T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/618 Esas - 2023/898
Türk Milleti Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/618 Esas
KARAR NO: 2023/898
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ....
DAVALI : ....
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 25/09/2023
KARAR TARİHİ: 13/12/2023
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkında 24.07.2023 tarihinde ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlunun 04.08.2023 tarihinde borca itiraz ettiğini, müvekkilinin otomotiv yedek parça tedarikçisi olduğunu, davalı ile ticari münasebetinin buradan kaynaklanmakta olduğunu, davalının ibelli bir süreden sonra ödeme yapmamaya başladığını belirterek davamızın kabulüne, haksız yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, borçlunun yüzde yirmiden (%20) aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili işyeri ... için davacı şirketten ürün aldığını, davacının bu ürünlerin bedelinin ödenmediği gerekçesi ile haksız icra takibi başlattığını, İşbu takibin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkilinin söz konusu ürünler için gerekli ödemeyi yaptığını, ödemelerin çeşitli zamanlarda ... müşterilerine ait kredi kartlarından yapıldığını, bu durumun sanayi çevreleri için oldukça alışılagelmiş bir durum olduğunu belirterek müvekkili aleyhine haksız yere açılmış bulunan işbu davanın reddine, takibinde kötü niyetli ve haksız olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava,satım sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Dosyamızda davalının gerçek kişi olması nedeni ile öncelikle Mahkememizin davaya bakmaya görevli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, bilindiği üzere 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bu bağlamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Bu bilgiler ışığında dosyamıza gönderilen ...'nün cevabına göre davalının tacir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, davalı vekilince 13/12/2023 tarihli celsede davalının oto sanayi işi ile uğraştığını, tacir olmadığının beyan edildiği, bu haliyle davalının tacir olmadığı, yine davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı, mahkememizin davaya bakmaya görevli olmadığı anlaşılmıştır. (... sayılı ilamları )
Açıklanan gerekçelerle; Mahkememiz yönünden göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1.c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren tarafların iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır