T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/425 Esas - 2024/499
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/425 Esas
KARAR NO : 2024/499
...
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 05/07/2021
KARAR TARİHİ : 14/06/2024
YAZIM TARİHİ : 14/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa araç sürücüsü ...'ın, müvekkili şirketin sigorta himayesinde olan ... plakalı araç ile 21.07.2006 tarihinde, “...” mevkiinde seyir halinde iken direksiyon hâkimiyetini kaybederek traktörü şarampolden devirdiğini ve neticeten maddi hasarlı ve ölümlü tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tarihi itibariyle ... plakalı aracın, müvekkili şirket nezdinde ... poliçesi ile davalı borçlu ... adına sigortalı olduğunu, mezkûr kazada araç sürücüsü ...'ın traktörün altında kalarak vefat ettiğini, müteveffa ...’ın mirasçılarına ... Esas sayılı dosyası kapsamında müvekkile şirketçe 01.07.2020 tarihinde 83.549,04 TL ve 22.07.2020 tarihinde 2.182,64 TL olmak üzere toplam 85.731,68 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından borçlu aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile müteveffa araç sürücüsünün mirasçılarına yapılan tazminat ödemelerinin rücusuna ilişkin icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, başlatılan icra takibindeki borca itiraz ettiğini ve yapılan itiraz sonucunda takibin durduğunu, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olup iptalinin ve kötü niyetli olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalının ... Esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın şimdilik 1.000 TL'lik kısım yönünden iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 04/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını 87.601,78 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketince aracın sigortalandığını, ve aracın işleteni olan şahsın ailesine tazminat ödendiği görülmekle, sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu vefat eden işleten için ödenen bedelin aracın ehliyetsiz sürücüye kullandırıldığı iddiası ile sigorta ettiren olarak görünen müvekkiline rücuen tahsilini talep ettiği anlaşıldığını, buna göre taraflar arasında tüketici işlemi bulunmayıp, talep rücuen tazminat talebi olduğundan mahkemenin görevsizlik kararı vermesi gerektiğini, davalının babasının 1987-1988 yılında haricen satışını gerçekleştirdiği ve kazanın gerçekleştiği tarih öncesinde ve sonrasında araç hakkında hiçbir şekilde bilgisi dahilinde olmayan ... plakalı aracın sigortasının davalının bilgisi dışında haksız olarak davalı ... adına sigorta ettirildiğini, davalının bu sigorta sözleşmesine taraf olmadığını, davalının bilgisi ve haberi dışında hukuka aykırı olarak düzenlenen sigorta sözleşmesinin hükümsüz olduğunu, araçtan haberi dahi olmayan davalının sigorta sözleşmesi yapmadığını, tarafı olmadığı bu sözleşme nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, yine ...vefat ettikten sonra 24/12/2004 tarihinde vefat etmiş şahıs adına Batı Sigorta şirketi tarafından ... poliçe no ile araca sigorta yaptırıldığını, davalının araçtan ancak 2012 yılında haberdar olduğunu ve zilyetliği elinde bulunduran ... isimli şahsa aracın devrinin sağlandığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle de reddi gerektiğini, kaza tarihinde aracın intikali henüz yaptırılmadığından, müvekkilinin aracın maliki olmayıp, kaza tarihinde işleten sıfatının da bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin iş bu davanın tarafı olmadığını, sigorta şirketine açılan tazminat davasında müvekkiline ihbarda bulunulmadığını, müvekkilinin babası ...vefat ettiğinde araç müteveffanın mamelekinde görünmediğinden intikali yapılamadığını, araçtan 2012 yılında haberdar olunduğundan, aracın intikalinin müvekkili ve kız kardeşi adına 26/07/2012 yılında yapıldığını belirterek öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili hakkında açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının esastan reddine , takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini savunmuştur.
Dava; zorunlu mali sorumluluk sigortacısının kendi akidine karşı, trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemi ile başlattığı icra takibine veki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davanın ilk olarak açıldığı ... Karar sayılı ilamı ile ... görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, ... Karar sayılı ilamı ile ... görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, bu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
...Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; 83.549,04 TL asıl alacak, 1833,50 TL faiz, 2182,64 TL asıl alacak, 36,60 TL faiz olmak üzere 87.601,78 TL'nin tahsili talebiyle 28.09.2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının borca itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Müteveffa sürücü ...'ın vefat etmesi nedeniyle annesi ... için davacı tarafça ...Esas Sayılı dosyasına 01.07.2020 tarihinde 83.549,04 TL ve 22.07.2020 tarihinde 2.182,64 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Davaya konu ... plakalı traktör vasfındaki aracın 06/02/2006-2007 tarihleri arasında davacı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığı, sigortalının ... olduğu, adresinin ..." olarak yazıldığı görülmüştür.
Davaya konu ... plakalı traktör vasfındaki aracın kök malikinin ...olduğu, 26/07/2012 tarihinde ... Karar sayılı veraset ilamı gereği davalı ... ve...'a devrinin sağlandığı, bu maliklerin de aracı 08/08/2012 tarihinde ...'a devrettiği, davalının babası, aracın kök maliki ...'ın 20/05/2002 tarihinde öldüğü, buna karşın davalı sigorta şirketinin 10/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile 06RP832 plaka sayılı aracın 2004-2005 dönemi sigortalısının ..., 2006-2007 ve 2007-2008 dönemi sigortalısı ise davalı ... olarak kayıt altına alındığını bildirdiği anlaşılmıştır.
Davalı tanığı İbrahim Peker; "Davalıyı ve babası ...'... tanırım... traktör komisyoncusu olarak görev yaparken davalının babası olan ...'a ait traktörün 1985 yahut 1990 yılları arasında ...İlçesinde yaşayan...'ya satışı için aracılık ettim. O dönem ... İlçesinde noterlik bulunmadığından satış için vekalet hemen verilememişti. Satıştan bir kaç gün sonra ...satış için vekaleti ...'ya gönderdi. Ancak sonradan öğrendiğimize göre ... traktörün devrini almamış ve traktörü devri alınmaksızın üçüncü şahıslara satmış. Satıştan yaklaşık 15 ile 20 yıl sonra ... beni arayarak satış için vekaleti istedi. Vekaleti gönderdiğimizi hatırlatınca bulamadığını söyleyerek satışı almak istediklerini anlattı. Ancak bu arama tarihinde ...ölmüştü. Tekrar vekalet çıkartılamayacağını anlattık. Bunun üzerine durumu ...'a izah ettim. Kendisi babasının öldüğünü, traktörün kayıtlarda bulunmadığını, haberinin olmadığını söyledi. Bu olaydan 3-5 yıl sonra ... tekrar aradı. Vekalet istedi, ... traktörün babasından üzerine naklini sağlayıp satış devrini verdi. Emin olmamakla birlikte ... tarafından ilk olarak 2005 veya 2006 yıllarında arandığımı hatırlıyorum. Devam eden süreçte taraflar ... ile görüşmüştür, tanıklığım için ücret talep etmiyorum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Somut olayda; davacı kendi akidi olduğunu iddia ettiği davalıya karşı, trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat isteminde bulunmuş ise de mahkememizin 23/10/2023 tarihli celse ara kararı ile; davalının 12/08/2021 tarihli cevap dilekçesi ile eline ulaşmayan sigorta poliçesinin kim tarafından yaptırıldığının tespitini talep ettiği, poliçe incelendiğinde sigorta ettirenin davalı ... olarak yer aldığı anlaşılmakla, davacı sigorta şirketine poliçenin lehine düzenlenen şahıs yönünden geçerli bir poliçe olup olmadığı yönünde ispata yarar delillerini sunması için kesin süre verilmiş, davacı vekilinin ara kararı gereği davalı adına kayıtlı poliçeyi yapan ve prim ücretlerini tahsil eden acenteyi bildirdiği, taraflarına da acente carisinden ödeme yapıldığı yönünde beyanda bulunduğu ancak, acentesinden ispata yarar bilgi ve belgeleri elde ederek mahkememize sunmamış olduğu, bunun üzerine mahkememizin 25/12/2023 tarihli celse ara kararı ile; davaya konu poliçenin geçerli bir poliçe olup olmadığı ön sorunu yönünden; davacının bildirdiği yetkili acentesine müzekkere yazılarak... numaralı acente tarafından 06/02/2006 tarihinde saat 12.00'de tanzim edilen ....TC Kimlik numaralı,... sigortalı numaralı ...'ın bizzat kendisi veyahut vekil kıldığı bir kimse tarafından tanzim ettirilip ettirilmediğinin tespiti amacıyla; sigortalı numaralı ...'ın poliçenin tanzimi yönünden talimatını ispata yarar tüm bilgi ve belgelerin, imzasına havi belgelerin asıllarının gönderilmesinin, poliçe ücretinin ödeme dekontunun/makbuzunun gönderilmesinin, bu dekont/makbuz üzerinde ödeyen bilgilerinin yer almaması halinde kayıtlarının tetkiki ile ödeyen bilgilerinin tespitine yarar bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istendiği, ancak müzekkere ve tekit müzekkeresine cevap verilmediği, yine taraflara dayandıkları ancak henüz sunmadıkları delillerini sunmaları için kesin süre verildiği, bu kez mahkememizin 04/06/2024 tarihli müstakil ara kararı ile; davacı vekiline,... numaralı acente tarafından 06/02/2006 tarihinde saat 12.00'de tanzim edilen ... numaralı poliçenin, ... TC Kimlik numaralı,...sigortalı numaralı ...'ın bizzat kendisi veyahut vekil kıldığı bir kimse tarafından tanzim ettirilip ettirilmediğinin tespiti amacıyla;... sigortalı numaralı ...'ın poliçenin tanzimi yönünden talimatını ispata yarar tüm bilgi ve belgeleri, imzasına havi belgelerin asılları ile poliçe ücretinin ödeme dekontunu/makbuzunu ve bu dekont/makbuz üzerinde ödeyen bilgilerinin yer almaması halinde kayıtlarını, ödeyen bilgilerinin tespitine yarar bilgi ve belgeleri mahkememize sunması için iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin sürede sunmadığı takdirde iş bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının iş bu ara kararın davacı vekiline tebliği ile ihtarına karar verildiği, davacı vekilinin 10/06/2024 tarihli beyan dilekçesi ile; ... kayıtlarına göre davaya konu ... plaka sayılı aracın 2004-2005 dönemi sigortalısı ..., 2006-2007 ve 2007-2008 dönemi sigortalısı ise davalı ... olarak kayıt altına alındığı, müvekkili sigorta şirketinin belge saklama yükümlülüğünün 10 yıl ile sınırlandırıldığı, mahkemeci ödeme kayıtları talep edilen sigorta poliçesi başlangıç tarihinin 06.02.2006 olduğu, sigorta poliçesinin başlangıç tarihinden bu yana 18 yıl geçmiş olup, müvekkili sigorta şirketinin belge saklama yükümlülüğünün sona erdiği, davalı yanın “sigorta poliçesini kendisinin yaptırmadığına” dair bir iddiası var ise HMK’ nın 190. maddesi, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde olduğundan davalının bu iddiasına bağlanan hukuki sonuç, davalı yanın lehine olduğundan, ispat yükünün davalıda olduğu, bu nedenle, poliçenin geçerli olmadığı iddiasına dayanan davalı yanın iddiasını ispatlaması gerekir iken bu konuya ilişkin ispata yarar delilleri sunmak üzere taraflarına süre verilmesinin hatalı olduğu iddiasıyla 04.06.2024 tarihli ara karardan dönülmesine karar verilmesini talep etmiş, kesin süre gereğini yerine getirmemiştir.
Tüm dosya kapsamından; zorunlu mali sorumluluk sigortacısının kendi akidine karşı, trafik sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat isteminde bulunmuş ise de davalı cevap dilekçesi ile davalının babasının 1987-1988 yılında haricen satışını gerçekleştirdiği araç hakkında davalının bir bilgisi bulunmamasına rağmen ... plakalı aracın sigortasının davalının bilgisi dışında haksız olarak davalı ... adına sigorta ettirildiğini, davalının bu sigorta sözleşmesine taraf olmadığını, davalının bilgisi ve haberi dışında hukuka aykırı olarak düzenlenen sigorta sözleşmesinin hükümsüz olduğunu, araçtan haberi dahi olmayan davalının sigorta sözleşmesi yapmadığını, tarafı olmadığı bu sözleşme nedeniyle sorumlu tutulamayacağını, yine ...vefat ettikten sonra 24/12/2004 tarihinde vefat etmiş şahıs adına Batı Sigorta şirketi tarafından ... poliçe no ile araca sigorta yaptırıldığını, davalının araçtan ancak 2012 yılında haberdar olduğunu ve zilyetliği elinde bulunduran ... isimli şahsa aracın devrinin sağlandığını savunduğu, davalı tanığı İbrahim Peker'in davalının babası olan ...'a ait traktörün 1985 yahut 1990 yılları arasında Bafra ilçesindeki bir kişiye satıldığını, yıllar sonra traktörün devrini almak isteyen kişiler aradığında durumu davalıya izah ettiğini, davalının ise babasının öldüğünü, traktörün kayıtlarda bulunmadığını, haberinin olmadığını söylediğini beyan ettiği, bu beyanın da davalı savunmasını ispata yarar olduğu, bu kapsamda mahkememizce davaya konu poliçenin geçerli bir poliçe olup olmadığı ve yine davalının işleten olup olmadığı ön sorun olarak belirlenmekle davacı sigorta şirketine ...'ın poliçenin tanzimi yönünden talimatını ispata yarar bilgi ve belgeleri sunması, poliçe ödemesi yapan kişi bilgilerini bildirmesi, imzasına havi belgelerin asıllarını sunması için kesin süre verilmiş ise de bu kesin süre içinde gerekli bilgi ve belgelerin sunulmadığı, bu halde ispat yükü yer değiştiren davacının usulüne uygun dayandığı diğer delillerle de davaya konu poliçenin davalının rızası ve talimatı ile tanzim edilmiş bir poliçe olduğunu ispatlayamadığı, bu açıklamalar karşısında davalının akidi olduğu ispatlanamayan poliçe nedeniyle rücuen tazminle sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 427,60 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL peşin harç ve 1.478,94 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.538,24 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.110,64 TL karar harcının kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 56 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davalı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının ve delil avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ...nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/06/2024
....
e-imzalıdır e-imzalıdır