile davacı taşeronun sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülükleri dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının , Sözleşme bedelD (KDV hariç): 135.000,00 TL. Eksik iş bedeldi: 64.900,00 TL (KDV dahDl). KDV’sDz bedel: 64.900,00 / 1,18 = 55.000,00 TL (yuvarlama ile). Eksik iş oranı: 55.000,00 TL / 135.000,00 TL = %40,74.
Tamamlanan iş oranı: %100- %40,74 = %59,26.
Tamamlanan iş bedelD: 135.000,00 TL x %59,26 = 79.951,00 TL.
KDV (%18): 79.951,00 TL x 0,18 = 14.391,18 TL. Toplam tamamlanan iş bedelD: 79.951,00 TL + 14.391,18 TL = 94.342,18 TL. ...’ un ödemeleri (82.500,00 TL) düşülünce , dava tarihi itibari ile Bakiye alacağın 94.342,18 TL- 82.500,00 TL = 11.842,18 TL olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre, bakiye ödemeler sevkiyat (20.10.2017) ve teslimattan
30 gün sonrası (01.12.2017) için vadeli olduğundan, Davalı yanın buna göre 01.12.2017’de temerrüde düştüğü kabul edilerek ,2017-2019 arası %9 (... ticari alacak faizi) üzerinden sonuç olarak 11.842,18 TL x %9 x (652 gün / 365) = 1.905,66 TL işlemiş faiz talep edebileceği anlaşılarak ,Asıl davanın kısmen kabulü ile ,Davalı- davalı borçlunun ... Esas nolu takip dosyasındaki 11.842,18 TL asıl alacak ve bilirkişi heyeti raporunda icra takip tarihine göre hesaplamanın yapılmadığı, sözleşmenin 9.maddesine göre mahkememizce 01/12/2017 teslimattan 30 gün sonrası bu tarihte temmerrüte düşüleceği kabul edilerek icra takip tarihi olan 10/07/2019 tarihine kadar işleyecek icra takibinde yasal faiz talep edilmesi nedeni ile %9 oranında yasal faiz miktarı toplam 1.711,11 TL işlemiş faiz talep edilebileceğinden ,1.711,11 TL işlemiş faiz alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden ve takip talebindeki şartlarla devamına, davacı yanın fazlaya ilişkin istemin ve icra takibine davacı/davalı yanca kötü niyetle girişildiği ispatlanamadığından koşulları oluşmadığından, davalı tarafın kötüniyet tazminat isteminin reddine, alacak sözleşeme bedeli ve faturalarla likit olduğundan ,toplam alacak miktarı olan 13.553,29 TL alacak miktarı üzerinden hesap edilen %20 oranında icra inkar tazminatının (2.710,65 TL) davalı-davacıdan alınarak davacı-davalıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
Birleşen dava yönünden ise , ..., 20/10/2017 tarihli sevkiyat ve 01/12/2017 tarihli teslimat sonrası ödemede bulunmadığı,, ...’ un eksiklikleri gidererek sistemi çalışır
hale getirmesi (faturalar ve ... A.Ş.’nin 22.02.2021 yazısı uyarınca ), sözleşmeden dönme
veya fesih iradesinin olmadığını, eseri kullanmayı tercih ettiğini gösterdiğinden , ... de
sözleşmeyi feshetmediğinden ,eylemli fesih bulunmadığı,
2017 tarihinde eksik ve ayıplı olması ve montaj yapılmayıp sistem çalışır hale getirilmemesi nedeniyle TBK'ya göre geçerli bir teslimin bulunmadığı, ancak davalının sitemi çalışır hale getirerek eseri dolaylı kabul ettiğinden , sözleşmenin 14.maddesine göre cezai şart isteyebileceği,02/01/2018 ve 30/01/2018 tarihli çekilen ihtarnamede cezai şart talebini saklı tuttuğunu belirttiği,buna göre bilirkişilerce hesaplanan Sözleşme bedeli (KDV hariç): 135.000,00 TL. Haftalık ceza: 135.000,00 TL x %10 = 13.500,00 TL. 39 hafta x 13.500,00 TL = 526.500,00 TL talep edebileceğinden ,yapılan ıslah da nazara alınarak ,
100.000,00 TL'nin birleşen dava tarihi olan 12/08/2020 tarihinden, 426.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 13/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-davalıdan alınarak davalı-davacıya verilmesine,dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava yönünden;
Asıl davanın kısmen kabul kısmen reddine,
2-Davalı- davalı borçlunun ... Esas nolu takip dosyasındaki 11.842,18 TL asıl alacak ve 1.711,11 TL işlemiş faiz alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden ve takip talebindeki şartlarla devamına,
-Fazlaya ilişkin istemin ve davalı tarafın kötüniyet tazminat isteminin reddine,
3-Toplam alacak miktarı olan 13.553,29 TL alacak miktarı üzerinden hesap edilen %20 oranında icra inkar tazminatının (2.710,65 TL) davalı-davacıdan alınarak davacı-davalıya verilmesine,
3-1- Asıl dava yönünden; 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 925,82 TL harçtan peşin alınan 1.326,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 400,91 TL karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davacı-davalıya iadesine,
3-2-Asıl dava yönünden; Davacı-davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 13.553,29 TL vekalet ücretinin davalı-davacıdan tahsili ile davacı-davalıya verilmesine,
3-3-Asıl dava yönünden; Davalı-davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacı-davalıdan tahsili ile davalı-davacıya verilmesine,
3-4-Asıl dava yönünden; Davacı-davalı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 925,82 TL peşin harç olmak üzere toplam 970,22 TL harcın davalı-davacıdan tahsili ile davacı-davalıya verilmesine,
3-5-Asıl dava yönünden; Davacı-davalı tarafından istinaf kaldırma kararı öncesi yapılan 1.428,00 TL yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 59,30 istinaf karar harcı, istinaf ilamı sonrasında yapılan 11.750,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 13.178,00TL'den davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.834,24 TL'sinin davalı-davacıdan tahsili ile davacı-davalıya verilmesine, bakiyesinin davacı-davalı üzerinde bırakılmasına,
3-6-Asıl dava yönünden; 6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ... bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 arabuluculuk giderinin red/ kabul oranına göre hesaplanan 180,69 TL'sinin davalı-davacıdan, 1.139,31 TL'sinin davacı-davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-Mahkememizde birleştirilen ... Esas sayılı dosyası bakımından ise;
Birleşen davanın kabulüne,
5-100.000,00 TL'nin birleşen dava tarihi olan 12/08/2020 tarihinden, 426.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 13/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avansa faizi ile birlikte davacı-davalıdan alınarak davalı-davacıya verilmesine,
5-1-Birleşen dava yönünden; 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 35.931,06 TL harçtan peşin alınan 1.707,75 TL peşin harcın ve 7.276,00 TL tamamlama harcı toplamı 8.983,75 TL harcının mahsubu ile bakiye 26.947,31 TL karar harcının davacı-davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-2-Birleşen dava yönünden; Davalı-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca takdir olunan 82.900,00 TL vekalet ücretinin davacı-davalıdan tahsili ile davalı-davacıya verilmesine,
5-3-Birleşen dava yönünden; Davalı-Davacı tarafından kaldırma kararı öncesinde yapılan 1.635,70 TL 382,80 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 291,30 istinaf karar harcı, kaldırma kararı sonrasında davacı tarafından yapılan bilirkişi masrafı, 11.750,00 TL bilirkişi masrafı, 249,60 TL tebligat ve posta masrafı toplamı olan 14.309,40 TL yargılama giderinin davacı-davalıdan tahsili ile davalı-davacıya verilmesine,
5-4-Birleşen dava yönünden; Davalı-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL bavuşrma harcı, 1.707,75 TL peşin harç ve 7.276,00 TL tamamlama harcı toplamı olan 9.043,05 TL'nin davacı-davalıdan alınarak davalı-davacıya verilmesine,
5-5-Birleşen dava yönünden; 6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince ...bütçesinden karşılanacak olan 1.320,00 arabuluculuk giderinin davacı-davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 10/10/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza