T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİEsas-Karar No: 2023/734 Esas - 2023/865
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/734 Esas
KARAR NO: 2023/865
HAKİM: ...
KATİP: ...
DAVACI : ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI : ...
DAVA: Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 10/11/2023
KARAR TARİHİ: 05/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 26/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, kızı için davalıya dolap yaptırdığını, bu işlemin karşılığında davalının, ödeme için ... isimli kişinin hesabına para transferi yapılmasını talep etiğini, bunun üzerine davacının kızının hesabından, dolap ücreti açıklaması ile ödemeyi davalının bildirdiği hesaba göndermesine rağmen davalı tarafından ödenmeyen fatura ve cari hesap alacaklarından doğan alacak açıklamasıyla ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlattığını, davacının yine kızının ve eşinin hesapları üzerinden davalının hesabına para gönderdiğini, davalı tarafından kötü niyetli olarak başlatılan icra takibi ile mükerrer tahsilat yapılmaya çalışıldığını belirterek davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, haksız ve kötü niyetli takip başlatıldığından alacağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi tebliğ olunmamıştır.
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nun 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.
Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Bu kapsamda, ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Nispi ticari davalar ise; her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre; bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Üçüncü grup ticari davalar ise; yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Somut olayda; ...'nce davacının tacir kaydına rastlanılmadığının bildirildiği, davacı vekilince 29/11/2023 tarihli dilekçe ile davacının tacir olmadığının beyan edildiği, ...'nce davacının işletme hesabına göre defter tuttuğunun bildirildiği, davalı yönünden yapılan araştırmada ise davalının tacir olduğunun tespit edildiği, bu haliyle davacının dava tarihi itibariyle tacir sıfatının bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, bu açıklanan nedenlerle mahkememizin davaya bakmaya görevli olmadığı anlaşılmıştır. Görevli mahkemenin belirlenmesi yönünden; davacı tarafın tüketici olduğu, uyuşmazlığın 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin olduğu, görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu anlaşılmıştır. Bu açıklamalar karşısında davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın USULDEN REDDİNE,
2-Tarafların görevsizlik kararı kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ TÜKETİCİ MAHKEMESİNE gönderilmesine, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nun 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/12/2023
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır