T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/337 Esas
KARAR NO : 2024/722
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLLERİ : Av. ... - ....
Av. ... - ....
DAVALI : ... - ... ...
VEKİLLERİ : Av. ... -....
Av. ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/05/2023
KARAR TARİHİ : 23/10/2024
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 31/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının, müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu, davalı, kooperatif üyeliğinden doğan
borçlarını müvekkili kooperatife ödemediğinden aleyhine ....
E. (Yeni No: ... E.) Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını,
davalının borcun tamamına haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek icra takibini durdurmuş
olduğunu,
Kooperatifler Kanunu, Kooperatif Ana Sözleşmesi ve Kooperatifin Genel Kurul Kararları
uyarınca üyelerin ödeme yükümlülükleri bulunduğunu, Kooperatifin tüm defter ve kayıtları
"...." adresinde bulunduğunu,
ilgili evrakların mahkemeye getirilmesi zor olduğundan, yerinde inceleme yapılmasını talep
ettiklerini, Genel Kurul kararları incelendiğinde müvekkilinin aidat alacaklarının Genel Kurul
kararlarına dayandığı ve muavin kayıtları incelendiğinde de davalının borç miktarı ortaya
çıkacağını,
davalı borçlunun haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın
iptaline ve takibin devamına,
davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum
edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu uyuşmazlığın esasını müvekkilinin noter aracılığıyla keşide ettiği 10.12.2013 tarihli istifasının tebliğ tarihi itibariyle hüküm ve sonuç doğuracağını, müvekkilinin istifadan önce tapuda hissesini devretmiş olması nedeniyle aidat borcunun doğmayacağı/bulunmadığı hususları gözetildiğinde, müvekkilinin, davacıya aidat olmak üzere her hangi bir borcunun bulunmadığını, davanın reddine, icra takibine konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosya bilirkişiye tevdi olunmuş 08/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Dava dosyası, icra dosyası, benzer konularda ....
Asliye Ticaret Mahkemesinin uyap sistemi üzerinden gönderilmiş dosyaları da dikkate alınarak
yapılan inceleme sonucunda;
Davalının kooperatif aracılığıyla sahip olmuş olduğu konutunu satmış ve sonrasında
kooperatife noter aracılığıyla gönderdiği dilekçesiyle istifasını bildirmiş, kooperatif yönetiminin
18.12.2013 tarihinde aldığı kararla istifasının kabul edilmediğinin bildirilmiş olduğu ancak,
Kooperatifler Kanunun 13. Maddesinde ortağın istifasını noter aracılığıyla “Bildiri tarihinden
itibaren çıkma gerçekleşir.” Denildiği ve ortağın 18.12.2013 tarihi itibariyle kooperatif
ortaklığından çıkmış olacağı,
davacı kooperatifin davalı hakkında başlatmış olduğu icra takibinin kooperatifin
14.04.2019 tarihli genel kurulunda “mağdur üyelerin mağduriyetini gidermek üzere; ev sahibi
olan üyeler(konutunu edindikten sonra istifa etmiş üyeler de dahil)” alınmasına karar verilmiş
aylık 1.166,00 TL tutarların icra takibine konmuş Mayıs 2019-Ağustos 2021 arası tutarının
32.648,00 TL olduğu,
ayrıca genel kurulda aynı madde kapsamında giderleri karşılamak üzere tüm üyelerden
aylık 100,00 TL aidattan, kooperatif üyesi olmayan ilgili dönemlerde kooperatif hizmetlerinden
yararlanmayan davalının sorumlu olmayacağı, görülmüş olup, takdiri sayın Mahkemeye ait olmak üzere Kooperatiften konut sahibi olmuş istifa etmiş
davalının, aylık 1.166,00 TL’den sorumlu olacağının kabulü halinde, kendisine bildirimde
bulunulmamış Mayıs 2019-Ağustos 2021 arası borcu 32.648,00 TL için, icra takip tarihi itibariyle
yasal faiz uygulamasında bulunulabileceği aksi görüşte olunması halinde ise, davalının borcunun olmayacağı kanaatine varılmıştır.
Yapılan itirazlar nedeniyle dosya ek rapor alınmak üzere tekrar bilirkişiye tevdi olunmuş bilirkişi ek raporunda, kök raporda değişiklik olmadığı kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür.
Dosya başka bir bilirkişiye tevdi olunmuş 10/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda: Davalı ... tarafından, .... Noterliğinde düzenlenerek, davacı
kooperatife gönderilen 10.12.2013 tarih ve ... yevmiye nolu istifaname ile
kooperatif üyeliğinden istifa ettiği ve söz konusu İstifanamenin de 18.12.2013
tarihinde muhatap kooperatife tebliğ edildiği, dolayısıyla da Davalı ... ’nun davacı kooperatife olan ortaklığının da söz konusu Ġstifanamenin
kooperatife tebliğ tarihi olan 18.12.2013 tarihi itibariyle sona erdiğinin kabul
edilmesi gerektiği, “Bir kooperatif ortağı, istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da
ihracın kesinleştiği tarihe kadar aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler
Kanunu'nun 16/son maddesi uyarınca sorumlu olup, üyelerin ödemeleri
arasındaki eşitliğin istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarih itibariyle bu
şekilde sağlanması gerekir. Kural olarak ortak, üyesi olduğu davacı kooperatifin
belirlediği inşaat finansmanı ve genel giderlere ilişkin aidat borçlarının, sonradan
istifa etmiş ya da ihraç edilmiş olsa dahi istifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği
tarihe kadar doğan kısmından sorumludur. Davanın salt istifanın ulaşmasından ya
da ihracın kesinleşmesinden önce ya da sonra başlatılması olgusu, istifanın
ulaşmasından ya da ihracın kesinleşmesinden önce doğan bu sorumluluğu
kaldırmaz. Nitekim, anılan Kanun'un 27/son cümlesinde, ortaklığın düşmesinin
ortağın ana sözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını
gerektirmeyeceği düzenlemesine yer verilmiştir.
İstifanın ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği tarihten sonra doğan aidat borçlarından
ortak sorumlu değil ise de, istifanın ulaşmasından ya da ihracın kesinleşmesinden
sonra daireyi kooperatife geri vermesi gerekirken vermeyip, kullanmaya devam
etmiş ve/veya genel hizmetlerden yararlanmakta ise, bu yararlanmanın karşılığı
olan genel giderlerden ve dairede oturmasının karşılığı olan ecrimisil alacağından
talep halinde sorumlu olacaktır…” .... E.(Yeni No:.... E.) no.lu dosyası ile davacı kooperatif tarafından davalı ...
’ndan talep edilen alacakların ise (31.05.2019-31.08.2021) dönemine ait
aidat ve gecikme faizi alacakları olduğu;
Davalı ...’nun 18.12.2013 tarihi itibariyle sona erdiği, bir kooperatif
ortağının istifasının noter ihtarı ile kooperatife ulaştığı ya da ihracın kesinleştiği
tarihe kadar aidat borçlarından 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 16/son
maddesi uyarınca sorumlu olduğu , davacı kooperatif tarafından .... E.(Yeni No:.... E.) no.lu
dosyası ile davalı ...’ndan talep edilen alacakların ise .... ’nun istifa(18.12.2013) tarihinden sonra (31.05.2019-31.08.2021)
dönemine ait aidat ve gecikme faizi alacakları olduğu, bu hususların bir bütün olarak dikkate alınması halinde, davacı kooperatifin,
18.12.2013 tarihi itibariyle kooperatif ortaklığının sona erdiği kabul edilmesi
gereken ...’ndan, 18.12.2013 istifa tarihinden sonra (31.05.2019-
31.08.2021) dönemine ait aidat ve gecikme faizi alacakları talep etmesinin
mümkün olmadığı,
huzurdaki davanın ise davacı kooperatif tarafından özetle, Davalı ...
’nun .... E.(Yeni No:.... E.) no.lu dosyasına yaptığı itirazın iptali ve icra takibinin
devamına karar verilmesi talebiyle açıldığı görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dava, ödenmeyen kooperatif üyelik aidatlarının ödetilmesi istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya birlikte incelendiğinde; davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalının aidat borcunu ödememesi nedeniyle aleyhine başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğinden itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği, davalı vekilinin cevap dilekçesi ile davalının üyeliğinin 10.12.2013 tarihinde sona ermiş olması nedeniyle borçu olmadığını ileri sürdüğü görülmüştür.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık icra takibine konu aidat dönemleri itibariyle davalının kooperatif üyesi olup olmadığı, aidat borçlarından sorumlu olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Davalının kooperatif yönetim kurulunun 19.02.2005 tarih ve 121 sayılı kararı ile kooperatifin 245 no'lu üyeliğine kabul edildiği, davalının .... Noterliği'nin 10.12.2013 tarih ... yevmiye no'lu istifaname ile kooperatif ortaklığından istifa ettiği, istifanamenin 18.12.2013 tarihinde kooperatif tebliğ edildiği, istifa talebinin 18.12.2013 tarih 39 sayılı kooperatif kararı ile reddedildiği, dava konusu icra takibinin Mayıs 2019-Ağustos 2021 dönemine ilişkin aidat ve gecikme faizi alacağına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Her ortağın kooperatiften çıkma hakkı vardır. Çıkma keyfiyetinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürmesi halinde ayrılmak isteyen ortağın, muhik bir tazminat ödemesine dair hüküm ana sözleşmeye konulabilir (1163 sayılı kanun m.10) Kooperatiften çıkma hakkı ana sözleşme ile en çok 5 yıl sınırlandırılabilir. Bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamayacağına dair bağlamalar hükümsüzdür. Yönetim kurulu, ana sözleşmeye uygun olarak yapılacak isteğe rağmen, bir ortağın kooperatiften istifasını kabulden kaçınacak olursa, ortak çıkma isteğini noter aracılığı ile kooperatife bildirir. Bildiri tarihinden itibaren çıkma gerçekleşir (1163 sayılı kanun m.13)
Bu kapsamda yapılan değerlendirmede davalının 18.12.2013 tarihi itibariyle çıktığının kabulü gerekmekte olup, davacı kooperatifin davalının kooperatiften çıktığı tarihten sonraki dönemlere ilişkin aidat ve gecikme faizi talep edemeyeceği anlaşılmakla davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminat isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin alınan 882,22 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 454,62 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanunun 18/A-14 maddesi gereğince .... bütçesinden karşılanacak olan 1.560,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzünea karşı, davalı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/10/2024
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı