T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/620 Esas - 2025/160
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/620
KARAR NO : 2025/160
GEREKÇELİ KARAR
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
HAKİM :......
KATİP : ......
DAVACI : ......
DAVACI VEKİLİ : AV.......
DAVALI : ......
DAVALI VEKİLİ : AV.......
DAVA : İtirazın iptali
DAVA TARİHİ : 25/09/2023
KARAR TARİHİ : 25/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 21/03/2025
Davacı tarafından davalı hakkında açılan itirazın iptali davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP ;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davacının e-ticaret faaliyeti yürüten bir start up olduğunu, e-ticaret faaliyetlerini daha pratik, hızlı ve etkili gerçekleştirmek için davalının fiyat teklifi uyarınca davalıdan entegrasyon hizmeti temin ettiğini, 04/04/2023 tarihinde yazılı bir sözleşme olmadan davacı ile davalı arasında satış sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu, davacının ilerleyen süreçte davalının sunduğu eğitim ve programlardan gereği gibi faydalanamadığını, ... yazılımının davacının ticari faaliyetlerini aksamasına yol açtığını, bunun üzerine .... Noterliğinin 31/05/2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalıya ihtarname gönderildiğini, problemler davalı tarafından giderilmediğinden sözleşme ilişkisinin haklı nedenlerle sona erdirildiğini, sonrasında 1 yıl boyunca geçerli olacak eğitim paketini içeren fiyat teklifi uyarınca davacının ödediği tutarın davalı tarafından iade edilmediğini, sözleşme ilişkisinin 2 ay boyunca geçerli olması ve davacının davalının verdiği hizmetlerden 2 ay ile sınırlı olmak üzere yararlanması sonucunda 2 aylık abonelik ücretinin düşülmesinden sonra kalan tutarın tahsili için ...... Esas nolu dosyası ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak icra müdürlüğünün yetkisi ile borca itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ;
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle davacının ayıp ihbarını sürelerine uygun şekilde yapmadığını, dava konusu ürünün eksik ya da ayıplı olduğu iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ;
...... Müdürlüğünün getirilen ......Esas nolu dosyasında davacı tarafından davalı hakkında 29/08/2023 tarihinde sözleşmenin ifa edilmemesinden kaynaklanan ticari asıl alacak 19.416,66 TL ve işlemiş faiz 767,90 TL olmak üzere toplam 20.184,56 TL alacağın takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili talebi ile icra takibi başlatılmış, ödeme emri davalıya 05/09/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı vekili aracılığı ile 04/09/2023 tarihinde icra müdürlüğünün yetkisi ile borca ve ferilerine itiraz etmiştir.
Davalı tanığı ... ...... Talimat nolu istinabe evrakının 17/04/2024 tarihli celsesinde; Davacı şirketinde satış ve pazarlama operasyon müdürü olarak halen çalışmaktayım. Bizim e ticaret hususunda yazılımımız mevcuttur, sanal ortamda hazırlamış olduğumuz paketler satışa sunulmaktadır, içerikleri sanal ortamda detaylı olarak belirtilmiştir, davalı da bu içerikleri görerek paketi satın almış daha sonra satın aldığı pakette yer almayan işlemler konusunda talepte bulunmuştur, şirket yetkilileri beklemeleri halinde daha sonra bu konuda geliştirme yapılabileceğini kesin olmamakla birlikte davalı tarafa beyan etmelerine rağmen içeriklerini bilerek satın aldıkları paket yönünden davacı şirkete iade yapmak istemişlerdir. Ancak satışa konu paket anında ifayı gerektirip iade alınamayacağından davalı tarafın iade talebi yerine getirilmemiştir, bu hususta davalı taraf tüketici hakem heyetine başvurmuş ise de oradan da red kararı verilmiştir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı tanığı ... ...... Talimat nolu istinabe evrakının 17/04/2024 tarihli celsesinde; Davacı şirkette yazılım geliştirme uzmanı olarak halen çalışmaktayım. İnternet ortamında aboneliklerimiz paket halinde satılmaktadır. Aboneliklerin içerikleri neleri kapsadığı internet ortamında detaylı olarak belirtilmektedir, davalı da bu hususu bilerek satın almıştır. Davalıdan tarafıma her hangi bir talep gelmedi. Davalı ile yaşanan sorunlara ilişkin tam bilgi sahibi değilim. Bildiğim kadarıyla davalı satın aldığı paketin istediği hususları içermediğinden iade talebi olmuştur. Ancak söylemiş olduğum gibi içerik olarak internet ortamında belirtilmektedir şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ... 07/05/2024 tarihli celsede; Davacı şirket kendi markalarını e-ticaret yoluyla kendi satmaktadır, davalı şirketten entegratör adı verilen kendi e-ticaret hizmetlerine sınırsız bir şekilde ve kendi sistemine uygun olarak pazarlayabileceği bir programı satın aldı, ayrıca sözleşme görüşmeleri aşamasında ürün sayısında bir sınır sayısı olmaksızın pazar yerlerine ürün listelemeleri gerçekleştirebileceğimize dair anlaşıldı, ürün satın alındıktan sonra kullanım aşamasında entegratörün yavaş olduğu ve bizim özellikle satış yaptığımız internet sitemize uyumlu olmadığı anlaşıldı, bu hususlar davacı şirketin bu işle ilgilenen çalışanları bana anlattı, bunun üzerine sözleşmenin feshi bildiriminde bulunduk şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mali müşavir bilirkişi ... davacı ile davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonrasında hazırladığı 26/02//2024 tarihli raporunda davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak zamanında tasdiklerinin yapıldığını, defter kayıtlarının da usulüne uygun tutulduğunu ve birbirini teyit ettiğini, davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğunu, ticari ilişkinin davacının ... (e-ticaret ve pazaryeri entegrasyon sistemi) programı/hizmeti satın alan, davalının da söz konusu program satan ve ilgili hizmeti veren konumunda geliştiğini, davalı tarafından davacı adına düzenlenen 23.300,00 TL'lik fatura ile fatura tutarının 05/04/2023 tarihinde ödendiğine dair hem davacının hem de davalının muavin defter kaydında aynı miktarda ve uyumlu olarak kaydedildiğini, Türk Ticaret Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasının c bendine göre davacının fatura tarihinden sonra 8 gün içinde satın aldığı ürün ve hizmetle ilgili olarak herhangi bir itirazının bulunmadığını, bu durumda davacının satın aldığı mal/hizmetten dolayı davalıdan alacağının bulunmadığını ancak davacının satın aldıkları program ve hizmetle ilgili olarak .... Noterliğince 31/05/2023 tarihinde düzenlediği ihtarnamede belirtilen teknik aksaklıkların düzeltilmesine yönelik davalı tarafından cevap verilmediğine ve belirtilen aksaklıların giderilmesine yönelik işlem yapılmadığının anlaşıldığını, bu durumda Türk Borçlar Kanununun 223. maddesine göre satın alınan program ve hizmetin süreç içinde anlaşılabilecek teknik yetersizlik ve/veya belirtilen aksaklıkları kapsadığının kabulü halinde Tablo v'de açıklandığı üzere davacının 19.416,66 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunun hesaplandığını bildirmiştir.
Mali müşavir bilirkişi ... 14/06/2024 tarihli ek raporunda Türk Ticaret Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasının c bendine göre davacının fatura tarihinden sonra 2 ve/veya 8 gün içinde satın aldığı ürün ve hizmetle ilgili itirazın bulunmadığını, bu haliyle kök raporda davacının alacağının olmadığının belirtildiğini, davacının davalıya gönderdiği noter ihtarnamesinde aldığı entegratör paketinin raporun değerlendirme bölümünün 1.2 maddesinde detaylandırılan aksaklıkların davalı tarafından giderilmediğinin anlaşıldığını, buna göre davacının davalıdan 19.416,66 TL alacaklı olduğunu ancak entegratör paketindeki aksaklıkların kullanım sürecinde fark edilmesi ve yazılımda beklenen performansı elde edemediğine dair teknik hususların uzmanlık alanının dışında olduğundan bu konuda değerlendirme yapılamadığını bildirmiştir.
Bilgisayar mühendisi ..., bilgisayar mühendisi ... ve adli bilişim uzmanı ...'den oluşturulan bilirkişi kurulu 30/12/2024 tarihli raporunda dava konusu entegrasyon sisteminin davacının yerel bilgisayar sistemlerinde kurulu bir yazılım olmadığını, bulut tabanlı (online) bir platform olduğunun tespit edildiğini, bu tür sistemlerin genellikle bir web arayüzü üzerinden erişilen ve verilerin uzak sunucularda saklandığı bir mimariye sahip olduğunu, sistemin kullanıcıların ürün bilgilerini (örneğin bir Excel tablosu veya Csv dosyası formatında) sisteme yüklemelerine ve bu bilgilerin entegre olunan e-ticaret platformlarına (online mağazalar) otomatik olarak aktarılmasına olanak tanıdığını, bu sayede her platform için ayrı ayrı ürün girişi yapma ihtiyacının ortadan kalktığını ve zaman tasarrufu sağlandığını, davacının beyanına göre davalı ile aralarındaki sözleşmenin sona ermesiyle birlikte söz konusu entegrasyon sistemine erişimlerin kesildiğini, bu durumun sistem üzerinde doğrudan inceleme yapmasını ve teknik verileri (log kayıtları, veritabanı kayıtları, sistem konfigürasyonu vb.) analiz etmesini engellendiğini, bu nedenle sistem çalışırken oluşan sorunların kaynağını ve sözleşmenin feshine yol açan teknik nedenleri doğrudan tespit etmenin mümkün olmadığını bildirmiştir.
07/05/2024 tarihli celsede davacı vekili davacı tanığı ...'nun dinlenilmesinden feragat etmiş, davalı vekili aynı celsede davacı tanığını dinlenilmesinden vazgeçilmesine muvafakat etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE ;
Dava, taraflar arasındaki entegrasyon hizmeti satış sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshinden kaynaklandığı ileri sürülen alacağa dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı, davalı ile arasında entegrasyon hizmeti satış sözleşmesi olduğu, bu sözleşmeye göre satın aldığı hizmetin ayıplı olduğu, sözleşmeyi haklı olarak feshettiği, ödediği tutarın kalan kısmının iade edilmediği vakıasını ileri sürmüş ve alacağın tahsili için başlattığı icra takibine davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ise davacı ile arasında entegrasyon hizmeti satış sözleşmesi bulunduğunu kabul etmiş ancak hizmetin ayıplı olmadığını, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını savunmuş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ile davalı arasında entegrasyon hizmeti satış sözleşmesi sözleşmesi bulunduğu uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık davalının edimini sözleşmeye uygun olarak ifa edip etmediği, buna bağlı olarak davacının dava konusu icra takibinde talep ettiği alacağının doğup doğmadığı ve davalının itirazının haklı olup olmadığı hususlarındadır.
22/12/2023 tarihli celsede davalının dava konusu icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazının dava konusu borcun götürülecek borç niteliğinde olup alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödenmesinin gerekmesi nedeni ile Türk Borçlar Kanununun 89. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 28/09/2023 tarihli tensip tutanağının 1 numaralı ara kararı üzerine sunduğu 02/10/2023 tarihli dilekçesinde davanın değerinin 19.416,66 TL olduğunu bildirmesi ve bu tutarın tevzi formunda tutar ile aynı olması nedeni ile yalnızca asıl alacağa yönelik itirazın iptalinin talep edildiği kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin 07/05/2024 tarihli celsede davacı tanığı ...'nun dinlenilmesinden feragat etmesi ve davalı vekilinin aynı celsede davacı tanığının dinlenilmesinden vazgeçilmesine muvafakat etmesi nedeni ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 196. maddesine gereğince davacı tanığı ... dinlenilmemiştir.
Türk Medeni Kanununun 6. maddesi gereğince kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer, davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir.
Davacı ve davalı arasında uyuşmazlık konusu olan ve olmayan vakıalara göre genel kurala uygun olarak davalının edimini sözleşmeye uygun olarak ifa etmediğini ispat yükü davacıdadır.
İspat yükü kendisine düşen davacının sunduğu deliller ile davalının sunduğu delillerin değerlendirilmesi sonrası hazırlanan mali müşavir bilirkişi ...'nun kök raporunda davalı tarafından davacı adına düzenlenen 23.300,00 TL'lik fatura ile fatura tutarının 05/04/2023 tarihinde ödendiğine dair hem davacının hem de davalının muavin defter kaydının uyumlu olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 23. maddesinin 1. fıkrasının c bendine göre davacının fatura tarihinden sonra 8 gün içinde satın aldığı ürün ve hizmetle ilgili olarak herhangi bir itirazının bulunmadığını, bu durumda davacının satın aldığı mal/hizmetten dolayı davalıdan alacağının bulunmadığını bildirmesi, mali müşavir bilirkişi ...'nun 14/06/2024 tarihli ek raporunda aynı görüşünü yinelemesi, bilgisayar mühendisi ..., bilgisayar mühendisi ... ve adli bilişim uzmanı ...'den oluşturulan bilirkişi kurulunun 30/12/2024 tarihli raporunda dava konusu sözleşmenin feshine yol açan teknik nedenlerin doğrudan tespit etmenin mümkün olmadığını bildirmesi, davacı tanığı ile davalı tanıklarının farklı yöndeki beyanlarının birbirlerine üstün tutulmasını gerektirir bir husus bulunmaması, dava dilekçesinin 5. sayfasının 3. paragrafına göre davacının dava konusu sistemi 2023 yılı Nisan ve Mayıs aylarında kullanması, dava konusu ayıpların bu sürede ortaya çıkması, davacının ayıp ihbarını 31/05/2023 tarihinde yapması, davacının iade faturası düzenlememesi, davacının edimin ayıplı olduğunu ispat edememesi ve ayıp ihbarının süresinde yapılmaması, davacının dayandığı ve uyuşmazlık konusu olan vakıaları ispatlar nitelikte delil sunmaması, davacı dava dilekçesinde yemin deliline dayanmakla birlikte Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225. maddesinin 1. fıkrasına göre yeminin konusu davalıdan kaynaklanmadığından yemin deliline dayanılmasının olanaklı olmaması nedenleri ile ispatlanamayan davanın reddine, itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi nedeni ile davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine, davacının kötü niyetli olarak icra takibi başlattığını gösterir delil bulunmaması nedeni ile davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
Davacının icra inkar tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,
Davalının kötü niyet tazminatı talebinin İcra ve İflas Kanununun 67. maddesinin 2. fıkrası gereğince REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 2025 yılı Harçlar Tarifesinin 1 sayılı Yargı Harçları Tarifesinin A,III/2-a maddesi gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harçtan ve 331,58 TL tamamlama harcından mahsubu ile alınması gereken 13,97 TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı tarafından yapılan 2 adet vekalet harcı 125,90 TL ve 2 adet vekalet pulu 198,50 TL olmak üzere toplam 324,40 TL yargılama giderinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 326. maddesinin 1. fıkrası gereğince davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yatırılan avansın kullanılmayan kısmının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra İADESİNE,
6-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Kanununun 168. maddesinin son fıkrası gereğince hüküm verildiği tarihte geçerli olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 1. ve 2. fıkralarına göre red edilen miktar dikkate alınarak hesaplanan 19.416,66 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-... tarafından yapılıp ...... tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk giderinin Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. ve 14. fıkraları gereğince davacıdan alınarak Hazine'ye gelir KAYDINA,
Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesinin 2. fıkrası gereğince kesin olmak üzere karar verildi.25/02/2025
Katip ......
e-imza
Hakim......
e-imza