T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2023/797 Esas
KARAR NO : 2025/47
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... -....
DAVALILAR : 1- ... - ... ...
VEKİLİ : Av. ... ....
: 2- ... - ... ...
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 08/12/2023
KARAR TARİHİ : 16/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 16/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... vatandaşı iş adamı olan davacının 08.05.2023 tarihinden bu yana davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin %50'şer eşit hisselerle davalı ... ile birlikte şirketin sahibi olduğu, davacının ortaklıktan beklentisinin Türkiye iç pazarında güçlü bağlantıları olduğu taahhüt edilmesine rağmen gelinen durumda 7 aylık süreçte hiçbir iş bağlantısı gerçekleştirilmediğini, 15.400 USD yeni ofisin kiralanması ve 6.866 USD mobilya için masraflarının davacının üzerine yıkıldığını, davacının bu ortaklığı sürdürmek istemediğini, davalının hisse devrine yanaşmadığını belirterek haklı nedenle ... Tic. Ltd. Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, mümkün olmadığı taktirde payın tespit edilecek bir bedel karşılığında davalı ortağa devrine veya uygun görülecek alternatif çözüm yollarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iş bu ticari şirketin fesih davasında husumetin tüzel kişiliğe yani limited şirkete şirkete yöneltileceğini, davacı ...'a husumet yöneltilemeyeceğini, dava şartı yokluğundan davacı hakkındaki davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf şirkete ortaklık payı şirketin gelişmesi için 250.000 USD ödemeyi taahhüt ettiği halde, şimdiye kadar bu edimi yerine getirmediğini, davacı ile ortaklık ilişkisi yürümeyeceğinden şirketin feshinin davacının da yararına olacağını, davacının koyduğu bir sermaye olmadığından şirketin davacı üzerinde kalması halinde davalıya yapılacak bir ödeme olmasının mümkün olmadığını, şirketin davacı üzerinde bırakılması halinde davalının sermaye payı ve harcamaları davalıya ödenmesi gerektiğini belirterek davalı aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi halinde davalının sermaye payı için yaptığı masrafların kendisine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebliğ sağlanmış, davalı şirket cevap sunmamış, yargılamaya katılmamıştır.
Dava, limited şirketin feshi ve tasfiyesi istemine ilişkindir.
Davacının yabancı uyruklu olması karşısında .... 02/06/2024 yazı cevabı uyarınca ülkemiz ile .... arasında "...." mevcut olduğu, söz konusu Anlaşma'nın "Dava Masrafları İçin Teminat Muafiyeti" başlıklı 14'üncü maddesinde, âkit taraflardan birinin uyruğunun, diğer âkit tarafın adli makamları önüne çıktığında, salt yabancı olması veya diğer âkit tarafın ülkesinde meskeni veya ikametgâhı bulunmaması nedeniyle kefalet, teminat akçesi veya taahhüt senedi vermekle yükümlü tutulamayacağının hükme bağlandığı, anılan maddede devamla, aynı hükmün, adli makamlara yapılacak başvurular için gerekli her türlü ödeme bakımından da uygulanacağının belirtildiği bildirilmiş olmakla, davacının teminattan muaf olduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflarca usulüne uygun dayanılan deliller celbedilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Davaya konu şirketin .... sicil nosunda kayıtlı ... olduğu, ortaklarının davacı ... ile davalı ... olduğu, her iki ortağın müştereken temsile yetkili bulundukları anlaşılmıştır.
Mahkememizce mali müşavir bilirkişiden aldırılan 14/10/2024 tarihli rapor ile; davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin feshi davası olduğu, davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin ticari defterlerinin incelendiği, ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davalı şirketin 500.000,00 TL sermayesinin ortaklardan %50'sinin davacı ...'in %50'sinin ...'a ait olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin sermayesinin 35.000 TL tutarının ödendiği, ...'a ait 215.000 TL ve ...'e ait 250.000 TL olmak üzere toplam 465.000 TL tutarının ödenmemiş sermayeden oluştuğu, sermaye taahhüdünün yerine getirilmediği, davalı şirketin vergi ve sosyal sigorta borcunun bulunmadığı, gayri faal, özvarlığını kaybedip eksiye düştüğünü, özkaynağın negatife düştüğü, borca batık olduğu, tasfiyeye uygun olduğu rapor edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi "Haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir." hükmünü içermektedir.
Türk Ticaret Kanunu'nda limited şirketin feshinde haklı sebebin tanımı yapılmadığı gibi haklı sebeplerin neler olabileceğine madde metninde yer verilmemiştir. Ancak Anonim Şirkete ilişkin TTK'nun 531. maddesine ait gerekçede tasarıda İsviçre öğretisinde genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların devamlı ihlalî, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kâr payının düzenli azalmasının haklı sebep sayıldığı ifade edilmiştir.
Doktrinde ve ....Dairesinin emsal içtihatlarında "şirketin kötü yönetilmesi ve ortaklar arasında ciddi anlaşmazlıklar bulunması", "şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin imkânsız olması", "şirket varlıklarının yanlış kullanılması veya israf edilmesi", "azınlığa karşı fiili veya manevi güç baskı uygulanması", "azınlığın meşru taleplerinin devamlı olarak reddedilmesi" ve "pay sahiplerinin şirketteki hareket kabiliyetinin ortadan kalkması" şirketin feshi açısından örnek olacak şekilde haklı sebep olarak sayılmıştır.
Hakim her somut olayda haklı sebep bulunup bulunmadığını durumun özelliğine göre ortaklığın yapısını gözeterek takdir edecektir.
...’na göre haklı sebep; hukuki ilişkinin sürdürülmesini çekilmez hale getiren ve bozucu yenilik doğuran bir bildirim veya dava ile hukuki ilişkiyi sona erdirmek ve değiştirmek yetkisinin kullanılmasını adil gösteren hukuki olgudur.
Limited şirket, anonim şirkete nazaran kişisel niteliklerin de gözetildiği bir özelliğe de sahiptir. Bu anlamda ortaklar arasındaki uyumsuzluk gibi şahsi sebepler de haklı sebep olarak ileri sürülebilir.
Haklı sebep kavramı kanunda çoğul olarak belirtilmiş ise de tek bir sebep bile niteliği ve ortaya çıkardığı sorunlar gözetildiğinde fesih için yeterli haklı sebep oluşturabilir.
Tüm dosya kapsamından; davacı şirketin fesih ve tasfiyesini istemekte olup, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere ortakların sermaye taahhüdünü yerine getirmedikleri, davalı şirketin gayri faal olduğu, özvarlığını kaybedip özkaynağın negatife düştüğü, borca batık olduğu, davalı şirket ortağı olan davalı gerçek kişinin iradesinin de şirketin feshine yönelik olduğu, salt davacıdan kaynaklanan bir fesih sebebinin bulunmadığı, şirketin kuruluş gayesini gerçekleştirmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru olarak şirket ortakları ... ile ...'ın atanmasına, her bir tasfiye memurunun tasfiye işlemleri konusunda münferiden yetkili kılınmasına karar vermek geerkmiştir. Şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davanın, ortaklık tüzel kişiliğine karşı açılması gerekli ve yeterli olup, ortağa husumet yöneltilmesi doğru görülmediğinden, davalı ...'a yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı ...'a yöneltilen davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davalı ...'ne yöneltilen davanın KABULÜ ile;
-.... sicil nosunda kayıtlı ...'nin fesih ve tasfiyesine,
-Tasfiye memuru olarak şirket ortakları ... (Pasaport No ...) ile ...'ın (TC No ...) atanmasına,
-Her bir tasfiye memurunun tasfiye işlemleri konusunda münferiden yetkili kılınmasına,
-Takdiren ücret tayinine yer olmadığına,
3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan 615,40 TL karar ve ilam harcından dava açılışta alınan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın davalı ...'nden alınarak Hazineye irat kaydına, davacı tarafça yatırılan 269,85 TL harcın davalı ...'nden alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 269,85 TL başvurma harcı, 1.177,75 TL posta gideri ve 5.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.447,60 TL yargılama giderinin davalı ...'nden alınarak davacıya ödenmesine
5-Davacı vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
7-HMK'nın 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/01/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza